T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/986 Esas - 2026/396
T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/986 Esas
KARAR NO : 2026/396
TÜRKMİLLETİADINA
KARAR
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/11/2025
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 14/01/2025 tarihinde müvekkili ... .... .... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında hasar ve değer kaybı oluştuğunu, ayrıca aracın onarımda kaldığı süre boyunca kullanılamaması nedeniyle araç mahrumiyeti zararına uğradığını, davalı sigorta şirketine 02/10/2025 tarihinde ihtarname gönderilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL hasar bedeli ile 50,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) tahsilini, şimdilik 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile yalnızca davalı ...'den tahsilini talep etmiş, 25/03/2026 tarihli ıslah dilekçesiyle hasar bedeli talebini 54.670,99 TL'ye, değer kaybı talebini 21.250,00 TL'ye ve araç mahrumiyet bedeli talebini 7.497,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, öncelikle müvekkil şirketin merkezinin İstanbul'da olması nedeniyle mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, davacının KTK gereğince zorunlu olan sigortacıya başvuru şartını gerekli belgeleri sunmayarak usulüne uygun şekilde yerine getirmediğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca kazaya sigortalı aracın sebebiyet verdiğinin ve kusurlu olduğunun ispatlanamadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini; esasa ilişkin olarak ise sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, bu nedenle tazminat sorumluluğunun doğmadığını, aksi halde kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, davacının gerçek zararının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, araç mahrumiyet bedelinin dolaylı zarar niteliğinde olup ZMMS teminatı dışında kaldığını, talep edilen faizin avans faizi değil yasal faiz olması ve başlangıç tarihinin kaza tarihi değil, usulüne uygun başvuru sonrası temerrüt tarihi olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Celaletti Yaylagül'e usulüne uygun tebligat yapılmış ise de davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, kaza tespit tutanağı, taraf beyanları, 27/02/2025 tarihli onarım faturası, davalı sigorta şirketine ait 311000289672425 numaralı ZMMS poliçesi, sigorta hasar dosyası kayıtları, mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararlarının tazmini istemine ilişkindir.
14/01/2025 tarihinde davacıya ait araç ile davalı ...'e ait olup diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası meydana geldiği, davacı vekilinin kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin aracında oluşan hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararlarının tazmini istemi ile bu davayı açtığı, davalı sigorta şirketi vekilinin yetki itirazında bulunarak, sigortalı sürücünün kazada kusurunun olmadığını, müvekkilinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, araç mahrumiyet bedelinin teminat dışı olduğunu ve talep edilen faizin türü ile başlangıç tarihinin hatalı olduğunu savunarak, davalı ...'ün ise duruşmadaki beyanında gerçek zararın tespitini isteyerek davanın reddini savundukları görülmüştür.
6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde işleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesi hükmüne göre bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. Bu maddede düzenlenen sorumluluk hali tehlike sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi uyarınca, motorlu araç işletenlerinin üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amacıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) yaptırmaları zorunludur. Bu sigorta, sigortacının, sigorta ettirenin Karayolları Trafik Kanunu'na göre üçüncü kişilere karşı sorumlu olduğu zararları poliçede belirlenen limitler dahilinde karşılamasını sağlar. Sigortacının sorumluluğu, sigorta poliçesi limitleri ile sınırlı olup, sigorta ettirenin kusur oranına göre belirlenen tazminat miktarını ödemekle yükümlüdür.
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve ... .... .... Karar sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanun'un 90. maddesindeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu davacının zararının ve zararın kapsamının öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenmesi gerekir.
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır. Araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur.
Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, davalı trafik sigortacısı sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğundan ve bu zarar ZMMS Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan araç mahrumiyet zararı (kazanç kaybı) trafik sigortası teminatı dışında kalır. Bu nedenle araç mahrumiyet zararından sadece kazaya neden olan aracın sürücüsü ve işleteni sorumludur.
Dosyada mevcut davalı sigorta şirketince aldırılan 23/10/2025 tarihli eksper raporunda, sigortalı sürücünün kusurunu gösterir resmi bir belge olmadığından kusursuz kabul edildiği ve bu nedenle değer kaybı hesaplaması yapılmadığı belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan makine mühendisi bilirkişi raporunda ise, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü ...'ün %85, davacı araç sürücüsü Cabir Okur'un ise %15 oranında kusurlu olduğu, davacı aracındaki hasar bedelinin KDV dahil 64.318,82 TL olduğu, davacının %15 kusur indirimi yapıldıktan sonra talep edebileceği hasar bedelinin 54.670,99 TL olduğu, davacı aracında oluşan değer kaybının 21.250,00 TL olduğu, aracın onarımı için makul sürenin 15 gün olduğu ve bu süreye karşılık gelen araç mahrumiyet bedelinin 7.497,00 TL olduğu bildirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, kaza tespit tutanağı, taraf beyanları, 27/02/2025 tarihli onarım faturası, davalı sigorta şirketine ait ZMMS poliçesi, sigorta hasar dosyası kayıtları, mahkememizce dosyaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 14/01/2025 tarihinde davacıya ait 06 BUT 914 plakalı araç ile davalı ...'e ait olup diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasının meydana geldiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda davalı sürücünün %85, davacı sürücünün ise %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı vekilinin kusur oranına yönelik itirazlarının yerinde görülmediği, bu nedenle hesaplamaların bu kusur oranlarına göre yapılması gerektiği; davalı sigorta vekilinin yetki itirazının HMK'nın 16. ve KTK'nın 110. maddeleri uyarınca yerinde olmadığı, davacının dava açmadan önce 02/10/2025 tarihli ihtarname ile sigorta şirketine başvurduğu ve talebinin reddedilmesi üzerine dava açtığı anlaşıldığından KTK'nın 97. maddesindeki dava şartının yerine getirildiği; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı aracındaki hasar bedelinin 54.670,99 TL, değer kaybı zararının 21.250,00 TL ve araç mahrumiyet zararının 7.497,00 TL olarak hesaplandığı, bu miktarların dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu; araç mahrumiyet zararının dolaylı zarar niteliğinde olup ZMMS teminatı kapsamında kalmadığından bu zarardan yalnızca kusurlu sürücü ve işleten olan davalı ...'ün sorumlu olduğu, hasar ve değer kaybı zararlarından ise her iki davalının müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde) sorumlu olduğu; davacı vekilinin avans faizi talebinin aracın hususi olduğu ve davacının tacir olmadığı gözetilerek yerinde görülmediği, yasal faiz uygulanması gerektiği, faizin haksız fiil faili olan davalı ... yönünden kaza tarihi olan 14/01/2025 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise KTK'nın 99. maddesi uyarınca başvurunun tebliğ tarihi olan 11/10/2025'ten itibaren sekiz iş günlük sürenin sonu olan temerrüt tarihi 26/10/2025'ten itibaren başlatılması gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
- 54.670,99 TL hasar bedeli ve 21.250,00 TL değer kaybı tazminatının; davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden temerrüt tarihi olan 26/10/2025 tarihinden, davalı ... yönünden 14/01/2025 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
- 7.497,00 TL araç mahrumiyet tazminatının 14/01/2025 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 83.417,99 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 5.698,28 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harç, 1.422,25 TL ıslah harcı toplamı olan 2.037,65 TL harcın düşümü ile eksik kalan 3.660,63 TL harcın, kabul oranlarına göre 3.331,54 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi ve ...'den, 329,09 TL'sinin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 1.422,25 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.740,55 TL harcın, kabul oranlarına göre 2.494,17 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi ve ...'den, 246,38 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 1.042,50 TL tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.042,50 TL yargılama giderinin, kabul oranlarına göre 8.229,58 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi ve ...'den, 812,92 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalıların karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul oranlarına göre 4.277,47 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi ve ...'den, 422,53 TL'sinin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 83.417,99 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin, kabul oranlarına göre 40.954,50 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi ve ...'den, 4.045,50 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ...'ün yüzüne karşı, davalı Sigorta Şirketinin yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/04/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy