T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/441 Esas - 2025/637
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2022/441 Esas
KARAR NO : 2025/637
DAVA : Adi Ortaklığın Fesih ve Tasfiyesi/Alacak
DAVA TARİHİ : 20/06/2022
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Adi Ortaklığın Fesih ve Tasfiyesi/Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.08.2020 tarihinde davacı ile davalının özel iş ortaklığı protokolü imzaladığını, davacının bu ortaklığının %50'sini tekabül eden 500.000 TL değerinde sermaye ortaya koyduğunu, davalı ortak ...'ın protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı temsilcisinin mali ve yönetim işlerinden uzaklaştırdığını, .... Noterliğinin 04.06.2021 tarih .... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı yanın uyarıldığını, davacının mali ve yönetim işlerine dahil edilmesi ve belge ibrazının sağlanmasının talep edildiğini, karşı yanın .... Noterliğinin 18.06.2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ilgili sözleşmenin davacının yükümlülüklerini yerine getirmesi sebep gösterilerek 04.02.2021 tarihinde feshedildiğini bildirdiğini, sözleşmeden ve ortaklıktan doğan yükümlülüğünü yerine getirmeyen tarafın davalı olduğunu belirterek şimdilik 5.000,00 TL alacağın ticari faizi ile tahsiline karşı tarafça fesih edildiğinin kabulü halinde ortaklık payının iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Ltd. Şti. yetkilisinin ... faaliyet gösterirken tahliye davası sonucu mevcut kayıtlı öğrencileri ile birlikte eğitim öğretim faaliyetlerini yürütebilecek bir okullarının olmaması nedeniyle davalı ile görüşmeleri neticesinde 21.08.2020 tarihinde protokol imzalandığını, sözleşmenin 4. maddesi gereğince yalnızca kâr zarar ortaklığı sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin davalı tarafından Kasım 2020 tarihinde 14.02.2021 tarihinde de noter aracılığıyla feshetmesinin iki sebebi bulunduğunu, birincisinin sermaye olarak belirtilen bedelin ödenmemesi (mevcut toplanan ödentilerin kurumun giderlerini karşılamaması) ikincisi ise daha önce ... Eğitim Kurumlarında kayıtlı öğrencilerin aylık ödenti taksitlerinin ... hesabına gönderilmesine rağmen bu ödemelerin ortaklığın ortak hesabına aktarımının yapılmamasından kaynaklandığını, davacıya ait ortaklıkta belirtilen adreste beş farklı eğitim öğretim kurumunun daha olduğunu, ortaklığa ait giderlerin davalı tarafından tek başına karşılandığından fesih bildirimi yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış, ..., ... T.A.Ş.'ye, ..., ... yazılan yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ile davacı ve davalının oluşturduğu iş ortaklığının defter kayıt ve belgeleri üzerinde TBK 627 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri nazara alınarak TBK 642 ve devamı maddelerinde belirtilen tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmesi bakımından mali müşavir, nitelikli hesap ve sektör bilirkişisinden oluşan tasfiye kurulu görevlendirilerek tasfiye memurlarına tayin edilen ücretin yatırılması yönünde davacı vekiline kesin süre verilmiş, ücretin ikmal edilmemesi nedeniyle adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin tasfiye memurunun mahkemece görevlendirilmesi gerektiğine dair ... Dairesinin emsal kararları nazara alınarak HMK 325. maddesi kapsamında tasfiye kurulu ücretinin ileride tarafların ortaklık payı oranında sorumlu tutulması hususu saklı kalmak kaydıyla yargılama aşamasında hazineden karşılanması yönünde ara karar tesis edilmiştir.
Tasfiye kurulu tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen kök rapor ve bu rapora yönelik beyan ve itirazlar değerlendirilmek suretiyle üç aşamalı tasfiye işlemlerine ilişkin düzenlenen ek raporlarda özetle; "Mali müşavir tarafından adi ortaklık ile ilgili ayrı bir vergi kaydı açılmadığı, ayrı bir ticari defter ve kayıt tutulmadığının beyan edildiğini, davacı yanın 500.000 TL adi ortaklıktaki sermaye payının davacıya ait okulda eğitim gören 70 öğrencinin adi ortaklığa konu davalı okuluna devri ile ödendiğini iddia ettiğini, ancak devredilen öğrencilere ait delillerini dosyaya sunmadığını, davalının eşi ... tarafından mavi klasör içinde davacı tarafça devir edilen öğrencilere ait bir kısım delillerin incelemeye sunulduğunu bu kapsamda toplam 46 öğrencinin davalı eğitim kurumuna devir edildiği, davalının bu öğrencilerden eğitim öğretim ücreti olarak toplamda 405.394,00 TL aldığı, dolayısıyla davacının sermaye payının 405.394,00 TL kısmını ödediği, 94.606,00 TL kısmını ise ödemediğini, özel okul iş ortaklığı protokolünün 21.08.2020 tarihli olup davalının 04.02.2021 tarihli fesih ihtarı ile sona erdiğini adi ortaklık adına demirbaş, taşıt vb. bir varlığın iddia edilmediğini, davacının davalı okullarına nakil edilen öğrenci sayısının ... müzekkere cevabında 40, davalının eşi ...'ın mavi klasör içinde bilirkişi incelemesine sunulan listede 46 olduğu, bu listeye ilişkin gayri resmi tutulan kasa defterinde 46 öğrencinin ad soyad ve ödediği ücret bilgilerinin mevcut olduğu, bakanlığın 40 öğrenciyi içeren verisinde öğrencilerin ödediği ücretlerin mevcut olmaması gözönüne alındığında 46 öğrenci üzerinden hesap yapıldığı, davacı şirketin banka hesabına öğrenci velileri tarafından 20.07.2020-16.11.2020 tarihleri arasında toplamda 39.460,00 TL ödendiği, ancak bu tutarların davalının banka hesabına aktarılmadığının tespit edildiği, adi ortaklık başlangıç tarihi 21.08.2020 olup bu tarih öncesinde hesaba ödenen eğitim ücreti toplamı 26.490,00 TL (20 öğrenci) olup adi ortaklık başlangıç tarihi öncesinde ödendiğinden adi ortaklık hesabına dahil edilmediği, ortaklık başlangıç tarihi sonrasında ödenen eğitim ücreti toplamı 12.970,00 TL (10 öğrenci) olup davalı hesabına aktarılması gerekirken aktarılmamış olduğu bu tutarın adi ortaklık tasfiye hesabında tespit edilen 405.394,00 TL cirosuna ve aynı zamanda davacının adi ortaklık sermaye borcuna ilave edildiğini, davalı eğitim kurumuna nakledilen öğrencilerin gider tespitinin yapılamadığı, sektörel bazda adi ortaklığın net kâr oranının taktiren cirosunun %20'si kabul edilerek adi ortaklığın net kârının 83.672,80 TL olarak tespit edildiği, dosya kapsamında adi ortaklığın mal varlığı ve borcunun bulunmadığı, adi ortaklığın sadece ortaklardan sermaye alacakları olduğu, davalının 196.212,00 TL'yi davacıya ödemesi durumunda adi ortaklığın tasfiye edilebileceği" ifade edilmiştir.
Davacı vekili tarafından 03.07.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerinin 196.212,00 TL'ye çıkarılarak peşin harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı arasında 21.08.2020 tarihinde Özel Okul İş Ortaklığı Protokolü imzalandığı, protokol içeriğinde davacı ve davalının 500.000 TL ile %50 oranında ortak oldukları, ortaklığın ... adı altında devam edeceği, iş ortaklığının davacı şirketin işletmiş olduğu özel okulda bulunan öğrencilerin resmi kayıt sözleşmelerinin diğer okul olan ... İlkokulu-Ortaokuluna geçişi sağlanarak 01 Eylül 2020-30 Haziran 2021 eğitim-öğretim yılında eğitim-öğretim hizmeti yürütüleceği, masraflar düşüldükten sonra kârın %50 oranında taraflara aktarılacağının kararlaştırıldığı, ortaklık protokolünün davalı tarafından keşide edilen 04.02.2021 tarihli ihtarname ile aktif döneme ait veliler tarafından yapılan okul ödemelerinin ortaklığa ait resmi hesaba gönderilmediği belirtilerek sözleşmenin feshedildiği tespit edilmiştir.
Taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu anlaşılmakla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınarak 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması gerekmektedir.
Tasfiye usulünü düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 644.maddesine göre; "Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak, ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortaklık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak, ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür.
Ortaklar, tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları hâlinde, ortaklardan her biri, tasfiye görevlisinin hâkim tarafından atanması isteminde bulunabilir.
Tasfiye görevlisine ödenecek ücret, sözleşmede buna ilişkin bir hüküm veya ortaklarca oybirliğiyle verilmiş bir karar yoksa tasfiyenin gerektirdiği emek ile ortaklık malvarlığının geliri göz önünde tutularak hâkim tarafından belirlenir ve ortaklık malvarlığından, buna imkân bulunamazsa, ortaklardan müteselsilen karşılanır.
Tasfiye usulüne veya tasfiye sonucunda her bir ortağa dağıtılacak paya ilişkin olarak doğabilecek uyuşmazlıklar, ilgililerin istemi üzerine hâkim tarafından çözüme bağlanır." hükmü, aynı yasanın kazanç ve zararın paylaşımı başlıklı 643. maddesinde; "Ortaklığın borçları ödendikten ve ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve koymuş olduğu katılım payı geri verildikten sonra bir şey artarsa, bu kazanç, ortaklar arasında paylaşılır.
Ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse, zarar ortaklar arasında paylaşılır." hükmü, 642.maddesinde; "Katılım payı olarak bir şeyin mülkiyetini koyan ortak, ortaklığın sona ermesi üzerine yapılacak tasfiye sonucunda, o şeyi olduğu gibi geri alamaz; ancak koyduğu katılım payına ne değer biçilmişse, o değeri isteyebilir. Bu değer belirlenmemişse, geri alma, o şeyin katılım payı olarak konduğu zamandaki değeri üzerinden yapılır." hükmü, aynı yasanın kazanç ve zarara katılma başlıklı 623. maddesinde ise; "Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, her ortağın kazanç ve zarardaki payı, katılım payının değerine ve niteliğine bakılmaksızın eşittir.
Sözleşmede ortakların kazanç veya zarara katılım paylarından biri belirlenmişse bu belirleme, diğerindeki payı da ifade eder.
Bir ortağın zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağına ilişkin anlaşma, ancak katılma payı olarak yalnızca emeğini koymuş olan ortak için geçerlidir." hükmü bulunmaktadır.
Anılan yasa hükümlerine göre, ortaklık sözleşmesinde bu hususta bir hükmün bulunmaması ve ortakların anlaşarak tasfiye memuru belirleyememiş olması nedeniyle mahkememizce tasfiye işlemini gerçekleştirecek ortaklığın faaliyet alanına göre konusunda uzman üç kişilik tasfiye kurulu resen atanmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 21.08.2020 tarihli Özel Okul İş Ortaklığı Protokolünde davacı ve davalının her biri 500.000 TL sermaye olmak üzere %50 pay ile ortak oldukları kabul edilerek 2020-2021 eğitim öğretim yılında davacı bünyesindeki öğrencilerin davalıya ait eğitim-öğretim kurumunda eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi neticesinde masraflar düşülerek oluşan kârın %50 oranında tarafların hesaplarına aktarılması şeklinde anlaştıkları, protokolde belirtilen 500.000 TL sermayenin gerek davacı ve gerekse davalı tarafından nakden ödendiğine dair bir iddia ve ispat vasıtası sunulmadığı, protokol içeriğinden davacının ortaklık sermayesinin kendi bünyesindeki öğrencilerin okul ücretlerinin ortaklık banka hesabına aktarılması şeklinde davalının ortaklık sermayesinin ise davacıdan naklen gelen öğrencilerin 1 yıllık eğitim-öğretim döneminin davalıya ait okul da gerçekleştirilmesi şeklinde kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Tasfiye kurulu tarafından üç aşamalı tasfiye işlemleri kapsamında yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporlar tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; özel okul iş ortaklığının ticari defter kayıtlarının tutulmadığı, iş ortaklığına ait herhangi bir demirbaş, taşıt ve benzeri mal varlığı bulunmadığı gibi borçlarının da bulunmadığı, davacı tarafından 500.000 TL sermaye payına karşılık 70 öğrencinin davalının işletmekte olduğu okula devir edildiği ileri sürülmüş ise de ... cevabi yazısında 40 öğrencinin davacı okulundan davalı okuluna nakledildiği ifade edilmiş iken davalının eşi tarafından bilirkişi incelemesine sunulan belgelerde toplam 46 öğrencinin davalı eğitim kurumuna devir edildiği ve gayri resmi tutulan kasa defterinde 46 öğrencinin ad soyad ve ödediği ücret bilgilerinin mevcut olduğu görülmekle davalı tarafça sunulan bu belgelere itibar edilerek 46 öğrenciden tahsil edilen ve ortaklık hesabına aktarılan 405.394,00 TL'ye davacı tarafından 21.08.2020 ortaklık protokolü tarihinden sonra 10 öğrenciden tahsil etmiş olduğu ancak ortaklık hesabına aktarmadığı tespit edilen 12.970,00 TL'nin ilavesi ile iş ortaklığının bir yıllık cirosu 418.364,00 TL olarak belirlenmiştir.
Davacı yanın iş ortaklığı kurulduktan sonra 10 öğrenciden tahsil ettiği 12.970,00 TL okul ücretini protokol hükümleri kapsamında iş ortaklığı hesabına aktarmamış olmakla adi ortaklık sözleşmesinin süresinden önce davalı tarafından haklı nedenle feshedilmiş olduğu kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan Özel Okul İş Ortaklığı Protokolünün feshedilmesi nedeniyle tasfiye bilançosu kapsamında taraflarca iş ortaklığına ortaklık payı olarak ayrıca bir nakit ödeme yapılmadığı, davacı tarafça ortaklık dönemi içerisinde davalı okuluna nakledilen öğrencilerden tahsil edilmiş olan 418.364,00 TL'nin ortaklık cirosu olduğu, davalı tarafından da aynı dönem naklen gelen öğrenciler için kendi okulunda eğitim hizmeti vermek sureti ile protokol gereğince edimini yerine getirdiği, ortaklığın herhangi bir mal varlığı veyahut borcu bulunmadığı bu kapsamda tasfiye kurulu tarafından sektörel bazda net kâr oranı %20 tespit edilerek belirlenen 83.672,80 TL adi ortaklığın net kârının %50 payları oranında 41.836,40 TL olarak taraflara ait olduğu, davacının ortaklık cirosuna dahil edilmiş olan ancak ortaklık hesabına ödenmeyen 12.970,00 TL'yi kendi uhdesinde bulundurması nedeni ile davacıya isabet eden 41.836,40 TL net kâr tutarından 12.970,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 28.866,40 TL net kârın davalı tarafından davacıya ödenmesi suretiyle taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile 28.866,40 TL'nin 5.000,00 TL'sine 20.06.2022 dava tarihinden itibaren, 23.866,40 TL'sine 03.07.2025 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya ödenmesi suretiyle yanlar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
3-Alınması gereken 1.971,86 TL harçtan peşin alınan 85,69 TL ve 3.266,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.208,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 229,50 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 1.330,50 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 28.866,40 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 85,39 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 3.266,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.432,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 223,00 TL tebligat gideri, 34,50 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 257,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 37,88 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranlarına göre davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9- Tasfiye kurulu ücreti 18.000,00 TL'nin HMK 325 maddesi gereğince hazineden karşılanmış olmakla 9.000,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9.000,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
18/09/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 01.10.2025
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...