T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T. C.
A N K A R A
ASLİYE 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2025/559
KARAR NO : 2025/473
HAKİM : Dr. ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/02/2025
KARAR TARİHİ : 07/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatife 01.01.2016 tarihinde ortakların her bir hisse için 400.000 TL (arsa alımında kullanılmak üzere) sermaye bedeli, 10.000 TL genel gider payı toplam 410.000 TL ödemesine kooperatif yetkili kurullarında karar verildiğini, ana sözleşmenin 7. maddesi gereğince 110.000 TL’sini ödeyenlerin ortaklığa kabul edildiğini, davalı kooperatif ortağı 5 hisse için 110.000 × 5 = 550.000 TL ödeyerek kooperatif ortağı olduğunu ancak her bir hisse için ödenmesi gereken 300.000 × 5 = 1.500.000 TL sermaye bedelini ödemediğini, kooperatife olan borcunu ödemeyen ortaklar için kooperatif arsası ipotek edilerek bankadan kredi kullanılmış kredi maliyetleri borcunu ödemeyerek kredi çekilmesini neden olan ortaklara borçlarının nispetinde yansıtıldığını ancak davalının ne kullanılan kredinin taksitlerini ne de kredi maliyetlerini ödemediğini, Kooperatifin aylık aidat toplamadığını ihtiyaç oldukça genel kurul kararları gereğince ortaklardan ek ödemeler aldığını, Kooperatif arsasında inşaat yapılması için bir yüklenici ile anlaşıldığını ancak müteahhit firmanın her bir hisse için 250.000 TL ek ödeme talep ettiğini, bu miktarın ödenmesi, ödemeyenlerden ayrıca aylık %2.5 oranında faiz tahsil edilmesine 27.11.2021 tarihli genel kurulda karar verildiğini, 25.06.2022 tarihli genel kurulda ise ödemelerini yapmayan ve ihraç prosedürü devam eden davalı ... ... .... ve kardeşi ...’ın hisse başına yüklenici firmaya ödemeleri gereken 250.000 TL bakiyelerinin diğer ortaklardan tahsiline karar verildiğini, Genel kurul kararı gereğince davalının yapması gereken ek ödeme diğer ortaklardan ayrıca tahsil edildiğini, Kooperatif ortaklarının kura çektiğini, bazı ortakların şerefiye bedeli ödemesi bazı ortakların da şerefiye almasına karar verildiğini, Ancak birden fazla hissesi olan ortakların alacaklarını borçlarından mahsup etmelerinin kabul edilmediğini, 30.11.2024 tarihine kadar şerefiye borçlarının ödenmesini ödemeyenlerin aylık %5 gecikme tazminatı ödemesine karar verildiğini, Davalı ortağın 2 hisse için ortak olan 2016 yılında arsa alımında kullanılmak üzere ödenmesi gereken sermaye payını, genel kurul kararları gereğince ödenmesi gereken ek ödemeleri, şerefiye bedelini ödemediğini zaman zaman yaptığı cüzi ödemelerin borcu kapatmaya yetmediğini, davalı borçlunun icra dosya borcuna itirazından sonra itirazın iptali davası açılmadan dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak dosya anlaşmazlık ile kapatıldığını, açıklanan nedenlerle davalı borçlunun haksız olarak icra takibine yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına, kötü niyetli davalının alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, mahkeme masrafları ile mahkeme vekâlet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkemeye verdiği cevap dilekçesinde özetle; Üyelerin her bir üyelik için 400.000,00 TL sermaye bedeli ve 10.000,00 TL de genel gider payı olarak 410.000,00 TL ödemesi gerektiği, 110.000,00 TL ödeme yapan kişilerin üyeliği kabul edileceği, müvekkilin ise 5 pay yönünden 1.500.000,00 TL sermaye bedeli borcunu ödemediğinin iddia edildiğini, genel kurullarda belirlendiği iddia edilen faiz oranlarının üzerinden icra takibi başlatıldığını, her ne kadar davacı tarafça söz konusu icra takibi başlatıldı ise de bu icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin muhtelif ödemelerinin icra takibi hesabına dahil edilmediğini, hukuka ve kanuna aykırı bir şekilde faizden düşüldüğünü, davacı kooperatifin bu eylemini ile müvekkilinin borçlarını ödeyememesi ve akabinde de üyelikten ihracını sağlamak amacı ile yapmakta, kötü niyetli olarak davrandığını, dava konusu icra takibinde hazırlanan ödeme emrine bakıldığında, birden fazla alacak kalemi olduğu görünmekte ise de hangi alacak kalemi için ne kadar borç olduğunun görünmediğini, takip talebinde yer alan borçlu adına kullanılan krediden dolayı da borcu bulunmadığını, tüm alacak kalemleri yönünden talep edilen faiz oranlarının da fahiş olduğunu, şerefiye bedellerine ilişkin talepleri de kabul etmediklerini. davacı kooperatifin genel kurulu tarafından belirlenen ek alacak taleplerini de kabul etmediklerini, icra dosyasında yer alan alacak kalemleri, işlemiş faiz miktarları, faiz oranları ile diğer hususların tamamının yanlış hesaplanması ve takip öncesi ödemelerin kanuna aykırı bir şekilde yanlış alacak kalemlerinden mahsup edilmesi gibi sebeplerden dolayı alacağın likit olmadığını, iş bu davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı ... .... .... Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesi sonrası mahkememize tevzi edilerek yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Dava, itirazın iptali istemlidir. (İİK md. 67)
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/544 Esas sayılı dava dosyası UYAP marifetiyle incelendiğinde; Tarih itibarıyla önce açılan davada davacının aynı olduğu ve davanın aynı hukuki sebebine istinaden kooperatif alacağından kaynaklı olarak davalı hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali amacıyla açıldığı, bu suretle davanın açılmasına esas hukuki sebebin her iki davada benzer olduğu, dolayısıyla delillerin birlikte değerlendirilmesi, toplanması ve tartışılmasının usul ekonomisine de uygun olacağı anlaşılmıştır.
HMK'nın 166. maddesi davaların birleştirilmesini düzenlemiştir.
Buna göre; "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci mahkemenin açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar... (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır."
Dava dosyalarından tarafların ve tartışılacak delillerin benzer olduğu Mahkememizin 2025/559 esas sayılı dosyası ile Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/544 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan mahkememiz dosyasının Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/544 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, bu nedenle mahkememizin 2025/559 sayılı esası kapatılarak yargılamaya Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/544 esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin 2025/559 esas sayılı dosyasının yine mahkememizin 2025/544 Esas sayılı dosyası ile arasında HMK'nın 166/1 maddesinde belirtilen şekilde hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamanın Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/544 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,
3-Birleştirme kararının ilgili mahkemeye derhal bildirilmesine,
4-Yargılama giderlerinin ve sair taleplerin birleşen dosyada verilecek hüküm ile birlikte karara bağlanmasına,
Dair, esas hükümle birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere, dosya üzerinden tensip aşamasında yapılan inceleme sonucu karar verildi.07/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır