T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/29 Esas - 2025/594
T. C.
A N K A R A
ASLİYE 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2025/29 Esas
KARAR NO : 2025/594
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/01/2025
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... .... .... .... .... .... ve Gıda Hizmetleri A.Ş.’de çalışan davalı ...’a ... etmesi için teslim ettiğini, davalı ...’ın aracı otoparka götürürken ... halindeki ... plakalı araca çarptığını ve bu nedenle hem müvekkilin aracında hem de diğer araçta hasar meydana geldiğini, kazaya ilişkin düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı’na göre davalı ...’ın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinde adam çalıştıranın çalışanın verdiği zarardan sorumlu olduğunun düzenlendiğini, bu nedenle ...... ve Gıda Hizmetleri A.Ş. ile üst işveren sıfatıyla ...Hastanesi A.Ş.’nin de zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olması gerektiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybı oluştuğunu, aracın onarılsa bile ikinci el piyasasında hasarsız araç gibi işlem görmeyeceğini ve emsallerine göre daha düşük bedelle satılacağını, onarımda orijinal parça kullanılmadığını, yan sanayi ve çıkma parçalarla kötü işçilik yapıldığını, bu nedenle aracın orijinalliğinin bozulduğunu ve müvekkilin ciddi zarara uğradığını, Anayasa Mahkemesi’nin 09.10.2020 tarihli kararı ile Yargıtay içtihatları doğrultusunda değer kaybının formül ya da katsayıyla değil aracın kaza öncesi ve sonrası serbest piyasa rayiç değerleri arasındaki fark üzerinden belirlenmesi gerektiğini, bu sebeple aracın değer kaybı ile hasar bedelinin keşif ve bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesini ve KDV dahil hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesini talep ettiğini belirterek HMK'nın 107. madde uyarınca belirsiz alacak davası 100,00 TL araç değer kaybı bedeli, 100,00 TL araç hasar bedeli ve 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 300,00 TL’nin kaza tarihi olan 04/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... ve Gıda Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde: Müvekkil şirketin araçta hasar bedeline ilişkin açılan davada, aracın onarımının tamamen kendileri tarafından sağlandığını ve tüm hasarın karşılandığını, bu hususa ilişkin faturanın cevap dilekçesi ekinde mahkemeye sunulduğunu, davacının da hasarın müvekkil şirket tarafından karşılandığını kabul ettiğini, bu nedenle hasara ilişkin taleplerin haksız olduğunu, davacının araçta çıkma parça ve kötü işçilik kullanıldığını ileri sürmesinin asılsız ve mesnetsiz olduğunu, kazadan 1.5 yıl sonra dayanaksız gerekçelerle hasar bedeli talep edilmesinin davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacının tacir olduğunu ve tamirden sonra ayıp iddiası varsa 8 gün içinde bildirmesi gerektiğini, bu sürede yapılmayan talebin reddedilmesi gerektiğini, 1.5 yıllık sürede davacının aracıyla başka kazalar yapıp yapmadığının muallak olduğunu ve bu sebeple de talebin reddi gerektiğini, araç mahrumiyet bedeline ilişkin talebin de haksız olduğunu, kaza sonrasında davacıya Renault Symbol marka araç tahsis edildiğini, yazılı evraklara ve plaka bilgisine ulaşılamasa da aracın teslim edildiğini, bu sebeple araç mahrumiyet bedelinin istenemeyeceğini, aksi halde sebepsiz zenginleşme doğacağını, davacının HMK'nın 169 uyarınca isticvap edilmesini ve bildirilen tanıkların dinlenmesini talep ettiklerini, değer kaybına ilişkin talebin de haksız olduğunu, tamirin tramere yansımadığını, sadece plastik aksam olan tamponun değiştiğini, bu parçanın değer kaybına konu olmayacağını, Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarında da plastik aksamın değer kaybına yol açmadığının belirtildiğini, dava dilekçesinde aracın hangi yönlerden hasar gördüğünün somut şekilde ortaya konulmadığını, bu nedenle ispatlanamayan talebin reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olursa bilirkişi raporunun kaza tarihi olan 04.08.2023 itibariyle emsal araçlara göre değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca davacının aracının tramer sorgusunun dosyaya kazandırılmasını talep ettiklerini, bu sorgulama ile kazanın tramere yansıyıp yansımadığının ve aracın başka tramer kaydının olup olmadığının ortaya çıkacağını, bunun da değer kaybı iddiasının oluşmadığını ya da çok düşük miktarda olduğunu göstereceğini belirterek tüm bu nedenlerle davalı şirket hakkında açılan haksız ve kötü niyetli davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Hastanesi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde: Davacının 04/08/2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde aracında oluştuğunu iddia ettiği değer kaybı, hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli için toplam 300,00 TL’nin tahsilini talep ederek belirsiz alacak davası açtığını, bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, belirsiz alacak davası için gerekli olan miktarın objektif olarak belirlenememesi şartının somut olayda mevcut olmadığını, davacının aracının kaza öncesi rayiç değerini, hasarlarını, değişen parça olup olmadığını, bunların ücretlerini ve aracın ikinci el piyasa değerini araştırarak öğrenebilecek durumda olduğunu, araç hasar bedelinin de davalılarca karşılandığını kabul ettiğini ve bu nedenle ayrıca talepte bulunamayacağını, araç mahrumiyeti bakımından da aracın günlük kiralama bedeli ve yakıt masrafları gibi giderleri belirleyebileceğini, dolayısıyla bu taleplerin belirsiz alacak kapsamında değerlendirilemeyeceğini ileri sürdüğünü, vale hizmetine ilişkin olarak ise Müvekkil Şirkete ait otoparkta hizmetin dava dışı ...... ve Gıda Hizmetleri A.Ş. tarafından kendi nam ve hesabına sunulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre meydana gelebilecek zararlardan bu şirketin sorumlu olduğunu, kaza nedeniyle Müvekkil Şirketin herhangi bir kusurunun veya sorumluluğunun bulunmadığını, davacının bu nedenle husumet yokluğu nedeniyle davayı haksız olarak açtığını belirttiğini, araç mahrumiyeti talebine karşı davacının aracın kaç gün serviste kaldığını, bu sürede ikame araç ihtiyacı olup olmadığını, başka aracı bulunup bulunmadığını ve tasarruf ettiği giderleri somut delillerle ortaya koyması gerektiğini, aksi halde talebin dayanaksız olduğunu, ayrıca Yargıtay kararlarına göre araç mahrumiyet bedelinin hesaplanmasında davacının mesleği, ev–işyeri mesafesi, zorunlu giderleri ve aracın tamir süresinin dikkate alınması gerektiğini, değer kaybı talebi yönünden davacının iddialarını somutlaştırmadığını, aracında hangi hasarların meydana geldiğini, hangi parçaların değiştiğini veya boyandığını belirtmediğini, fatura sunmadığını, ekonomik koşullar nedeniyle araç değerinin düştüğü iddiasının da gerçeğe aykırı olduğunu, bu hususta bilirkişi raporuna ihtiyaç bulunduğunu, ayrıca aracın daha önce kaza yapıp yapmadığının ve geçmiş hasarlarının da incelenmesi gerektiğini, araç hasar bedeli talebine karşı ise aracın onarımının davalılarca yaptırıldığını ve tüm masrafların karşılandığını, buna rağmen davacının yeniden ödeme talep etmesinin kötü niyetli olduğunu, ayrıca eşdeğer parça uygulamasının yasal olduğunu ve aracın orijinalliğini bozmadığını, davacının çıkma parça kullanıldığına dair somut delil sunmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesi ile onarımın usulüne uygun olduğunun anlaşılacağını, sonuç olarak davacının değer kaybı, hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin taleplerini somutlaştırmadığını ve ispatlayamadığını belirterek davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ...'a yapılan tebliğe karşın davaya cevap vermediği görülmüştür.
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü ve Allianz Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazıldığı görüldü.
Dava; maddi hasarlı (haksız fiilden kaynaklı) trafik kazası nedeni ile davacının maddi tazminat talebinin davalılardan tahsili istemlidir.
TBK'nın 50. maddesine göre ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.''
Dava, haksız fiile dayalı maddi tazminat istemine dayalı olduğundan zararın varlığı ve miktarını ispat yükü zarar gördüğü ileri süren davacı üzerindedir. Davacının maddi tazminat istemlerinin hesaplanması ve davacı tarafça hasara uğradığı bildirilen aracın davalı tarafından tamirinin tümüyle yapılmadığı ileri sürüldüğünden davacı vekilinin de hazır bulunduğu 22/05/2025 tarihli mahkememizin 2. duruşmasının 1 nolu ara kararında ''mahkememizin bulunduğu Ankara Adliye Sarayı 4 Nolu Ek Binası önüne davacıya ait 06 DJA 309 plaka sayılı aracın getirtilmesi suretiyle 23/06/2025 günü saat 10:30'da keşif icrasına, keşif mahalline makine mühendisi bilirkişisinin refakate alınmasına, davacı vekiline 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.361,50 TL keşif harcını yatırması için İKİ HAFTALIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, aksi takdirde davacının bu delilden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına'' şeklinde karar verildiği, davacının buna karşın ihtaratlı kesin süre içinde keşif ve bilirkişi ücretini yatırmadığı, bu nedenle keşif ve bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağı, keşif incelemesi yapılmaksızın ve alanında uzman teknik bilirkişiden bilirkişi raporu alınmaksızın davacının maddi zararının tespitinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacı haksız fiilden kaynaklı oluştuğu ileri sürülen zararını ispatlayamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça ispatlanamayan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davalı ...... ve Gıda Hizmetleri A.Ş. ve davalı ...Hastanesi A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla geçerli AAÜT uyarınca 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalılara ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı ...Hastanesi vekilinin ve davalı ...vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.19/09/2025