T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/483 Esas - 2025/979
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/483
KARAR NO : 2025/979
DAVA : Tazminat ( Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/12/2013
KARAR TARİHİ : 12/12/2025
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 02/01/2026
Mahkememizde açılanTazminat( Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının kendisine ait olan Batman-Dörtyol boru hattı ile ...' nın 21.07.2012 tarih ve 3811 sayılı kararı ile 02.08.2012 tarihinden itibaren uygulanmak üzere taşıyıcı sıfatı ile ...' a ait olan petrolün iletimini sağladığı ve karşılığında iletim bedeli aldığını. Davaya konu dönemde ...' a ait olan petrolün iletiminin sağlandığı B... .... .... .... .... .... .... ait sulama kanalında 08.05.2013 tarihinde iş makinası ile yaptığı çalışma esnasında, petrol boru hattını delmesi sonucu meydana gelen patlamada, hasar meydana geldiği ve müvekkili şirketin boru hattı ifrağı için 64.223,69TL (54.426,85TL + KDV) onarım masrafı ve ...' a ait 5901 Varil/ 795,688 Mton paçal motorin ürün kaybı karşılığı olarak 1.476.754,44 TL (1.251.486,81 TL + KDV) olmak üzere toplam 1.540.978,13 TL' lik zarara uğradığını. ...' ın 18.07.2013 tarih 30923 nolu fatura ile söz konusu zararı talep ettiği ve tahakkuk eden 1.540.978,13 TL lik bedelin hasara sebep olan sorumlulardan tahsil için ...ve ... Ortak Girişimine 15.07.2013 tarihli 21892 sayılı yazının gönderildiğini. DSİ' nin cevabi yazıda ödeme sorumluluğunun hasara sebebiyet veren yüklenici firmaya ait olduğunun bildirdiğini. ...'ın talep ettiği bedelin 11.11.2013 tarihinde müvekkili tarafından ödendiğini. Müvekkilinin boru hattına verilen zararın ifrağı ile hattın zarara görmesi üzerine ortaya çıkan ürün kaybının haksız fiil hükümleri uyarınca iş sahibi ...ve yüklenici firmalardan müşterek ve müteselsilen tahsili gerektiğini. Müvekkili kurumun, ...10. Bölge Müdürlüğü' ne gönderdiği 21.05. 2010 tarih ve 07 nolu yazısında “Taahhüdünüzde yapımı devam eden Kıral Kızı- Dicle cazibe Sulaması İsale Kanal İnşaatı işini yapan müteahhit taşeron firmaların ana boru hattımıza olası bir zarar vermemesi için boru hattımızın kesişeceği noktalardaki geçişlerin gözetimimizde yapılması hususunu tensiplerine arz ederim” yönünde uyarıda bulunduğu halde, davalıların yapılan çalışmalar sırasında, müvekkili ile irtibata geçilmeyerek davaya konu zarara sebebiyet verildiğini belirterek; boru hattı ifrağı için 64.223,69TL (54.426,85TL+ KDV) onarım masrafı ve ...' a ait 5901 Varil / 795, 688 Mton paçal motorin ürün kaybı karşılığı 1.476.754,44 TL (1.251.486,81 TL + KDV) olmak üzere toplam 1.540.978,13 TL' lik zarın, iş ortaklığını oluşturan davalı yüklenici firmalar ile iş sahibi DSİ' den her bir kalemin ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini bilahare cevaba cevap dilekçesinde, faizin, haksız fiil tarihinden itibaren uygulanarak tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
CEVAP:1)Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer davalı şirketler arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu ve TBK 66.maddesinden doğan diğer davalılar çalışanlarının üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan müvekkilinin adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu tutulamayacağını. Bu nedenle müvekkiline söz konusu kazadan ve bunun neden olduğu zararlardan dolayı sorumluluk atfedilemeyeceğini. Müvekkili ile yüklenici firmalar arasında akdedilen sözleşmenin atfı nedeniyle Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 9. maddesinin 7. Fıkrasında “Teminat dışında kalan haller" başlıklı maddesinde; yüklenicinin kusurlu olduğu hallerde, kusur nedeniyle sigortanın ödemediği bedeller için yüklenicinin idareden hiçbir talepte bulunamayacağı gibi, işin devamı süresince meydana gelecek kazalardan, bu kazaların sebep olacağı can ve mal kaybından ve üçüncü kişilere verilecek her türlü zararlardan yüklenicinin doğrudan sorumlu olacağının belirtildiğini. Sözleşme gereğince yüklenicinin all risk sigortası yaptırmak zorunda olduğunu ve bu sigorta kapsamında yer almayan yüklenicinin kusurundan kaynaklanan nedenlerden doğan zararlar içinde müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını. Söz konusu kazanın müvekkili idarenin bilgisi dışında yapılan çalışmalar sırasında meydana geldiğini. ... İnşaat Taahhüt Nakliyat San. Tic. Ltd. Şti. ile ... İnşat Elektrik San. Ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı yüklenimi altında olan Kıral Kızı- Dicle 1. Merhale Projesi Kıral kızı -Dicle Cazibe Sulaması 2. Kısım Ana Kanal İnşaatı işinde, ana kanal güzergahının, ...' a ait petrol boru hattıyla Km 48 +100' de çakıştığını, ana kanal kazı çalışmalarının 48+ 050 ile 48+ 125 arasında yaklaşık 75 km lik kısmında geçiş yapısı, projelerinin henüz hazır olmaması nedeniyle tedbiren güvenlik açısından yapılmadığını. Ana kanal güzergahının, ...' a ait petrol boru hattıyla kesiştiği Km 48 + 100 de yapılacak petrol boru hattı geçişi için boru hattı koruma projesi ve geçiş yapısı (menfez) ile ilgili projelerin tanzim edilerek müvekkili Bölge Müdürlüğü' nün 23.12.2012 tarih ve 771109 sayılı yazısı ile incelenmek üzere ...' a gönderildiği ve ...' ın uygun görüşü alınarak projeye devam edilmesinin planlandığı ve henüz söz konusu alanda herhangi bir geçiş yapı çalışması veya kazaya sebebiyet verecek herhangi bir imalatın yapılmasının bu proje gereğince sözkonusu olmadığı ve 08.05.2013 tarihinde petrol boru hattında meydana gelen hasarın davalı DSİ' nin bilgisi dışında yüklenici firmaya ait iş makinasının makine nakli için yol düzeltmesi çalışması sırasında gerçekleştiğini. Müvekkili nin yol düzeltmesi sırasında meydana gelen kazadan sorumlu tutulamayacağını. Yine 09.09.2012 tarihli tutanağı davalı yüklenicilerin oluşan zararı karşılamak için imza ve taahhüt ettiklerini. Bu tutanakla diğer davalı yüklenicilerin sorumluluğun kendilerinde olduğunu kabul ettiğini. Müvekkilinin tacir olmadığı avans faizi uygulanamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
2)Davalı...İnş. Ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 15.06.2005 tarih 15 Haziran 2005 Sayı 25846 tarihli Resmi Gazete' de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumun' ca yayımlanan Petrol Piyasasında Sigorta Yükümlülükleri Hakkında Tebliğ'in Tesisler ve Petrol Tüm Risk Sigortası Yükümlüleri bölümünün 6.maddesinde; "rafinerici, iletim ve depolama lisansı sahipleri, tesisleri ile mülkiyet veya emanetlerinde bulunan petrolü tüm risklere karşı sigortalatmakla yükümlüdür” düzenlemesinin olduğu, davacının sigorta sorumluluğunu yerine getirip getirmediğinin, şayet yükümlüğünü yerine getirmiş ise sigorta tarafından zararın karşılanıp karşılanmadığının araştırılması gerektiğini ve sigorta tarafından zarar giderilmiş ise davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını. ... tarafından kazanın meydana geldiği alanda boru hattı bulunduğuna dair müvekkillerine bir bildirim yapılmadığı gibi boru hattının güzergahını belirten projelerin verilmediğini. Davacı tarafından gerekli bildirimlerin yapılmadığından kazanın olduğu yerde boru hattı olduğunu bilmediğini. Kazanın dozerin kazı yapması sırasında değil geçiş yaptığı sırada meydana geldiğini. Davacının, ilgil Yönetmeliğine uygun bir şekilde gerekli tedbirleri almadığı ve borunun korunması amacıyla üzerine örtülü toprağın en az 0,8 metre en çok 1,4 metre olması gerektiği ve bu toprak kalınlığının muhafaza edilmesi gerektiği, yine boru hattının geçtiği güzergahın işaret levhaları ile işaretlenmesinin gerektiği halde, 08 Mayıs 2013 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporunda “İş makinesinin çalışma yaptığı mahalde Boru Hattını geçtiği belirten ikaz levhası, direk, çubuk vs. uyarıcı levha işaretinin olmadığı" nın tespit edildiğini. Ayrıca kazanın meydana geldiği alanın dik yamaç olduğu, rüzgarın ve toprak kaymasının yoğun olabileceği bir alan olduğu, Yönetmelik gereği borunun üzerinde en az bir metre toprak bulunması gerektiği, doğa koşulları sebebiyle borunun yer altından yer üstüne çıktığı ve bu nedenle dozerin geçişi esnasında kazanın meydana geldiğini. Davacının yönetmeliğe uygun bir şekilde boruyu muhafaza edip etmediği, emniyet tedbirlerini gereği gibi alıp almadığının araştırılması gerektiğini. Davacının toplam 1.540.978,13 TL talep ettiği ancak davalılardan talep edilen bu bedelin fahiş olduğunu. BK' nun 164. Maddesinin 2. Fıkrasında “Müteselsil Borçlulardan biri ortak def'i ve itirazları ileri sürmezse diğerlerine karşı sorumlu olur” düzenlemesi gereği, müteselsil borçlulardan biri ortak itiraz ve def' ilerini ileri sürmeksizin ödeme yapar ise, bu durumda zarara kendisinin katlanmak durumunda olduğunu. Davacı tarafından ödeme esnasında ...' a ve üçüncü kişilere karşı herhangi bir itiraz def i ileri sürülmediği, herhangi bir rayiç araştırması yapılmadığı, gerçek zararın ne olduğunun tespit edilmediği ve talep edilen bedelin aynen ödendiğini. Bu hususun davacı tarafından sunulan rapor başlıklı belgede aynen “ kirlenmiş toprağın bertaraf masrafı ile beraber diğer masrafların da konu edilen yüklenici firmadan rücu edileceğinden piyasa araştırması yapılmamıştır” Bu rapor 18.06.2013 tarihinde imza altına alınmıştır” denilerek ikrar edildiğini. Gerçek zararın araştırılarak tespit edilmesi gerektiğini, VUK 'nun ve KDV 'nuna göre zara ve hasarın haksız fiilden kaynaklandığı , mal teslimi veyahut hizmet ifası olmadığı, haksız fiile ilişkin zararların tazmininde KDV alınacağı yönünde 3065 sayılı KDV Kanununda herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğini belirterek, buna ilşkin taleplerde dahil olamak üzere, davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiilden kaynaklı zarar tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanarak alınan bilirkişi heyet raporları neticesinde verilen 18.07.2022 tarih ve 2013/336E. 2022/632K. Sayılı ilam ile ; ".....Tüm dosya kapsamı; dava, cevaplar , olay yeri inceleme tutanağı , dosyadaki yazışmalar ve davacı tarafından sunulan bilgi ve belgeler ile ... ın, ... a gönderdiği fatura ile hüküm kurmaya elverişli gerekçeli ve ayrıntılı önceki birikişi raporları arasındaki çelişiyi giderir şekilde hazırlanan 17.05.2022 tarihli son heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde; 08.05.2013 tarihinde davalı iş ortaklığına ait iş makinesinin ...nin kanal kazısı çalışması sırasında, davacı ... a ait boruyu delinmesi nedeniyle meydana gelen kazada, boru hattının zarar gördüğü ve taşınan ... a ait motarin kaybı nedeniyle zarar oluştuğu olayın meydana gelmesinde, sahada ...kanal kazı çalışması başlamadan önce 2012 yılında uyarı yazısı göndererek, kanalın, boru hattı ile kesişeceği noktalarda çalışmaların gözetimlerinde yapılmasını bildirdiği, ...nin ise bu yönde bir çalışma ve proje hazırlamadığı gibi, davacıya haber vermeden olay mahallinde yüklenici davalı şirketlerin iş makinesi ile yol açma çalışması yaptıkları, yine bu olaydan önceki tarihli bir başka işlem sırasında da iş makinesinin boru hattına çarptığı kazanın gerçekleştiği ve yüklenici firmalarında burada ... a ait boru hattının geçtiğini bildikleri halde, basiretli tacir gibi davranarak gerekli dikkat ve özeni göstererek tedbir almayarak kazanın meydan gelmesinde kusurlu oldukları , davacı ...'a atfı kabil bir kusurun olmadığı, davalıların birlikte tam kusurlar olduğu nazara alınarak , iş ortaklığının TBK nun 49 vd maddeleri, davalı ...nin ise TBK nun 61. ve 62 maddeleri ile tüm davalıların TBK 163 vd maddeleri gereği sorumlu oldukları anlaşılmış, hükme elverişli ve önceki heyet raporları arasındaki çelişki gideren 17.05.2022 tarihli heyet raporunda hesaplanan, boru hattı tamir masraflar 53.887,29 TL +
ile 9.699,71 TL KDV si olmak üzere toplam 63.587,00 TL yi ve ...' a ait 5901 varil / 795,688 Mton
Paçal Motorin Ürün Kaybı için 1.251.485,81 TL yi olmak üzere toplam 1.315.072,81
TL zararın davalılardan müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Yine davacı vekilinin dava dilekçesinde, faiz hesabının, zarar miktarlarının kasalarında çıktığı tarihten itibaren, cevaba cevap dilekçesinde ise, haksız fiil tarihinden itibaren talep ettiği , iş bu zararın haksız fiilden kaynaklandığı ve faizin haksız fiil tarihinden itibaren hesap edilmesi gerekir isede , davacının zarar tazmini için ihtarname göndererek mehil verdiği nazara alındığından bu mehilin bitim tarihinden itibaren tarafların tacir olduğu da gözetilerek, avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsil yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ayrıca davacının söz konusu boru hattı zararını kurum içinde oluşturulan fondan karşılandığı ve bunun üçüncü kişi sigortacıdan tahsil anlamına gelmediği nazara alınarak tespit edilen zararda indirim cihetine gidilmediği... gerekçesiyle ....Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; 1.315.072, 82-TL'nin, 16.08.2013 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazla istemin reddine," karar verilmiştir.
İş bu kararın istinafı üzerine, ... BAM 35. Hukuk Dairesi 21/05/2025 tarihli ve 2024/1125 E. 2025/1057K. sayılı ilamıyla;"...Somut olayda istemin ileri sürülüş biçimine göre davacı açıkça, davalı ...Genel Müdürlüğü’nün hizmet kusuruna dayanmıştır. Davalı DSİ, kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet göstermekte olup eylem ve işlemleri de kamusal niteliktedir ve kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. Kamu hizmeti yürüten DSİ’nin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, olayda kamu hizmetinin hukuka ve yöntemine uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanunun 2/1.b maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yerleri görevlidir. İlk derece mahkemesince davalı ...yönünden dava tefrik edilerek yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 06.04.2023 tarihli, 2023/402 Esas, 2023/5086 Karar sayılı ilamı)..........Dosya kapsamında kusur durumu ve zarar miktarına ilişkin birbirinden farklı heyetlerden çok sayıda rapor alınmıştır. Raporlarda gerek kusur, gerekse hesaplama yönünden farklı görüşler bildirilmiş olması, bazı raporlarda bilirkişiler arasında dahi görüş farklılıkları oluşup muhalefetli rapor hazırlanması nedenleriyle ilk derece mahkemesince raporlar arasındaki çelişki nedenlerini açıklamak, hangi görüşe neden üstünlük tanınması gerektiğini gerekçelendirmek ve çelişkileri gidermek amacıyla yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınması isabetli olmakla birlikte, İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşturulan heyetten alınan 17/05/2022 tarihli bu bilirkişi raporuna taraflarca gerekçeli itiraz dilekçeleri sunulmuş olup, itirazların tek tek değerlendirilerek karşılanması için ek rapor alınmaması yerinde görülmemiştir.........Davacı ...’ın kendisine ait boru hattına verilen zararın tazmini (onarım masrafı) istemi haksız fiile dayalı maddi tazminat istemi niteliğinde olmakla birlikte, davacı ... tarafından dava dışı ...’a yapılan ödeme nedeniyle talep edilen zarar (ürün kaybı), rücuen tazminat istemine ilişkindir. Diğer bir deyişle davacı ...'a ait boru hattının davaya konu olay nedeniyle zarar görmesi sonucunda, boru hattında iletimi sağlanan ...'a ait ürünün kaybı nedeniyle dava dışı üçüncü kişinin meydana gelen zararının, davacı ... tarafından giderildiği ileri sürülmüş olup, zarara davalıların sebep olduğu iddiasıyla yapılan ödemenin rücuen tahsili istenilmektedir. “İstemin bu bölümü yönünden” dava rücuen tazminat istemine ilişkin olduğundan, zararın doğmasına neden olduğu belirtilen ilgililerden her biri, yalnızca kendi kusuruna isabet eden miktardan sorumludur. Mahkemece, müteselsil sorumluluğa ilişkin “hukuki değerlendirme” haksız fiile dayalı maddi tazminat kalemi olan “onarım masrafına” ilişkin istem yönünden yerinde ise de, ...’a yapılan ödeme nedeniyle takdir edilen zarar yönünden müteselsilen sorumluluğa karar verilmesi hatalıdır. "Rücuda teselsül olmaz" ilkesi uyarınca her bir davalının somut olaydaki kusur ve sorumluluğuna göre tazminata karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeksizin hüküm kurulması doğru değildir.
Hükme esas alınan 17/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu zararlandırıcı olayın davalıların ortak kusuru sonucu meydana geldiği belirtilmiş ancak ilgililerin kusur oranına ilişkin bir mütalaada bulunulmamıştır. Kusuru bulunduğu bildirilenlerin zararlandırıcı olayın meydana gelmesindeki katkısının düzeyine ilişkin bilirkişi raporunda bir açıklamaya yer verilmediğinden ve uyuşmazlık teknik değerlendirme gerektirdiğinden, ilgililerin davaya konu zararın oluşumundaki “kusur oranları” bilirkişi marifetiyle tespit edilmeli, rücuen tazminat istemine ilişkin alacak kalemi (ürün kaybı zararı) yönünden oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 20/12/2018 tarihli, 2016/14830 Esas, 2018/8212 Karar sayılı ilamı)
Şu halde mahkemece; 17/05/2022 tarihli raporu hazırlayan bilirkişi heyetinden tarafların itirazlarının karşılanması ve ilgililerin zararlandırıcı olayın meydana gelmesindeki kusur oranlarının bildirilmesi için ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır...." gerekçesiyle kararımız kaldırılarak, dosya geri çevrilmiştir.
Mahkememizce BAM kaldırma kararı nazara alınarak 17/05/2022 tarihli raporu hazırlayan bilirkişi heyetinde, her bir davalının somut olaydaki kusur ve sorumluluğun tespit için ek rapor alınmıştır.
Alınan 10/11/2025 tarihli ek raporda; Dava dosyasında mevcut delillerin ve hasarın oluş sürecinin incelenmesi sonucunda, davalılar...İnşaat Taah. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat Elekt. San. ve Tic. Ltd. Şti.”'nce kurulan İş Ortaklığının, Kral Kızı-Dicle Cazibe Sulaması İsale Kanalı İnşaat işinde yüklenici olduğu, davalı ...Genel Müdürlüğü'nün işin sahibi olduğu ve işin sevk ve idaresinin davalı ...Genel Müdürlüğü'nde olduğu ve işin davalı ...Genel Müdürlüğü'nün denetiminde yapılması gerektiğini, işin yapımı sırasında gerekli önlemleri alması ve/veya yüklenicilerin gerekli önlemleri almasını sağlaması gerektiğini. Projenin uygulanması aşamasında, davacı ...'tan gerekli izinlerin ve desteğin alınması gerektiği göz önüne alınarak, davalı DSİ'nin işin yapımı aşamalarında gerekli özeni göstermediği nazara alındığında, tali ve %25 oranında, yine...İnşaat Taah. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat Elekt. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nce kurulan İş Ortaklığının tüzel kişi olmadığı, davalılar...İnşaat Taah. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat Elekt. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına dava açıldığı dolayısı ile kusur oranı belirlenirken, işi ortağı olan davalıların kusur oranlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden, davalılar...İnşaat Taah. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. Ve ... İnşaat Elekt. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin asli ve %75 oranında kusurlu olacağı, yine davalılar...İnşaat Taah. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat Elekt. San.Ve Tic. Ltd. Şti.”nin adi ortakları olduğunda üzerlerine düşen %75 asli kusuru eşit tutarda paylaşmasının makul olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda, rücuen tazminat istemine ilişkin alacak kalemi (ürün kaybı zararı) 1.251.485, 81 TL yönünden BAM kararı doğrultusunda yapılan hesaplama sonucunda; davalı DSİ'nin ürün kaybı zararından dolayı tazminatın 312.871,45TL sinde sorumlu olacağı, ... İnşaat Taah. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat Elekt. San. ve Tic. Ltd.Şti.'nin ise 938.614,36 TL sinde sorumlu olacağı, yine adi ortaklık ortakları yönünde hesaplanan tazminatta adı geçenlerin eşit tutarda veya ortaklık yüzdesine göre paylaşmaları gerekeceği tespit edilmiştir. Ayrıca BAM kararında, 53.887,29 TL + 9.699,71 TL KDV toplam 63.587,00 TL tutarlı, davacı Kuruluşun boru hattının ifrağı için yaptığı masraflar için verilen kararın isabetli olduğu değerlendirmesi sonucunda, 63.587,00 TL tutarın davalılar...İnşaat Taah. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat Elekt. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden birlikte talep edebileceği, hesaplanan tazminatın eşit tutarda veya ortaklık yüzdesine göre paylaşmaları gerekeceği, bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, dava, cevaplar, önceki kararımız, alınan bilirkişi raporları ile Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı ve sonrasında alınan ek rapor hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...ye ait kanal çalışması işinin, davalı...İnş. .... Ltd. Şti. Ve ... İnş.... Ltd. Şti. İş ortaklığınca yerine getirildiği sırada, davacıya ait boru hattındaki borunun zarar görmesi üzerine oluşan olayda, davacı ... ın olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı. Ancak işveren konumunda olan davalı ...nin işin yapımı sırasında, davacı ... tan gerekli izinlerin ve desteğin alınmaması, yine işin yapımı sırasında yüklenici firmanın gerekli önlemleri alması ve sağlaması yönündeki denetim görevinin yerine getirmemesinden dolayı, olayın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu, diğer davalılar iş ortaklığın ise, olayın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu oldukları. Davacının, iş bu olay nedeniyle dava dışı ...’a yaptığı ürün kaybı zararı ödemesinde, davalıların bu kusurlar oranında sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Ayrıca davacının, boru hattının eski haline getirmesi için onarım. Vs. giderleri ise haksız fiilden kaynaklanan zarar niteliğinde olup zarara neden olan davalılardan kusur oranları nazara alınmadan tamamının talep edilebileceği. Ancak davalı ...aleyhindeki davanın tam yargı davası niteliğinde olup, idare mahkemelerinin görev alanına girdiği adli yargı mahkemesi olan mahkememizde davanın görülmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın reddi gerektiği gözetilerek, tüm bedelin davalılar iş ortaklığından (iş ortaklıklarını aralarındaki ortaklık pay oranı nazara alınmadan) müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yine, davacı kurumun davalılara gönderdiği 15/07/2013 tarihli yazı ile zararın 16/08/2013 tarihinde ödenmesi istendiğinden bu tarih itibariyle temerrüte düştüğü nazara alınarak, onarım bedeli zararı yönünden bu tarihten itibaren, rücuan talep edilen ürün kaybı ödemesi zararının ise, ödemenin ...'a yapıldığı tarih olan 11/11/2013 ten itibaren tarafların tacir olduğu ve talepde nazara alınarak avans faizi ile birlikte, adı geçen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalı ...aleyhindeki davasının yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan REDDİNE,
2-Davacının davalılar...İnşaat Taahhüt Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... İnşaat Elektrik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhindeki davasının KISMEN KABULÜ İLE;
A) Boru hattı onarım masrafı 63.587,00TL'nin 16/08/2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2. Maddesi kapsamında değişen oranlarda avans faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
B) Ürün kaybı zararı 938.614,36TL'nin ...'ın ödeme tarihi olan 11/11/2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2. Maddesi kapsamında değişen oranlarda avans faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
C) Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Kabul edilen 1.002.201,36 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 68.460,37 TL karar ve ilam harcından 26.316,10 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 42.144,27 TL harcın davalılar...İnşaat Taahhüt Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile ... İnşaat Elektrik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 24,30 TL başvuru harcı, 26.316,10 TL peşin harç, 3,75 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 26.344,15 TL harcın davalılar...İnşaat Taahhüt Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... İnşaat Elektrik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 1.893,35 TL yazışma gideri, 93.049,60 TL bilirkişi ücreti, 195,40 TL keşif harcı, 100,00 TL delil tespiti gideri olmak üzere toplam 95.238,35 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 61.939,88 TL'sinin davalılar...İnşaat Taahhüt Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... İnşaat Elektrik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 33.298,47TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... İnşaat Elektrik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin karşıladığı 500,00 TL yazışma giderinden ibaret yargılama giderinin, red/ talep oranına göre hesaplanan 174,82 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 325,18 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.002.201,36 TL üzerinden takdir edilen 156.330,20 TL vekalet ücretinin davalılar...İnşaat Taahhüt Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... İnşaat Elektrik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar...İnşaat Taahhüt Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile ... İnşaat Elektrik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 538.776,77TL üzerinden takdir edilen 86.204,28TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, adı geçen davalılara verilmesine,
9-Davalı ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, adı geçen davalıya verilmesine,
10-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2025
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."