T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2019/216 Esas
KARAR NO : 2024/457
...
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 07/01/2021
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketlerin iş ortaklığı kurarak davalı şirketler ile ... İşi için 22.07.2016 tarihinde alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin davalılar tarafından idareye verildiğini, davalıların oluşturduğu iş ortaklığının sözleşmenin bazı eksiklikleri barındırdığı gerekçesiyle davacıların oluşturduğu iş ortaklığı ile 25.07.2016 tarihinde aynı yapım işi için farklı bir alt yüklenici sözleşmesi imzaladıklarını bu sözleşmenin davalılar tarafından idareye bildirilmemiş olduğunu, 25.07.2016 tarihli sözleşmenin 16. Maddesi gereğince davacılarca Kasmet-Yazıcı İş Ortaklığına 750.000,00 TL ve 700.000,00 TL'lik iki adet teminat senedi verildiğini, davalıların sözleşmeyi haksız olarak fesih ettiklerini senetleri yazılı ve sözlü ihtarlara rağmen davacılara teslim etmediklerini, davacı iş ortaklığının iş yerini 09.08.2016 tarihinde teslim ile birlikte sözleşme şartlarına uygun bir şekilde yüklenilen işi yapmaya başladığını ancak davacılarca 05.10.2016 tarihinde davalı şirketlere yazılı olarak bildirildiği üzere "Gerek şantiyede ve gerekse Bölge müdürlüğünün 02/09/2016 tarih ve .... sayılı yazılarında belirtildiği üzere Tünel içerisinde yapılan inceleme ve ölçümlere göre Tünel çıkış ağzından kaplama betonun olduğu bölgeye kadarki kesimde (km:2+803 -- 3+850 Aralığında) destek sistemlerindeki baskılardan dolayı 3.80 m olması gereken kazı kesitinin bazı kesimlerde 2.70 m ve hatta 2.40 m ye kadar düştüğü alttaki taban gergilerinin deplase olmasından dolayı set ve çukurların oluştuğu tespiti yapılmıştır. Bu durum kamera çekimi ile de tespit edilmiştir. İdare tarafından tünel içi rölevelerin acilen alınması, tünel çıkış kısmı havalandırma şaftının açılması ve revize uygulama projelerinin hazırlanması istenmiştir.’’ şeklinde belirtilen eksikliklerin gerek ...gerek bilirkişi yazılarıyla sabit olduğunu, davacı şirketlerce işin devamını ve işçi güvenliğini fazlasıyla etkileyen bu eksiklikler yazılı bildirime rağmen giderilmediğini, eksikliklerin giderilmesi için gerekli olan yeni proje yapılmasının sözleşme gereğince davalı şirketlere ait olduğunu, davalıların 06.01.2017 tarihli ihtarnamelerinde yeni iş ve birim fiyatlarının geçerli olması için idarenin onayının şart olduğu, onaya sunulduğu halen inceleme aşamasında olduğu belirtilerek davacıların işe devam etmeme konusunda haklı olduğu ve idarenin onaylamaması sebebiyle işin devam edilemediğinin kabul edildiğini, davacıların sözlü ve yazılı olarak davalılara proje onaylarının alınması yönünde ihtarlarına rağmen alınmaması nedeniyle iş programına uyulmadığı bahanesi ile 25.07.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin davalı şirketlerce 06.01.2017 tarihli ihtarname ile haksız ve mesnetsiz fesih edildiğini, teminat senetlerinin haksız şekilde irad kaydedildiğini, davalıların idareden aldığı hakedişlerden davacılara sözleşme gereğince yapması gereken ödemeyi de yapmadığını belirterek davalılara verilmiş bulunan 750.000,00 TL ve 700.000,00 TL'lik iki adet teminat senedinin karşılıksız kaldığının tespitine ve senetlerin iptaline/davacılara iadesine, ayrıca davacıların yapmış olduğu işlerin bedelini davalılardan alamamış olması nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL alacağın 10.01.2017 tarihli ihtarlarından itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki taleplerin zamanaşımına uğradığını, ... ile davalıların oluşturduğu Kasmet-İmta İş Ortaklığı arasında 21.07.2016 tarihli Ağrı Ovası Yazıcı Sulaması Batı Derivasyon Tüneli İkmali İnşaat Yapım İşine ait sözleşme imzalandığını, davalılara ihale edilen işin davacılar arasında kurulmuş olan Kasmet-İmta Yazıcı Tuneli İş Ortaklığı arasında akdedilen 25.07.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmesi ile davacı şirketler tarafından üstlenildiğini, taraflar arasında imzalanan 25.07.2016 tarihli sözleşmenin 38. Maddesinde 22.07.2016 tarihli sözleşmenin iptal edilerek yürürlükten kalkacağının taraflarca kabul ve beyan edildiğini, davacı şirketlerin sözleşme gereği taahhüt ettikleri yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmediklerini ve açıkça sözleşmeye aykırı hareket ettiklerini, sözleşmenin 6. Maddesine göre sözleşme süresi 540 takvim günü olup 7. Madde gereği davacıların en geç 20 gün içerisinde işe başlamaları gerektiği, davacıların makina, personel ve tamamlanacak işlerdeki eksiklikleri süresinde tamamlamadığını, idare ve teknik personel için gerekli olan idari bina ve işçilerin barınması amacıyla binaların yapılmadığının, teknik şartname gereği zorunlu olan laboratuvar binasının kurulmadığını, malzeme ve ekipmanların hazır edilmediğini, şartname gereği idareye tahsisi gereken iki aracın tahsis edilmediğini, işin gecikmesine neden olacak elektrik işleri ile şaftın tamamlanmadığını, davacılarca taahhüt edilen süre içerisinde şantiyenin kurulum aşamasının dahi tamamlanmadığını, idare tarafından davalılara gönderilen ihtar yazıları davalılar tarafından hazırlanan 03.10.2016, 07.10.2016, 11.10.2016 ve 30.11.2016 tarihli yazılar ile davacılara bildirilerek ihtar edildiğini, ancak davacılar tarafından söz konusu eksiklik hata ve sorunların giderilmediğini, cevabi yazılarında iş programının gerisinde olduklarını açıkça kabul ettiklerini, ... Noterliğinin 21.12.2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş programından oldukça geri kalmış durumda oldukları belirtilerek eksikliklerin ve yükümlülüklerin sözleşme ve iş programına uygun olarak tebliğden itibaren 7 gün içinde tamamlanmasının ihtar edildiğini, idarenin 25.11.2016 tarihli yazısında mevcut onaylı projenin uygulanacağının belirtildiğini, davacıların iddia ettiği gibi iş güvenliği açısından risk teşkil eden bir durumun bulunmadığının, davacı şirketlerle yapılan sözleşme fesih edildikten sonra söz konusu işin aynı projeler üzerinden tamamlandığını, davacıların iş programın gerisinde kaldığı hususunun ... yevmiye numaralı ihtarname ile 25.07.2016 tarihli sözleşmenin haklı nedenle tek taraflı olarak fesih edildiğini, teminat senetlerinin irad kaydedilecek olmasının sözleşme hükümlerine ve kanuna uygun olduğunu, sözleşmenin feshinden sonra 23. Maddesi gereğince davacıların yükümlülüğünde olan işçilerin ... prim borçları ile işçilik alacaklarının tamamının davacıların nam ve hesabına davalılar tarafından ödenmek durumunda kalındığını, davacıların yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle davalıların zarara uğradığını, davacılar tarafından idareden izin ve onay alınmaksızın elektrik işlerinde şartnameye aykırı şekilde ikinci el malzeme kullanıldığını, kendileri tarafından davacıların nam ve hesabına başka bir trafo ve panolar alındığını, hatlardaki proje imalat eksiklerinin davalılar tarafından tamamlandığını, davacıların ifa etmediği eksik imalat nedeni ile elektrik işlerinden dolayı davalıların zararlarının bulunduğunu, davacıların alacak taleplerini kabul etmemekle birlikte olası bir alacak tespit edilmesi halinde teminat senetleri ve davalı şirketlerin hak ve alacaklarından takas ve mahsup edilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; .... ile davalıların oluşturduğu ... İşine ait sözleşme imzalandığını, davalılara ihale edilen işin davacılar arasında kurulmuş olan Kasmet-İmta Yazıcı Tuneli İş Ortaklığı arasında akdedilen 25.07.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmesi ile davacı şirketler tarafından üstlenildiğini, sözleşme gereği davalı şirketlerin sözleşme konusu işe nasıl ne zaman başlayacağının, işe nasıl devam edeceğine ve aşama aşama bu işlerin ne kadar sürede tamamlanacağını taahhüt ettikleri iş programının en ince ayrıntısına kadar tüm hususların dikkate alınarak hazırlandığının kabul edilmesi gerektiğini, davalı tarafın sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, işe zamanında başlamadığını, işi geciktirdiğini, proje kapsamında tünel imalatlarına başlanabilmesi için zorunlu olan şantiye kurulumu, makina, personel mobilizasyonu, malzeme ikmali işlerini hiç başlanmadığını, ön hazırlık işleri olan elektrik tesisleri, havalandırma şaftları ve ulaşım yollarının imalatına, iş programına ve sözleşmeye uygun olarak zamanında başlanmadığını, başlanmış olanların da şartnameye uygun yapılmamasından veya eksik şartname dışı imalatlardan dolayı hazır edilmemesi durumu ile karşı karşıya kalındığını, iş sahibi idarenin davacılara işe başlanması için bildirim yaptığını, davalı ortaklığın iş programının gerisinde kaldığını kabul ettiğini, 05.12.2016 tarihli davalıların ihtarnamesinde tünel işlerini yapamayacaklarını bildirdiklerini, bu durum karşısında Kasmet-İmta İş Ortaklığının 06.01.2017 tarihinde alt yüklenicinin sözleşmedeki yükümlülüklerini ihmal etmesi ve verilen ek sürelerde gerekli ikmalin yapılmaması sebebiyle sözleşmenin 18. Maddesi gereği haklı olarak fesih ettiğini, davalı tarafın sözleşmenin fesih edildiği 06.01.2017 tarihi itibari ile şantiye kurulumunu dahi tamamlamamış olduğu hususunun fotoğraflar, CD kaydı ve ... dosyasından dahi açıkça görülmekte olduğunu, davalı şirketlere ihtarda bulunulmasına rağmen eksikliklerin tamamlanmadığını, hatta işe devam etmeyeceklerini bildirdiklerini, yapmış oldukları işin hakedişinin yapılıp hesapların kesilmesini 05.12.2016 tarihli cevaplarında bildirdiklerini, yüklenicinin idareye taahhüt ettiği iş programı içerisinde yapması gereken iş oranı %20 olup yerinde yapılan idarenin kabul edip ödemesini yaptığı iş tutarının yaklaşık %1,54 oranına tekabül ettiğinin tespit edildiğini, alt yüklenici sözleşmesinin fesih edilerek süresinden önce sona ermesi yüzünden yüklenicinin uğradığı zararın giderilmesine yönelik alt yüklenici sözleşmesinin 18/a maddesi gereği gider ve zarar kalemlerinin ana başlıklar altında belgelendiğini; ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında akdedilmiş olan 25.07.2016 tarihli sözleşme, haklı nedenle tek taraflı olarak derhal feshedildiğini belirterek, davalı alt yüklenici tarafın 05/12/2016 tarihli yazısı ile sözleşme şartlarını yerine getirmeyeceğini bildirmesi ve sözleşmedeki yükümlülüklerini ihmal etmesi ve verilen ek sürelerde de gerekli ikmalin yapılmamasından dolayı sözleşmenin 18. maddesi ve TBK.m.473 gereği 06.01.2017 tarihinde sözleşmeyi haklı olarak fesih etmeleri sebebiyle görmüş oldukları zararların tazmininin kabulüne, tahkikat sonucunda zararın tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 501.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalılar vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı ile ... için 22.07.2016 tarihinde alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin bazı eksiklikler barındırdığı gerekçesiyle 25.07.2016 tarihinde aynı yapım işi için farklı bir alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, ancak bu sözleşmenin davacılar tarafından idareye bildirilmediğini, yapılan sözleşmenin davacı tarafından haksız bir şekilde sona erdirildiğini, davalı iş ortaklığının iş yerini 09.08.2016 tarihinde teslim ile birlikte sözleşme şartlarına uygun bir şekilde yüklenilen işi yapmaya başladığını ancak davalılarca 05.10.2016 tarihinde davacı şirketlere yazılı olarak bildirildiği üzere "Gerek şantiyede ve gerekse Bölge müdürlüğünün 02/09/2016 tarih ve...ayılı yazılarında belirtildiği üzere Tünel içerisinde yapılan inceleme ve ölçümlere göre Tünel çıkış ağzından kaplama betonun olduğu bölgeye kadarki kesimde (km:2+803 -- 3+850 Aralığında) destek sistemlerindeki baskılardan dolayı 3.80 m olması gereken kazı kesitinin bazı kesimlerde 2.70 m ve hatta 2.40 m ye kadar düştüğü alttaki taban gergilerinin deplase olmasından dolayı set ve çukurların oluştuğu tespiti yapılmıştır. Bu durum kamera çekimi ile de tespit edilmiştir. İdare tarafından tünel içi rölevelerin acilen alınması, tünel çıkış kısmı havalandırma şaftının açılması ve revize uygulama projelerinin hazırlanması istenmiştir.’’ şeklinde belirtilen eksikliklerin gerek ...gerek bilirkişi yazılarıyla sabit olduğunu, davalı şirketlerce işin devamını ve işçi güvenliğini fazlasıyla etkileyen bu eksiklikler yazılı bildirime rağmen giderilmediğini, eksikliklerin giderilmesi için gerekli olan yeni proje yapılmasının sözleşme gereğince davacı şirketlere ait olduğunu, davacıların 06.01.2017 tarihli ihtarnamelerinde yeni iş ve birim fiyatlarının geçerli olması için idarenin onayının şart olduğu, onaya sunulduğu halen inceleme aşamasında olduğu belirtilerek davalıların işe devam etmeme konusunda haklı olduğu ve idarenin onaylamaması sebebiyle işin devam edilemediğinin kabul edildiğini, davalıların sözlü ve yazılı olarak davacılara proje onaylarının alınması yönünde ihtarlarına rağmen alınmaması nedeniyle iş programına uyulmadığı bahanesi ile 25.07.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin davacı şirketlerce 06.01.2017 tarihli ihtarname ile haksız ve mesnetsiz fesih edildiğini, davacı yanın geçerliliğini kabul etmedikleri 25.07.2016 tarihli sözleşmenin 18. Maddesine ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, sözleşmenin haksız feshedildiğini, davacı yanın haksız bir şekilde davalı şirketlerin alacaklarını ödemekten imtina ederek davalıların zararının katlanmasına sebep olduğunu, yeni proje yapımı için davacıların anlaştığı şirkete yaptırdığı proje revizesi ve hesap raporlarının olduğunu, davacı şirketlerin enerji nakil hattı yapım işinin ifası amacıyla tedarikçiye 181.500,00 TL ödeme yükümlülüğünün 150.000,00 TL'lik kısmının davacı şirketlerin nam ve hesabına kendilerince ödendiği iddiasının gerçeği tam olarak yansıtmadığını, davacı yanın demir fiyatları ile ilgili açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Adi ortaklığın taraf ehliyeti bulunmadığından adi ortaklık tarafından açılacak davaların iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Birleşen dava da davacı olarak ... vekaletnamesi sunulmakla taraf teşkili sağlanmıştır.
Birleşen davada davalılar vekili tarafından birleşen dava da dava şartı olan arabuluculuğa başvurunun usulüne uygun yerine getirilmediğine yönelik itirazları 14.07.2021 tarihli ara karar ile değerlendirilerek; birleşen davaya ilişkin arabuluculuk son tutanağının tetkikinde birleşen davada davacı adi ortaklığın ortaklık sözleşmesine göre pilot ortağı olan ... vekilinin ve adi ortalık vekilinin katılımı ile son tutanağın düzenlenmiş olduğu, tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığın ortaklarından birsinin yaptığı işleme diğer ortalığın katılımı yada muvafakati ile taraf teşkilinin sağlanacağına ilişkin emsal Yargıtay kararları ve keza 30.11.2016 tarihli ortaklık sözleşmesinin ortaklığın yönetim ve temsilini düzenleyen 5. maddesi nazara alınarak birleşen davada davalılar vekilinin birleşen davada dava şartı arabuluculuğun gerçekleşmediğine ilişkin itirazın reddine karar verilmiştir.
Taraf delilleri toplanmış, ... Tüneli İkmali İnşaat Yapım İşine ilişkin ihale işlem dosyasından bir örnek temin edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, asıl dava yönünden mali müşavir, elektrik mühendisi, nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda özetle; "taraflar arasındaki 25.07.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin fesih edilmesine yönelik her iki tarafın ortak kusurlu olması durumunun takdirinin mahkemeye ait olduğunu, alt yüklenici sözleşmesinin haklı nedene dayanmadığının kabul edilmesi halinde davacının fesih tarihi itibari ile 584.839,77 TL alacaklı olduğu, alt yüklenici sözleşmesi feshinin haklı nedene dayandığının kabul edilmesi halinde davacının fesih tarihi itibari ile 551.695,75 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı ifade" edilmiş, inşaat analisti bilirkişi tarafından sunulan ayrık görüşte özetle "davacıların davalılardan talep edebileceği alacak miktarının tespiti konusunda yapılan imalatın inşaat mühendisliği uzmanlık alanı ile ilintisinin belirlenemediği, nefaset kesintisinin eksik imalatlarda söz konusu olmaması, ana sözleşme kapsamında düzenlenen ve ilave iş niteliğindeki YBF-1 Poz nolu elektrik işleri OG ve AG imalat tutarının toplam 297.732,46 TL olduğu, bu durumun alacak miktarı hesaplamasında gözönünde bulundurulmaması alt yüklenici sözleşmesinin 35. Maddesine istinaden 1 nolu hakediş raporunda ödemesi yapılan fiyat farkının dikkate alınmaması, elektrik mühendisliği uzmanlık alanı ile ilgili 19 harcama kalemleri ile ilgili hesaplama yapılmamış olması çerçevesinde hesaplamaya katılmasının mümkün olmadığı" ifade edilmiştir.
Birleşen dava yönünden değerlendirme yapılması ve asıl dava yönünden kök rapora yönelik beyan ve itirazların değerlendirilmesi suretiyle ek rapor tanzimi yönünde bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir, elektrik mühendisi, nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen ek raporda özetle; "sözleşmenin feshinde tarafların eşit kusurlu oldukları görüşünün korunduğu, alt yüklenici sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığının kabul edilmesi halinde davacının fesih tarihi itibari ile 584.839,77 TL alacaklı olduğu, davacı yanca SGK ilişiksiz belgesi ile işçi ücretlerinden kaynaklanan vergi borcu olmadığına dair kayıt sunması halinde 700.000,00 TL ve 750.000,00 TL bedelli teminat senetlerinin iadesi talebinin yerinde olacağı, alt yüklenici sözleşmesi feshinin haklı nedene dayandığının kabul edilmesi halinde davacının 551.695,75 TL alacaklı olduğu, davalı yanca teminat senetlerinin irat kaydedilmesinin... Maddesi uyarınca yerinde olduğu, birleşen davada davacının davalı nam ve hesabına yapılan ödemeler, ... ve işçilik ödemelerinin toplamda 278.333,06 TL olup bu tutarın 56.570,62 TL'lik kısmı fesih tarihinden önce yapılan ödemeler olduğundan asıl davada davacı alacağı hesaplanırken mahsup edildiğinden davacının bakiye 221.762,47 TL'lik tutarın tahsili talebinin yerinde olduğu, birleşen davada davacının diğer taleplerinden müspet zarar olarak değerlendirilebilecek kâr kaybının sözleşmeyi fesih eden taraf olması nedeniyle talep edilemeyeceği, menfi zarar kapsamındaki taleplerinin ise sözleşmenin feshinde eşit kusurlu olduğu değerlendirildiğinden talep edilemeyeceği" ifade edilmiş, inşaat mühendisi bilirkişi tarafından sunulan ayrık görüşte "çoğunluk görüşü ihtiva eden ek rapordaki kimi kısımlarında yer alan bazı ibarelere muhalif kaldığını" beyan ettiği görülmüştür.
Bilirkişi heyetine makine mühendisi dahil edilerek kök ve ek rapora yönelik beyan ve itirazlarında değerlendirilesi suretiyle ve birleşen davaya konu zarar tutarlarının var ise asıl davaya konu alacak tutarından mahsup işlemi yapılmaksızın asıl ve birleşen dava yönünden her bir talebe ilişkin inceleme yapılarak ek rapor alınmasına karar verilmiş, inşaat mühendisi bilirkişinin Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 17.02.2023 tarihli karara ile bilirkişilik listesinden çıkarılmasına ilişkin kararını sunarak bilirkişilik görevinden çekilmesi talebi nedeni ile yerine inşaat mühendisi bilirkişi atanmak suretiyle inşaat mühendisi, elektrik mühendisi, makine mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 05.07.2023 tarihli ek raporda özetle; "Taraflar arasındaki 25.07.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmesi kapsamındaki işlerle ilgili asıl dava
davacısı taşeronun tünel içinde ortaya çıkan olumsuzluklar nedeniyle mevcut projeye göre edimlerini yerine getirmesinin mümkün olmadığı, Tünel içindeki sorunlara bağlı olarak asıl dava davacısı taşeronun
sözleşme eki YİGŞ hükümlerine ve Yargıtay ilamlarına göre asıl dava davalısı yükleniciye zamanında gerekli uyarıları yaptığı ancak bu uyarlılara rağmen mevcut proje değişiklikleri ile buna bağlı iş artışlarının
sağlanmadan taşerondan işe devam edilmesinin talep edildiği, Sözleşmenin feshedilmesinin haklı olup
olmadığının ve Menfi tespit talebine konu 2 ayrı teminat mektubu konusundaki takdirin,
mahkemeye ait olduğu,
asıl dava kapsamında; alt yüklenici sözleşmesi feshinin haklı nedene dayanmadığının mahkemece kabul edilmesi
halinde, davacının fesih tarihi itibariyle 576.781,86 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, alt yüklenici sözleşmesi feshinin haklı nedene dayandığının mahkemece kabul edilmesi
halinde, davacının fesih tarihi itibariyle 541.428,25 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı,
birleşen dava kapsamında; davacının sözleşme feshi sonrası kalan işleri aynı yöntem ve kapsamda yaptırmamış olmasına bağlı olarak menfi tespit talebinin benzer konudaki Yargıtay ilamlarına uygun düşmediği" ifade edilmiştir.
Tarafların ek rapora beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve birleşen davada talep edilen zarar ve gider kalemlerine ilişkin belgeler incelenerek birleşen davada talep edilebilir zarar ve gider tutarları var ise tespiti suretiyle ek rapor tanzimi yönünde dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 24.04.2024 tarihli ek raporda özetle; "taraflar arasındaki 25.07.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmesi kapsamındaki işlerle ilgili asıl dava
davacısı taşeronun tünel içinde ortaya çıkan olumsuzluklar nedeniyle mevcut projeye göre edimlerini
yerine getirmesinin mümkün olmadığı, Tünel içindeki sorunlara bağlı olarak asıl dava davacısı taşeronun sözleşme eki YİGŞ hükümlerine ve Yargıtay ilamlarına göre asıl dava davalısı yükleniciye zamanında
gerekli uyarıları yaptığı ancak bu uyarlılara rağmen mevcut proje değişiklikleri ile buna bağlı iş
artışlarının sağlanmadan taşerondan işe devam edilmesinin talep edildiği, Sözleşmenin feshedilmesinin
haklı olup olmadığının ve Menfi tespit talebine konu 2 ayrı teminat mektubu konusundaki takdirin,
münhasıran mahkemeye ait olduğu, asıl davada davacı altyüklenicinin fesih tarihi itibariyle 838.920,71 TL alacaklı olduğunun
hesaplandığı, birleşen dava kapsamında; alt yüklenici sözleşmesi feshinin haklı nedene dayanmadığının mahkemece kabul edilmesi
halinde, davacının fesih tarihi itibariyle 296.379,65.-TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, alt yüklenici sözleşmesi feshinin haklı nedene dayandığının mahkemece kabul edilmesi
halinde, davacının fesih tarihi itibariyle 300.29,65.-TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, davacının sözleşme feshi sonrası kalan işleri aynı yöntem ve kapsamda yaptırmamış olmasına bağlı olarak menfi tespit talebinin benzer konudaki Yargıtay ilamlarına uygun düşmediği" ifade edilmiştir.
Asıl davada davacılar vekilinin 17.12.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 584.839,77 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talebinde bulunarak artılan dava değerine ilişkin peşin harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır.
Birleşen davada davacılar vekili 03.06.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin artırılarak 1.176.597,82 TL'ye yükselttiklerini ve davalarının ıslah edilen değer üzerinden kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini beyan ettiği arttırılan dava değerine ilişkin peşin harcın ikmal edildiği görülmüştür.
Asıl dava; alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklanan hak ediş alacağının tahsili ile teminat senetlerinin iadesi talebi, birleşen dava ise alt yüklenici sözleşmesinin feshi nedeniyle menfi /müspet zararların ve alt yüklenici adına yapılan ödemelerin tahsili talebine ilişkindir.
Birleşen davada davalının cevap dilekçesinde ve ıslaha beyan dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduğu görülmüştür.
Eser sözleşmelerinden doğan alacak davalarında zamanaşımı süresi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesi gereğince 5 yıl olup, zamaşımının başlangıcı ise kural olarak eserin teslim tarihidir. Aynı yasanın 149. maddesi gereğince de zamanaşımı süresi alacağın muaccel olduğu tarihten işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde gerek iş bedeli gerekse zarar talebi yönünden alacak, eserin teslim edildiği ya da sözleşmenin feshedildiği tarihte istenebilir hale geleceğinden zamanaşımı da bu tarihlerden başlar. Öte yandan TBK 154/2. maddesi hükmüne göre zaman aşımının kesilmesi için alacaklının mutlaka dava açması veya icra takibinde bulunması zorunlu olmayıp aleyhine açılan davada kendi alacağını def'i olarak ileri sürmüş olması yeterlidir. Aynı yasanın 157. maddesi kapsamında bir dava veya def'i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen 25.07.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin davalı birleşen davada davacılar tarafından ...yevmiye numaralı ihtarname ile fesih edildiği, birleşen dava tarihi itibari ile 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, birleşen davanın ıslahına yönelik zamanaşımı def'i yönünden ise asıl davaya 05.07.2019 tarihli cevap dilekçesi içeriğinde takas def'inde bulunulduğu görülmekle TBK 154/2 maddesi kapsamında zamanaşımı kesilmiş olduğundan birleşen davanın ıslahınında 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde yapıldığı tespit edilmiş bu kapsamda birleşen davada davalının zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir.
Asıl davada davalı birleşen davada davacıların oluşturduğu iş ortaklığı ile dava dışı ...arasında imzalanan 21.07.2016 tarihli Ağrı Ovası Yazıcı Sulaması Batı Derivasyon Tüneli İkmali İnşaatı İşine Ait Sözleşme kapsamında davacı birleşen davada davalıların oluşturduğu iş ortaklığı ile yüklenici iş ortaklığı arasında öncesinde 21.07.2016 tarihli ardından 25.07.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmeleri imzalandığı, 25.07.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin 38. Maddesinde; iş bu sözleşmenin imzalanmasından itibaren 22.07.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin iptal edilerek geçersiz olduğunun taraflarca kabul edildiği, bu kapsamda uyuşmazlığın çözümünde 25.07.2016 tarihli sözleşmenin esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı birleşen davada davacı yüklenicinin idareye yapımını taahhüt ettiği Ağrı Ovası Yazıcı Sulaması Batı Derivasyon Tüneli İkmali İnşaatı İşi kapsamında sözleşme bedeli 14.437.500,00 TL üzerinden davacı birleşen davada davalı alt yüklenici ile imzalanan sözleşmenin 3. Maddesinde ana sözleşme ve yapım işleri genel şartnamesi dahil eklerinin bu sözleşmenin ayrılmaz parçası ve eki olduğunun kabul edildiği, sözleşme süresi 540 takvim günü olarak belirlenip en geç 7 gün içerisinde işe başlanacağının öngörüldüğü, fesih ve tasfiyeyi düzenleyen 18. maddesinin A-2 bendinde alt yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde ne kadar sürede ikmal edilmesi gerektiği tebliğ edilerek yazılı olarak ihtar gönderileceği, noksanlıkların belirtilen sürede telafi edilmemesi halinde yüklenicinin sözleşmeyi feshetmeye yetkili olduğunun kabul edildiği görülmüştür.
Davalı birleşen davada davacı yüklenici tarafından davacı birleşen davada davalı alt yükleniciye keşide edilen 21.12.2016 tarihli ihtarname ile sözleşme hükümlerine uyulmadığı, eksiklerin giderilmediği, işin aksamasına ve gecikmesine sebebiyet verildiği, iş programının gerisinde kalındığı belirtilerek 7 gün içerisinde 6 madde de belirtilen hususların yerine getirilmesinin istenildiği, ardından ...yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek giderilmesi talep edilen eksikler tamamlanmadığından 25.07.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin fesih edildiğinin bildirildiği anlaşılmış olup uyuşmazlığın temeli yanlar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle fesih edilip edilmediği, bu kapsamda asıl ve birleşen davada taleplerin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tüm deliller ve yapılan bilirkişi incelemeleri sonucu düzenlenen kök ve ek raporlar dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; 25.07.2016 tarihli sözleşme görülünce davacı birleşen davada davalı alt yüklenici iş ortaklığının 540 gün içerisinde sözleşme konusu işi tamamlaması, yüklenici ile dava dışı idare arasında belirlenen iş programına uyması gerekmekte iken sözleşmenin feshi sonrasında düzenlenen ve tarafların imzasını içeren durum tespit tutanağı ile eksikliklerin tespit edildiği, öte yandan ....İş tespit dosyasında tünel imalatları dışında kalan ve yapılması gereken şaft imalatı, elektrik imalatı ve havalandırma imalatının yapılmamış olduğu tespit edilmiş olmakla bu yönü ile sözleşmenin feshinde alt yüklenicinin kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan davacı birleşen davada davalı alt yüklenici iş ortaklığının davalı birleşen davada davacı yüklenici iş ortaklığına hitaben 05.10.2016 tarihli yazısında tünel içerisinde yapılan inceleme ve ölçümlere göre tünel çıkış ağzında kaplama betonun olduğu bölgeye kadar ki kesimde destek sistemlerindeki baskılardan dolayı 3.80 metre olması gereken kazı kesitinin 2.70 ve hatta 2.40 my düştüğü, alttaki taban gelgilerinin deplase olmasından dolayı set ve çukurların oluştuğu, durumun kamera çekimi ile tespit edildiği, idare tarafından tünel içi rölevelerin acilen alınması, tünel çıkış havalandırma şaftının açılması ve revize uygulama projesinin hazırlanması istenerek işin devamının işçi güvenliğini etkileyen eksiklerin giderilmesi için yeni proje yapılmasının istenildiği, ancak dava dışı idare tarafından revize projelerin onaylanmadığı, gerek idare gerekse yüklenici tarafından zemin koşullarına göre seçilmesi gereken tünel kazı birim fiyatlarının onaylanmadığı ve mevcut projelere göre hareket edilmesinin talep edildiği ardından alt yüklenici ile sözleşmenin feshinden sonra iş artışının 4735 sayılı yasanın 24. maddesinde belirlenen üst limiti aşması nedeni ile tasfiyeye gidilmesi kararı ile aynı madde kapsamında işin mevcut limitler dahilinde ikmal edilmesi ve bilahare tasfiyeye gidilmesine ilişkin karar alındığı bu kapsamda davacı alt yüklenicinin projenin revizesi ve revizeden kaynaklı iş artışına gidilmesi gerektiği ve revize proje onayı ve buna bağlı iş kalemlerinde değişiklik / artışa gidilmeden işlerin mevcut proje ve fiyatlarla yapılamayacağı ve mevcut proje ile işlerin devamının iş sağlığı ve güvenliği ile tünel güvenliği açısından riskli olacağından tünel imalatına devam edilmemesinde haklı olduğu bilirkişilerce tespit edildiğinden yanlar arasındaki sözleşmenin feshinde davalı birleşen davada davacı yüklenici iş ortaklığının da bu yönü ile kusurunun bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Yukarıda ifade edildiği üzere alt yüklenici sözleşmesinin feshinde taraflar ortak kusurlu kabul edilmiş olup alt yüklenici davacıların asıl davada ödenmeyen imalat bedeli talebinin yerinde olduğu, asıl davada davalı yüklenici tarafından davacı adına yapılan ve mahsubu gereken bir kısım ödemeler birleşen dava ile talep edilmiş olduğundan asıl dava kapsamında mahsup işlemi yapılmaksızın davacı taşeronun davalı yüklenicinden elektrik, mekanik ve inşaat işlerine ilişkin ödenmeyen toplam imalat bedelinin 828.920,71 TL olarak bilirkişilerce hesaplandığı anlaşılmış, asıl davada davacının ıslah talebi ve taleple bağlılık ilkesi gereğince 584.839,77 TL üzerinden alacak talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş, dava dilekçesinde alacağa 10.01.2017 ihtarname tarihinden itibaren faiz uygulanması talep edilmiş ise de; davacıların 10.01.2017 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi içeriğinde alacak tutarı belirtilmediğinden temerrüde esas alınmamış, ıslah dilekçesinde ise dava tarihinden itibaren faiz talep edildiği görülmüştür.
Asıl davada davacıların yanlar arasındaki sözleşmenin 16. maddesi gereğince yüklenici iş ortaklığına keşide edilen 2 adet teminat senedi nedeni ile borçlu olmadıklarının tespiti ve bu senetlerin iadesi talebi kapsamında yapılan değerlendirmede; 25.07.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmesinin alt yükleniciden alınacak teminatlar başlıklı 16. Maddesinin A bendinde kesin teminat olarak alt yükleniciden 700.000,00 TL ve 750.000,00 TL tutarlı teminat senedinin sözleşmenin imzalandığı tarihte yükleniciye verileceği, teminatların iadesine ilişkin B bendinde ise işlerin sözleşme hükümlerine uygun olarak ifa edilmesinden sonra teminatların iadesine ilişkin hükümlerin idarenin yükleniciye uygulayacağı hükümlere paralel olarak alt yükleniciye uygulanacağının taraflarca kararlaştırıldığı, sözleşme eki YİGŞ 46. maddesindeki düzenleme gereğince kesin teminatın iadesinin SGK ilişiksiz belgesi verilmesi tüm eksik ve kusurlu işlerin tamamlanması ve kesin kabul tutanağının onaylanmış olması koşuluna bağlandığı, yanlar arasındaki alt yüklenici sözleşmesinin fesih nedeni ile birleşen davada hüküm altına alınan yüklenici alacağı nedeniyle bu alacağın ifası koşuluna bağlı olarak birlikte ifa kuralı kapsamında asıl davada teminat senetlerine ilişkin menfi tespit ve senetlerin iadesi talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Birleşen davada davacı yan alt yüklenici davalıların sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, işe zamanında başlamadığını, iş programının gerisinde kaldığını, tünel işlerini yapamayacaklarını bildirdiklerinden sözleşmeden döndüklerini belirterek dava dilekçesinde yedi grup adı altında belirtilen gider ve zarar kalemlerinin davalılardan tahsili talebinde bulunmuştur.
Müspet zarar alacaklının ifaya olan çıkarının beklentisinin gerçekleşmemesi nedeniyle uğradığı zarar olarak tanımlanabileceği gibi alacaklının mal varlığının mevcut durumu ile sözleşme tam ve gereği gibi yerine getirilmiş olsaydı ulaşacağı durum arasındaki fark olarak da ifade edilebilir. Müspet zarar kusursuz olan tarafın, sözleşmeden haksız olarak dönen taraftan isteyebileceği tazminatın konusu olan zarar olup borçlu kendisine hiç bir kusurun yüklenemeyeceğini kanıtlamadıkça alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür. Sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlanabilecek menfi zarar kavramına ise; sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan masraflar ile daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zararlar girer. Bu arada her iki taraf kusurlu ise (ortak kusur) birbirlerinden tazminat talebinde bulunmaları mümkün olmayıp sadece birbirlerine kazandırdıklarını yasanın geri verme hükmüne göre isteyebilirler. Geri vermenin kapsamının tayininde de kıyasen sebepsiz zenginleşme kuralları uygulanacaktır.
Somut uyuşmazlıkta alt yüklenici sözleşmesinin tarafların ortak kusuru ile feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmakla, fesihte tarafların ortak kusurlu olması halinde yukarıda ifade edildiği üzere asıl davada alt yüklenici davacıların ödenmeyen hakediş alacakları ile teminatlarının iadesini isteyebilecek iken birleşen davada yüklenici davacıların 1. grup içerisinde talep ettikleri alt yüklenici adına yapılan 6.455,96 TL ...ödemesi ile 23.293,50 TL alt yüklenici işçilerine yapılan ödemelerini, 4. grup içerisinde talep edilen 19.470,00 TL alt yüklenici adına yapılmış olan elektrik işlerine ilişkin ödemeleri ve 5. grup içerisinde talep edilmiş olan 148.631,95 TL alt yüklenici adına yapılmış olan havalandırma sistemlerine (şaft) ilişkin ödeme olmak üzere toplam 143.851,41 TL'nin tahsili talebinde bulunabileceği, sözleşmenin feshinde birleşen davada davacının ortak kusurlu olması nedeni ile birleşen davada diğer zarar kalemlerine ilişkin müspet/menfi zarar talebinde bulunamayacağı sonuç ve kanaatine varılmış, birleşen davada 02.11.2023 tarihli ayrıştırılmış netice-i talep tutarları ile ıslah talebi nazara alınarak birleşen davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş, asıl davada alt yüklenicinin toplam 1.450.000,00 TL bedelli senetlerin iadesi talebi birleşen davada hüküm altına alınan yüklenici alacağı ile birlikte ifa edilmesi koşuluna bağlandığından dava tarihi itibariyle haklılık durumu gözetilerek bu talep yönünden asıl davada davalılar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-a)Asıl davada alacak talebinin kabulü ile 584.839,77 TL'nin 06.05.2019 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
b)Asıl davada; keşidecisi .... olan 700.000,00 TL bedelli ve 750.000,00 TL bedelli senetler yönünden birleşen davaya ilişkin 2-a hükmü ile birlikte ifa koşulu ile davacıların davalılara bu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, senetlerin davacılara iadesine,
2-a)Birleşen davada davalılar ... ve ...ne yönelik davanın kısmen kabulü ile 197.851,41 TL alacağın, 54.000,00 TL'sine 07.01.2021 dava tarihinden itibaren 143.851,41 TL'sine 03.06.2024 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
b)Birleşen davada davalılar ... ve ...'ne yönelik fazlaya ilişkin talebin nedeniyle reddine,
c)Birleşen davada davalılar ..., ... ve ...'a yönelik davanın reddine,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
3-Alınması gereken 138.999,90 TL harçtan peşin alınan 24.933,15 TL ve 9.816,33 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 104.250,42 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.640,00 TL arabuluculuk ücretinin 758,77 TL'sinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 1.881,23 TL'sinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 87.877,57 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
6-Asıl davada senetlere yönelik talep yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 188.000,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 24.933,15 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı, 9.816,33 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 34.793,88TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafça yapılan 1.373,90 TL tebligat, 268,60 TL müzekkere gideri ve 15.816,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.458,50 TL yargılama giderinin dava tarihindeki haklılık oranına göre takdiren 5.017,80 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
9-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
10-Alınması gereken 13.515,23 TL harçtan peşin alınan 8.555,83 TL ve 11.555,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 6.595,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
11-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.640,00 TL arabuluculuk ücretinin 758,77 TL'sinin davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 1.881,23 TL'sinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
12-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 31.656,23 TL ücreti vekaletin davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
13-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 159.425,76 TL ücreti vekaletin (davalılar ... ve ... lehine 137.662,11 TL'si olmak üzere) davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
14-Davacılar tarafından başlangıçta yatırılan 8.555,83 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı, 11.555,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 20.170,13 TL'nin davalılar ... ve ... alınarak davacılara ödenmesine,
15-Davacı tarafından yapılan 430,00 TL tebligat gideri, 15.184,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.614,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 2.625,58 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
16-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
17-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair asıl davada davacı birleşen davada davalılar ... ile birleşen davada davalı ... ve ... vekili ve asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili ve asıl davada davalı birleşen davada davacı İ... nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
13/06/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 12.07.2024
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...