T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/379 Esas - 2025/270
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2025/379
KARAR NO : 2025/270
DAVA : İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/05/2025
KARAR TARİHİ : 05/05/2025
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 05/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sahibi olduğu ... .... .... Sigorta A.Ş. Nezdinde 6355386 poliçe no ve 19/08/2024-19/08/2025 tarihleri arasında Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi ile teminat kapsamında olduğunu, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkilinin aracında oluşan hasarın giderilmesi amacıyla 31/10/2024 tarihinde ekspertiz talebinde bulunulduğunu ve davalı sigorta şirketinin anlaşmalı/yetkili servisinde sigorta şirket tarafından gönderilen E10/G0048 sicil numaralı sigorta ekspertizi ...tarafından 04/03/2025 tarihli ve 1191124 dosya numaralı ekspertiz raporu düzenlendiğini, bu rapor uyarınca müvekkilinin aracında 349.263,34 TL değerinde hasar oluştuğunun tespit edildiği, yine anlaşmalı/yetkili olan ... Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. Tarafından müvekkilinin aracında bulunan hasarın onarıldığını, bu onarımın davalı sigorta şirketin ekspertiz rapor sonucunda onay verilmesi sonrasında gerçekleştiğini, sigorta eksperi tarafından belirlenen hasar miktarının davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi için davalı ile birçok kez iletişime geçildiğini ancak davalı tarafından herhangi bir ödemenin gerçekleşmediğini, bunun üzerine müvekkilinin aracında yapılan onarımların tutarı olan 349.263,34 TL'nin davalıdan tahsil edilmesi amacıyla 12/03/2025 tarihinde ... .... .... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından 20/03/2025 tarihinde borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşılamadığını, tüm bu sebepler ile öncelikle alacaklarının teminat altına alınması için ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile davanın kabulü ile davalı tarafından ... .... ... esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamı ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya üzerinden dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiğinden dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.
Dava, davalı tarafından kasko sigortası ile teminat altına araçta meydana gelen hasar tutarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemlidir.
28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 87.maddesi gereğince yayım tarihinden itibaren altı ay sonra yani 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3.maddesine göre, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. 6502 sayılı yasanın 83/2. fıkrasında “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise 6102 sayılı TTK nun 4. maddesinde belirtilen ilkelere göre belirlenmektedir. Her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmayan hususlardan doğan hukuk davaları TTK 4. maddesi gereğince ticari dava olarak kabul edilmemektedir. Aynı yasanın 5.maddesinde ise ticaret mahkemelerinin görevi düzenlenmiş ve aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK.nun 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olan davalı sigorta şirketi ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi ve hususi otomobil sahibi olan tüketici davacı arasında yapılmış kasko sigorta poliçesi kapsamında ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanmaktadır. Davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki ilişki akde dayalı olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı sigorta sözleşmesine dayalıdır. Dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1, 83/2 maddeleri uyarınca sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (bkz. ... .... .... sayılı ilamı) Belirtilen bu nedenlerle birlikte mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenip kamu düzeninden olduğundan ve aynı yasanın 114/1-c bendi gereğince dava şartları arasında yer aldığından, davanın HMK 115/2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ANKARA TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE,
5-Davacının ihtiyati haciz talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta kesin süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/05/2025