T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/1071 Esas - 2026/375
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1071 Esas
KARAR NO : 2026/375
TÜRKMİLLETİADINA
KARAR
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/12/2025
KARAR TARİHİ : 22/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/05/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında helikopter servis ücreti ve servis hizmeti alımına dayalı bir ticari ilişki kurulduğunu, bu ilişki neticesinde davalı şirketin müvekkil şirkete 453.200,00 TL borcu olduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla... ... ... .... ... .... ... ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak faturaların 31/05/2024 ile 31/10/2024 tarihleri arasında düzenlenmiş toplam 664.400,00 TL tutarındaki faturalardan, davalı tarafından yapılan 211.200,00 TL'lik kısmi ödemelerin mahsubu sonucu kalan bakiye alacağa ilişkin olduğunu, davalı şirketin borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, faturaların davalıya gönderildiğini ve TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca süresinde itiraz edilmediğini, alacağın ticari defter kayıtları ve faturalarla sabit ve likit olması sebebiyle İİK'nın 67. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının itirazın iptali davasını süresinde açmadığını, ayrıca alacak kalemleri için zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkil şirketin davacıya iddia edilen şekilde bir borcunun olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin tekil faturalar üzerinden değil, cari hesap şeklinde yürüdüğünü ve dönem sonu mutabakatı yapılması gerektiğini, salt faturanın varlığının ve tebliğinin hizmetin usulüne uygun olarak yerine getirildiğini kanıtlamayacağını, hizmetin ifa edildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, talep edilen faize, faizin türüne, oranına ve başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, .... .... .... .... .... Esas sayılı takip dosyası, takip ve davaya konu faturalar, tarafların ticari defter ve kayıtları, Ba-Bs formları, 15/03/2026 tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında helikopter servis hizmeti alımına dayalı ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya faturalar düzenlendiği, bakiye alacağın tahsili amacıyla ... .... .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve davalının bu takibe süresi içinde itiraz ettiği, davacı vekilinin davalının müvekkili şirkete 453.200,00 TL borcu olduğunu, borca yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise müvekkilinin borcu olmadığını, davanın süresinde açılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, faturanın tek başına hizmetin verildiğini ispatlamayacağını ve alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 453.200,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... .... .... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 10/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 13/12/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, borca, faize ve fer'ilerine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 25/12/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
TTK'nın 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiştir. ... .... .... Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu ve faturaya konu mal veya hizmetin teslim alındığı kabul edilebilir. Bu durumda ispat yükü, mal veya hizmeti teslim almadığını ya da bedelini ödediğini iddia eden alıcıya geçer.
Mali Müşavir bilirkişi... .... .... tarafından düzenlenen 15/03/2026 tarihli raporda, tarafların 2024 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve delil niteliğine haiz olduğu, davacı tarafından icra takibine konu edilen toplam 664.400,00 TL tutarındaki 11 adet satış faturasının ve buna karşılık davalı tarafından yapılan toplam 211.200,00 TL tutarındaki 3 adet banka ödemesinin her iki tarafın da ticari defterlerinde karşılıklı olarak kayıtlı olduğu, tarafların vergi dairesine sundukları Ba-Bs formlarının da ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, bu tespitler neticesinde takip tarihi olan 04/12/2024 itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten dava konusu faturalardan kaynaklı 453.200,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Davalı vekili 23/03/2026 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, bilirkişinin sadece defter kayıtlarına dayanarak sonuca ulaştığını, faturanın tek başına ticari ilişkinin ve hizmetin ifa edildiğinin kanıtı olmadığını, hizmetin usulüne uygun olarak yerine getirildiğinin ispatlanamadığını, bu nedenle raporun eksik olduğunu, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, müvekkilinin kısmi ödemeler yapmasının kötü niyetli olmadığını gösterdiğini ileri sürerek raporun hükme esas alınmamasını ve yeni bir rapor alınmasını talep etmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... .... .... Esas sayılı takip dosyası, takip ve davaya konu faturalar, tarafların ticari defter ve kayıtları, Ba-Bs formları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 15/03/2026 tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Taraflar arasında helikopter servis hizmeti alımından kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenen ve icra takibine konu edilen faturaların bedelinin ödenmemesi üzerine davacının icra takibi başlattığı, davalının ise borca itiraz ettiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda, takibe konu faturaların ve davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerin her iki tarafın da usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde karşılıklı olarak kayıtlı olduğunun ve vergi dairesine sunulan Ba-Bs formları ile de teyit edildiğinin tespit edildiği, TTK'nın 21/2. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, faturanın davalının ticari defterlerine kaydedilmiş olmasının, faturanın içeriğinin ve dayandığı hizmetin alındığının kabulü anlamına geldiği, bu durumda hizmetin alınmadığını veya bedelinin ödendiğini ispat yükünün davalıya geçtiği, ancak davalının bu hususları kesin delillerle ispatlayamadığı, davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının, yargılama aşamasında ileri sürdüğü ve bilirkişi raporu ile çürütülen iddiaların tekrarından ibaret olduğu ve rapordaki tespiti değiştirecek nitelikte görülmediğinden itibar edilmediği, bu itibarla davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 453.200,00 TL asıl alacaklı olduğunun sabit olduğu, alacağın faturalara ve ticari defter kayıtlarına dayalı, borçlu tarafından miktarı ve varlığı belirli veya belirlenebilir nitelikte (likit) olduğu, bu nedenle davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, davacı lehine İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ... .... ... esas sayılı icra takibine yaptığı 13/12/2024 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 453.200,00 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 453.200,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 90.640,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen 453.200,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 30.958,09 TL karar ve ilam harcından 7.739,53 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 23.218,56 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 7.739,53 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 8.442,43 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 115,00 TL yazışma gideri, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.615,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 453.200,00 TL üzerinden takdir edilen 72.512,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2026
Katip ... Hakim ...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy