T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/246 Esas - 2025/627
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/246 Esas
KARAR NO : 2025/627
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/03/2025
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili firmanın davalı firmaya sağladığı hizmetler karşılığında düzenlediği e-faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğini faturaların kabulü anlamına gelmesine rağmen davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin durduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması ve davalının kötü niyetli itirazı nedeni ile alacağın ;%20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davanın kabulünü takibin devamını istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, tarflar arasında sözleşme ilişkisi ve ürün teslimi bulunmadığını, itirazın iptali talebinin reddinin gerektiğini, davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ayrıca alacakların niteliği ve niceliğinin tespit edilmediğini, ödeme emrine itirazın haksız olduğuna dair kanıt bulunmadığını davanın ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddini istemiştir.
DELİLLER :Arabuluculuk son tutanağı,...3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/59855 esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı alacaklının araç hasarı alacağının tahsili amacı ile başlattığı ...3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/59855 esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 2.184.044,05 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ...3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/59855 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 25/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 26/09/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak, icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 07/08/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 11/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda, Davacı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanununun Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, davalı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanununun Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, T.C. ...3. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/59855 Esas numaralı dosyasında takip tarihinin 16.09.2024, takip tutarının 1.731.906,17.-TL Asıl Alacak ve 452.137,88.-TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplamda 2.184.044,05.-TL olduğu, tarafların ticari defter kayıtları üzerinden dava konusu ile ilgili yapılmış olan inceleme tespit ve değerlendirmeler neticesinde; davacı şirket tarafından T.C. ...3. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/59855 Esas numaralı dosyasında 16.09.2024 tarihinde başlatılmış olan icra takibi konusu elektronik satış faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından ticari defterlerine takip tarihinden sonra kaydedilmiş olan takip tarihi öncesine ait 20.05.2024 tarihli 14.040,00.-TL tutarındaki takip konusu faturanın kabul görmesi halinde, tarafların ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (16.09.2024) itibariyle davacı şirketin davalı şirketten takip konusu cari hesap bakiyesinden kaynaklı 1.741.449,17.-TL tutarında alacak bakiyesi kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından ticari defterlerine takip tarihinden sonra kaydedilmiş olan takip tarihi öncesine ait 20.05.2024 tarihli 14.040,00.-TL tutarındaki takip konusu faturanın kabul görmemesi halinde, tarafların ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (16.09.2024) itibariyle davacı şirketin davalı şirketten takip konusu cari hesap bakiyesinden kaynaklı 1.727.409,17.-TL tutarında alacak bakiyesi kayıtlı olduğu belirtilmiştir.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.
(HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması ise birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse ise, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay 6 . HD 2023/1909E., 2024/5226K.).
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalı taraf, davacı ile arasında ticari ilişki bulunmadığını ve takibe konu faturalara itiraz edip kayıtlarına almadığını beyan etmiş ise de yapılan bilirkişi incelemesinde takibe konu faturaların her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, faturalara yasal süresinde itirazda bulunulmadığı, 20.05.2024 tarihli 14.040,00.-TL tutarındaki takip konusu faturanın davacının defterlerine takip tarihinden sonra kaydedilmiş olmasının esası ve alacağın varlığını etkileyecek nitelikte olmadığı zira bu faturaya yönelik de yasal süresinde bir itiraz yapılmadığı, fatura bedellerinin ödendiğine ilişkin delil sunulmadığı, davacı ve davalı taraf ticari kayıtlarının davacı lehine delil teşkil edeceği bu nedenle bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davalının takibe konu faturalar uyarınca davacıya borçlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan DAVANIN KABULÜ ile,
-...3. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/59855 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE,
-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 346.381,23 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 2.184.042,05 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 149.191,91 TL karar ve ilam harcından 26.377,76 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 122.814,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 26.377,76 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 27.080,66 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 90,00 TL tebligat gideri, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.590,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 2.184.042,05 TL üzerinden takdir edilen 300.244,63 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır