T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/1072 Esas - 2026/377
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1072 Esas
KARAR NO : 2026/377
TÜRKMİLLETİADINA
KARAR
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 25/12/2025
KARAR TARİHİ : 22/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/05/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 17/06/2025 tarihinde davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesi ile sigortalı, ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı araca tam ve asli kusurla arkadan çarptığını, kaza öncesinde hasarsız olan 2023 model müvekkil aracında KDV dahil 37.720,77 TL tutarında hasar oluştuğunu, bu hasar nedeniyle aracın rayiç piyasa bedelinde ciddi bir düşüş yaşandığını, dava açmadan önce sigorta şirketine başvurulmasına rağmen değer kaybı için bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının sigortalının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı aracında hasarlanan parçaların plastik/fiberglas aksam olduğunu ve bu tür parçaların onarımının veya değişiminin araçta bir değer kaybı meydana getirmeyeceğini, bu durumun Adli Tıp Kurumu raporlarıyla da desteklendiğini, bu nedenle değer kaybı oluşmadığını, bilirkişi incelemesi yapılması halinde ise değer kaybının aracın modeli, markası, kilometresi, yaşı, hasar geçmişi gibi unsurlar dikkate alınarak, kaza öncesi ve onarım sonrası rayiç değerleri arasındaki farka göre hesaplanması gerektiğini, ayrıca davacının kasko sigortacısı Sompo Sigorta tarafından karşılanan 50.920,77 TL hasar bedelinin kendilerine rücu edildiğini ve ödendiğini, bu durumun ve poliçe teminat limitlerinin dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, 17/06/2025 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, davalı sigorta şirketi kayıtları, 23/03/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir.
17/06/2025 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı vekilinin davalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olması nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybı zararı oluştuğunu ileri sürerek bu zararın tazmini istemi ile bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise davacı aracında hasarlanan parçaların plastik aksam olduğunu ve bu tür onarımların değer kaybına yol açmayacağını savunarak davanın reddini istediği görülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanunu'nun 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu davacının zararının ve zararın kapsamının öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenmesi gerekir. Bu Kanun'larda açıkça düzenlenmiş hususlarda, Genel Şartlar ile Kanun'un kapsamını daraltan ya da genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartların, TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarılması nedeni ile, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda, bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile Genel Şartlar'ın hükümleri uygulanacaktır.
İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigorta limiti ile sorumludur.
Değer kaybı tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; Meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır. Araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (Yargıtay ... ... .... .... .... .... ... K sayılı kararları). Bu durumda, değer kaybının ZMMS Genel Şartlar'ına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, Genel Şartlar yürürlüğe girmeden önceki Yargıtay uygulamaları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır (Örn. Yargıtay... .... .... K sayılı ilamı).
Makine Mühendisi Adli Trafik Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 23/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda, dosyadaki trafik kazası tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsü ...'nun kaldırım üzerinde geri manevra yaparken cadde üzerinde nizami park halinde olan araç için tehlike yarattığı, bu suretle 2918 sayılı KTK'nın 67/b maddesindeki kuralı ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, park halindeki ... plakalı aracın ise kusurunun bulunmadığı; değer kaybı yönünden yapılan incelemede, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrası değer kaybının, aracın kaza öncesi piyasa fiyatı ile onarıldıktan sonraki piyasa fiyatı arasındaki fark olarak hesaplanması gerektiği, dosyadaki sigorta ekspertiz raporuna göre davacı aracında hasarlanan ve değiştirilen parçaların ön MG amblemi, ön tampon iç destek bagaliti, ön tampon sol süs kapağı, ön tampon sol alt çıtası ve ön tampon olduğu, bu parçaların değer kaybına neden olan nitelikte hasarlı parçalar olmadığı anlaşıldığından değer kaybı yönünden bir değerlendirme yapılmadığı belirtilmiştir.
Davacı vekili 23/03/2026 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak verdiği 13/04/2026 tarihli beyan ve itiraz dilekçesinde, bilirkişinin değer kaybına neden olan parçalarda işlem olmadığı gerekçesiyle hesaplama yapmamasının hatalı olduğunu, müvekkilinin aracında TRAMER kaydı oluştuğunu ve bu durumun tek başına aracın emsali olan hatasız araçlardan daha düşük bir bedelle satılmasına neden olacağını, bu suretle değer kaybının oluşmasının açık olduğunu, bilirkişi raporunun bu yönüyle hem hukuki değerlendirme içerdiğini hem de denetime elverişli olmadığını belirterek rapora itiraz etmiş ve dosyanın ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişiye tevdiini talep etmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 17/06/2025 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı sigorta şirketi kayıtları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 23/03/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
17/06/2025 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, park halindeki davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda davalı sigortalı araç sürücüsü ...'nun 2918 sayılı KTK'nın 67/b maddesini ihlal etmesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, davacının talebinin kaza nedeniyle aracında oluşan değer kaybı zararına ilişkin olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı aracında hasarlanan ve değiştirilen parçaların tamamının plastik aksamdan ibaret olduğu ve bu nitelikteki parça değişimlerinin araçta teknik ve piyasa rayici bakımından bir değer kaybı oluşturmadığının tespit edildiği, davacı vekilinin araca TRAMER kaydı işlenmesinin tek başına değer kaybı sebebi olduğuna yönelik itirazının, değer kaybı zararının aracın onarımı sonrasında malvarlığında meydana gelen ve ispatlanabilen reel bir azalmayı ifade etmesi, hasarın niteliği ve onarılan parçaların aracın kaporta, şasi gibi ana iskelet sistemine dahil olmaması karşısında yerinde görülmediği, bu itibarla davacının aracında ispatlanabilen bir değer kaybı zararı oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 100,00 TL üzerinden takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy