T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/734 Esas - 2025/649
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/734 Esas
KARAR NO : 2025/649
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/05/2025
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait ... .... .... Turizm ... Ltd Şti.'ye ait 42 BAB 197 plakalı aracın arkadan çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında davalı şirkete ait aracın olay yerini terk ettiğinin ve KTK 56/1-C maddesi uyarınca güvenli mesafeyi korumadığının belirtildiğini, kazada davalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının pert olması sebebiyle kullanamadığını, ticari kazanç kaybına uğradığını, araç işletenin ve sürücünün kazadan müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli ve 100,00 TL ticari kazanç kaybı olmak üzere toplam 300,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP : Dosya üzerinden karar verildiğinden dava dilekçesi tebliğe çıkartılmamış, bunun sonucu olarak davaya karşı herhangi bir cevap verilmemiştir.
DELİLLER : ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/218 E. ve 2025/270 K. sayılı dosyası, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen TTK.nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde davacı aracının ticari taksi olması nedeni ile davanın ticari mahiyette olduğu, konusunun trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkin bulunduğu, dava dilekçesine arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın eklenmediği görülmüştür.
Dosyasının mahkememize ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/218 E. ve 2025/270 K. sayılı dosyasında yapılan yargılamada verilen görevsizlik karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderildiği görülmektedir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 09/02/2022 tarih ve 2021/1760 esas, 2022/102 karar sayılı kararında, "Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine giren bir davanın görevli olmayan bir başka mahkemede açılması durumunda da arabuluculuğa başvuru şartının aranması gerektiği, aksi halde taraflarca görevli olmayan bir başka mahkemede arabuluculuk dava şartını aşmak amacıyla dava açılmasına yol açılması durumunun söz konusu olacağı" belirtilmiş, temyiz edilen karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17/10/2023 tarih ve 2022/2421 esas, 2023/5898 karar sayılı ilamı ile (görevsiz mahkemeye açılan dava tarihi olan) "12/12/2019 dava tarihinden önce arabuluculuk sürecinin bitirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin" usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek istinaf mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19/12/2023 tarih ve 2023/4107 esas, 2023/4318 karar sayılı kararında da "6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine davaya görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından mahkemece görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından" istinaf kararının onanmasına karar verilmiştir.
Usul ekonomisi gereğince arabuluculuk dava şartının, davanın görevli mahkemenin esasına kaydından önce giderilebileceğine dair içtihatlar bulunmakta ise de, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan davanın yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğu, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasının hükmüne göre arabuluculuk son tutanağın dava dilekçesine eklemesinde zorunluluk bulunduğu, usul ekonomisi ilkesinin kanunun açık hükmünün önüne geçemeyeceği, aksinin kabulünün taraflarca arabuluculuk dava şartını aşmak amacıyla görevli olmayan mahkemede dava açılmasına yol açacağı gözetilerek bu dava şartı eksikliğinin sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir.
HMK'nun 115. maddesinin 2. fıkrasında "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.", 3. fıkrasında "Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." düzenlemeleri yer almakta ise de, davada arabuluculuk müessesesini özel olarak düzenleyen 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinin öncelikle uygulanması gerektiği, eldeki ticari davada ise arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği ve sonradan tamamlanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Arabulucuya başvurulmadan dava açılması nedeniyle davanın, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrası ile HMK'nun 114/2. ve 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Dava usulden reddedilmekle, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının karşıladığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalının karşıladığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Karar kesinleştiğinde alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/10/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır