T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/5 Esas - 2025/956
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/5 Esas
KARAR NO : 2025/956
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2025
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/01/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalı şirkete iş sağlığı ve güvenliği konusunda hizmet verdiğini, bu hizmete ilişkin faturalar düzenleyerek gönderdiğini ancak davalının ödeme yapmadığını, cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davalının 11.662,00 TL borcu bulunduğunu, borcun tahsili amacıyla ... .... .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının hizmet almadığına yönelik bir itirazının bulunmadığını, ticari defter kayıtları, faturalar ve cari hesaplar incelendiğinde borcun sabit olduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirketten iddia edilen hizmetin alınmadığını ve taraflar arasında bir sözleşme yapılmadığını, davaya konu sözleşmedeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ve sözleşmedeki adresin de müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle taraflar arasında bir borç-alacak ilişkisi bulunmadığını, davacının hangi personele ne tür bir hizmet verdiğini belgelendirmesi gerektiğini, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 2. Genel İcra Dairesinin 2024/75263 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, 18/07/2025 tarihli bilirkişi raporu, 30/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin müvekkili şirket tarafından davalıya verilen iş sağlığı ve güvenliği hizmeti karşılığı düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle 11.662,00 TL alacağın tahsili için icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin taraflar arasında sözleşme ilişkisi ve hizmet alımı bulunmadığını, bu nedenle borçlu olmadıklarını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 11.662,00 TL asıl alacak ve 1.355,83 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/75263 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 25/11/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, borca ve ferilerine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 03/01/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de, faturanın alıcı tarafından ticari defterlere kaydedilmiş olması, faturaya konu malın teslim alındığına veya hizmetin verildiğine ve fatura içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/05/2019 tarih ve 2017/19-823 Esas, 2019/553 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir.
Mali Müşavir bilirkişi Hidayet Korkmaz tarafından düzenlenen 18/07/2025 tarihli raporda, davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğu, davalı şirketin ise süresinde ticari defterlerini sunmadığı, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davalı şirketten takip konusu cari hesap bakiyesinden kaynaklı olarak 11.662,00 TL alacaklı olduğunun kayıtlı bulunduğu belirtilmiştir.
Aynı bilirkişi tarafından davalı tarafın ticari defterlerini sunması üzerine düzenlenen 30/10/2025 tarihli ek raporda, davalı şirketin de 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğu, davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten 11.662,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... 2. Genel İcra Dairesinin 2024/75263 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 18/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 30/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalı taraf cevap dilekçesinde taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, hizmet alınmadığını ve borçlu olmadıklarını savunmuş ise de, dosya kapsamında alınan ve her iki tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeyi içeren bilirkişi ek raporunda, davacının alacak iddiasının dayanağı olan faturaların ve bu faturalardan kaynaklanan 11.662,00 TL tutarındaki bakiye borcun davalının kendi ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunun tespit edildiği, bir faturanın ticari defterlere kaydedilmesinin, faturaya konu hizmetin alındığına ve fatura içeriğindeki bedelin borç olarak kabul edildiğine dair güçlü bir karine teşkil ettiği, davalının bu karinenin aksini başkaca bir delille ispat edemediği, bu durumda davacının alacağının varlığının sabit olduğu ve davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle davacı yararına İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KABULÜ İLE,
-... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/75263 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE,
-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 2.332,40 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 11.662,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 796,63 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 181,23 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 540,00 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.540,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 11.662,00 TL üzerinden takdir edilen 11.662,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.11/12/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır