T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/410 Esas - 2026/378
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/410 Esas
KARAR NO : 2026/378
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 29/04/2025
KARAR TARİHİ : 22/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/05/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 17/05/2024 tarihinde davalı ... Elektrik Havagazı ve Otobüs İşletmesi Müessesesi adına kayıtlı... plakalı aracın, müvekkili şirket tarafından kasko sigortası ile teminat altına alınan araca çarptığını, kaza tespit tutanağında davalı aracın kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza sonucu sigortalıya hasar tazminatı ödendiğini, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının yerine geçerek halefiyet hakkı doğduğunu, bu hakka dayanarak davalılardan ödenen bedelin iadesi talep edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalılar aleyhine ... 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/66922 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduklarını, dava şartı olan arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını, davalıların kötü niyetli itirazları nedeniyle alacağın tahsil kabiliyetinin azaldığını belirterek, öncelikle teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini, devamında ise davalıların haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Elektrik Havagazı ve Otobüs İşletmesi Müessesesi vekili cevap dilekçesinde, kazada müvekkil idarenin ve sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, müvekkil idareye ait aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu ve bu sigorta tarafından 200.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, davacının başkaca bir alacağı kalmadığını, araç sürücüsü ...'in müvekkil kurumun hizmet alımı yaptığı ...A.Ş. bünyesinde çalıştığını ve kaza anında aracı onun işlettiğini, bu nedenle müvekkil idareye husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın görev yönünden ve esastan reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili yönünden arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yürütülmediğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kazanın havanın yağışlı olması, aracın tekerleklerinin yola tutunmaması ve kayması sonucu meydana geldiğini, müvekkilin hızının 20-30 km/s civarında olduğunu, bu durumun ... Genel Müdürlüğü'nden celbedilecek takograf kayıtları ile ispatlanacağını, asıl sorumluluğun aracın bakım ve onarımını yapmayan işvereni ile yolun bakımından sorumlu belediyeye ait olduğunu, kazaya ilişkin ... 73. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/581 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, talep edilen alacak kalemlerinin fahiş olduğunu, müvekkilinin kusurlu olması halinde dahi sorumluluğun aracın ZMMS ve diğer ihtiyari mali mesuliyet sigortası poliçeleri kapsamında sigorta şirketlerine ait olduğunu, ayrıca adam çalıştıranın sorumluluğu ve Toplu İş Sözleşmesi hükümleri gereği sorumluluğun işveren ...ve ... Genel Müdürlüğü'ne ait olduğunu, yargılama gerektiren bir alacak olması nedeniyle icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İhbar olunan ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, kazaya karışan aracın mülkiyetinin ... Genel Müdürlüğü'ne ait olduğunu, müvekkil şirketin ise hizmet alım sözleşmesi ile sürücüyü istihdam eden alt işveren olduğunu, bu nedenle müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, trafik kaza tespit tutanağının tek başına kusur tespiti için yeterli olmadığını, davacı aracının müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini, iddia edilen zararın sigorta kapsamında olup olmadığının tespitinin zorunlu olduğunu, TBK m.66 uyarınca müvekkil şirketin çalışanını seçerken, denetlerken ve talimat verirken gerekli tüm özeni gösterdiğini, çalışanlara düzenli olarak psikoteknik değerlendirmeler ve testler yapıldığını, bu nedenle adam çalıştıranın sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın müvekkil şirket açısından reddini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, sigortaladıkları... plakalı aracın 29/12/2023-29/12/2024 vadeli ZMMS poliçesi ile teminat altında olduğunu, 2024 yılı için poliçe teminat limitinin araç başına 200.000,00 TL olduğunu, kaza sonrası davacı ... Sigorta A.Ş.'ye 27/11/2024 tarihinde poliçe limiti olan 200.000,00 TL'nin tamamının kasko rücu ödemesi olarak yapıldığını, teminat limiti dolduğundan müvekkil şirketin başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, bu nedenle davanın müvekkil şirket yönünden reddi gerektiğini, ayrıca hasar bedelinin genel şartlara göre hesaplanması, KDV'den sorumlu tutulmamaları ve avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir..
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/66922 Esas sayılı takip dosyası, 17/05/2024 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davacıya ait kasko sigorta poliçesi, davalı araca ait ZMMS poliçesi, hasar dosyası, davacı tarafından sigortalısına ve davalı ZMMS sigortacısı tarafından davacıya yapılan ödemelere ilişkin dekontlar, 12/03/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuen alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
17/05/2024 tarihinde davalı ...'ya ait, davalı ...'in kullandığı otobüsün, davacı şirkete kasko sigortalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı vekilinin kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkili tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkâr tazminatı talep etmesi üzerine bu davayı açtığı, davalı ... vekilinin görev itirazında bulunarak ve husumet yokluğu ile kusursuzluk savunması yaparak, davalı ... vekilinin ise arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, kazada kusurunun bulunmadığını, asıl sorumluluğun işveren ve yolun bakımından sorumlu idarede olduğunu, talep edilen bedelin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istedikleri görülmüştür.
İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 378.800,00 TL asıl alacak ve 52.632,44 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/66922 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlular aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçluların yasal süresi içerisinde icra dairesine başvurarak borca itiraz ettikleri, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 29/04/2025 tarihinde davalı borçluların itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinin birinci fıkrasında, "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm uyarınca, sigortalısına tazminat ödeyen sigortacı, ödediği bedel oranında sigortalısının haklarına halef olur ve zarara sebep olan üçüncü kişilere karşı rücu davası açabilir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni doğan zarardan sorumlu olur. Bu sorumluluk, kusurdan bağımsız bir tehlike sorumluluğudur. Aynı maddenin devamında, işletenin, aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesine göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu kapsamda, trafik kazasına kusuruyla sebebiyet veren sürücü, meydana gelen zarardan şahsen sorumludur.
Makine Mühendisi, Adli Trafik Uzmanı...'dan oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 12/03/2026 tarihli raporda, 17/05/2024 tarihinde meydana gelen kazanın oluşumunda, davalı ...'ya ait... plakalı otobüsün sürücüsü davalı ...'in, bölünmüş yolda karşı trafiğin kullandığı yol bölümüne girmemesi gerekirken, virajlı ve ıslak zeminli yolda aracının kontrolünü kaybederek karşı şeride girdiği ve nizami olarak seyreden araçlara çarptığı, bu suretle KTK'nın 47/c, 52/b ve 84/b maddelerini ihlal ederek %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya kasko sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün ise kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, davacıya ait 2014 model... .... .... marka aracın hasar tutarının kaza tarihindeki rayiç değerini aştığı ve bu nedenle pert-total (tam hasarlı) kabul edilmesi gerektiği, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa rayiç değerinin 880.000,00 TL, hasarlı haldeki sovtaj (hurda) değerinin ise 301.200,00 TL olduğu, bu suretle gerçek hasar tutarının 578.800,00 TL olarak hesaplandığı, davalı aracın ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya 200.000,00 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında, davacının bakiye rücu alacağının 378.800,00 TL olduğu, davacının icra takibinde talep ettiği işlemiş faiz tutarı olan 52.632,44 TL ile birlikte toplam alacağın 431.432,44 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Davacı vekili 23/03/2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, raporun denetime elverişli ve teknik verilere dayalı olduğunu, davalının %100 kusurlu olduğu ve alacak miktarının doğru hesaplandığı yönündeki tespitleri kabul ettiklerini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı ... Elektrik Havagazı ve Otobüs İşletmesi Müessesesi vekili 26/03/2026 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, raporda yol ve zemin koşullarının (ıslaklık, viraj) kusur değerlendirmesinde yeterince dikkate alınmadığını, davacı sigortalısı olan araç sürücüsünün kaçınma manevrası yapıp yapmadığının irdelenmediğini, aracın pert kabul edilmesine dayanak olan piyasa değeri ve sovtaj bedeli tespitlerinin varsayımsal olduğunu, 10 yaşını aşmış bir araç için yeterli amortisman indirimi yapılmadığını ve bilirkişilerin davacı tarafın tek yanlı olarak hazırlattığı ekspertiz raporunu denetlemeden aynen benimsediğini belirterek rapora itiraz etmiş ve ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili 26/03/2026 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, kazada kusurunun bulunmadığını, kazanın aracın bakım eksikliği ve yol koşullarından kaynaklandığını, raporun kaza tespit tutanağının tekrarı niteliğinde olup bilimsel veriye dayanmadığını, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, hesaplanan alacak kalemlerinin fahiş olduğunu ileri sürerek rapora itiraz etmiştir.
İhbar olunan ...A.Ş. vekili 16/03/2026 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, raporun kusur paylaşımını adil yapmadığını, otobüsün manevra kabiliyetinin ve kamu hizmeti niteliğinin gözetilmediğini, hasar bedelinin şişirilmiş olduğunu, ayrıca TBK m.66 uyarınca müvekkil şirketin çalışan seçimi ve denetiminde gerekli tüm özeni gösterdiğinden adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek rapora itiraz etmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/66922 Esas sayılı takip dosyası, 17/05/2024 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davacı tarafından sigortalısına ve davalı ZMMS sigortacısı tarafından davacıya yapılan ödemelere ilişkin dekontlar, mahkememizce dosyaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 12/03/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
17/05/2024 tarihinde davalı ...'ya ait, davalı ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı otobüsün, davacı şirkete kasko sigortalı ... plakalı araca çarparak hasar verdiği, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'in ıslak ve virajlı yolda hızını yol şartlarına göre ayarlamayarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve karşı şeride geçerek nizami seyreden araçlara çarpması nedeniyle KTK'nın ilgili maddelerini ihlal ederek %100 oranında tam kusurlu olduğu, davacı sigortalısının sürücüsünün ise kazada kusurunun bulunmadığı, davalılar vekillerinin kusura, hasar miktarına ve hesaplama yöntemine ilişkin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının, raporun denetime elverişli, içtihatlara uygun ve somut verilere dayalı olması, itirazları karşılayacak nitelikte ayrıntılı gerekçeler içermesi ve davalılarca aksini ispatlayacak nitelikte somut bir delil veya karşı uzman görüşü sunulmamış olması karşısında yerinde görülmediği;
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda davacıya ait aracın pert-total (tam hasarlı) olduğunun tespit edildiği, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ile sovtaj değeri arasındaki farkın 578.800,00 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan davalı aracın ZMMS sigortacısı tarafından ödenen 200.000,00 TL'nin mahsubu ile davacının bakiye rücu alacağının 378.800,00 TL olduğunun anlaşıldığı, davalı sürücü ...'in TBK'nın 49. maddesi uyarınca kusurlu eylemiyle, davalı araç işleteni ...'nun ise KTK'nın 85. maddesi uyarınca tehlike sorumluluğu gereği oluşan bu zarardan sorumlu oldukları, bu nedenle davacı alacaklının talebi doğrultusunda davalıların icra takibine yaptıkları itirazın 378.800,00 TL asıl alacak ve takipte talep edilen 52.632,44 TL işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiği, ancak, rücuen alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi, özellikle kusur oranının ve tam hasarlı araçtaki gerçek zararın ancak bilirkişi incelemesi ile belirlenebilmesi nedeniyle alacağın İİK'nın 67/2. maddesi anlamında likit (belirlenebilir) olmadığı anlaşıldığından, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, davalı borçluların ... .... .... esas sayılı icra takibine yaptığı İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 378.800,00 TL asıl alacak ve 52.632,44 TL işlemiş faizi yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca dava konusu alacak likit olmadığından, varlığı ile miktarının tespiti yargılamayı gerektirmekle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Kabul edilen toplam 431.432,44 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 29.471,15 TL karar ve ilam harcından 5.210,63 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 24.260,52 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 5.210,63 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.913,53 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 600,00 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.600,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 431.432,44 TL üzerinden takdir edilen 69.029,19 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin yüzüne karşı, davacı vekili ile davalı Tolga Bilen vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır