T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/591 Esas
KARAR NO : 2025/119
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/12/2020
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yanın akrabası bulunan dava dışı ...'in, aynı mahallede oturmuş olmalarından ötürü uzun yıllardan beri tanımakta olduğu davacı müvekkilinden, 2008 yılı sonunda maddi yönden zorda olduğunu iddia ettiği diğer dava dışı ve takip borçlusu ...’e borç para gönderimi yönünde yardım talep ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin farklı tarihlerde dava dışı ...'e nakit para yardımında bulunduğunu, ...'in de davacı müvekkilinden almış olduğu borç paralara karşılık ise 05/08/2009 vade tarihli 200.000-TL miktarlı, 07/09/2009 vade tarihli 150.000-TL miktarlı, 07/10/2009 vade tarihli 150.000-TL miktarlı ve 250.000-TL miktarlı 4 adet senet teslim edildiğini, teslim edilen senetlerin ise borç miktarlarının zamanında ödenmemesi nedeniyle davacı müvekkili tarafından ... sayılı, ... sayılı dosyasından takibe konulduğunu, bilahare müvekkilinin MS hastalığında yakalandığını ve tedavi gördüğünü, sonradan davalı ... tarafından 24/02/2014 vade tarihli, 250.000,00-TL miktarlı bir senet üzerinden ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığının öğrenildiğini, ancak müvekkilinin davalıya bir senet vermediğini, tam tersine davalının kuzeninden alacaklı olduğundan 2 ayrı senet aldığını, yapılan bu uygulamanın davalı ile akrabaları olan dava dışı kişilerce danışıklı olarak organize edildiğini, müvekkilinin davalıya bir borcunun olmadığını belirterek, ... sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin iptali ile haksız olarak tahsil edilen meblağın istirdatına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlu ... tarafından dava dışı ...'in lehtarı olduğu 24/01/2014 tanzim tarihli, 24/02/2014 ödeme tarihli 250.000,00-TL bedelli senet düzenlendiğini, söz konusu senedin de ... tarafından müvekkilinden aldığı borca karşılık olarak davalı müvekkili ...'e ciro edildiğini, söz konusu senede istinaden bilahare müvekkiline 110.000,00-TL ödeme yapıldığını, ancak 140.000,00-TL bakiye alacak ödenmediğinden davaya konu ... sayılı icra dosyasından takip başlattıklarını, davacının iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddi ile davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden aş/ğı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davaya dayanak ... sayılı takip dosyası ile senet aslı dosya kapsamına alınmış, davaya konu maddi vakıaya ilişkin yürütülen soruşturma dosyasına dair ... sayılı soruşturma dosyası celp edilerek bekletici mesele yapılmış, taraf iddia ve savunmalarında geçen ...sayılı icra takip dosyaları ile ... Esas sayılı dosyaları celp edilerek incelenmiş, ilgili kurum ve kuruluşlardan davacının imza örnekleri getirtilip mahkememiz tarafından davacının imza örnekleri de alınarak grafolog bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya konu ... sayılı takip dosyasının incelenmesinden dosyanın, davalı tarafından davacı ve dava dışı ... aleyhine 15/06/2015 tarihinde 24/02/2014 vade tarihli 250.000,00-TL bedelli senet dayanak gösterilmek üzere 140.000,00-TL asıl alacak, 20.430,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 160.430,00-TL üzerinden başlatılan kambiyo senedine özgü icra takibine ilişkin olup derdest durumda olduğu, bilahare icra müdürlüğünün kapatılması sebebiyle ... takip numarasını aldığı görülmüştür. İcra takibine ve davaya konu senedin incelenmesinden, 24/01/2014 düzenleme, 24/02/2014 vade tarihli, keşidecisi ..., lehdarı ... olan, ... tarafından da davalıya ciro edilen, 250.000,00-TL miktarlı ve "nakden" kaydını içeren bir bono olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu maddi vakıaya ilişkin yürütülen soruşturmaya dair ... sayılı soruşturma dosyasının eldeki davayı etkileyeceği değerlendirildiğinden, mahkememizce bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş olup savcılık tarafından yürütülen soruşturma neticesinde 12/06/2023 tarihinde takipsizlik kararı verildiği ve bu kararın, ...'nin 04/12/2023 tarih ve ... D.İş. sayılı itirazın reddi kararıyla kesinleştiği görülmüştür.
Ceza soruşturmasının belirtilen şekilde kesinleşmesi üzerine mahkememizce davaya konu senet üzerinde grafolojik inceleme yapılmasına karar verilmiş olup mahkememizce dosyanın tevdi edildiği grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen 21/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "tetkike konu, borçlusu ... ve alacaklısı ... olan, düzenleme tarihi 24/01/2014 ve ödeme günü 24/02/2014 olarak düzenlenmiş “250.000 TL iki yüz elli bin TL” değerindeki senedin sağ alt köşesinde “borçlu ...” adına atılı bulunan imzaların, ...'ün dava dosyası içerisinde bulunan mevcut tüm mukayese imzalarına kıyasen, ... elinden çıktığı yönünde kanaat hâsıl olmuştur." şeklinde tespitlerde bulunulduğu görülmüş olup mezkur bilirkişi raporu ile soruşturma kapsamında alınan 09/05/2023 tarihli grafolog bilirkişi raporunun birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalar ve son hamil dahil herkese karşı ileri sürülebilir ( ....'nin 20/10/2016 tarih ve ... sayılı ilamı, ...). ... 26/04/2006 gün ve ... sayılı kararında da açıklandığı üzere, "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfeti alacaklıya ait olup borçlunun kambiyo taahhüdünden sorumlu olması, senetteki imzanın ona ait olması ile mümkün olacaktır.
Somut olayda, gerek mahkememizce yaptırılan imza incelemesi neticesinde alınan bilirkişi raporu gerekse savcılık dosyasında alınan aynı yöndeki bilirkişi raporu ile davaya konu senetteki imzanın davacıya ait olduğu açık bir şekilde ortaya konulmuş olup mevcut hukuki durum karşısında; davacı, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmek suretiyle eldeki davayı ikame etmiş ise de, davalı tarafından senetteki imzanın davacıya ait olduğu kanıtlanmış olmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının tazminat istemi bakımından ise; eldeki davada mahkememizce verilip icra edilen bir ihtiyati tedbir kararı bulunmamakta olup İİK'nın 72/4. maddesi kapsamında koşullarının oluşmadığı görüldüğünden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 2.739,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.124,35-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.