T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/654 Esas - 2025/959
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/654 Esas
KARAR NO : 2025/959
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/08/2025
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/01/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalı şirkete mal ve hizmet sağladığını, bu ilişkiye istinaden 30/12/2024 tarihli ve 262.552,51 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, ancak davalı tarafça faturaya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla ... 4. Genel İcra Dairesinin 2025/31551 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun takibe haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının borcunun fatura ile sabit ve likit olduğunu, itirazın takibi uzatma maksatlı ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle alacak ve dava için zamanaşımı def'inde bulunduklarını ve davanın süresinde açılmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin tekil faturalara değil, cari hesaba dayalı olduğunu, bu nedenle dönem sonunda tüm alacak ve borçların mahsubu ile kalan bakiye üzerinden işlem yapılması gerektiğini, tek bir faturanın cımbızlanarak takibe konulmasının ticari ilişkinin olağan akışına aykırı olduğunu, salt faturanın varlığının alacağı ispatlamayacağını, davacının malı teslim veya hizmeti ifa ettiğini kanıtlaması gerektiğini, müvekkili tarafından davacıya yapılmış ödemelerin de bulunduğunu, bu hususların ticari defterlerin incelenmesiyle ortaya çıkacağını, talep edilen faizin türüne, oranına ve başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, alacağın likit ve muayyen olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 4. Genel İcra Dairesinin 2025/31551 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, vergi dairesinden celbedilen Ba-Bs formları, 21/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin, davalıya sağlanan mal ve hizmet karşılığı düzenlenen 30/12/2024 tarihli fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise zamanaşımı def'inde bulunarak, taraflar arasındaki ilişkinin cari hesap olduğunu, faturanın tek başına borcu ispatlamayacağını ve alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
İİK'nın ilamsız icra takibini düzenleyen 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 262.552,51 TL asıl alacak ve 32.558,31 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile ... 4. Genel İcra Dairesinin 2025/31551 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine 22/05/2025 tarihinde başladığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde 21/05/2025 havale tarihli dilekçe ile borcun tamamına, faize ve fer'ilerine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 05/08/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
TTK'nın 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" hükmünü amirdir. Fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de, faturanın alıcının ticari defterlerine kaydedilmiş olması, malın teslim alındığına ve fatura içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerekir. Bu durumda malı teslim almadığını veya bedelini ödediğini ispat yükü, faturayı defterine kaydeden davalıya geçer (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/10/2023 tarih ve 2022/3245 E., 2023/5599 K. sayılı kararı).
Mali Müşavir bilirkişi Sultan Erdoğan tarafından düzenlenen 21/10/2025 tarihli raporda, tarafların e-defter mükellefi olduğu ve defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiği, her iki tarafın ticari defter kayıtlarının incelenmesinde; davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen 30/12/2024 tarihli, 262.552,51 TL bedelli faturanın hem davacının alacak, hem de davalının borç olarak ticari defterlerine kaydedildiğinin görüldüğü, tarafların defter kayıtlarının bu yönden birbirini teyit ettiği, yine taraflar arasında daha önce düzenlenen 11/01/2024 tarihli faturanın bedelinin 21/02/2024 tarihinde davalı tarafından ödendiğinin kayıtlardan anlaşıldığı, ancak takibe konu faturaya ilişkin herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığı, vergi dairesinden gelen Ba-Bs formlarının da fatura bilgilerini doğruladığı, bu tespitler doğrultusunda birbirini teyit eden defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 262.552,51 TL alacağı bulunduğunun belirtildiği, faiz ve tazminat taleplerinin ise mahkemenin takdirinde olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... 4. Genel İcra Dairesinin 2025/31551 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri, Ba-Bs formları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 21/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı tarafından düzenlenen 30/12/2024 tarihli ve 262.552,51 TL bedelli faturanın davalı tarafın ticari defterlerine de borç olarak kaydedildiği, tarafların usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin bu hususta birbirini teyit ettiği, davalının TTK'nın 21/2. maddesinde öngörülen sekiz günlük yasal süre içerisinde faturanın içeriğine itiraz ettiğine dair dosyaya bir delil sunmadığı, faturayı ticari defterlerine kaydetmekle fatura içeriğini ve dayanağı olan mal veya hizmeti teslim aldığını zımnen kabul etmiş sayılacağı, bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiği ve faturaya konu mal veya hizmeti teslim almadığını veya bedelini ödediğini ispatla yükümlü olan davalının bu hususu yasal delillerle ispatlayamadığı, davalının cari hesap ilişkisi savunmasının da dosya kapsamındaki delillerle desteklenmediği, davalının zamanaşımı def'inin de davanın İİK'nın 67. maddesindeki bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması ve alacağın zamanaşımına uğramaması nedeniyle yerinde olmadığı, bu itibarla davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, alacağın fatura ve taraf defter kayıtları ile sabit, bu nedenle likit ve muayyen olduğu anlaşıldığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin de koşullarının oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KABULÜ İLE,
... 4. Genel İcra Müdürlüğnün 2025/31551 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE,
Asıl alacağın %20'si oranın hesaplanan 52.511,50 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 262.552,51 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 17.934,96 TL karar ve ilam harcından 3.564,21 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 14.370,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 3.564,21 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.267,11 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 115,00 TL tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.115,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 262.552,51 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır