T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/454 Esas - 2025/663
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/454 Esas
KARAR NO : 2025/663
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/08/2021
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30.09.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı ... A.Ş. adına ... düzenlendiğini, 22.07.... tarihinde davalı şirket tarafından yürütülen yol çalışmaları sebebiyle açılan çukurun işaretlenmemesi ve yolun aşırı tozlu olması sebebiyle müvekkil şirketin sigortalısı olan aracın çukura düştüğünü ve hasara uğradığını, eksper marifeti ile yapılan inceleme neticesinde müvekkil şirket tarafından sigortalısına 20.140,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, sigortalısının haklarına halef olduğunu, oluşan hasarla ilgili rücu alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine ..... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürüp itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev ve zamanaşımı itirazı olduğunu, davanın hak düşürücü sürede açılmamış olduğunu, müvekkili olduğu şirketin dava konusu kazaya ilişkin kusuru bulunmadığını, davalı şirketin müşavir firma olması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, meydana gelen zarardan yüklenici firma ... San ve Tic. Ltd. Şti.'nin sorumlu olacağını, davanın bu firmaya ihbarını, yolun dışındaki ve trafiğe kapalı alandaki çukura düşme nedeniyle davacının sigortalısının kusurlu olduğunu bildirip, %20 kötüniyet tazminatı istemiyle davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin halefiyet ilkesinden kaynaklı davalıdan tahsili amacıyla girişilen icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali isteminden ibarettir. (İİK. md. 67)
Taraflarca dayanılan deliller toplanmış; Hasar dosyası ve poliçenin ve .....sayılı dosyasının geldiği, ... yazılan müzekkere cevabının döndüğü, ..... ve ... Hiz.Ltd.Şt.ne yazılan müzekkereye cevap verildiği ve Mahkememizce gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya arasına alındığı görülmüştür.
Davaya konu poliçenin incelenmesinde; ... plaka sayılı hususi otomobilin ... A.Ş. adına kayıtlı iken kaza tarihini de kapsayacak şekilde, 04.05..../ 24.02.2018 tarihleri arasında davacı sigorta şirketinde ... ile sigortalı olduğu, poliçe limitinin 100.000,00 TL olduğu görülmüştür.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Bu hükümler çerçevesinde..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 30.11.2018 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 20.140,00 TL asıl alacak, 3.207,30 TL faiz olmak üzere toplam 23.347,30 TL istendiği, takibin dayanağının sigortalısına ödenen hasar bedelinin rücu olduğu, ödeme emrinin davalıya 17.02.2020'de tebliğ edildiği, davalının 20.02.2020'de takibe itiraz ettiği görülmüştür.
Sigorta sözleşmeleri ile ilgili düzenleme 6102 sayılı TTK 1401 vd maddelerinde yapılmıştır. Sigorta sözleşmeleri; sigortacının bir prim karşılığında, kişinin parayla ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya bir kaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir (TTK m. 1401/1). Başlıca sigorta türleri, zarar sigortaları (TTK m. 1453 vd) ve can sigortalarıdır(TTK m, 1487 vd). Zarar sigortaları, mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları şeklinde yapılır. Can sigortaları, hayat sigortası, kaza sigortası, hastalık ve sağlık sigortası şeklinde yapılır. Bazı sigortaların yapılması mevzuatları gereği zorunludur. Bazı sigorta türleri devlet tarafından önemli ölçüde desteklenmektedir. TTK m. 1472 hükmünde; sigortacının halefiyet ilkesi ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca; sigortacı sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmış olması halinde sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek dava veya takibe kaldığı yerden devam edebilir. Sigortalının, sigortacıya geçen hakları ihlal edecek şekilde davranış göstermesi durumunda sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin ettiği takdirde, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını kullanabilir.
Mahkememizce Görevlendirilen Makine Mühendisi Bilirkişisi ... ve Hukukçu Bilirkişisi ...'dan aldırılan 17.03.2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dosyadaki bilgi ve belgeler detaylı olarak incelendiğince tarafımızca yapılan tespitler ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir. Sigorta şirketlerinin sorumluluğu, sigortalısı ile akdettiği Sigorta Sözleşmesine (Poliçesine) dayanır.
Dosya kapsamındaki belgeler, resimler, raporlar incelendiğinde heyetimizce yapılan değerlendirme aşağıdaki gibidir;
..... Dosya numaralı ... Kasko Son Durum Ekspertiz Raporu'nda Hasar Bilgileri Başlığı altında Hasar Rücu İmkanı: YOK şeklinde düzenlenmiştir. Bu raporda 25/07/... tarihinde olay yerinde ekspertiz şirketi tarafından çekilmiş olan fotoğraflarda da uyarı levhaları gözükmektedir.
1-Sigortalı araç sürücüsü, yol durumuna göre tedbirli ve dikkatli yol almadığı için trafiğe açık yol alanının dışına çıkmış ve kaza meydana gelmiştir.
2-Araçta teknik bir arıza veya tespit yoktur. Yolun trafik kurallarına aykırılığı iddiası ve tespiti yoktur.
3-Şantiye sahası uygun şekilde işaretlenmiş ve uyarı tabelaları(levhalar) konulmuştur.
4-Kazanın meydana gelmesinde aracın sürücüsü tam kusurludur.
Takdir Sayın Mahkemenizin olmakla beraber heyet olarak görüşümüz araç sürücüsünün kusurlu olması ve dolayısıyla davacı yanın rücuen tazmin istemi şartlarının oluşmadığı görüş ve kanaati" bildirilmiştir.
Mahkememizce Görevlendirilen Makine Mühendisi Bilirkişisi ... ve Hukukçu Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 23.05.2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Dosya kapsamındaki belgeler, resimler, raporlar incelendiğinde heyetimizce yapılan değerlendirme aşağıdaki gibidir;
..... dosya numaralı ... kasko son durum ekspertiz raporunda hasar bilgileri başlığı altında Hasar Rücu imkanı: YOK şeklinde düzenlenmiştir. Bu raporda 25.07.... tarihinde olay yerinde ekspertiz şirketi tarafından çekilmiş olan fotoğraflarda da uyarı levhaları kişilerin tam bir şekilde göremeyeceği şekilde konuşlanmış olduğu kanaatindeyiz. Bu hususta Yüksek Mahkemenin ilgili Kararını Sayın Mahkemenin takdirlerine sunuyoruz.
Takdir Sayın Mahkemenizin olmakla beraber heyet olarak görüşümüz, kazanın gerçekleştiği mahalde uygun şekilde işaretlenmesi veyahut uyarıcı levhanın hiç veya en azından yeteri kadar olmadığı yönündedir. Kanaatimizce Taktir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere Yargıtay'ın içtihatları, dosya kapsamındaki kaza görüntüleri tarafımızca değerlendirildiğinde olayın oluş şekli, yetki ve sorumluluk ile trafik kurallarındaki ihlaller ve yükümlülüklerdeki ihmal, araç sürücüsündeki aşırı hız ve kontrolsüzlüğün davalı kurumun şartname ve karayollarının güvenliğine aykırı tutum ve eylemi karşısında daha az bir kusura denk gelmesi karşısında, davalı kurumun kusur oranı %75, araç sürücüsününü kusur oranı ise %25'tir. Kazanın oluştuğu mahallin kazalara açık olması, denetiminin sık yapılmasının gerektiği sebebiyle araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olması ve dolayısıyla davacı yanın rücuen tazmin istemi şartlarının oluştuğu görüş ve kanaatindeyiz.
Meydana gelen olayın kusur ve sigorta kapsamında kalarak, davacı sigorta firmasının talep ettiği 20.140,00 TL içinden bunun %75 i kadar olan 15.105,00'TL tutarı talep edebileceğinin hesaplandığını,
Takdir Sayın Mahkemenizin olmakla beraber davacı yanın rücuen tazmin istemi şartlarının bu şekilde oluştuğu görüş ve e kanaati." bildirmişlerdir.
Mahkememizce Görevlendirilen Trafik Bilirkişisi ...'den Aldırılan 19.05.2024 Tarihli Bilirkişi Raporundan Özetle; "1-) ..... ile ... İns. Taah.Nak. Petr. Ve Hayv. İth. İhr. Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti-... İns. ve Nak. Mad. Tic. San. Ltd. Şti. Ortak Gi ndaki eser sözleşmesinden anlaşı üzere davalı ... ANONİM ŞİRKETİ nin kaza mahalli yol bölümü üzerinde herhangi bir yol çalışmasına ilişkin sözleşme (ihale) olmadığı bu sebeple dava konusu kaza ile illiyet bağı oluşmadığından KUSURSUZ olduğu kanaatine varılmıştır.
2-) Yol çalışması her nc kadar yüklenici firma sorumluluğunda olsada idarenin trafik işaretlemelerine ilişkin denetim ve kontrol görevini yerine getirmeyerek karayolunda seyir halinde olan araçların trafik güvenliğini tehlikeye atmak suretiyle meydana gelen kazada ..... %75 ASLİ KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır
3-... Plakalı Araç Sürücüsü ... meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nın 52/la-b kurallarını ihlalen %25 TALİ KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır.
4-Kazaya etken başkaca unsur olmadığı kanaatine varılmıştır." bildirmiştir.
Mahkememizce ..... Aldırılan 25.03.2025 Tarihli Adli Tıp Raporundan Özetle; "A)-Kaza mahalli mevkideki kazı çalışmasına yaklaşan sürücüleri zamanında uyarıp, zamanında uygun bir alandan güvenli geçişleri sağlayacak şekilde nizamlara uygun gerekli ve yeterli önlemleri almayan ve işaretlemeleri etkin bir şekilde yapmayan yolun yapım ve bakımından sorumlu kurum ve kuruluş, meydana gelen olayda; asli kusurlu bulunmuştur.
B)-Sürücü ... idaresindeki otomobil ile olay mahalli mevkide seyrini görüş durumuna göre yeterince müteyakkız ve kontrollü olacak şekilde sürdürmeye gerekli ve yeterli özeni göstermeyip kazı çalışması olan alana geldiğinde çukura düşmesi neticesinde meydana gelen olayda; tali kusurlu bulunmuştur.
SONUÇ:
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)-Yolun yapım ve bakımından sorumlu kurum veya kuruluşun %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu,
B)-Sürücü ...'ün %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur."bildirmişlerdir.
Mahkememizce Görevlendirilen Makine Mühendisi Bilirkişisi ...'den Aldırılan 31.08.2025 Tarihli Bilirkişi Raporundan Özetle; "Araç Bilgileri: ....., ... şasi numaralı, ... model, ... plakalı araç,
Kusur incelemesi:
ATK Raporu: Kaza mahalli mevkideki kazı çalışmasına yaklaşan sürücüleri zamanında uyarıp, zamanında uygun bir alandan güvenli geçişleri sağlayacak şekilde nizamlara uygun gerekli ve yeterli önlemleri almayan ve işaretlemeleri etkin şekilde yapmayan yolun yapım ve bakımından sorumlu kurum ve kuruluş meydana gelen olayda, asli kusurlu bulunmuştur.
Sürücü ... idaresindeki otomobil ile olay mahalli mevkide seyrini görüş durumuna göre yeterince müteyakkız ve kontrollü olacak şekilde sürdürmeye gerekli ve yeterli özeni göstermeyip kazı çalışması olan alana geldiğinde çukura düşmesi neticesinde meydana gelen olayda tali kusurlu bulunmuştur.
Yolun yapım ve bakımından sorumlu kurum ve kuruluşun %75 oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...” ün %25 oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
Hasar incelemesi:
Ekspertiz çalışması; Aracın yoğun bir şekilde hasarlanmış olduğu gözlendiği, sökülüp onarıma başlanmasının hasar maliyetini daha da artıracağı düşüncesiyle, ilk onarımından ziyade ağır hasarlı olarak değerlendirilmesi kanaati uygun bulunmuştur.
Toplam hasar: 21.925,01 TL
Emsal araç bedeli: 5.000,00 TL
Sovtaj bedeli: 18.000,00 TL
Fark: 35.000,00 TL
Sigorta şirketince sigortalıya ödenen miktar: 20.140,00 TL
ATK raporuna göre; yolun yapım-bakımından sorumlu kurum ve kuruluşlarının kusur oranı %75, araç sürücüsü ... ise %25 oranında kusurlu bulunmuştur.
Sn. Mahkeme şayet araç piyasa bedeli ile sovtaj farkını dikkate alıp, 35.000,00 TL farkı dikkate alırsa; kusur oranına göre sürücü payına düşen bedel 8.750,00 TL, davalı yanın ise kusur dikkate alındığında; 26.250,00 TL ödemesi gerekir.
Şayet sigortalıya ödenen 20.140,00 TL tutarı yerinde ve yeterli görürse; davalı yanın kusur oranı çerçevesinde, 15.105,00 TL ödeme yapması gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır." bildirmiştir.
Bilirkişi raporları bilimsel verilere uygun, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır.
Deliller değerlendirilmiştir.
Davalı ... A.Ş (Danışman) ile dava dışı ..... arasında yapılan 22.07.2016 tarihli Danışmanlık Hizmeti Alımına Ait Sözleşmesinin 6. Maddesine göre; " ..... dahilinde devam eden yol yapım ve büyük onarım çalışmalarında araştırma, kalite kontrol, yapım, proje kontrol izleme, etüt proje ve taşınmazlar kontrollük ve danışmanlık hizmet alım işinin" taraflar arasında kararlaştırıldığı, yine sözleşmenin 32.1 maddesine göre; "Danışman işin devamı süresince kaza, zarar, kayıpların meydana gelmesini önlemek amacıyla her türlü güvenlik önlemini almak zorundadır. Yeterli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle doğabilecek hasar ve zararların tazmininden Danışman sorumludur. Bu konularda gerek idare tarafından istenen gerekse Danışmanın kendi isteği ile aldığı güvenlik önlemlerine ilişkin giderlerin tümü Danışmana aittir. "Adı geçen sözleşme hükümlerine göre davalı şirketin, dava dışı ..... ile yine dava dışı yüklenici şirket arasında yapılan yol yapım ve bakım sözleşmesi (eser sözleşmesi) kapsamında yapılan işin kontrolünü ve güvenlik hizmetlerini almakla görevlendirilmiş olup meydana gelen dava konusu kazadan dolayı sözleşme kapsamında davalının sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında dosya kapsamı incelendiğinde;
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde; 6102 sayılı TTK 1472. maddesinde düzenlenen sigortacının halefiyet ilkesinden kaynaklı iş bu davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, davalının zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının yerinde olmadığı, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen birbiriyle uyumlu bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı ..... A.Ş. adına kayıtlı iken 22.07.... tarihinde meydana gelen Kazada yolun yapım ve bakımından sorumlu kurum veya kuruluşun kaza tespit tutanağına
Ve dosyadaki bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda %75 kusurlu bulunduğu, davacı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusuruyla meydana gelen kazada; ... plakalı araçta, Toplamda; 26.250,00-TL hasar bedeli oluştuğu, ancak davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin 20.140,00-TL olduğu, davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, belirlenen hasar miktarının ekspertiz raporu uyarınca uygun ve makul olduğunun belirtilmiş bulunduğu, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar ışığında davacının yapmış olduğu ödemeden kaynaklı davalıya karşı halefiyet hakkına sahip olduğu, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği, buna göre yapılan hesaplamaya göre davacının gerçek zararının davalının kusuruna denk gelen kısmın 15.105,00- TL olduğu anlaşıldığından, davanın bu miktar üzerinden kabulü ile davalının itirazının iptaliyle takibin bu miktar üzerinden devamına karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
..... Esas sayılı dosyada davalının yaptığı itirazın 15.105,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
3.021,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.031,82-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 343,95-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 687,87-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 15.105,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 5.035,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 343,95-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 403,25TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranına göre 1.170,29 TL'sinin davalıdan 389,71 TL'sinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan; 9.100,00-TL Bilirkişi ücreti, 4.500,00 TL adli tıp raporu faturası, 1.947,10-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.547,10 -TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 11.663,240-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı e duruşma ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı