T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/693 Esas - 2024/374
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2021/693 Esas
KARAR NO : 2024/374
...
DAVA : Şirket Feshi/Ortaklıktan Çıkma
DAVA TARİHİ : 29/11/2021
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirket Feshi/ortaklıktan çıkma davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar ile ...'in 22.03.2017 tarihinde davalı şirketi kurduklarını ve davacıların münferiden şirket müdürü seçildiğini, ancak şirket hesaplarından tam anlamıyla haberdar olmayan ve kendi hissesine düşen payı da bilmediğinden kuruculardan ... ile uyuşmazlık yaşadıklarını, davacıların diğer ortak ile anlaşmazlıkları sonucu şirketten çıkmaya karar verdiklerini, ancak ayrılma akçesi vermeksizin şirketten çıkmalarını talep edildiğini, şirkete ait karar defterinden davacılara ait yetkilerinin ellerinden alındığını, bu aşamadan sonra yapılan tahsilat ve borçlanmaların tamamını şirket müdürü ...tarafından yapıldığını ve bu konuda bilgi ve belgelerin davacılarca paylaşılmadığını, ayrıca şirkete ait taşınmazın kurucu ortağın eşine raiç bedelin çok altında satılarak muazalı işlem yapıldığını, bu hususta tapu iptali tescil davacı açtıklarını, kurucu ortak ...'in davacıların ortaklıktan ayrıldığına ilişkin şirket müşterilerine mesaj gönderdiğini, davacıların fiili olarak şirketten ayrılmak zorunda kaldığını, başka bir şirkette işi başladığını, davacılar hakkında rekabete aykırılık sebebiyle tazminat alacağına ilişkin arabuluculuk süreci başlatıldığını, ayrıca davacı ...için yöneticilik azli davası açıldığını, şirket ortakları arasında güven ilişkisi kalmadığını, davacı... adına kayıtlı taşınmaz için kötü niyetli tapu iptal davası açıldığını, davalının davacılara çektiği ihtarnamelerden ve yazışma kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacıların rekabete aykırı davranmakla ve şirkete zarar vermekle suçlandığını, diğer şirket ortağına karşı güvenin kalmadığını, kurucu orak ...'in müdür işlemleri ile şirket mal varlığını azaltmaya çalıştığını, ortaklar arasında uyumsuzluk ve husumetin süreksizleştiğini belirterek davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, bu mümkün değil ise davacıların şirketten çıkarılmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların eylemleri ile ortaklar arasındaki güven ilişkisini yok ettiğini, şirketin içinde bulunduğu zor duruma düşmesine neden olduklarını, davacıların tüm hareketlerinde davalı şirketin menfaatlerinden ziyade hukuka aykırı ve tam kusurlu olarak kendi menfaatlerini öncelediklerini, davacı ... davalı şirket gelirleri ile alınan ... ilçesindeki taşınmazı kendi adına tescil ettirdiğini, şirket genel kurulunda söz konusu dairenin 1 Temmuz 2021'e kadar şirket adına tapu tescili yapılarak şirkete geri kazandırılmasına denildiğini, kararda ...'nında imzasının bulunduğunu, davacının şirkete gönderdiği ihtarnamede taşınmazı şirket gelirleri ile aldığını kabul ettiğini, diğer davacı ...'in de bu olanlardan haberdar olup davacı ... ile birlikte şirket menfaatlerine aykırı olarak hareket ettiğini, tapu iptali tescil davalarının derdest olduğunu, davacı ...'nın şirket gelirleri ile alınan ... İlçesindeki taşınmazı kendi adına tescil ettirdiğini, şirket genel kurulunda bu taşınmazların şirkete geri kazandırılmasına, karar verildiğini, kararda ... İlçesindeki taşınmazı kendi adına tescil ettirdiğini, taşınmazın şirkete geri kazandırılmasına, genel kurulda karar verildiğini, 26.10.2021 tarihli genel kurul kararında davacı....'in taşınmazı şirket gelirleri ile aldığını kabul ettiğini, davacı ...'in dairenin satışını gerçekleştirerek şirkete ödediğini, bu durumun dahi şirket menfaatlerine aykırı hareket ettiğini gösterdiğini, davacıların davalı şirket ile rekabet yasağına aykırı olarak gizli ortakları oldukları şirkette çalışmaya devam ettiklerini, aynı pazarda aynı müşteri çevresine iş yaptıklarını, rekabet yasağına ilişkin davanın derdest olduğunu, mülkiyeti davalı şirkete ait araçları zilyetliğini davacıların haksız ve kötü niyetli elinde bulundurduklarını, araçların teslimi ve tazminat talepli davalarının derdest olduğunu, ek olarak davacıların şirketin mali bilançoları hakkında eksik bilgi verdiğini, şirket gelirleri ile alınan taşınmazlardan elde edilen kira gelirlerini gizlediklerini, şirket gelirleri ile şahsi harcamalar yaptıklarını, davacı ... hakkında müdürlükten azil davasının derdest olduğunu, ...'taki taşınmazın kira geliri için açılan icra takibi ve davacıların şirket gelirleri ile yaptıkları şahsi harcamaları nedeniyle açılan icra takibinin derdest olduğunu, davacıların eylemleri nedeniyle... Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın derdest olduğunu belirterek davacıların şirketin feshi ve ortaklıktan çıkma taleplerinin reddine, davacıların ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış, davalı şirketin ticari sicil özeti ile sicil dosyasından bir örnek ... nolu soruşturma dosyası örneğinin celbi ile incelenmesinde müştekinin ... şüphelilerin ... ve ... olduğu hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı suçlarına ilişkin yapılan soruşturma sonucunda özel belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, nitelikli dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçları yönünden şirket ortaklarının eylemlerinin hukuki ihtilaf kapsamında değerlendirilmesinin gerektiğini belirterek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüş, karar yönelik yapılan itiraz üzerine takipsizlik kararının kaldırıldığı ve soruşturmanın... sayılı soruşturma dosyası üzerinden devam edildiği, soruşturma neticesinde... karar numarası ile müşteki ile şüpheliler arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelikte uyuşmazlık olduğu, nitelikli dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarının yasal unsurlarının gerekçeleşmediği gerekçesi ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karara yapılan itirazın ... kesin olarak reddedilmiş olduğu anlaşılmıştır.
... tarafından davalı ... hakkında ... nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tescili tescili mümkün değil ise taşınmaz bedelin iadesi talebi ile açılan davanın derdest olduğu görülmüş, ... esas sayılı dosya örneğinin temini ile incelenmesinde ...tarafından davalı ... ve ... hakkında şirket gelirleri ile alınan ve kiraya verilen taşınmazın kira geliri nedeniyle şirketin uğradığı zararın tazminine ilişkin başlatılan ... esas sayılı dosya örneğinin celbi ile incelenmesinde davacı... davalılar ... ve ... hakkında davacı şirket adına davalı tarafından kullanılan banka ve kredi kartlarındaki şahsi harcamalar nedeniyle davacı şirketin uğradığı zararın tazminine yönelik başlatılan ... esas sayılı takibe itirazın iptali ve takibin devamı talebi ile açılan davanın derdest olduğu anlaşılmış, ... esas sayılı takip dosyası örnekleri temin edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
... parsel 63 nolu bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazın ... adına kayıtlı olan hissesinin iptali ile davalı şirket adına kayıt ve tesciline terditli olarak taşınmazın raiç bedelinin tahsili ile davalı şirkete iadesine karar verilmesi talebi ile açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek... karar numarası ile davanın görev yönünden usulden reddine dair karşı görevsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleşmiş olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ile davalı şirketin defter kayıt ve belgeleri üzerinde mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiş yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor ve ek raporda özetle; "kuruluş aşamasında şirket temsilciliğine ... ve ...'in seçildiği, 18.06.2021 tarihli karar ile ...'in müdürlükten azlini ...'nın müdürlük süresinin devamı ve şirket müdürlüğüne ve müdürler kurulu başkanlığına ...'in münferiden yetkili kılınmasına karar verildiği, şirketin kurulduğu 2017 yılı itibariyle 2021 yılı hariç kar ettiği, ilgili dönemlerde kar dağıtımı yapılmadığı, şirketin borca batık olmadığı, şirket değerinin kaydi gererler üzerinden 3.548.237,28 TL hesaplandığı, davacıların şirketin hakim ortağı olmadığı, %25 paydaş olduğu, payları %50, %50 bölünen şirketin hakim ortağı bulunmadığı, şirketin aynı zamanda müdürü olan ... hakkında azil davasının derdest olduğu, müdürler kurulu başkanının dava dışı paydaş olmayan ...olduğu, işbu dava açıldıktan sonra şirket karlılığının azalması ve şirket mal varlığının azaltılması gözetildiğinde fesih ve tasfiyesinin takdirinin mahkemeye ait olduğunu, bununla birlikte davacıların şirketten çıkmasına izin verilmesi seçeneği gözetilir ise ayrılma akçesinin hesabının gerektiği, şirketin dava sonrası zarar ettiği ve fiili tasfiye sürecinde olduğu anlaşıldığı" ifade edilmiştir.
Dava; şirket ortakları tarafından açılan şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi fesih olmadığı takdirde davacıların ortaklıktan çıkmalarına karar verilmesi talebine ilişkindir.
Limited şirketin sona erme sebeplerini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nun 636. maddesinin 3. fıkrasında "haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme istem yerine, davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Davalı şirketin ticari sicil kayıtları kapsamında 2017 yılında 3 ortaklı olarak tescil edilen şirketin %50 hissesinin dava dışı ...'in şirket temsilciliğine atandığı, 18.06.2021 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ... müdürlük yetkisi kaldırılarak ortak olmayan ...'in şirketi temsil ve ilzama yetkili müdürler kurulu başkanı olarak seçildiği görülmüştür.
TTK 636/3 maddesinde ön görülen haklı sebep kavramı içerisinde şirketin devamlı olarak kar temin edememesi, şirket kuruluş gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasında şirket faaliyetine engel olacak surette devamlı huzursuzluk ve geçimsizlik bulunması, kuruluş gayesinin zamanından önce tahakkuk etmesi veya şirketin mevcut haliyle devam etmesinin ortaklardan beklenemeyecek hale gelmiş bulunması hususları ifade edilebilir.
Somut uyuşmazlıkta davacılar şirket ortakları arasında güvenin yitirildiğini, uyumsuzluk ve husumet bulunduğundan şirketin devamının mümkün olmadığını ileri sürerek haklı nedenle şirketin feshi terditli olarak ortaklıktan çıkmalarına karar verilmesi talebinde bulunmuşlardır.
Haklı nedenle şirketin feshi/ortaklıktan çıkma talebinde bulunan davacıların kusursuz yada diğer tarafa göre az kusurlu olması gerekmekte olup ... nolu soruşturma dosyasında dava dışı şirket ortağı tarafından davacılar hakkında yapılan şikayet konuları ile delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünün 3. paragrafında belirtilen dava dosyalarının tamamında davalı şirket tarafından veyahut davalı şirketin dava dışı ortağı tarafından davacılar hakkında müdürün azli, haksız rekabet nedeniyle tazminat, tapu iptali tescil, şirket zararının tahsili, şirkete ait araç zilyetliğinin iadesi ve tazminat talepleri ile açılan ve derdest olan davalar nazara alındığında davacıların şirket ortakları arasındaki geçimsizlikte kusursuz yada daha az kusurlu olduklarını kanıtlayamadığı bu kapsamda davacıların kendi kusuruna dayanarak şirketin feshi talebinde bulunamayacağı sonuç ve kanaatine varılmakla TTK 636/3 maddesinde ön görülen haklı sebebin kanıtlanamaması nedeniyle davalı şirketin feshi talebinin yerinde olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacıların terditli talebi olan ortaklıktan çıkmalarına karar verilmesi talebine yönelik ise TTK 636/3 maddesi gereğince ortaklıktan çıkma talebinin değerlendirilebilmesi için öncelikle davacıların haklı sebebin varlığını kanıtlamaları gerektiğinden ve sunulan deliller çerçevesinde şirket ortakları arasındaki geçimsizlikte davacıların kusursuz yada daha az kusurlu olduğu ve bu kapsamda davacılar tarafından ileri sürülen haklı sebebin varlığı kanıtlanamamış olmakla davacıların davalı şirket ortaklığından çıkma taleplerinin de reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
23/05/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 06.06.2024
Başkan 35271
...