T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/648 Esas - 2025/947
T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2025/648
KARAR NO : 2025/947
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/01/2025
KARAR TARİHİ : 05/12/2025
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.06.2023 tarihinde sürücü ... .... .... .... .... .... ın %100 asli kusurlu olduğu, bu kazanın meydana gelmesinde 07 ABS 327 Plaka sayılı araçta yolcu konumunda olan ...'in kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı, kaza akabinde müvekkilin Tarsus Devlet Hastanesi ve Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Antalya Kepez Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındığı, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden karşılanması amacıyla 09.12.2024 tarihinde doğrudan doğruya davalı şirkete yazılı başvuruda bulunulduğu, ödeme yapılabilmesi için tüm evrak tarihinde davalı şirkete teslim edildiği, davalı sigorta şirketine yapılan yazılı başvuruya talebimizi karşılayacak cevap verilmediği, dava öncesi Adana Arabuluculuk Bürosu nezdinde 2024/127704 Arabuluculuk Numaralı dosyasında yapılan müzakereler sonucu herhangi bir anlaşmaya varılamadığı belirtilerek davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan ve belirsiz alacak niteliğinde açılan işbu davada 100,00-TL daimi maluliyet (sakatlık),1,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1,00-TL bakıcı gideri ve 1,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri olmak üzere toplam 103,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk ve KTK'nun 97. maddesi gereğince sigorta şirketine dava açmadan önce usulüne uygun ve eksiksiz belgelerle yazılı başvuru dava şartlarının yerine getirilmediğini, bu eksikliklerin sonradan giderilemeyeceğini belirterek davanın öncelikle HMK'nun 114/2 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak ise 20/06/2023 tarihli kazaya karışan 07 ABS 327 plakalı araca ait 0001-0210-56977959 numaralı poliçe uyarınca sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılması ve SGK tarafından yapılan ödemelerin tenzil edilmesi gerektiğini, ceza yargılamasında uzlaşma sağlanmışsa davanın feragat nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, maluliyet tespitinin kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre yapılması gerektiğini, 01/06/2015 tarihli Genel Şartlar uyarınca geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri taleplerinin sağlık gideri teminatı kapsamında olup SGK'nın sorumluluğunda bulunduğunu, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi ile hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı, Şırnak Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi,Tarsus Devlet Hastanesi, Kepez Devlet Hastanesi,Allianz Sigorta A.Ş.'ye müzekkereler yazıldığı görülmüştür.
Davacının adli yardım talebinin mahkememizin 29/01/2025 tarihli ara kararı ile reddedildiği görülmüştür.
Davanın mahkememizin 2025/80 esas sayılı dosyası üzerinden açıldığı, mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 30/01/2025 tarihinde davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği, dosyanın gönderildiği ...1. Tüketici Mahkemesinin 2025/102 esas ve 2025/99 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 21/03/2025 tarihinde davanın karşı görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği, merci tayini için dosyanın gönderildiği ...BAM 13. HD.'nin 2025/1452 esas, 2025/1356 karar sayılı ve 30/06/2025 tarihli ilamı ile mahkememizin davaya bakmakla görevli yargı merci olduğuna karar verildiği, sonrasında davanın mahkememize gönderilmesi ile yukarıda belirtilen esas sırasına kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat isteminden ibarettir.
Davacı vekili 03/12/2025 tarihli beyan dilekçesinde davandan feragat ettiklerini bildirmiş, davalı vekili 30/11/2025 tarihli dilekçesinde yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirimiştir.
6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş,
Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
(III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
(IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.
310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, davacı vekili 28/01/2025 tarihli dava dilekçesi ile bu davayı açmış olsa da, feragat yetkisi bulunan vekaletname gereği davacı vekilinin 03/12/2025 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği, tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmedikleri, HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu, feragatın sonuç doğurması için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı bu sebeple feragat dilekçesinin karşı tarafa tebliği zorunluluğu bulunmadığı, celse beklenilmeksizin karar verilmesinin usul ekonomisine de uygun olduğu anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Davanın başında alınması gerekli harç alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Talep olmadığından tarafların leh ya da aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davadan feragat nedeniyle davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda davanın miktarı itibarıyla istinaf kanun yolu kapalı ve kesin olmak üzere karar verildi.09/12/2025