T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/495 Esas - 2025/927
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/495 Esas
KARAR NO : 2025/927
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/06/2025
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 19/03/2025 tarihinde müvekkiline ait ...plakalı araca, davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracında hasar ve değer kaybı oluştuğunu, davalı sigorta şirketine 03/05/2025 tarihinde yapılan başvuru üzerine sadece değer kaybı için 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, hasar farkına ilişkin bir ödeme yapılmadığını, hasar bedelinin ise eksik ödendiğini, zira onarım bedeli hesaplanırken Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak parça ve işçilik bedelleri üzerinden iskonto uygulandığını ve yine içtihatlara aykırı olarak KDV'nin hesaba dahil edilmediğini, bu nedenle gerçek zararın karşılanmadığını, değer kaybı yönünden ise Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli iptal kararı uyarınca zararın genel şartlara göre değil, reel piyasa koşullarına göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL hasar tazminatı ve 10,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 20,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 11/11/2025 tarihli talep artırım dilekçesiyle, dosyaya sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda 10,00 TL olan hasar farkı tazminatı talebini 9.005,00 TL artırarak 9.015,00 TL'ye yükseltmiş, değer kaybı talebini ise artırmamıştır.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, usule ilişkin olarak; alacağın belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkil şirketin ticari merkezinin İstanbul/Beykoz'da olması sebebiyle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ayrıca davacı delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, esasa ilişkin olarak ise; müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu ve kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerektiğini, kaza sonrası yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde davacıya 35.000,00 TL hasar tazminatı ödendiğini ve müvekkilin yükümlülüğünü yerine getirdiğini, talep edilen farkın haksız parça değişimi ve yüksek işçilik bedellerinden kaynaklandığını, davacının anlaşmalı servisleri tercih etmemesi ve fatura sunmaması nedeniyle KDV'den ve yüksek bedellerden sorumlu olmadıklarını, KTK'nın 90. maddesi uyarınca Genel Şartlar hükümlerinin uygulanması gerektiğini, değer kaybı talebiyle ilgili olarak da 09/05/2025 tarihinde 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu hesaplamanın güncel ZMSS Genel Şartları Ek-1'de yer alan formüle göre yapıldığını ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği ilkesi gereği bu yöntemin geçerli olduğunu, talep edilen faizin avans faizi değil yasal faiz olması ve temerrüt tarihinin KTK'daki özel düzenlemelere göre belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, Kaza tespit tutanağı, tarafların sigorta ve araç kayıtları, bilirkişi raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanunu'nun 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu davacının zararının ve zararın kapsamının öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenmesi gerekir. Bu Kanun'larda açıkça düzenlenmiş hususlarda, Genel Şartlar ile Kanun'un kapsamını daraltan ya da genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartların, TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarılması nedeni ile, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda, bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile Genel Şartlar'ın hükümleri uygulanacaktır.
İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigorta limiti ile sorumludur.
Değer kaybı tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede;
Meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır. Araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 01/04/2010 tarih ve 2009/9892 E, 2010/3124 K, 05/04/2010 tarih ve 2009/9892 E, 2010/3124 K sayılı kararları).
Bu durumda, değer kaybının ZMMS Genel Şartlar'ına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, Genel Şartlar yürürlüğe girmeden önceki Yargıtay uygulamaları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir.
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır (Örn. Yargıtay 4. Hukuk dairesinin 25/03/2022 tarih ve 2021/21252 E, 2022/5913 K sayılı ilamı).
18/10/2025 tarihli Makine Mühendisi Adli Trafik Bilirkişisi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait ...plakalı motosikletin KDV dahil toplam hasar bedelinin 44.015,00 TL olduğu, davalı tarafından yapılan 35.000,00 TL ödeme mahsup edildiğinde 9.015,00 TL bakiye hasar bedeli kaldığı, motosiklette meydana gelen değer kaybının 10.000,00 TL olduğu ve davalı tarafından bu bedelin tamamının ödendiği belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığı, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı dava dışı sürücünün kazada %100 kusurlu olduğu, davaya konu 06 DYY 683 plakalı motosikletin hasar onarım bedelinin 44.015,00 TL hesaplandığı, sigorta şirketince yapılan 35.000,00 TL hasar ödemesinin mahsubu ile bakiye 9.015,00 TL alacağın talep edilebileceği, 10.000,00 TL değer kaybı hesaplandığı ve bu bedelin davalı tarafından ödendiği anlaşıldığından dava değeri artırım dilekçesi de gözetilerek değer kaybı talebinin reddine, bakiye hasar bedeli talebi yönünden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
2-9.015,00 TL bakiye hasar onarım bedelinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 15/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Değer kaybı tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Kabul edilen 9.015,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 615,81 TL karar ve ilam harcının, 615,40 TL peşin harç, 427,60 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.043,00 TL harçtan düşümü ile artan 427,19 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 427,60 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.745,90 TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 427,19 TL harcın düşümü ile kalan 1.318,71 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının karşıladığı 550,00 TL tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.550,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 6.542,74 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 7,26 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 5,10 TL'sinin davacıdan, 4.594,90 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 9.015,00 TL üzerinden takdir edilen 9.015,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 10,00 TL üzerinden takdir edilen 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 02/12/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır