T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/84 Esas - 2024/759
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/84 Esas
KARAR NO : 2024/759
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLLERİ : Av. .....
Av. .....
DAVALI : 1- .....
VEKİLLERİ : Av. .....
Av. .....
DAVALILAR : 2- .....
3- .....
VEKİLİ : Av......
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/02/2021
KARAR TARİHİ : 06/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...’nün
olay tarihine kadar 4 yıldır aktif bir şekilde bisiklet kullanmakta olan ..... başkan yardımcısı olduğunu, 22.09.2019 tarihinde bisikleti ile ..... Caddesi'ne (ana yol) çıkmak üzere iken bisikleti ile kaldırımdan indiği sırada
...'a ait sürücüsü ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın
müvekkiline çarptığını ve yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin ağır bir tedavi süreci
yaşadığını, başkalarının bakımına muhtaç durumda kaldığını, 3 kere ameliyat olduğunu, aylarca
yatağa bağlı kaldığını, ardından da koltuk değneği ile yürüyebildiğini, arabuluculuk görüşmeleri
esnasında müvekkil üst yazı ile .....'ne davalı sigorta şirketince sevk edilmiş
ve 05.01.2021 tarihli rapor ile %8 maluliyet oranı
belirlendiğini ancak söz konusu maluliyet oranının müvekkilinin mevcut maluliyet oranından az
olduğu kanısında olduklarını, müvekkilinin olay tarihine kadar profesyonel olarak icra etmekte
olduğu işini, halihazırda tekrar yapamayacak durumda olması ve dolayısıyla ekonomik
geleceğinin sarsıldığının kabulü ile bu doğrultuda ortaya çıkacak kaybın da bilirkişi
marifetiyle hesaplanması gerektiğini ileri sürerek
50.000,00-TL manevi tazminat ile
Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00-TL maddi
tazminatın
kaza tarihi olan 22.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte
davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı
müvekkili ... ... idaresindeki ... plakalı ve diğer davalı vekil ... adına
kayıtlı araç ile davacı ... idaresindeki bisikletin çarpışması neticesinde 22.09.2019
tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacı yanın açtığı maddi ve manevi tazminat talepli davanın
hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, öncelikle davanın araç maliki ... yönünden husumet yokluğundan usulden, mümkün olmadığı
takdirde tüm taraflar bakımından esastan reddi gerektiğini, trafiğe açık yolda geçiş
üstünlüğü müvekkiline ait iken tali yoldan bisiklet ile kaldırımdan inen davacı yanın
müvekkilinin kendisine yol verdiğini zannederek yola indiği ve bu surette kazanın gerçekleştiğini, ..... sayılı ve 24.09.2020 tarihli
gerekçeli kararında davacının kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, dolayısıyla müvekilinin asli ve tam kusurlu olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Yönetmeliğin 136. Maddesinin 1. fıkrası kapsamında bisiklet sürücülerinin a-|bendine göre yaya yollarında sürülmesi ve ayrı bir bisiklet yolu varken taşıt yollarında sürülmesinin yasaklandığını, davacının bu kurala aykırı hareket ettiğini ikrar ettiğini, müvekkilinin kaldırımdan yola inen ve aynı zamanda ters istikamete giren bir bisikleti öngörebilmesinin imkansız olduğunu, yine 136. Maddenin 1. Fıkrasının a-6 bendine göre "diğer araçlar izlenirken, geçilirken, manevra yapılırken, karayolunu kullananların hareketini zorlaştırıcı, tehlike doğurucu davranışlarda bulunulması" yasaklanmış olup davacının bu kurala da aykırı hareket edildiğini, davacının olay tarihinde ters istikamette yola girmeye çalıştığını ve aynı zamanda kaza esnasında kask, eldiven, dizlik ve sair hiçbir koruyucu gereç takmadığını, profesyonel olarak bisiklet sürdüğünü iddia eden davacının koruyucu gereçler olmadan bisiklet sürmemesi gerektiğinin bilincinde olması gerektiğini, bu hususların da davacı yanın kusuru bakımından değerlendirilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Sigorta Şirketine yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu davacının maluliyetinin oluşması nedeniyle davalılara karşı açılan maddi ve manevi tazminat istemlidir.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, tarafların tanıklarının dinlendiği, ...'ya yazılan müzekkeri cevabı geldiği, ......'si dosyası Uyap sistemi üzerinden getirtildiği, kaza tespit tutanağı ve eklerinin gönderildiği, ZMMS poliçe örneği ve hasar dosyasının geldiği, tarafların ekonomik sosyal durum araştırmalarının yapıldığı, kusur raporunun alındığı, ... Sigortanın hasar dosya ve poliçesinin geldiği, tedavi evraklarının geldiği, ..... davacı asilin psikiyatri bölümünce muayenesinin yapıldığı ve raporun geldiği, ..... maluliyet raporunun geldiği ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosyamız içerisine alındığı görülmüştür.
ZMMS poliçesinin incelenmesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... adına kayıtlı iken, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçe ile kaza tarihini de kapsar şekilde 22/06/2020-2021 tarihleri arasında sigortalı olduğu, kişi başına ölüm/sakatlık bedeli ve sağlık gideri teminatının ayrı ayrı 360.000,00-TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 06/10/2021 tarihli duruşmasında dinlenen davalı tanığı ... beyanında; "Pazar günü davalı ...'larla birlikte ...'de birlikte vakit geçirecektik, iki araba olarak yola çıktık, ancak trafik sebebi ile o benim 2-3 araba önümde kaldı, ana yolda trafik durmuştu, hareket edildiğinde bisikletli bir bayanın ters yöndün sağdan aynı anda hareket etmesi sebebi ile kazanın olduğunu, arkada olsam da arabam yüksek olduğu için gördüm, bisikletli bayanda kask yoktu, ancak bilinci açıktı, hatta kendisinin şapkası olduğunu söyleyerek nerede olduğunu sordu, bunu ambulansa alınırken sordu, daha sonra biz karakola gittik, sonra ... giderek oradaki yakınlarına geçmiş olsun dedik ve yapabileceğimiz birşey olup olmadığını sorduk, bize teşekkür ettiler" demiştir.
Mahkememizin 08.12.2021 tarihli duruşmasında dinlenen davalı tanığı ... beyanında; " ... Bey benim babamın kuzeninin oğludur. .....'de buluşacaktık, ben araçta yoktum, henüz yola çıkmamıştım, kendisi arayarak bisikletli bir bayanla ilgili kaza olduğunu ve kusurun kendilerinde olmadığını anlattı, ben kazayı görmedim, karakolda yanına gittim, hatanın kendisine ait olmadığını söylemiş ise de; kaza nedeni ile tansiyonu düşmüştü, kendisine birşeyler aldım, ayrıca kaza nedeni ile kendisi ve ailesi hastaneye gidip davacı ile görüştüklerini ve davacının bundan memnun olduğunu, herhangi bir talebinin olmadığını söylediğini kendisinden biliyorum, ...'ı tanıyorum, kendisi ile bir samimiyetim yoktur. Ancak olay günü kendisini sadece karakola gittiğimde gördüm" demiştir.
Mahkememizce ..... ve Hastalıklarından aldırılan 31.08.2022 tarihli sağlık kurulu raporundan özetle; "Hastanın yapılan ruhsal muayenesinde, yaşında gösteren sosyoekonomik durumu ile uyumlu, görüşmeciye karşı tutumu olumlu olan kadın hastanın bilincinin açık, koopere, oryante, dikkatinin yeterli, zekasının klinik olarak normal olduğu, bellek kusuru olmadığı saptanmıştır. Algı patolojisi saptanmamıştır. Konuşması akıcı, düşünce akışı normal olarak gözlendi. Hastanın duygudurumu çökkün, duygulanımı duygudurumu ile uyumlu, psikomotor aktivite normal olarak değerlendirilmiştir.
Hastanın psikilojik değerlendirilmesine yönelik yapılan testler ( ..... soru listesi) sonucu, tam değerlenememekle birlikte travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinin hafif düzeyde varlığı şeklinde raporlanmıştır.
Hasta 31.08.2022 tarihli sağlık kurulunda değerlendirilmiştir. Tıbbi kayıtları, ruhsal durum muayenesi ve uygulanan psikometrik değerlendirmeleri göz önünde bulundurulduğunda, hastanın tanısı "travma sonrası stres bozukluğu" olarak kesinleştirilmiştir. Geçirdiği kazaya ilişkin sekel mahiyetinde arızası bulunduğu ve psikososyal işlevselliğinin buna bağlı olarak bozulduğu hafif-orta düzeyde bozulduğu tıbbi kanaatine varıldığı." bildirilmiştir.
Mahkememizce ..... ve Hastalıklarından aldırılan 07.05.2024 tarihli sağlık kurulu raporundan özetle; "Hastanın yapılan ruhsal muayesenide, yaşında gösteren, giyimi sosyoekonomik durumu ile uyumlu, görüşmeciye karşı tutumu olumlu olan kadın hastanın bilincinin açık, koopere, oryante, dikkatinin yeterli, zekasının klinik olarak normal olduğu, bellek kusuru olmadığı saptanmıştır. Algı patolojisi saptanmamıştır. Konuşması akıcı, düşünce akışı normal olarak gözlendi. Hastanın duygudurumu ötimik, duygulanımı duygudurumu ile uyumlu, psikomotor aktivite normal olarak değerlendirilmiştir.
Hastanın psikolojik değerlendirmesine yönelik yapılan testler (.....) sonucu, hastada kaçında dışında belirgin ... tablosu olmadığı, daha çok nevrotik kişilik özelliklerine sahip olduğu ve terapötik müdahelelerden fayda görebileceği öngörülmektedir, şeklinde raporlanmıştır.
Hasta 07.05.2024 tarihli sağlık kurulunda değerlendirilmiştir. Tıbbi kayıtları, ruhsal durum muayenesi ve uygulanan psikometrik değerlendirmeleri göz önünde bulundurulduğunda, hastanın hafif depresif belirtilerinin mevcut olduğu, kullanmakta olduğu tedaviden fayda gördüğü, halen işlevselliğinin bozulmadığı, sekel mahiyetinde arızasının olmadığı tıbbi kanaatine varılmıştır." bildirilmiştir.
Mahkememizce ..... aldırılan 13.08.2024 tarihli adli tıp raporundan özetle; " 1. Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %9 (yüzdedokuz) olduğu,
2. 6 (altı) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı,
3. 3 (üç) hafta süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu,
4. Maluliyet Tespiti İşlekleri Yönetmeliği'nin 12. Maddesine (03.08......sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı,
5. Dosya içeriğinde fatura edilmiş tedavi masrafları bulunmadığı, bu tür bir yaralanmada fatura edilmeyen bir takım (ulaşım, barınma, beslenme, pansuman, rehabilitasyon, özel hastane muayene farkı vb.) masrafların olması beklendiği, kişinin hastaneye pek çok kez tedavi, pansuman ve kontrol amacıyla gidip gelmesi gerektiği, kendisinin ve yakınlarının yol gideri, beslenme ve barınma gideri pansuman, temizlik, ilaç ve vitamin gibi kaçınılmaz ve zorunlu giderlerin niteliği, tarihleri ve yerleri tam olarak bilinemeyeceğinden, yaralanmanın ağırlığı, uygulanan tedavi ve ameliyatlar, refakatçi ihtiyacı olup olmadığı, hastanede yatış süresi, kontrol muayeneleri, kullanılan ulaşım araçları gibi hususlar dikkate alındığında, masrafların yaklaşık olarak belirlenmesinin uygun olduğu, yaralanmanın ağırlığı, mesafeler ve tedavi süreci göz önüne alındığında, ... kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerin toplamda 2500 (ikibinbeşyüz) TL olarak kabulünün uygun olacağı,
6. Bakıcı giderinin aktüerya uzmanı tarafından hesaplanmasının uygun olacağı kanaatimiz saygılarla arz olunur." bildirilmiştir.
Mahkememizce Adli Trafik Bilirkişisi ...'den aldırılan 23.01.2024 tarihli Kusur Bilirkişi Raporundan özetle; "1- ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ... yukarıda açıklanan 2918 sayılı karayolları trafik kanununun asli kusurlardan 84/f. md ve diğer kusurlardan 53. md kurallarını ihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile %75 oranında kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
2- Bisiklet Sürücüsü ... yukarıda açıklanan 2918 sayılı karayolları trafik kanununa bağlı yönetmeliğin 136. md kuralını ihlalen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile %25 oranında kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
3-Kaza esnasında bisiklet sürücüsünün koruyucu başlık kullanmasına ilişkin durumun kaza tespit raporunda belirsiz olarak işaretlendiği ancak sayın davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu fotoğraflarda kaza öncesinde kask takmış olduğu görüldüğünden Müterafik Kusura ilişkin değerlendirme sayın mahkeme takdirlerine bırakılmıştır.
4-Kazaya etken başkaca unsur olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yönündeki görüş ve kanaatlerimi içeren iş bu bilirkişi raporu düzenlenerek mahkemenizin takdirlerine arz olunur." bildirmiştir.
Mahkememizce Hesap Bilirkişisi ...'dan aldırılan 23.01.2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "Açıkladığımız nedenlerle, takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere,
Davacının dava konusu taleplerininin toplam 188.629,85 TL olduğu, davacı vekilince tanzim edilen 26.02.2024 tarihli ibraname başlıklı belgede, asıl alacak yönünden 200.000,00-TL tahsil edildiği,
Davacının manevi tazminat taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu, Saygıyla arz ederim." Bildirmiştir.
Deliller değerlendirilmiştir.
Somut olayda, davalılardan ...'a ...'e ait ve davalı ... ... tarafından sevk ve idare edilen ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası sebebiyle bisiklet sürücüsü davacının maluliyeti oluştuğundan bahisle eldeki davanın açıldığı, kazanın oluşumunda davalı ... ...'ın olayda %75 oranında, davacının ise %25 oranında kusurlu oldukları, davalıların meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında vekaletnamesinde feragat yetkili bulunan davacı vekili maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğini, manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini bildirmiş olup, maddi tazminat nedeniyle açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı tarafın işleten ve haksız fiil sorumlusu davalılara karşı talep olunan manevi tazminat talebine gelindiğinde, 6098 sayılı TBK'nun 56.(818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının , zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve mamelek hukuku açısında zenginleşmeyen neden olmayacak , zarar sorumlusu yönünden ise bir ceza olmadığı ve fakirleşmesine neden olmaması gerektiği hususlarına dikkat edilerek takdir edilecek miktarın , mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusuna ulaşması için gerekli olan kadar olmalıdır . Yine 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden , hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu bilgiler ışığında, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluşumu, kazaya karışan tarafların kusur durumu ve kazanın meydana geldiği tarih ve olay tarihindeki paranın alım gücü, davacının oluşan maluliyeti sebebiyle yaşadığı ve ileride yaşayacağı muhakkak elem, keder ve ızdırap göz önünde bulundurularak 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği vicdani kanısına varılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı üzere,
Maddi tazminat davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
-Davalılar kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 1.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜYLE,
-40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Alınması gereken 2.732,40 TL harçtan peşin alınan 870,96 TL harcın düşümü ile eksik kalan 1.861,44 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 930,26 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin kabul ve redde göre hesaplana 1.056,00 TL'sinin davalı sigorta şirketinden, 264,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı şahıslardan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalılar kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şahıslara verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan kabule göre hesaplanan taktiren 1.952,00 TL yargılama giderinin davalı şahıslardan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı ... ... vekili tarafından yapılan redde göre hesaplanan 16,09 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
Talep halinde artan avansın iadesine,
Dair tarafların e-duruşma ile yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 06/11/2024
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı