T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/378 Esas - 2026/424 T. C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2026/378 Esas
KARAR NO : 2026/424
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2026
KARAR TARİHİ : 05/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... .... .... .... .... .... .... Şti. arasında 26/06/2023 tarihli "Aracılık Yetki ve Danışmanlık Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme uyarınca davalıya banka kredisi temini ve yatırım teşvik belgesi alınması konularında danışmanlık hizmeti sunulmasının ve karşılığında kullanılacak kredi ile sağlanacak teşvikler üzerinden %5,5 oranında ücret ödenmesinin kararlaştırıldığını, yürütülen çalışmalar neticesinde davalı adına T. Vakıflar Bankası'ndan 6.000.000,00 TL kredi kullandırıldığını ve 131.927.611,00 TL tutarında yatırım teşvik belgesi temin edildiğini, ancak davalının sözleşmeden doğan ücret ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, söz konusu alacağın 17/10/2023 tarihli temlik sözleşmesi ile dava dışı şirketten davacı...'e devredildiğini ve davacının davayı temlik alan sıfatıyla açtığını, aynı alacak için daha önce temlik eden tarafından açılan ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/10 E. sayılı davasının ise aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddedildiğini ve bu kararın esasa ilişkin kesin hüküm teşkil etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kredi kullandırımına ilişkin danışmanlık ücreti için şimdilik 1.000,00 TL ve yatırım teşvik belgesine ilişkin danışmanlık ücreti için şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ aşamasında olduğu görüldü.
Mahkememizce ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesine, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına, Vakıflar Bankasına, ... Ticaret Odasına, Başkent Vergi Dairesine müzekkere yazıldığı görüldü.
Dava, sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili istemlidir Öncelikle mahkememizce 6102 s. TKK 4, 5 maddeleri uyarınca öncelikle uyuşmazlık konusunun ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve Asliye Ticaret Mahkemesinin bu davaya görevli olup olmadığının mahkemece tespit edilmesi gerekir.
6102 s. TTK m. 5/1'de yapılan düzenlemede, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir.
Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir.
6102 s. TTK 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülerek karara bağlanır. Aynı düzenleme uyarınca, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, mülga 6762 s. TTK'dan farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 s. HMK m. 1 uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6102 s. TTK m. 5/4'de düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Bu nedenle yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin esasının görülmesi gerekir. Buna karşılık, kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça bozmayı gerektiren bir usule aykırılık hali oluşturur.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla (6100 s. HMK m.1) düzenlenir. Görev ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir Kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir (Bkz. YHGK 14.04.2004 tarih 2004/19-218 Esas 2004/221 sayılı kararı).
Dosya içerisinde toplanan tüm deliller ve diğer belgelerin incelenmesinde; davanın dava dışı ... Danışmanlık Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasında aracılık yetki danışmanlık belgesi başlıklı sözleşme nedeniyle dava dışı şirketin davalıdan olan alacağının davacıya temlik sözleşmesi ile devredildiğinden bahisle alacak istemli olduğu, bahse konu taraflar (... Danışmanlık Tic. Ltd. Şti. ile davalı) arasında yapılan sözleşme bağımsız mahiyette olup kendi başına hüküm ifade edeceği, davalı ile dava dışı alacağı devreden arasında bir hukuki ilişki bulunsa da eldeki davada taraflar arasındaki hukuki ilişkinin TTK'nın 11. maddesinde tanımlanan ticari işletme ile ilgili olmadığı, vergi dairesi ve ticaret odasına yazılan yazı cevaplarına göre davacının aynı yasanın 12. maddesinde tanımlanan tacir sıfatına sahip olmadığı, diğer bir deyişle açılan davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan ve ticari işletme ile ilgili nispi ticari davalardan olmadığı (Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-2630 Esas 2019/328 Karar ve 21/03/2019 tarihli içtihatı), temlik alan davacının tacir olmaması sebebiyle davanın nispi ticari dava olmadığı ve temlik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili isteminin mutlak ticari dava teşkil etmediği (temlik alan tacir olmadığından Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu hakkında bkz. ... BAM 13. HD.'nin 2022/121 esas ve 2022/135 karar sayılı; aynı dairenin 2024/760 esas ve 2024/768 karar sayılı ilamları) bu nedenle davaya bakma görevinin mahkememizin görev alanına girmediği ve davaya genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde bakılacağı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta kesin süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/05/2026 Full & Egal Universal Law Academy