T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/256 Esas - 2025/960
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/256 Esas
KARAR NO : 2025/960
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/03/2025
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/01/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin otobüs motor bölgesi yangın algılama, ikaz ve söndürme sistemleri üretimi yaptığını, davalı şirketin madenlerde çalıştırılacak iş makineleri için bir sistem üretmesini istemesi üzerine aralarında ticari ilişki kurulduğunu, müvekkilinin edimini ifa ederek davalının talebi doğrultusunda özel bir yazılım geliştirerek sistemi ürettiğini ve 05/07/2024 tarihli, 80.142,00 TL bedelli faturayı düzenlediğini, ancak davalının tüm bildirimlere rağmen sipariş üzerine üretilen ve başka birine satılması mümkün olmayan sistemi teslim almadığı gibi fatura bedelini de ödemediğini, söz konusu ürünün halen müvekkil şirket deposunda teslime hazır beklediğini, ... 63. Noterliği'nin 17/03/2025 tarih ve 09080 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de ürünün teslim alınması hususunun davalıya bildirildiğini, ancak davalının ürünü teslim almayarak ve borcunu ödemeyerek temerrüde düştüğünü, alacağın tahsili amacıyla başlatılan ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/82094 Esas sayılı icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli itirazıyla takibin durmasına neden olduğunu, davalının TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca sekiz gün içinde faturaya itiraz etmediğinden içeriğini kabul etmiş sayılacağını belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibe konu alacak likit ve muayyen olduğundan asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ekili davaya cevap vermemiş, 04/09/2025 tarihli beyan dilekçesi ve bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde, davacının alacak iddiasının herhangi bir somut delile dayanmadığını, dosyaya iddiaları ispata elverişli bir sözleşme sunulmadığını, davanın davacının tek taraflı olarak düzenlediği faturaya dayandığını, taraflar arasında bir sözleşme kurulduğuna veya davalının talebi üzerine bir üretim gerçekleştirildiğine dair delil bulunmadığını, HMK'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükünün davacıda olduğunu ve davacının iddialarını ispatlayamadığını, bilirkişi raporunun sadece davacı defterlerini incelediğini ve esasa ilişkin elverişli bir değerlendirme yapamadığını, davalı defterlerinin de incelenmesi ve üretildiği iddia edilen ürün üzerinde keşif yapılması gerektiğini, davacıya ... 16. Noterliği'nin 26/03/2025 tarihli ve 11568 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iddiaların kabul edilmediğinin, bir sözleşme veya borcun var olmadığının bildirildiğini, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit ve belirli olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca talep edilen faiz türü ve oranlarının da hukuka aykırı olduğunu savunmuştur.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/82094 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, Ba-Bs formları, 05/07/2025 tarihli bilirkişi raporu, 15/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ticari satıştan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının siparişi üzerine özel bir yangın söndürme sistemi ürettiğini, 05/07/2024 tarihli faturayı düzenlediğini ancak davalının ürünü teslim almayıp bedelini de ödemediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemiyle bu davayı açmış, davalı vekilinin ise taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığını, ürünün sipariş edildiğine veya teslim edildiğine dair bir delil olmadığını, davanın tek taraflı bir faturaya dayandığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 80.142,00 TL asıl alacak ve 568,13 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/82094 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 13/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 19/12/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, müvekkil şirketin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığı beyanıyla borcun tamamına, fer'ilerine ve faize itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 27/03/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
TTK'nın 21/2. maddesi "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü amirdir. Fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de, faturanın alıcı tarafından ticari defterlere kaydedilmiş olması, malın teslim alındığına ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/10/2023 tarih ve 2022/3245 esas, 2023/5599 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, faturayı süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlaması gerekmektedir.
Mali Müşavir bilirkişi Hidayet Korkmaz tarafından düzenlenen 05/07/2025 tarihli raporda, davacı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takibe konu 05/07/2024 tarihli ve 80.142,00 TL bedelli faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu kayıtlara göre takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 80.142,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin ticari defterlerini sunmadığı, tarafların 2024 yılına ilişkin BA/BS formlarının incelenmesinde ise takibe konu faturanın tarafların bildirimlerinde yer aldığı ve bildirimlerin birbiriyle örtüştüğü belirtilmiştir.
Mali Müşavir bilirkişi Hidayet Korkmaz tarafından düzenlenen 15/10/2025 tarihli ek raporda, davalı tarafın da ticari defterlerini sunması üzerine yapılan incelemede, davalı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin de usulüne uygun tutulduğu, takibe konu 05/07/2024 tarihli ve 80.142,00 TL bedelli faturanın davalı şirketin de ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu bağlamda her iki tarafın ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten fatura kaynaklı 80.142,00 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/82094 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, Ba-Bs formları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 05/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 15/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalının siparişi üzerine ürettiğini iddia ettiği yangın söndürme sistemine ilişkin olarak 05/07/2024 tarihli, 80.142,00 TL bedelli faturayı düzenlediği ve bu faturaya istinaden icra takibi başlattığı, davalının ise borca itiraz ettiği, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporları ile her iki tarafın da usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde takibe konu faturanın kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davalının, davacının düzenlediği faturayı kendi ticari defterlerine işlemiş olmasının, faturanın dayanağı olan hukuki ilişkiyi ve fatura içeriğindeki mal veya hizmeti bedeliyle birlikte kabul ettiği anlamına geldiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca faturanın ticari defterlere kaydedilmesinin malın teslim alındığına karine teşkil ettiği ve bu karinenin aksini ispat yükünün, faturayı defterine kaydeden davalıya geçtiği, ancak davalının malın teslim edilmediğini veya bedelini ödediğini kesin delillerle ispatlayamadığı, bu itibarla davacının alacağının sabit olduğu ve davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile itirazın iptaline karar vermek gerektiği; davacının icra inkâr tazminatı talebi yönünden ise, dava konusu faturaların davalının talebi üzerine üretilen bir sisteme ilişkin olduğu yani eser niteliğinde bulunduğu bu nedenle , alacağın İİK'nın 67/2. maddesi anlamında likit olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KABULÜ İLE,
-... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/82094 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE,
-İcra İnkar Tazminatı isteminin REDDİNE,
2-Kabul edilen 80.710,13 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 5.513,31 TL karar ve ilam harcından 974,78 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 4.538,53 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 974,78 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.590,18 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 160,00 TL tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.160,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 80.710,13 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır