T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/252 Esas
KARAR NO: 2023/728
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -....
DAVALI : 1- ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVALI : 2- ... - ... ...
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/04/2022
KARAR TARİHİ: 07/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı ... arasında 2018 yılı içerisinde ...'a ait bulunan ... İşletmesinin devri ile ilgili yazılı bir sözleşme yapıldığını, bu sözleşmenin ikinci paragrafındaki 150.000,00 TL'lik devir bedeli taksitleri olarak 15 Ağustos 2018, 15 Kasım 2018 ve 15 Şubat 2019 tarihli üç adet bono tanzim edilerek davalı ...'a teslim edildiğini, davacı müvekkilinin, devir bedeli olan 150.000,00 TL'nin 25.0000,00 TL'sini 16.08.2018 tarihinde ...'ın hesabına “devir bedeli açıklamısıyla” EFT yapılması suretiyle; 15.0000,00 TL'sini 31.08.2018 tarihinde ...'ın hesabına “devir bedeli açıklamısıyla” EFT yapılması suretiyle; 5.0000,00 TL'sini 06.09.2018 tarihinde ...'ın hesabına “devir bedeli açıklamısıyla” EFT yapılması suretiyle; 5.0000,00 TL'sini 14.09.2018 tarihinde ...'ın hesabına “devir bedeli açıklamısıyla” EFT yapılması suretiyle; 30.0000,00 TL'sini 20.11.2018 tarihinde ...'ın hesabına “devir bedeli açıklamısıyla” EFT yapılması suretiyle; 20.0000,00 TL'sini 19.12.2018 tarihinde ...'ın hesabına EFT yapılması suretiyle; 50.000,00 TL'sini sundukları ve bizzat davalı ... tarafından el yazısı ile yazılmış makbuz ile 27.02.2019 tarihinde ödediğini, böylelikle 150.000,00 TL tutarındaki devir bedeli ediminin tamamının davacı müvekkili tarafından ödenmek suretiyle yerine getirilmesine rağmen davalı ...'ın kötü niyetli olarak tahsil ettiği bono bedelleri ödenmiş olması ve bonoların bedelsiz kalmasına rağmen bonoları iade etmediğini, davacı müvekkilinin davalı ... ve takip konusu senedi ciroladığı ...'e hiçbir borcu olmadığının sübuta erdiğini, belirterek, davacının davalıya .... E. sayılı dosyası nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, bu icra takibi dosyası ve dayanağı 15/02/2019 vade tarihli 50.000,00TL miktarlı bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı ile 2018 yılında kendisine ait olan ... ile devir için yazılı sözleşme yaptığının doğru olduğunu, devir bedelinin de 150.000,00 TL olduğunu, ancak devir sözleşmesinde davaya konu bonodan bahsedilmediğini, senedin verilme nedeninin devir sonrasında eğitim kurumuna yapılan harcamalarla ilgili olduğunu, davacı payına düşen kısmı da kendisi ödediğinden senedin düzenlendiğini, bedelinin ödenmesine rağmen senedin iade edilmediği iddiasını kabul etmediğini, dava dilekçesinde adı geçen ... Esas sayılı dosyasının ... sayılı dosyasından inceleme aşamasında olup kesinleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin diğer davalı ve borçlu ...'tan olan alacağına karşılık olarak düzgün ciro yoluyla senede hamil olduğunu ve akabinde icra takibi başlatıldığını, bir an için davacının dava dilekçesinde iddia ettiği ticari ilişkiden kaynaklı def'ilerin doğru olduğu kabul edilse bile bu durumun üçüncü şahıs olan müvekkilinin bilmesinin mümkün olmadığını, bu defilerin iyiniyetli müvekkiline karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığından davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, davaya dayanak .... sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, davacı tarafından bildirilip taraflar arasındaki eldeki davaya konu sözleşme kapsamında verildiği iddia olunan bonolara dair menfi tespit istemli davalar olduğu anlaşılan kesinleşen .... Esas sayılı dava dosyası ile istinaf incelemesindeki ... Esas sayılı dava dosyası ve davalı ...'ın katılan davacı ...'ın sanık sıfatıyla taraf olup hakaret, tehdit suçlarına ilişkin mahiyeti itibariyle eldeki davadaki maddi vakıayı etkilemeyeceği değerlendirilen ... Esas sayılı ceza dosyası sureti celp edilerek incelenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen bila tarih bilirkişi raporunda özetle; "...davaya konu edilen ... sayılı dosyasından takibe konulmuş bulunan 50.000,00 TL miktarlı 12.10.2018 tanzim tarihli, 15.02.2019 vadeli senedin ... ile davalı ... arasında tanzim olunan bila tarihli, ...'ne istinaden verildiği, ... devri bedeli olduğu, devir bedellerinin ödenmesi ile senet bedelinin ödendiği..." yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Davaya dayanak ... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; 16/02/2022 tarihinde davalı alacaklı ... tarafından davacı borçlu davacı ... ile davalı borçlu ... ve dava dışı borçlu ... aleyhine 15/02/2019 vade tarihli 50.000,00 TL miktarlı bono dayanak gösterilerek 50.000,00 TL asıl alacak, 23.509,58 TL işlemiş faiz, 150,00 TL komisyon olmak üzere toplam 73.659,58 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu bononun incelenmesinden; davacı borçlu ile dava dava dışı ...'un keşideci ve avalist, davalı ...'ın lehtar, davalı ...'in ciranta olarak yer aldığı, bononun 12/10/2018 keşide tarihli, 15/02/2019 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli ve nakden kaydını içerdiği görülmüştür.
.... Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; eldeki davaya konu bono nedeniyle ... tarafından da aynı gerekçelerle menfi tespit istemli dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda özetle; "Davanın kısmen kabulü ile, davacının .... esas sayılı icra takip dosyasına dayanak 12/10/2018 düzenleme, 15/02/2019 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine," karar verildiği ve dosyanın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmış olup mahkememizce her iki davanın birlikte görülmesinin usul ekonomisine uygun düşeceği değerlendirilmiş olmakla beraber davacı vekili tarafından mahkemesince karar verildikten sonra mahkememize bildirimde bulunulduğundan mahkememizce bu konuda bir tasarrufta bulunulması mümkün olmamıştır.
Davacı tarafından dayanılan ... başlıklı sözleşmenin incelenmesinden; dava dışı ... ile davalı ... arasında imzalandığı, sözleşmede davalı ...'a ait ... ruhsatının tamamının %75 ..., %25 ... ortaklığında kurulacak yeni şirkete 150.000,00 TL bedelle devredileceği, devir bedelinin 3 taksit halinde 15 Ağustos 2018, 15 Kasım 2018 ve 15 Şubat 2019 tarihlerinde davalı ...'ın şahsi hesabına havale yapılmak suretiyle ödeneceği, ödeme aracının düzenlenecek olan senetlere bağlı olarak belirlendiği hususlarına yer verilerek diğer konularda da düzenleme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... ile imzalanan ... kapsamında devir bedeli olarak aralarında davaya konu edilen 50.000,00 TL miktarlı, 12/10/2018 tanzim, 15/02/2019 vade tarihli bononun da olduğu senetlerin verildiği sabit olup (Benzer şekilde bkz.: Taraflar arasında aynı sözleşme ile ilgili olarak görülen .... Esas sayılı dosyasına dair kesinleşen .... 'nin 08/05/2023 tarih ve ... sayılı ilamı), bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere davalı ...'ın banka hesabından davalı ...'ın banka hesabına devir bedeli açıklaması ile 16/08/2018 tarihinde 25.000,00 TL, 31/08/2018 tarihinde 15.000,00 TL, 06/09/2018 tarihinde 5.000,00 TL, 14/09/2018 tarihinde 5.000,00 TL, 20/11/2018 tarihinde 30.000,00 TL, 19/12/2018 tarihinde 20.000,00 TL olmak üzere 100.000,00 TL ödeme yapıldığı, dava dışı keşideci şirket tarafından davalı lehine düzenlenen 28/02/2019 keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli çek suretinin altında, davalı ile dava dışı ... arasındaki protokol gereğince devir taksidine istinaden 50.000,00 TL için verilmiş çek karşılığı nakden 27/02/2019 tarihinde (senet karşılığı) elden tahsil edildiği, çekin dava dışı ...'a teslim edildiği belirtilmek suretiyle davalı ... tarafından imzalandığı ve böylece davalı ...'a devir bedelinin ödendiği görülmekle, davacının devir bedeli karşılığı davalı ...'a verdiği davaya konu senet bedelinin ödendiği anlaşıldığından, davacının, .... sayılı takibe konu 12/10/2018 tanzim, 15/02/2019 vade tarihli, 50.000,00 TL miktarlı bono sebebiyle davalı ...’a borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Davacının davaya konu bononun devir sözleşmesi kapsamında verilip devir bedeli de ödendiğinden bedelsiz kaldığına dair iddiası, davalı ... ile arasındaki hukuki ilişkiye dayanmakla kişisel def'i mahiyetinde olduğundan ve kişisel def'ilerin de üçüncü kişilere ve bu arada ciranta hamil davalı ...'e karşı ileri sürülmesi "hamilin senedi iktisap ederken bilerek (bile bile) borçlunun zararına hareket etmiş olması" şartına bağlı olup (bkz. TTK md. 659/2, 687/1, 825/2) davacı tarafından davalı ...'in senedi iktisap ederken bile bile davacının zararına hareket ettiği iddia ve ispat olunmadığından davacının ciranta hamil ...'e borçlu olmadığının tespiti ile takibin ve bononun iptali istemleri bakımından davacının fazlaya dair isteminin reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile,
1-Davacının .... sayılı takibe konu 12/10/2018 tanzim, 15/02/2019 vade tarihli, 50.000,00 TL miktarlı bono sebebiyle davalı ...’a borçlu olmadığının tespitine,
2-Fazlaya dair istemin reddine,
3-Alınması gereken 3.415,5 TL harçtan 854,15 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.561,35 TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 854,15 TL peşin harç olmak üzere toplam 934,85 TL'nin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 362,50 TL tebligat ve müzekkere gideri,2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.862,50 TL'nin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
07/11/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸