T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/605 Esas - 2025/929
5T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/605 Esas
KARAR NO : 2025/929
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/07/2025
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında taşıma hizmeti verdiğini, bu hizmete istinaden düzenlenen 31/03/2025 tarihli, BUD2025000000035 numaralı ve 12.480,00 TL tutarındaki faturadan bakiye 2.640,00 TL'lik kısmın ödenmediğini, bu alacağın tahsili amacıyla ...5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/30792 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, alacağın faturalar ve ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, davalının borcu bilmesine ve ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen ödeme yapmayarak takibe itiraz etmesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ...5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/30792 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın şimdilik 2.640,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nün gece servisi taşıma işi için sözlü olarak sefer başına 500,00 TL+KDV üzerinden anlaşıldığını, davacının Mart 2025'te toplam 16 sefer yaptığını ve bu hizmet karşılığı KDV dahil 8.800,00 TL alacağı doğduğunu, bu bedelin 05/05/2025 tarihinde... .... .... hesaptan davacıya ödendiğini, davacının anlaşılan bedelin üzerinde fatura düzenlediğini, bu nedenle fazla kesilen 2.640,00 TL'lik kısım için 29/04/2025 tarihinde iade faturası düzenlendiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını ve davanın niteliği gereği tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini, davacının alacağının tamamını aldığını ve müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, tarafların ticari defterleri, bilirkişi raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
08/10/2025 tarihli, mali müşavir bilirkişi raporunda, davacının takibe dayanak yaptığı 31/03/2025 tarihli, 11.440,00 TL tutarındaki faturanın ve davalının bu faturaya karşılık yaptığı 05/05/2025 tarihli 8.800,00 TL'lik ödemenin tarafların usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde karşılıklı olarak kayıtlı olduğu, davalı tarafından düzenlenen 29/04/2025 tarihli, 2.640,00 TL tutarındaki iade faturasının ise davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu iade faturasının elektronik ortamda 'Temel Fatura' senaryosu ile düzenlendiği ve bu senaryoda faturalara sistem üzerinden 'RED' yanıtı verilemediği, harici yollarla itiraz edilebileceği, dosya kapsamında davacı tarafından bu iade faturasına itiraz edildiğine dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, mahkemece iade faturasının kabulü halinde taraflar arasında bir borç-alacak ilişkisi kalmayacağı, iade faturasının kabul edilmemesi halinde ise davacının 2.640,00 TL alacaklı olacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması ise birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse ise, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının taşıma hizmeti karşılığında 31/03/2025 tarihli faturayı düzenlediği, davalının ise bu faturanın bedelinin anlaştıkları tutardan 2.640,00 TL fazla olduğu iddiasıyla 29/04/2025 tarihinde iade faturası düzenleyerek ve bakiye 8.800,00 TL'yi ödeyerek faturanın içeriğine itiraz ettiği, 08/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ile de bu durumun tarafların ticari defter kayıtları üzerinden teyit edildiği, davalının düzenlediği iade faturasının davacıya iletilmiş olduğu, tarafların ticari kayıtlarının birbirini doğrulamadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekmekle taraflar arasında akdedilen sözlü taşımacılık sözleşmesinin koşullarının ispatının davacı tarafta olacağı ancak davacı tarafça bu iade faturasına TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca sekiz günlük yasal sürede veya makul bir sürede itiraz edildiğine dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu durumda davacının, davalının iade faturası ile ortaya koyduğu iradeyi zımnen kabul etmiş sayılacağı, davalının anlaştıklarını iddia ettiği 8.800,00 TL'lik bedeli ödemiş olmasıyla taraflar arasında dava konusu faturadan kaynaklı bir borç ilişkisinin kalmadığı, bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazın yerinde olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 2.640,00 TL üzerinden takdir edilen 2.640,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
"TASHİH ŞERHİ"
6100 sayılı HMK'nun 304 maddesine göre, ''Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.'' Madde metni ve dosya kapsamı incelendiğinde; mahkememizce verilen 21/10/2025 tarih ve 2025/703 karar sayısı verilen kararının kanun yolu kısmında "Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı." olarak yazılan "Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." olarak HMK'nın 304. maddesi uyarınca TASHİHİNE, karar verildi.
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır