T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/836 Esas - 2025/984
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/836 Esas
KARAR NO : 2025/984
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/01/2018
KARAR TARİHİ : 15/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/12/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili bankanın asıl işveren olduğu hizmet alım işinde davalıların alt işveren (yüklenici) olarak faaliyet gösterdiğini, davalıların çalıştırdığı işçilerden ...'in hizmet akdine 14/12/2015 tarihinde son verildiğini, dava dışı işçinin 19/12/2013-14/12/2015 tarihleri arasındaki 1 yıl 11 ay 25 günlük çalışması karşılığı hak kazandığı kıdem tazminatının, müteselsil sorumluluk gereği asıl işveren sıfatıyla müvekkili banka tarafından 22/01/2016 tarihinde ödendiğini, ödenen brüt kıdem tazminatı tutarının 4.271,47 TL olduğunu, taraflar arasında imzalanan "Genel Temizlik ve Yardımcı Hizmet Alımı" sözleşmesi ve teknik şartname hükümleri uyarınca tüm işçi ödemelerinden davalı şirketlerin sorumlu olduğunu belirterek, ödenen 4.271,47 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
CEVAP : Davalı Kuzey Rüzgarı Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davanın ticari nitelikte olması nedeniyle görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, işçi tarafından açılan davanın kendilerine ihbar edilmediğini ve bunun rücu davasının ön koşulu olduğunu, davacının asıl işveren sıfatıyla işçinin tüm hak ve alacaklarından sorumlu olduğunu, 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olduğunu ve bu sürenin dolduğunu, 6552 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca davacı idarenin işçinin tüm çalışma dönemine ait hak ve alacaklardan tek başına sorumlu olduğunu, sorumlulukları olsa dahi bunun işçiyi çalıştırdıkları dönem ve o dönemdeki ücreti ile sınırlı olması gerektiğini, işverenler arasındaki iç ilişkide müteselsil değil kısmi borçluluk esasının geçerli olduğunu ve en fazla ödenen miktarın yarısından sorumlu olabileceklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, hizmet alımı sözleşmesi, bilirkişi raporu, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/288 esas, 2023/352 karar sayılı dosyası, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, asıl işveren tarafından alt işveren işçisine ödenen kıdem tazminatının, hizmet alım sözleşmesi uyarınca alt işveren olan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.'nin asıl işveren, davalıların ise hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren olduğu, davalıların çalışanı olan ...'in iş akdinin feshi üzerine hak kazandığı kıdem tazminatının davacı tarafından 22/01/2016 tarihinde ödendiği, davacı vekilinin, taraflar arasındaki sözleşme gereği bu ödemeden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek ödenen 4.271,47 TL'nin rücuen tahsili istemiyle bu davayı açtığı, davalı Kuzey Rüzgarı Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. vekilinin ise zamanaşımı, 6552 sayılı Kanun hükümleri ve işverenler arası iç ilişkide kısmi sorumluluk esası gibi nedenlerle davanın reddini savunduğu görülmüştür.
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/11/2023 tarih ve 2023/288 esas, 2023/352 karar sayılı kararı ile verilen görevsizlik kararı sonrası dosya mahkememize tevzi edilerek yukarıdaki esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşıldı.
Nitelikli hesap uzmanı bilirkişi Emre Aslım tarafından düzenlenen 24/11/2025 tarihli raporda, davacının dava dışı işçi ...'e 1 yıl 11 ay 25 günlük çalışması karşılığı olarak hesaplanan 4.271,47 TL brüt kıdem tazminatını 22/01/2016 tarihinde ödediğinin tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ve teknik şartnamenin ilgili maddelerinde, istihdam edilen personelin özlük, yıllık ücretli izin ve kıdeme ilişkin hakları ile buna benzer tüm sosyal haklarının tamamının yüklenici tarafından yerine getirileceğinin düzenlendiği, 6552 sayılı Kanun'un kıdem tazminatının kamu kurumu tarafından ödenmesini hükme bağlamakla birlikte, bu durumun asıl işverenin sözleşmeye dayalı rücu hakkını ortadan kaldırmadığı, Yargıtay'ın güncel kararlarında da, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde, asıl işverenin işçiyi çalıştıran yükleniciden ödediği bedelin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabul edildiği, somut olaydaki sözleşmede davacı işverenin sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığı, aksine tüm sorumluluğun yüklenici olan davalılara yüklendiği belirtilerek, davacı kurum tarafından ödenen 4.271,47 TL'nin tamamından davalı yüklenicilerin sorumlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalıların kurduğu iş ortaklığı ile davacı arasındaki sözleşme ve ekindeki şartnameler kapsamında, sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin işçilik alacaklarından davacının sorumlu olacağına ilişkin düzenleme bulunmadığı, yerleşik içtihatlar uyarınca aksine düzenleme olmaması halinde işçilik alacaklarından davalı iş ortaklığnın sorumlu olacağı, dava dışı işçinin davalıların ödemekle yükümlü olduğu işçilik tazminatının davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığı, bu nedenle hesaplanan 4.271,47 TL asıl alacak ve ödeme tarihi olan 22/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin davalılar sorumluluğunda olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-4.271,47 TL'nin ödeme tarihi olan 22/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 4.271,47 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 291,78 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 615,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının karşıladığı 1.261,60 TL tebligat gideri, 5.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.661,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 4.271,47 TL üzerinden takdir edilen 4.271,47 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda verilen karar miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.15/12/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır