T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/662 Esas - 2025/25
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/662 Esas
KARAR NO : 2025/25
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/12/2020
KARAR TARİHİ : 21/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN : 20/01/2025
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı şirkete 26/12/2019 tarihli fatura ile nakliye ve yükleme yapıldığını, ancak fatura bedeli olan 19.908,96-TL’nin müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ..... sayılı dosyası ile davalı aleyhine genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın haklı olmadığını belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşımacılık işinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davaya dayanak ..... sayılı icra takip dosyası, .....sayılı soruşturma dosyası, tarafların uyuşmazlık dönemine ilişkin BA/BS formları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya dayanak ..... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 01/07/2020 tarihinde fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle 19.908,96-TL asıl alacak, 407,45-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.316,41-TL alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak üzere taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından gerekli bildirimler yapılmış ise de davalı tarafından yapılmamıştır. Buna göre; mahkememizce verilen süre içerisinde gerekli bildirimleri yapmayan davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarının ibrazından HMK'nın 222/3. maddesi gereğince kaçınıldığının kabulü gerekmiş, aynı madde gereğince bilirkişi incelemesi sonucunda tacir niteliğini haiz olduğu görülen davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil teşkil edebileceği hukuki sonucuna ulaşılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 27/06/2022 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; "...davalı şirket yasal defter kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığından dolayı, dosya içeriğinde mevcut bilgi belgeler ile davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen davacı yasal defter kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde; davacı şirket tarafından takibe konu edilen 26/12/2019 tarih ... sıra no.lu "30 araç yükleme bedeli ve ..... 42.180 kg nakliye ve yükleme bedeli" içerikli 19.908,16-TL bedelli faturanın, 31/12/2019 tarih ve ..... no.lu yevmiye maddesinde tesis edilen muhasebe kaydı ile yasal surelerinde usulüne uygun olarak yasal defter kayıtlarına intikal ettirildiği, takibe konu faturanın davalı şirkete 26/12/2019 tarihinde düzenlene belge ile davalı şirket kaşesi altında "İdari İşler Sorumlusu ..." imzası ile teslim edildiği, dosya içeriğinde takibe konu faturaya karşılık davalı şirket ödemesine rastlanılmamış olup, davacı yasal defterlerindeki mevcut kayıtlar üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davacı şirket tarafından takibe konu edilen faturadan dolayı, takip tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 19.908,16-TL alacaklı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 11/12/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda ise; "...26/12/2019 tarih ... seri/sıra no.lu "42.180 kg 30 Araç Yükleme Bedeli ve ..... 42180 kg Nakliye ve Yükleme Bedeli" içerikli 19.908,96-TL tutarlı fatura
üzerinde sadece ... bilgisinin bulunduğu, fatura üzerinde irsaliye no ve irsaliye tarih bilgisi bulunmadığı, ayrıca fatura içeriği emtianın teslimine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediği,
iş bu faturanın davacı yanın yasal defter kayıtlarına usulüne uygun olarak kayıt edildiği, yine
... dönem BS forumunda ilgili ... beyan edildiği,
uyuşmazlığa konu fatura bedeli davalı yanca ödenmediği için talep edilen fatura tutarının
19.908,96-TL olduğu, davalı yana yönelik yapılan incelemeler neticesinde, davalı yanın dosyaya ibraz ettiği kayıtlar
incelendiğinde, yasal defterlerinde davacı tarafından takibe konu edilen 26/12/2019 tarih ... seri/sıra no.lu 19.908,96-TL tutarlı faturanın yasal defter kayıtlarında yer almadığı ve BA form bildirimleri ile de beyan
edilmediği, ... davacıya ait borç/alacak kaydı bulunmadığı, davacı tarafından takibe konu edilen 26/12/2019 tarih ...no.lu KDV hariç 16.872,00-TL tutarlı fatura, davacı tarafından ...... Dönem BS formunda ilgili ... beyan edilirken davalı şirket tarafından beyan edilmediği, takibe konu faturanın davalı şirkete 26/12/2019 tarihinde düzenlenen "belge" ile davalı şirket
kaşesi altında "İdari İşler Sorumlusu ..." imzası ile teslim edildiğine yönelik belge ibraz edilmiş olup, ...’nun bahse konu belgedeki imzanın kendisine ait
olmadığından bahisle ..... suç duyurusunda bulunduğu,
..... soruşturma no.lu dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği bu tespitler neticesinde, takibe konu fatura içeriği emtianın davalı yana usulüne uygun olarak
teslim edildiğine dair bir imza veya bir belgenin bulunmadığı, salt olarak faturanın davacı yanın yasal
defter kayıtlarında yer alması alacağın varlığına delil teşkil etmediği, fatura içeriği emtianın alıcıya usulüne uygun teslimi gerektiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda, taraflar arasında 2019 yılında başlayan taşımacılık işine dayalı bir ticari ilişkinin olduğu, uyuşmazlığın ise davacı tarafından davalı adına en son düzenlenen takibe konu 26/12/2019 tarih ve 19.908,96-TL miktarlı faturadan kaynaklandığı sabittir. Davacı tarafından düzenlenen takibe konu mezkur faturanın, HMK'nın 222/3. madde hükmü gereğince kendi lehine kesin delil niteliğini haiz ticari defter kayıtlarına usulüne uygun olarak işlendiği ve bu kayıtlara göre davacının davalıdan 19.908,96-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde takibe konu faturanın teslimine dair şirket kaşesi üzerine atılı kendi çalışanının imzasına itirazı nazara alınarak 26/03/2024 tarihli duruşmada imza incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de, davalı tarafından mahkememizce imza örneklerinin alınması için yazılan talimatın bila ikmal iade edilmesi sebebiyle 17/09/2024 tarihli duruşmada HMK md. 94. bağlamında ikinci kez verilen sürede bildirilen adresin de ilgilinin tebliğe yarar adresinin olmadığı ve MERNİS adresinin bulunmadığı anlaşılmış, yapılan kolluk araştırmasında da adres tespiti yapılamamış olup davalı vekilince sonradan sunulan 26/12/2024 tarihli dilekçenin ise haklı bir mazerete dayanmayıp yargılamayı sürüncemede bırakır mahiyette olduğu görüldüğünden ve ayrıca her durumda faturanın düzenlenip tebliğ edilmemesinin de tek başına faturaya konu işin yapılmadığı anlamına gelmeyeceği açık olduğundan dosyaya mübrez kayıt ve belgeler nazara alınarak yeniden talimat yazılmasına yer olmadığına karar verilmiş, imza incelemesi yapılmamıştır. Yukarıda belirtildiği üzere HMK md. 222/3. gereğince davacı tarafından kendi lehine kesin delil niteliğini haiz ticari defter kayıtlarına göre takibe konu faturaya dayalı olarak 19.908,96-TL kadar alacağının varlığı kanıtlanmış olup davalı tarafından ise davacının ticari defter ve kayıtlarının aksi, HMK’nın 129. maddesi bağlamında usule uygun, aynı mahiyette kesin delillerle kanıtlanamamış, yemin deliline de dayanılmamıştır. Bu bağlamda tüm dosya kapsamı itibariyle davalının icra takibine itirazının haklı olmadığı anlaşıldığından, davalının itirazının 19.908,96-TL asıl alacak yönünden iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ise de dava dilekçesinde harca esas değer 19.908,96-TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır. Harç yatırılan miktar takip talebindeki asıl alacağa karşılık geldiğinden ve sonradan harç ikmâli de yapılmadığından eldeki davanın takip talebindeki asıl alacakla sınırlı olarak açıldığının kabulü ile takibin yukarıda belirtilen asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir (Emsal: ......, 11/06/2014 tarih ve ..... sayılı ilamı). Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından ise, dava konusu alacak likit olduğundan mahkememizce, dava konusu alacağın bu niteliğine göre davacı yararına İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan alacağın %20’si olan 3.981,80-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; davalının ..... sayılı takibe itirazının 19.908,96-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına,
2-Hükmolunan alacağın %20’si olan 3.981,80-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 1.359,98-TL harçtan peşin alınan 340,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.019,98-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 19.908,96-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL başvuru harcı, 340,00-TL peşin harç, 272,50-TL tebligat, 4,50-TL müzekkere gideri ve 1.600,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.271,4-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 21/01/2025
Katip ..... Hakim .....
e-imzalı e-imzalı