T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/766 Esas
KARAR NO : 2025/624
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09.10.2015
KARAR TARİHİ : 16.09.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında teleskopik direğe yönelik ilk ticari alışverişin 19.06.2012 tarih ve ... Seri ... Sıra Nolu sevk irsaliyesi ve 19.06.2012 tarih ve ... Seri ... Sıra Nolu fatura ile gerçekleştiğini, ilk ticari alış verişe konu malların ...'e teslim edildiğini, bedelinin ise tahsilat/tediye makbuzuna konu 30.975,00-TL bedelli 19.09.2012 keşide tarihli ... ....Ş.'ye ait bir adet çek ile ödendiğini, davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında teleskopik direğe yönelik ikinci ticari alışverişin ise 18.09.2012 tarih ve ... Seri ... Nolu sevk irsaliyesi ve 19.09.2012 tarih ve ... Seri ... Sıra nolu fatura ile gerçekleştiğini, ... ikinci ticari alışverişte davacı müvekkili şirket temsilcisi ... ... ile davalı şirket temsilcisi ... arasında 10.000 adet teleskopik direk siparişi konusunda anlaşıldığını, müvekkili şirkete 100.000,00-TL (+18.000,00-TL KDV = 118.000,00-TL) değerinde 2.500 adet teleskopik direk için 19.09.2012 tarihli ... Seri ... Sıra Nolu fatura düzenlendiğini, 2.500 adet direğin 18.09.2012 tarihinde şirket yetkilisi ...'... ... Seri ... Sıra Nolu sevk irsaliyesi ile teslim edildiğini, taraflar arasındaki anlaşma gereğince müvekkili şirketçe teslim alınan 3 adet çek ödenince malların peyder pey teslim edileceğini, ancak ...'ın aceleci bir tavırla kalan maların da hemen teslim edilmesini istediğini, müvekkili şirketçe de kalan siparişlerin iptal edildiğini, davalı şirketin müekkili şirkete vermiş olduğu üç adet çek karşılıksız kalınca da bu çeklerden iki tanesinin iptal edilerek ...'... elden iade edildiğini, daha sonra ise müvekkili şirket temsilcisi ... ...'ın daha önce tanışmadığı ... adlı şahsın telefonla ... ...'... ulaştığını, böyle bir malı teslim almadıklarını, iptal davası açacaklarını beyan ettiğini, daha sonra üç adet çekin iptaline karar verildiğini, böylece malları teslim ettikleri halde müvekkili şirketin 2012 yılından beri alacağına kavuşamadığını, söz konusu malların teslimine dair düzenlenen sevk irsaliyesinde ...'ın ıslak imzasının bulunduğunu, 18.09.2012 tarih ve ... Seri ... Sıra Nolu sevk irsaliyesinde 19.09.2012 tarih ve ... Seri ... Sıra Nolu fatura azilname imza beyannamesi asıllarının ... Esas sayılı dosyasının içnide olduğunu, söz konusu belge asıllarının istenilmesi için bilirkişiye inceletilmesi halinde iddialarının doğru olduğunun ortaya çıkacağını, davalı şirketin söz konusu mallarının bedelini ödememek için imza atan ...'ın yetsizliği iddia ettiğini, ancak 29.11.2012 tarihinde bu kişiye vekillikten noter marifetiyle azlettiğini, oysa malların teslim edildiği tarihte sevk irsaliyesinde imzası bulunan bu kişinin davalı şirketin yetkilisi olduğunu, davalının herhangi bir yazılı belgeye dayanmaksızın, alacaklıyı alacağından yoksun bırakmak sebebiyle kötü niyetli şekilde itiraz ettiğinin duraksamadan uzak olduğunu belirterek davacı müvekkili şirketin anlaşma gereği davalı şirkete teslim ettiği malların bedeli müvekkili şirkete ödenmediğinden, mal alışverişine yönelik ticari ilişki nedeniyle doğan cari hesap bakiyesi borçlarının ödenmemesi nedeniyle girişilen icra takibine vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ın müvekkili şirketlerinde muhasebeci olarak çalıştığını, ayrıca kendisine şirketi adına çekleri imzalama yetkisinin de verildiğini, ihtiyaç duyulan malzemelerin temini için ...'ın görevlendirildiğini, doğan teleskopik direk ihtiyacı nedeniyle davacı firmadan önce KDV dahil 30.975,00-TL bedelle malzeme alındığını, ... Şubesi'ne ait ... numaralı 19.09.2012 tarihli aynı bedelli çeki keşide ettiklerini, çekin vade tarihinde bir takım sebeplerle müvekkilinin ödemelerde güçlük yaşadığını, bu nedenle ...'ın davacı şirkete gönderildiğini, dönüşte de ...'ın çekin üçüncü kişilere verildiğini ancak çek bedelinin kendileri tarafından ödenebileceğini beyan ettiklerini ilettiğini, bu duruma müvekkilinin de şaşırdığını, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisinin ...'tan davalı şirket yetkili ... ... ile kendisini görüştürmesinin istendiğini, ancak ...'ın şüpheli hareketler sergilediğini, ... ...'ın da görüşmediğini, sonrasında da ...'ın herşeyi itiraf ettiğini, müvekkilinin rızası dışında davacıya çekler verildiğinin anlaşıldığını, somut olarak ... tarafından 30.975,00-TL tutarındaki borç için ... Şubesi'nin ... ve ... seri numaralı ve her biri 17.500,00-TL olup toplam 35.000,00-TL miktarlı, aynı bankanın 148.500,00-TL miktarlı ... seri numaralı çeklerinin ... tarafından verildiğinin öğrenildiğini, bu hususta ilgili banka şubesinin de müvekkili ile iletişime geçtiğini, ...'ın sonradan elindeki tüm evrakı bırakarak işten ayrıldığını, müvekkilinin dolandırıldığını anlaması üzerine ...'na suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturmanın ... numaralı dosya üzerinden yürütüldüğünü, ancak bu arada müvekkili aleyhine 148.500,00-TL miktarlı ... seri numaralı çek için ... numaralı dosyasından icra takibi başlatıldığını, soruşturma kapsamında ise ... ...'dan ele geçirilen ... seri numaralı çek üzerinde tahrifat yapıldığının belirlendiğini, ceza kovuşturmasının ... Esas sayılı dosyasından yürütüldüğünü, müvekkili tarafından da ... Esas sayılı dosyasından menfi tespit davası açıldığını, davacı tarafından varlığı iddia olunan olguların gerçek dışı olduğunu, ortada gerçek bir satım ilişkisi olmadığını, davacı tarafından ikinci satım olarak öncekinden neredeyse iki katı birim fiyatlı olarak ve yüksek miktarda mal satıldığının iddia edildiğini, ...'ın ilgili malı teslim almasının mümkün olmadığını, alınmış ise malın işin yapıldığı ... ....Ş.'ye teslimi gerekir ki böyle bir durum olmadığını, bu hususta ... ....Ş.'ye müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, olayda kronolojik hatalar da olduğunu, davacı tarafından bir yandan 440.000,00-TL toplam miktarlı çek alınmışken diğer yandan bu çekler üzerinde silinebilir kalemle tahrifat yapılmasının da davacının kötüniyetini ve ortada bir gerçek satım olmadığını gösterdiğini belirterek davanın reddi ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari satıma dayalı olarak davacı tarafından tanzim edilen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava, ilk olarak mahkememizin ...Esas sayısı üzerinden görülmüş olup 13.03.2018 tarih ve .....Karar sayılı karar ile dosyanın ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Ancak mahkememiz dosyasının ...Mahkemesi'ne gönderilme aşamasında ilgili dosyada karar verilmiş olmakla birleştirme kararının gereğinin yerine getirilemediği anlaşıldığından dosyanın ... Esas numarasına kaydı yapılmış ve bu şekilde yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, tarafların uyuşmazlık dönemine dair BA/BS formları, ticari defter ve kayıtları, davaya dayanak ... sayılı takip dosyası, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusuyla bağlantılı ceza yargılamasına dair ...Esas sayılı dosyası, niza konusu satım ilişkine dayanak çeklere dair banka kayıtları ile çeklere dair taraflar arasında görülen ...Esas sayılı dosyaları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya konu ... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 18.09.2012 tarihli fatura ve sevk irsaliyesi dayanak gösterilmek suretiyle 118.000,00-TL asıl alacak, 39.441,90-TL işlemiş faiz olmak üzere 157.441,90-TL üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde ikame edildiği görülmüştür.
Dosyanın tevdi edildiği mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından sunulan 27.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...tarafların ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince açılış ve kapanış tasdikleri usulünce ve zamanında yapılmış olduğunun tespit edildiği, 6102 sayılı TTK'nın 64. ve HMK 222. maddesinde ifade edilen kanuni şartları tam olarak taşıdığı, bu nedenle sahibi lehine delil olma özelliğini haiz olduğu ... davacı şirket ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede, davalı şirkete 2 adet fatura ile toplam 148.975,00-TL mal/hizmet satıldığı, davalının borcuna karşılık 30.975,00-TL çek vererek ödeme yaptığı, yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde davacı şirketin davalı şirketten (148.975,00 - 30.975.00) = 118.00,00-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, ... davalı şirket ticari defter kayıtlarında, davacı şirketten 1 adet fatura ile 30.975,00-TL tutarında mal/hizmet alımı yapıldığı, davacıya fatura bedellerine karşılık 30.975,00 TL çek verilerek ödeme yapıldığı, davalının davacıya borcunun bulunmadığının kayıtlı olduğu ... davacının davalıya 19.06.2012 tarihli ... seri nolu sevk irsaliyesi ile 1000 adet 30.975-TL bedelli teleskopik direk satımı yapıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, bu satışı her iki tarafın da kabul ettiği, ihtilaf konusunun 18.09.2012 tarihli ... seri nolu 2500 adet direğe ilişkin olduğu, söz konusu direklere ilişkin 19.09.2011 tarihli ... nolu 118.000,00-TL bedelli fatura düzenlendiği, bu fatura içeriğindeki teleskopik direklerin davalıya teslimine ilişkin sevk irsaliyesinde teslim eden ... ..., teslim alan ... isim ve imzasının bulunduğunu, 29.11.2012 tarihli .... Noterliği' nin ... yev.nolu azilnamesinde ... ...'ın tüm vekalet ve yetkilerden azledildiğinin belirtildiği ... tüm dosya kapsamı taraf defterleri, dosya ekleri incelendiğinde her ne kadar uyuşmazlık konusu çekin keşide edildiği tarihte ... şirket yetkilisi ise de gerek savcılıkta alınan ifadesinde gerekse sonraki alınan uzman raporlarında ... tarafından keşide edilen çeklerin de tahrifata uğramış olduğu bu tahrifatlarda davacı konumundaki şirket yetkilisinin de yargılandığının anlaşıldığı ... taraf defterlerinin incelenmesinde davacının defterinde her ne kadar 118.000,00-TL bakiye alacak bulunduğu görülmekte ise de davalı defterlerinde 118.000,00-TL bakiye görünmediği, davaya konu malların irsaliyesinde ... imzası bulunmakla birlikte ...'ın ceza mahkemesinde yargılandığının tespit edildiği, ... irsaliyede belirtilen ürünlerin davacı şirkete teslim edildiğinin kanıtlanamadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce eldeki davadaki maddi vakıayı etkileyeceği görüldüğünden bekletici mesele yapılmasına karar verilen ... Esas sayılı dosyasında yürütülen kovuşturma neticesinde özetle; "....nin temsilcisi ve sahibi katılan ...'ün 2012 yılı Haziran ayı içerisinde ...'te inşaat malzemeleri satışı yapan ve ... Şirketi ve ... Şirketlerinin sahibi olan sanık ... ...'dan teleskopik direk satın aldığı ve karşılığında bu şirkete 30.975-TL'lik vadeli bir çek verdiği, çekin ödeme tarihi olan 19.09.2012 tarihi geldiğinde çeki ödeyemedikleri, katılan ...'un firma sahibi olan sanık ... ... ile görüşerek bir süre erteleme istediği, bir kaç gün sonra da sanık ... ...'ın, olay tarihinde ...nin muhasebecisi olan ve şirketin faaliyet konusu ile ilgili her türlü çeki keşide yetkisi katılan ... tarafından kendisine tevdi edilen sanık ...'... 30.975-TL bedelli çeki iade ederek karşılığında ... ve ... numaralı iki adet çek almayı teklif ettiği, olay tarihinde sözkonusu şirkette muhasebeci olarak çalışan sanık ...'ın da katılan ...'ün bilgisi ve rızası dışında bu durumu kabul ettiği ve karşılığında katılan ... tarafından kendisine verilen çek defterinden yine katılan ...'un bilgisi ve rızası dışında sanık ... ...'... ... ve ... numaralı çekleri imzalayarak verdiği, sanık ... ...'ın sanık ...'... sıkışık olduğunu söylemesi üzerine sanık ...'nin yine katılan ...'... haber vermeksizin kendisinde bulunan çek defterinden ... numaralı ve 33.500-TL bedelli çeki de sadece keşideci kısmını yazıp imzalayarak ve üst kısmını boş bırakarak hatır çeki olarak sanık ...'e verdiği, daha sonra sanık ... ...'ın ödemeyi taahhüt ettiği parayı ödemeyerek sanık ...'den almış olduğu ... numaralı çekin miktar kısmı üzerinde tahrifat yaparak çeki 148.500 TL olarak tedavüle sürüp ...sayılı icra dosyasında takibe koyduğu anlaşılan yargılama konusu olayda; Sanık ... ...'ın katılan ...'un temsilcisi olduğu ... firmasına ait ... seri nolu çekin bedel kısmını 148.500 TL olarak değiştirip iğfal kabiliyetini haiz olacak şekilde tahrif ederek takibe koymak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği, Her ne kadar ... 22.03.2013 tarih ve ... esas sayılı iddianamesi ile sanık ... ...'ın katılan ...'un temsilcisi olduğu ... firmasına ait ... ve ... seri nolu çekleri tahrif ederek sırasıyla, 100.000 ve 175.000 TL yapıp miktarlarını değiştirerek, takibe koymak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması istemiyle Mahkememize kamu davası açılmış ise de, sanık ... ... müdafinin bu çekleri katılan ...'e iade ettiklerini savunması, katılan ... vekilinin ise bu çeklerin müvekkilinde olmadığını ve sanık tarafından kendilerine iade edilmediğini beyan etmesi karşısında kamu davasına konu olan ... ve ... numaralı bu çeklerin ele geçirilip Mahkememizce incelenmesi mümkün olmamış ve iğfal kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığının tespit edilememesi nedeniyle bu çekler açısından yüklenen suçların sanık ... ... tarafından işlendiği sabit olmadığından bu suçlardan 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerektiği, sanık ... açısından ise; olay tarihinde ...nin muhasebecisi olduğu, şirketin faaliyet konusu ile ilgili her türlü çeki keşide etme yetkisinin katılan ... tarafından kendisine tevdi edildiği ve çek karnesinin kendisine emanet edilmiş olduğu, sanık ...'ın sanık ... ... ile özel olarak görüşme yaptığı ve sanık ... ...'ın isteği üzerine şirket sahibi katılan ...'ün bilgisi ve iradesi dışında 30.975,00-TL bedelli çeki iade ederek katılan ... tarafından kendisine verilen çek defterinden sanık ... ...'... ... ve ... numaralı çekleri imzalayarak verdiği, sanık ... ...'ın sanık ...'... sıkışık olduğunu söylemesi üzerine sanık ...'nin yine katılan ...'... haber vermeksizin kendisinde bulunan çek defterinden ... numaralı ve 33.500,00-TL bedelli çeki de sadece keşideci kısmını yazıp imzalayarak ve üst kısmını boş bırakarak hatır çeki olarak sanık ...'e verdiği ve sanık ... ...'ın da ödemeyi taahhüt ettiği parayı ödemeyip çekin miktar kısmı üzerinde tahrifat yaparak çeki 148.500,00-TL olarak tedavüle sürerek katılan ...'ün sahibi olduğu şirket aleyhine icra takibi yaptığı, bu suretle sanık ...'ın katılan ...'e karşı hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği..." gerekçesiyle verilen 03.10.2022 tarih ve ... Karar sayılı karar, davalı şirket çalışanı ... bakımından kanun yoluna başvurulmaksızın 05.01.2023 tarihinde, davacı şirket yetkilisi ... ... bakımından ise davacıya yönelik dolandırıcılık suçu açısından ... Dairesi'nin 24.01.2025 tarih ve ... sayılı ilamını takiben 24.01.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
...Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; asıl ve birleşen... Esas sayılı dosyasında davacının eldeki davanın davalısı olduğu, eldeki davanın davacısının ise ilgili dosyalarda davalılar arasında yer aldığı, davaların menfi tespit talebine ilişkin olup mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen 27.12.2012 tarih ve ...Karar sayılı karar ile özetle, çeklerin asıllarını imza incelemesi için ibraz edemeyen davalıların alacaklı olduklarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davacının ... Şubesine ait ... no.lu ve 175.500,00-TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın kabulü ile davacının ... Şubesine ait ... no.lu ve 117.500,00-TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine dair verilen hükmün 25.12.2018 tarihinde taraflarca kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği anlaşılmıştır.
...Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacının eldeki davanın davalısı olduğu, eldeki davanın davacısının ise davalılar arasında yer aldığı, davanın, ... seri numaralı çeke dair menfi tespit talebine ilişkin olup mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen 10.12.2012 tarih ve ... sayılı karar ile özetle, söz konusu çekin davacıyı bağlamayacağı ve bu çekin davacının iradesi dışında oluşturulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... ... ....Ş.'nin dava konusu yapılan ... Şubesi'nin muhatap olduğu ... numaralı çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin iptali talebinin reddine dair verilen hükmün 27.02.2015 tarihinde taraflarca kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Eldeki davada davacı özetle; taraflar arasında davacı tarafından davalıya 10.000 adet teleskopik direk satımı konusunda anlaşma sağlandığını, satım bedelinin davalı tarafından üç ayrı çek ile ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalıya sevk irsaliyesi karşılığında satım konusu direklerin bir kısmının teslim edildiğini, ancak davalı tarafından verilen çeklerin karşılıksız çıktığını, teslim edilen direklerin bedelinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı tarafından ise özetle; taraflar arasında gerçek bir satım ilişkisi olmadığı, hem çeklerin hem sevk irsaliyesinin davacı şirket yetkilisi ile davalı şirket çalışanı arasında danışıklı olarak düzenlendiği, bu nedenle ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulundukları, yürütülen soruşturma neticesinde mezkur çeklerin silinebilir kalem ile doldurulup aynı yöntemle tahrifata uğratıldığının tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK md. 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK md. 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf, iddianın ileri sürülüş şekline göre taraflar arasında davalı tarafından bedeli üç ayrı çek ile ödenmek üzere 10.000 adet teleskopik direk satımına dayalı bir akdi ilişkinin bulunduğu ile satım konusu malın davalıya teslim edildiği olgusunu kanıtlama yükümü altındadır. Davalının beyanı kapsamında ise; mümessil, kendisine verilen yetkiyi temsil edilenin yararına uygun bir şekilde kullanmakla yükümlüdür (TBK md. 506/2). Yetki (sınırları içinde kalınmış olsa olunsa dahi) temsil edilenin çıkarlarına aykırı bir şekilde kullanılmışsa, mümessil yönünden "hakkın kötüye kullanılması" (TMK md. 2) söz konusu olur. Diğer taraf, temsil yetkisinin kötüye kullanıldığını biliyorsa veya kendisinden beklenen özeni gösterseydi bilebilecek durumdaysa, diğer bir deyişle "iyiniyetli" değilse (TMK md. 3) yapılan hukuki işlem temsil edileni bağlamaz. Burada ise ispat yükü, davalıya düşmektedir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından eldeki davaya konu edilen satım ilişkisine dair taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde de icra takibine dayanak faturanın davalının usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. Bunun yanında mahkememizce bekletici mesele yapılmasına karar verilen ...Mahkemesi'nin 03.10.2022 tarih ve ... sayılı kararı ile davacı tarafından eldeki davaya konu satım ilişkisi nedeniyle satım bedeli karşılığında alındığı iddia edilerek niza konusu satım ilişkisine dayanak yapılan ..., ... ve ... seri numaralı çeklerin davalı şirket çalışanı ... ile davacı şirket yetkilisi ... ... tarafından danışıklı olarak davalı şirketin rızası hilafına düzenlendiği, bu çeklerden ... seri numaralı çekin davacı ... ... tarafından tahrif edilerek tedavüle konulduğu olguları tespit edilmiş, diğer çek asıllarının ise ele geçirilememesi sebebiyle grafolojik incelemeye tabi tutulamadığı anlaşılmış olup ceza mahkemesi kararı, yukarıda belirtilen şekilde kesinleşmiştir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar, ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılmasının olanaklı değildir (Bu hususta: ....'nın 11.10.1989 tarih ve ... sayılı; 27.04.2011 tarih ve ... sayılı ilamları). Bu bağlamda, ceza mahkemesinin ..., ... ve ... seri numaralı çeklerin davacı şirket yetkilisi ... ... ile davalı şirket çalışanı ... tarafından davalı şirketin rızası hilafına danışıklı olarak düzenlendiği ve ... seri numaralı çekin davacı şirket yetkilisi tarafından dolandırıcılık amacıyla tahrifata uğratıldığına dair kesinleşen maddi olgular kapsamında davacının taraflar arasında bedeli mezkur üç adet çek ile ödenmek üzere 10.000 adet teleskopik direk satımı konusunda bir akdi ilişki kurulduğu iddiasının kabulüne olanak bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ayrıca davacı tarafından iddianın ileri sürülüş şekline göre 2.500 adedi için 118.000,00-TL satım bedeli belirlenen 10.000 adet mal karşılığında davalı tarafından verildiği iddia olunan ... seri numaralı çekin 117.500,00-TL, ... seri numaralı çekin 175.500,00-TL, ... seri numaralı çekin ise 148.500,00-TL olarak tanzim edildiği görülmüş olup toplam 441.500,00-TL çek bedelinin, iddia edilen satım bedeli ile de uyumlu olmadığı sabittir. Bunun yanında aynı çeklere ilişkin olarak yukarıda belirtildiği üzere davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine dair ... Esas sayılı dosyalarında verilen hükümler de istinaf veya temyiz incelemesinden geçmemiş olmakla birlikte kesinleşmiştir. Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı tarafından dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine taraflar arasında 10.000 adet teleskopik direk satımı bağlamında gerçek bir satım ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmış, aynı şekilde davacı tarafından dayanılan davalı şirket çalışanı ... tarafından imzalı 2.500 adet teleskopik direk teslimine ilişkin 18.09.2012 tarihli sevk irsaliyesindeki imzanın yukarıda belirtildiği üzere TBK md. 506/2 ile TMK md. 2 ve 3 hükümleri gereğince davalı şirketi bağlamayacağı görülmüş olmakla, davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının kötüniyet tazminatı talebi bakımından ise, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince alacaklının kötüniyet tazminatına mahkum edilebilmesi için icra takibinde haksız ve kötüniyetli olması gerekmekte olup tüm dosya kapsamı ile ceza yargılamasında yapılan tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinin kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, davalının kötüniyet tazminatı talebinin kabulü ile, icra takip tutarının %20'si üzerinden hesaplanan 31.448,38-TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin kabulü ile, 31.448,38-TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 1.901,51-TL harçtan mahsubu ile fazla kalan 1.286,11-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan başvurma harcının ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan avansın ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
16.09.2025
Katip ...
(e-imzalı)
Hakim ...
(e-imzalı)