T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/172 Esas
KARAR NO : 2024/495
...
DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/03/2021
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının 20/08/2020 tarihinde ... firmalarına ayrı ayrı teslim edilmek üzere 28.661,13-TL ve 55.223,84-TL fatura değerindeki 2 ayrı kargoyu ... kargoya teslim ettiğini, kargoların müşterilerinin eline geçmemesi üzerine kargo firması yetkililerini arayarak kargolarının akıbetinin sorulması üzerine yetkililerin önce kargoların kaybolduğunu daha sonra ise kargoların yandığını ifade ederek kargoyu teslim etmelerinin mümkün olmadığını söylediklerini, müvekkillerinin aynı ürünleri tekrar imal ederek müşterilerine ulaştırdığını, bu nedenle kaybolan ürünler nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, davacının taşıdığı ürünlerin değerini bilmesine rağmen müvekkiline 200,00-TL gibi bir teklifte bulunduğunu, bu teklifin malın değeri dikkate alınarak kabul edilebilir bir yönünün olmadığını, davalı ... tarafından malın değerinin "... sistemine girilmemesi sebebiyle karşılanmasının mümkün olmadığını bildirdiğini ancak sistemin 19.999,90-TL üzerinde bir değer girilmesine izin vermediğini, müvekkilinin e-fatura numarasını girip e-faturayı da gönderinin üzerine yapıştırdığını, davalı ...'in bu savunmalarının kötü niyetli olduğunu, kargonun transfer bilgileri incelendiğinde tutarsızlık olduğunu, kargoların aslında yanmayıp kaybolduğunu, arabulucuk ile birlikte davalı ...'nın da sürece dahil edildiğini, davalı ... Kargo'nun kargo firması olması, davalı ...'nın ise ...'in sigorta poliçesini düzenleyen olması sebebiyle müvekkilinin zararından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilerek dava konusu taşıma ilişkisinden kaynaklanan davacı müvekkilin uğradığı zararın tespit edilerek, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacıya ödenmesine hükmedilecek miktara zararın meydana geldiği tarih olan 21/08/2020 ve 23/08/2020 tarihlerinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı ... Kargo A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya ilişkin zamanaşımı itirazının olduğunu, gönderinin içeriğine ve değerine itirazlarının olduğunu, gönderi esnasında bir değer deklare edilmediğini, müvekkili şirketin sisteminde bir değer olmadığını, davacının değer bildiriminde bulunmasının veya gönderiyi sigorta ettirmesinin mümkün olduğunu, sisteme 19.999,00-TL üstü bir rakam girilememesinin kötü niyet değil müşteriyi korumayı amaçlayan bir uygulama olduğunu, zira değerli eşyanın kargo ile taşınmasının mümkün olmadığını, cüzi bir kargo ücreti ile değerli eşya taşınmasının, bundan da müvekkili aleyhine sonuç çıkarılmasının hakkaniyetli olmadığını, zira kanun koyucunun da bu nedenle sorumluluğu sınırladığını, değer bildiriminde bulunulduğunda taşıma ücretinin arttığını, davacının da bunu bilerek değer bildiriminde bulunmadığını, basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, her durumda tazminatın TTK md.882 kapsamında belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını, müvekkili şirket ile ... Hızlı Kargo Taşımacılığı A.Ş. arasında 20/05/2020-2021 vadeli, ... numaralı İşyeri Paket Yangın Ticari Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, poliçede belirtilen rizikoların teminat limitleri dahilinde güvence altına alındığını, iş bu poliçe kapsamında riziko adresleri arasında bulunan mahalde 20/08/2020 günü meydana gelen yangın sonucu büyük hasar oluştuğunu, basiretli bir tacir olarak gerekli tedbirleri almayan, herhangibir sigorta yaptırmayan, değer deklaresi de yapmayan davacının kusurlu olduğunu, bu nedenle de davanın reddinin gerektiğini, gönderilerden birinin teslim edilmiş gözüktüğünü, yangının çıkış nedenine yönelik olarak bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ... D.İş. sayılı dosyasında yangının çıkış nedeninin net olarak belirlenemediğini, müvekkilinin sorumluluğunun ancak poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limiti dahilinde garame hesabı yapılması gerektiğini, hasara konu malların nerede kaybolduğunun tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından talep edilen tutarın da fahiş olduğunu, ... sisteminin de en fazla 19.999,00-TL tutarında gönderiye izin verdiğini, tazminatın belirlenmesinde poliçe koşullarının da dikkate alınması gerektiğini, TTK md. 882'nin uygulanması gerektiğini, davaya konu mahale ilişkin tüm sigortaların tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesine dayalı olarak teslim edilmeyen gönderi sebebiyle taşıyıcıdan ve onun sigortacısından tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya konu gönderiye ilişkin kayıtlar, poliçe ve hasar dosyası getirtilmiş, sigorta poliçesi kapsamında yapıldığı bildirilen tanzim taleplerine yönelik bağlantılı dava dosya suretleri celp edilmiş, taşımacılık ve sigortacılık uzmanı ile makine mühendisi bilirkişiler aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyanın ilk olarak tevdi edildiği taşımacılık ve sigortacılık uzmanı ile makine mühendisi bilirkişilerden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetince sunulan kök ve ek bilirkişi raporunda özetle; "...yangının çıkış nedeninin belirlenmesinin uzmanlık alanları dışında olmakla beraber dosya kapsamı dahilinde mevcut belgelere göre yapılan inceleme sonunda 20/08/2020 günlü 28.661,13-TL ve 55.223,84-TL miktarlı fatura konusu ürünlerin kayıp olduğu, söz konusu zararın poliçe teminatı kapsamında yer aldığı, davacının zararının taşımacı ... Kargo firması ile davalı ... tarafından tanzim edilmesi gerektiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan kök ve ek rapor içerikleri ile birlikte tarafların beyan ve itirazları da gözetilerek hüküm kurmaya elverişli olmadığı görüldüğünden dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii gerekmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacı tarafın davalılardan, TTK 886. madde hükmü üzerinden kanaat oluşması
halinde 83.884,97-TL alacağı olabileceği,
TTK 882. madde hükmü üzerinden kanaat oluşması
halinde 154,64-TL alacağı olabileceği,
davalı ... Kargo firması ve ... Şirketi arasında olan ... İşyeri Paket Yangın Ticari Poliçesi olduğu, işbu poliçede belirtilen yangın-emtia teminat poliçe limitinin 89.851.997-TL olduğu, davacının talebinin davalı ... şirketinin sigorta poliçe limiti dahilinde kaldığı..."
yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın 880. maddesinde, taşıyıcının, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminatın, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacağı hüküm altına alınmış, bununla birlikte aynı Kanun'un 882. maddesinde taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırıldığı, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda; davacının göndericisi olduğu iki ayrı emtianın davalı taşıyıcı ... Kargo şirketi tarafından 20/08/2020 tarihinde teslim alınmak suretiyle taşındığı ancak alıcısına teslim edilemediği sabit olup bu hususta davalı taşıyıcı tarafından müşterilerine ait emtianın saklandığı depoda çıkan yangında davacıya ait gönderiler de yanmak suretiyle zayi olduğundan ilgili gönderilerin teslim edilemediği yönünde açıklama getirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce celp edilen sigorta hasar dosyası ile birlikte dosyaya kazandırılan ... sıralarında davalı ... Kargo'ya ait ..." adresinde yer alan kargo aktarım merkezinde yer alan asma kattaki büroda bulunan elektrik panosunda oluşan ark sonucu kablo izolelerinin patladığı, oluşan arkın sonucu sıçrayan kıvılcımın yanıcı ve patlayıcı maddeleri tutuşturduğu, yükselen alevlerin işyerinin tamamına yayılarak büyüdüğü kanaatine varıldığı belirtilerek buranın ve burada bulunan bir çok emtia ile birlikte içeriği tespit edilemeyen yaklaşık 5331 adet muhtelif boy ve ebatlarda kargo paketinin yanarak hasar gördüğü yönünde tespitler yapıldığı görülmüştür. 04/09/2020 tarihli ekspertiz raporunda da benzer tespitler yapıldığı, .... sayılı dosyasından alınan 16/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise yapılan çalışmalar sırasında elektrik panosu görülemeyip üzerinde inceleme yapılamadığı, itfaiye ekiplerince varlığı tespit olunan panoda ark oluşmasının ve oluşan ark sırasında çıkan kıvılcımların çevredeki yanıcı ve parlayıcı malzemeleri tutuşturmasının olabilir bir durum olduğu, zira elektrik panolarının ark oluşumuna müsait teçhizatlar olup yangın olaylarında önemli rol oynadığı, mahallinde yapılan incelemeler sırasında yangına sebep olabilecek başkaca bir olumsuz duruma rastlanmadığı yönünde belirlemeler yapıldığı anlaşılmıştır.
TTK'nın 886. maddesi uyarınca davalı taşıyıcının kasten veya pervasızca davranış olarak nitelendirilebilecek bir eyleminin varlığını ispat yükü davacı göndericinin üzerindedir (bkz. ... sayılı ilamı). Davaya konu emtialara ilişkin kargo hareketlerinin incelenmesinden, davalı taşıyıcı tarafından belirtilen yangın olayının gerçekleştiği 22/08/2022 tarihinde, ilgili emtianın davalı taşıyıcının uhdesinde olduğu, yangın sonrasında yapılan yukarıda belirtili incelemelerde depoda bulup yanarak zayi olan 5331 adet kargo paketinin içeriğinin tespit edilemediği görülmüş olmakla beraber, davalı taşıyıcı tarafından henüz teslim edilmeyen davacıya ait gönderilerin davalı taşıyıcıya ait depoda tutulmasının olağan olduğu, dolayısıyla davalı taşıyıcının gerekçesinin hayatın olağan akışı ile uyumlu olduğu, yangın olayı açısından ise bu durumundan davalı taşıyıcının pervasızca davranışı olarak nitelendirilemeyeceği, dosya kapsamına göre yangının meydana geldiği mahallin mevcut haliyle bulunmadığı anlaşıldığından keşfen bir inceleme yapılmasında maddi imkansızlık olmakla beraber, yukarıda belirtilen tespitler çerçevesinde yangının elektrik panosunda oluşan ark nedeniyle oluştuğu görülmüş olup davalının pervasızca bir davranışından söz edilemeyeceği, bir an için davalı taşıyıcının gerekli kontrolleri yapmaması nedeniyle yangının meydana geldiği kabul edilse dahi bu anlamda teknik kontrollerin yapılmamasının pervasızca bir davranış sayılamayacağı (Benzer şekilde bkz. ...Karar sayılı ilamı),bunun dışında davalı taşıyıcının pervasızca davranış olarak nitelendirilebilecek bir eyleminin davacı tarafça ispat edilemediği görülmüş olup mevcut hukuki durum karşısında davalı taşıyıcının sorumluluğunun TTK'nın 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk esasına göre belirlenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
TTK'nın 882. maddesi, "Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır." hükmünü haiz olup davacının bu hüküm kapsamında davalıdan talep edebileceği maddi tazminat tutarının, 20/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere, 154,64-TL kadar olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğu bakımından ise; yine 20/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davalı ... Kargo firması ve ... A.Ş. arasında olan ... İşyeri Paket Yangın Ticari Poliçesi olduğu, işbu poliçede belirtilen yangın-emtia teminat poliçe limitinin 89.851.997-TL olduğu, davacının talebinin davalı ... şirketinin sigorta poliçe limiti dahilinde kaldığı anlaşılmakla davacının 154,64-TL maddi zararının tazmininden davalı ....'nin diğer davalı ... ... A.Ş. ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı .... tarafından garame hesabı yapılması gerektiği savunulmuş ise de, mahkememizce hükmolunan maddi tazminat miktarı ile davalılar tarafından tazmin taleplerine yönelik sunulan beyanlar kapsamında celp edilen dava dosyalarının tetkikinden tazmin talepleri ile poliçe teminat limiti nazara alındığında garame koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davalının bu yöne yönelik itirazının kabulü mümkün olmamıştır.
Temerrüt tarihi bakımından ise; davacı vekilince talep edilenin aksine uyuşmazlığın mahiyeti itibariyle olay tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi mümkün olmamakla beraber, davacının 15/09/2020 tarihli iki ayrı tazmin talep yazısı ile ..." nedeniyle bir gönderi için 28.661,13-TL, diğer gönderi için ise 55.223,84-TL talep etmek suretiyle davalı ....'yi davadan önce temerrüde düşürdüğü, diğer davalının ise davadan önce temerrüde düşürüldüğünün iddia ve ispat olunmadığı anlaşıldığından temerrüdün, davalı .... yönünden 15/09/2020, davalı ... yönünden ise 22/03/2021 dava tarihinde gerçekleştiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalılar tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de; davaya konu gönderilerin davalıya 20/08/2020 tarihinde teslim edilip eldeki davanın ise 22/03/2021 tarihinde ikame edildiği görülmekle TTK md. 885'te öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi, dava tarihi itibariyle dolmadığından, kabul edilen kısım yönünden davalıların zamanaşımı definin kabulüne olanak bulunmamıştır.
Son tahlilde tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek varılan yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile 154,64-TL’nin davalı .... yönünden 15/09/2020 temerrüt, davalı .... yönünden 22/03/2021 dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 154,64-TL’nin davalı ...… A.Ş. yönünden 15/09/2020 temerrüt, davalı ... yönünden 22/03/2021 dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Fazlaya dair istemin REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 256,17-TL ve 1.177,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.005,57-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin 2,50-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 1.357,50-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT md. 13/1'e göre hesaplanan 154,64-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT md. 13/3'e göre hesaplanan 154,64-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 256,17-TL peşin harç, 59,30-TL başvuru harcı, 1.177,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.492,47 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 285,5-TL tebligat gideri, 52,45-TL müzekkere gideri, 11.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.537,95-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 21,27-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip ...
E-imzalı
Hakim ...
E-imzalı