T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/715 Esas - 2026/394
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/715 Esas
KARAR NO : 2026/394
TÜRKMİLLETİADINA
KARAR
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... ...
2- ... ...
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/09/2025
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı ...Petrol Ürünleri Gıda İnşaat Tarımsal Ürünler San. Tic. Ltd. Şti. arasında 21.07.2021 tarihinde beş yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...'in ise bu sözleşmeye müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu, müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesine rağmen davalı şirketin taahhüt ettiği miktarın altında alım yaptığını ve nihayetinde vergi mükellefiyetinin terkin edilmesi gibi kendi kusurlu davranışları sebebiyle bayilik lisansının 13.12.2023 tarihinde... tarafından sonlandırılmasına neden olarak sözleşmenin süresinden önce ve haksız bir şekilde sona ermesine sebebiyet verdiğini, bu durumun sözleşmenin "Feshin Sonuçları" başlıklı 12. maddesinde düzenlenen cezai şart hükmünü işler hale getirdiğini, bu madde uyarınca fesih tarihindeki 100 ton motorinin Kırıkkale depo satış fiyatı kadar ceza talep etme haklarının doğduğunu, bu meblağın yaklaşık 4.775.295,00 TL olduğunu, davalılara gönderilen ..... .... .... yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen ödeme yapılmadığını ve arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL cezai şartın haksız sona erme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 06.04.2026 tarihli ıslah dilekçesiyle 5.000,00 TL olan talebini 995.000,00 TL artırarak toplam 1.000.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı ... cevap dilekçesinde, sözleşmenin devam edememesinin nedeninin pandemi sürecinde yaşanan kısıtlamalar ve satışların durması olduğunu, bu durumun sözleşmenin 13. maddesi uyarınca mücbir sebep teşkil ettiğini ve cezai şart sorumluluklarının bulunmadığını, sözleşmedeki cezai şart hükmünün sadece davacı lehine düzenlenmiş olması nedeniyle tek taraflı ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalı şirketin 03.04.2023 tarihinde dava dışı bir kişiye devredildiğini ve lisans sonlandırmanın bu devirden sonra gerçekleştiğini, devirden itibaren iki yıl geçtiği için borçlardan sorumluluğun sona erdiğini ileri sürerek zamanaşımı def'inde bulunduğunu, ayrıca işletme ruhsatının 05.11.2024 tarihinde İHK Petrol Ltd. Şti.'ne devredildiğini ve bu şirketin davacı ile çalışmaya devam ettiğini, davacının ifayı ihtirazi kayıtsız kabul ederek cezai şarttan zımnen feragat ettiğini, kefaletinin ise evli olması nedeniyle eş rızası alınmadığı için TBK m. 584 uyarınca geçersiz olduğunu, kendisine ihtarname tebliğ edilmediğini, talep edilen cezai şartın fahiş olduğunu ve ekonomik durumuna göre indirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLER : 21.07.2021 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi, kefaletname, ...'nın 13.12.2023 tarihli lisans sonlandırma kararı ve ilgili yazıları, TÜPRAŞ'ın 15.01.2026 tarihli fiyat bildirim yazısı, 24.11.2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu, 08.02.2026 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu, tarafların ticari defter ve kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinin davalıların kusuruyla süresinden önce sona ermesi nedenine dayalı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Hukukumuzda sözleşme serbestisi ilkesi geçerli olup, taraflar kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olmamak ve konusu imkânsız olmamak üzere diledikleri şekilde sözleşme yapabilirler. Sözleşmelerin temel ilkelerinden biri de ahde vefa (sözleşmeye bağlılık) ilkesidir. Bu ilke uyarınca taraflar, yaptıkları sözleşmenin hükümleri ile bağlı olup, edimlerini bu sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmekle yükümlüdürler.
TBK'nın 179. maddesinde düzenlenen cezai şart, borçlunun asıl borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya zorlamak ve borca aykırılığın sonuçlarını basitleştirerek alacaklının zararını kolayca gidermesini sağlamaktır.
TTK'nın 22. maddesi uyarınca, tacir sıfatını haiz borçlu, aşırı olduğu iddiasıyla cezanın indirilmesini mahkemeden isteyemez. Ancak bu kural mutlak olmayıp, kararlaştırılan cezanın borçlunun iktisaden mahvına neden olacak derecede ağır ve yüksek olması halinde, ahde vefa ilkesi ile bağdaşmayacağından, dürüstlük kuralı çerçevesinde hâkim tarafından indirim yapılabileceği Yargıtay içtihatları ile kabul edilmektedir.
TTK'nın 7. maddesi uyarınca, ticari işlerden dolayı bir borca kefil olan kimse, alacaklı ile birlikte müteselsil borçlu sayılır. Ticari borçlara verilen kefaletlerde, TBK'da adi kefalet için öngörülen şekil şartlarının (özellikle eş rızası gibi) aranmayacağı, ticari hayatın gerektirdiği sürat ve güven ilkesi uyarınca kefaletin geçerli olduğu doktrin ve uygulamada kabul görmektedir.
Mücbir sebep, borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlaline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır. Bir olayın mücbir sebep sayılabilmesi için, sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülemez olması gerekir. Sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan ve edimin ifasını aşırı derecede güçleştiren öngörülemeyen hallerde ise TBK'nın 138. maddesinde düzenlenen aşırı ifa güçlüğü hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilir.
Mali Müşavir ... .... .... ... .... .... .... 'tan gelen müzekkere cevabına göre 13.12.2023 tarihinde motorinin KDV hariç litre fiyatının 26,70013 TL olduğu, bu fiyata göre kalan sözleşme süresi (931 gün) için cezai şartın 1.380.990,06 TL olabileceği ya da davacının itirazı doğrultusunda sözleşme hükmüne göre 100 ton motorin bedeli olarak hesaplandığında cezai şartın KDV hariç 2.670.013,00 TL olabileceğinin bildirildiği görülmüştür.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 21.07.2021 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi, kefaletname, ...'nın 13.12.2023 tarihli lisans sonlandırma kararı, TÜPRAŞ'ın 15.01.2026 tarihli fiyat bildirim yazısı, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 24.11.2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile 08.02.2026 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında 21.07.2021 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ...'in bu sözleşmeye kefil olduğu, davalı şirketin bayilik lisansının "vergi mükellefiyetinin terkin edilmesi" nedeniyle 13.12.2023 tarihinde... tarafından sonlandırıldığı ve bu sebeple taraflar arasındaki sözleşmenin süresinden önce sona erdiği sabit olduğu, davalı tarafın sözleşmenin feshinin COVID-19 pandemisinden kaynaklanan mücbir sebebe dayandığı savunmasının, sözleşmenin pandemi sürecinin etkilerinin büyük ölçüde bilindiği ve öngörülebilir hale geldiği 01.07.2021 tarihinde imzalanmış olması karşısında, pandeminin sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan öngörülemez bir durum olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle mücbir sebep savunmasının yerinde olmadığı, davalı şirketin ticari faaliyetini sürdürmesi için zorunlu olan vergi mükellefiyetini devam ettirmeyerek lisansının iptaline sebebiyet vermesinin sözleşmeye açık bir aykırılık teşkil ettiği ve feshin davalının kusurundan kaynaklandığı, bu durumda sözleşmenin "Feshin Sonuçları" başlıklı 12. maddesinde düzenlenen cezai şart koşulunun uygulanmasının gerektiği, davalı kefilin, kefaletinin eş rızası olmaması nedeniyle geçersiz olduğu yönündeki savunmasının, kefaletin ticari bir borca ilişkin olması nedeniyle TTK'nın 7. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bu tür ticari kefaletlerde TBK'da öngörülen eş rızası şartının aranmayacağı yönündeki yerleşik Yargıtay içtihatları karşısında yerinde görülmediği, davacının, istasyonu devralan başka bir şirketle ticari ilişkisini sürdürmesinin, sona eren eski sözleşmeden doğan cezai şart hakkından feragat ettiği anlamına gelmeyeceği, bu itibarla davacının cezai şart talep etme hakkının bulunduğu, hükme esas alınan 08.02.2026 tarihli ek bilirkişi raporunda, sözleşme hükmü uyarınca 100 ton motorin bedeli olarak hesaplanan cezai şart miktarının KDV hariç 2.670.013,00 TL olduğunun tespit edildiği, davacının 06.04.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.000.000,00 TL'ye yükselttiği, davacının taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah ettiği bu miktardan fazlasına hükmedilemeyeceği, talep edilen 1.000.000,00 TL'nin, hesaplanan cezai şart miktarı ve davalıların tacir olduğu gözetildiğinde fahiş olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 1.000.000,00 TL cezai şart tazminatının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 1.000.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 68.310,00 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harç, 16.922,12 TL ıslah harcı toplamı olan 17.537,52 TL harcın düşümü ile eksik kalan 50.772,48 TL harcın, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 16.922,12 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 18.240,42 TL harcın, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 2.607,90 TL tebligat gideri, 27.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 29.607,90 TL yargılama giderinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalıların karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.000.000,00 TL üzerinden takdir edilen 156.000,00 TL vekalet ücretinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.06/05/2026
Katip ... Hakim ...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy