T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/126 Esas - 2025/165
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/126 Esas
KARAR NO : 2025/165
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av....
Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 2-...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- ...
Av. ...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 17/02/2022
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Rücuen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi ... tarafından müvekkil kurum aleyhine açtığı ... Esas sayılı dosyasındaki (... ) işçilik alacakları davasının kısmen kabulüne karar verilerek kesinleştiğini, anılan karara istinaden ... Esas sayılı dosyasında 09.03.2021 tarihinde 52.259,92 TL ödeme yapıldığını, ayrıca 3.195,15 TL harç ve masraf ödemesi yaptıklarını, davalılar ile aralarındaki hizmet sözleşmesi gereğince işçilik alacaklarından davalıların sorumlu olduklarını ileri sürüp toplam 55.051,83 TL'nin her bir ödeme için ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte iş ortaklarından müştereken ve müteselsilen olmak üzere davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, yargılama sırasında davalı ....A.Ş. Yönünden davasını ıslah etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... cevap dilekçesinden özetle; zamanaşımı, görev ve husumet itirazı bulunduğunu, ihale bedeli içinde kıdem payı bulunmadığından müvekkil şirketin kıden tazminatından sorumlu olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalılar ve davacı kurum arasındaki hizmet alım sözleşmeleri kapsamında işçilik alacaklarına ilişkin rücuen tazminat davası niteliğindedir.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır; ... sayılı dosya sureti ile ... sayılı dosya suretinin geldiği, sözleşme ve şartnamelerin sunulduğu, ...'ya yazılan yazıya cevap geldiği ve bu doğrultuda bilirkişi raporları ile gerekli evraklar dosya arasına alınmıştır.
Davalılardan ..... Ltd.ŞT. Nin ihyası için davacıya süre verilmiş, anılan şirket için ihya davası açılması üzerine bu şirket hakkındaki dava tefrik edilerek ayrı bir esas üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Bu esaslar doğrultusunda Mahkememizce Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişi ...'den aldırılan 27.09.2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
Taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı şirketin davalılardan rücuen tahsil talep edebileceği kanaatinin hasıl olması halinde;
1-)... son işveren olarak; feshe bağlı hak olan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ödemelerinden sorumlu olabileceği,
2-) Dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı yönünden; takdir edilmesi halinde son alt işveren dışındaki davalı firmaların sınırlı sorumluluğu olduğu, bu firmalarda çalıştığı süreye ilişkin ve o dönemki ücret üzerinden yapılan tutar bakımından rücu edilebileceği,
3-)Rücu edilebilecek toplam tutarın 55.506,61 TL olduğu, Sayın Mahkemece kanaat getirilmesi halinde taleple bağlılık ilkesi gereğince davacı tarafından net 55.051,83 TL'nin takdir edilmesi halinde rücu edilebileceğini." bildirilmiştir.
Tarafların itirazı üzerine Mahkememizce Aktüerya Bilirkişisi ...'tan aldırılan 15.04.2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "-Davacı kurum ile davalı şirket arasında yardımcı işlerde hizmet alımı sözleşmeleri imzalandığı,
Davacı ... ile davalı şirketler arasında imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı,
I- Davacının dava dışı işçi ... ile ilgili ... Mahkemesinin 13.08.2020 Tarih, ... Sayılı Mahkeme ilamı gereğince ... E Sayılı dosyasına 03.03.2021 tarihinde yapmış olduğu toplam 52.259,92 TL ödemenin toplam 51.924,83 TL sini davalılardan aşağıdaki tabloda gösterilen miktarların rücuan tazminini talep edebileceği hesaplanmıştır.
¸
II-Davacı tarafından her bir ödeme ve masraf için de ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunulduğundan, aşağıdaki tabloda ödeme miktarı ve tarihleri belirtilerek her bir davalının masraflardan sorumlu bulunduğu miktarlar hesaplanmıştır. Takdir mahkemenindir.¸
Sayın mahkemenin Takdir ve değerlendirmelerine arz ederim. " bildirilmiştir.
Bu esaslar doğrultusunda Mahkememizce Aktüerya Bilirkişisi ...'tan aldırılan 26.08.2024 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; "-Davacı kurum ile davalı şirket arasında yardımcı işlerde hizmet alımı sözleşmeleri imzalandığı,
Davacı ... ile davalı şirketler arasında imzalanan sözleşmelerde — işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı,
I- Davacının dava dışı işçi ... ile ilgili ... Mahkemesinin 13.08.2020 Tarih, ... Sayılı Mahkeme ilamı gereğince ... E Sayılı dosyasına 03.03.2021 tarihinde yapmış olduğu toplam 52.259,92 TL ödemenin toplam 51.856,68 TL sini davalılardan aşağıdaki tabloda gösterilen miktarların rücuan tazminini talep edebileceği hesaplanmıştır.
¸II- Davacı tarafından her bir ödeme ve masraf için de ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunulduğundan, aşağıdaki tabloda ödeme miktarı ve tarihleri belirtilerek her bir davalının masraflardan sorumlu bulunduğu miktarlar hesaplanmıştır. Takdir mahkemenindir.
¸Genel Toplam : 51.856,68 TL + Masraflar 3.195,15TL=55.051,83 TL Sayın mahkemenin Takdir ve değerlendirmelerine arz ederim." bildirmiştir.
Mahkememizce ...'ın ek raporunda yapılan hesaplamalar hükme alınmış olup, denetime elverişli kök raporu doğrultusunda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Dava konusu olayda, davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl (üst) işveren, davalı (alt) işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, davalı (alt) işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumlu olacakları anlaşılmıştır.
İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Borcun mahiyetinden hilafı istidlal olunmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerlerine almaya mecburdur. Hissesinden fazla tediyede bulunan, fazla ödeme ile diğerlerine rücu hakkını kazanır.
Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmamış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. ... . sayılı ilamları da bu yöndedir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde, davalılar ile yapılan Hizmet Alım Sözleşmesinin 11. 16. Ve 22 maddesinde ve atıfta bulunulan Şartnameye göre; yüklenicinin söz konusu işle ilgili olmak üzere çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukların, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlendiği, yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.
2 Şubat 2019 tarihli 30694 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan, 7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11'inci maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 112 nci maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Bahse konu maddeye göre “4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” denilmektedir. Madde hükmü, ... sayılı 19/09/2019 tarihli verilen kararı ile iptal edilmiş, karar 15/09/2019 tarihli ve 30919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Somut olayda; Davacının rücuen alacak talep ettiği dönemdeki sözleşme ve eki niteliğindeki teknik şartnameler incelendiğinde kıdem tazminatına ilişkin ödemenin davalıların sorumluluğunda bulunduğu, dava dışı işçi ...'ın çalıştığı dönemler için 15.04.2008-02.01.2015 (6 yıl 7 ay 7 gün) üzerinden toplam kıdem tazminatı ödemesinin ve yapılan masrafların 55.051,82-TL olduğu, bu durumda davacının toplamda 55.051,82-TL tutarı davalılardan rücuen tazmini talep edebileceği, davalıların sorumlu olduğu döneme ilişkin miktardan rücuen sorumlu olması gerektiği, talep gibi kabul edilen tutara ödeme tarihinden itibaren avans faiz işletileceği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM:
DAVANIN KABULÜNE,
1-13.250,61 TL'nin davalı ... Şirketi'nden,
2-2.134,90 TL'nin davalılar ... ve ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen,
3-1.247,06 TL'nin davalı ... Şirketi'nden,
4-12.948,74 TL'nin davalılar ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen,
5-25.470,51 TL'nin davalılar ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen, olmak üzere toplam 55.051,82 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte adı geçen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.760,59-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.009,09-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.751,50-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 940,15-TL Peşin/nisbi Harcı, 68,94-TL Islah Harcı, 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 4.596,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.685,79TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.640,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12/03/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı