T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/442 Esas
KARAR NO : 2025/520
KATİP : ... ...
HAKİM : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ...
TASFİYE MEMURU : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
....
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/06/2022
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalıya ait inşaatların yapım işini 16/08/1999 tarihinde üstlendiğini, işin tamamlanmasından sonra bu taahhüt işi kapsamında 2003 tarihinde hakediş düzenlendiğini ve bu hakediş ödenirken davalı kooperatif tarafından kaynakta kesinti yoluyla 61.326,71-TL vergi (stopaj) kesintisi yapıldığını, mevzuata göre kaynaktan kesilen bu verginin ilgili vergi dairesine yatırılması gerektiğini ve koşullarının oluşması halinde vergi dairesine yatırılan bu stopajın tahakkuk tarihinden itibaren tecil faizi ile birlikte müvekkillerine iadesinin gerektiğini, müvekkili tarafından da stopajın tahakkuk tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi için ....'ne başvurduğunu, ancak başvurunun reddedildiğini, bu idari işleme karşı müvekkili idari yargıya başvurulmuş ise de başvurularının reddedildiğini, buna dair davanın .....'nin 31/01/2020 tarih ve .... sayılı dosya olduğunu, ....'nin 24/02/2021 tarih ve ..... sayılı kararı ile reddedildiğini, böylece müvekkilinin, kendisine ödenmeyen stopajın vergi dairesine de ödenmediğini öğrendiğini ve davalının müvekkiline karşı sorumlu olduğunun anlaşıldığını belirterek, stopaj olarak kesilen 61.329,00-TL'nin ve 2003 yılından buyana işlemiş tecil faizine karşılık belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00-TL'nin davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığını, eser sözleşmesine konu işin 2002 yılında bitirildiğini ve müvekkiline teslim edildiğini, davacı tarafından iş bitimine dair kesilen faturanın tarihinin 15/11/2002 olduğunu, eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, bu nedenle zamanaşımı defi ileri sürdüklerini, davanın esas yönünden de haklı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan, iş bedelinden yapıldığı bildirilen stopaj kesintisinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce deliller toplanmış, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, .... esas sayılı dosya sureti, .... Esas sayılı dosya suretleri celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Yargılama devam ederken davalının ticaret sicilden terkin edildiği anlaşıldığından, davacıya davalının eldeki dava bakımından ihyası için dava açmak üzere yetki ve süre verilmiş olup davacı tarafından davalının .... Esas sayılı dosyası ile ihyası sağlanmış olmakla davalı için tayin edilen tasfiye memuruna mahkememizce dava dilekçesi, tensip zaptı ve duruşma tutanaklarının tebliği ile taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 2003 yılında müvekkilinin taraflar arasındaki 16/08/1999 tarihli eser sözleşmesi kapsamındaki işi tamamlamasıyla oluşan hakedişinden davalı tarafından 61.326,71-TL vergi (stopaj) kesintisi yapıldığını, ancak sonradan, yapılan kesintinin ilgili mevzuat gereğince müvekkiline iadesi için ilgili vergi dairesine başvurduklarında bu kesintinin vergi dairesine ödenmediğini öğrendiklerini, bu bağlamda yapılan eksik ödemenin haksız olduğunu iddia etmiş, davalı vekili ise cevap dilekçesinde, zamanaşımı defi ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Gerek taraflar arasındaki sözleşme tarihinde geçerli 818 sayılı BK'nın 126/4 gerek 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK 147/6 maddesi hükmüne göre eser sözleşmesinden doğan alacak davaları 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, BK'nın 128, TBK'nın 149. maddesi hükümleri gereğince zamanaşımı alacağın muaccel olması ile işlemeye başlayacaktır. Eser sözleşmelerinde genel olarak, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale geleceği, haksız feshe dayalı cezai şart alacağının da fesihle birlikte muaccel olacağı kabul edilmektedir (Emsal: ..... sayılı ilamı).
Somut olayda, tüm dosya kapsamı, getirtilen kayıt ve belgeler ile tarafların karşılıklı beyanları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki 16/08/1999 tarihli eser sözleşmesine konu işin 15/11/2002 tarihinde tamamlandığı anlaşılmakla davacının iş bedelinden yapılan kesintiden doğan alacağın, yukarıda açıklandığı üzere, teslim tarihinden itibaren geçerli 5 yıllık zamanaşımı süresi gereğince 15/11/2007 tarihinde zamanaşımına uğrayacağı açıktır. Bunun yanında, davalının 23/01/2014 yılında sicilden terkin edildiği anlaşılmış olmakla birlikte davacı tarafından BK'nın 132. (TBK'nın 153.) maddesindeki zamanaşımının işlemesine engel olan ve tatil eden sebepler ile BK'nın 133. (TBK'nın 154.) maddesindeki zamanaşımını kesen sebeplerin varlığı ileri sürülüp kanıtlanmamıştır. Bu bağlamda davacı tarafından, zararın, ...'ne yapılan 16/10/2018 tarihli başvurunun reddine olarak .... Esas sayılı dosyasından 05/12/2018 tarihinde ikame edilip ....'nin 24/02/2021 tarih ve .... sayılı kararı ile kesinleşen dava sonucunda öğrenildiğinden bahisle zamanaşımının dolmadığı beyan edilmiş ise de, ilgili davanın, yukarıda açıklanan zamanaşımı süresinin dolmasından çok sonra ikame edildiği açık olduğu gibi BK'nın belirtilen düzenlemeleri kapsamında eldeki davaya konu talep yönünden zamanaşımını kesici etkisi etkisi de bulunmamaktadır. Mevcut hukuki durum karşısında davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,
2-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 1.064,38-TL harçtan mahsubu ile bakiye 448,98-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 08/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.