T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/473 Esas - 2024/517
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/473 Esas
KARAR NO : 2024/517
...DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/07/2022
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ağırlıklı olarak sağlık bilgi sistemleri ve yapay zeka alanında faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ile davacı şirket aynı sektör üzerinde çalışmakta olup rakip firma olduğunu, davalı şirketin 6 aylık bir süreçte davacı şirkette kritik görevlerde ve aynı projede çalışan yazılım mühendislerinin iş akitlerini usulsüz bir şekilde sonlandırmasını sağlayarak istihdam etmeye başladığını, açık bir şekilde haksız rekabete sebebiyet veren eylemlerde bulunduğunu, davalının söz konusu eylemleri ile sistematik olarak TTK md. 55'e göre kritik görevlerde çalışan kıdemli çalışanları iş sözleşmelerini sona erdirmeye ve ihlale yönelterek haksız rekabet oluşturduğunu, şuan için öğrendikleri kadarıyla 10 eski çalışanın yer aldığını, bu çalışanların hepsinin yaklaşık 6 aylık bir dönemde davalı şirkette çalışmaya başladığını, davacı şirkete karşı kasten ve sistematik şekilde yürütülen bu eylemlerin boyutunun ne olduğu ve davalı şirkette son bir yılda işe başlayan başkaca çalışanın olup olmadığı hususunun ayrıca dosya kapsamına celp edilecek ... kayıtları ile anlaşılacağını, sonuç olarak davalı şirketin kasıtlı ve planlı olarak davacı şirket çalışanları ile iletişim kurmakta, iş akitlerini usulsüz bir şekilde fesh edip kendi firmalarında çalışmaları için tahrik ve teşvik etmekte, Yargıtay kararlarında da belirtildiği tabir ile ayartmakta olduğunu, zira halen dahi şirket çalışanları ile iletişim kurarak ikna çalışmaları yürüttüklerinin bizzat davacı şirket personelleri tarafından bildirildiğini, davacı şirketin kaybetmiş olduğu tecrübeli kadro sebebi ile alınan ihaleler ve verilen hizmet konusunda ciddi sıkıntılar çekildiğini, bu kapsamda davacı şirketin sıfırdan yetiştirmiş olduğu tecrübeli çalışanlarını da kaybettiğini, ciddi bir iş gücü zararı oluştuğunu, uzun dönemdir davacı şirket ile çalışan kişilerin toplu olarak davalı şirkete geçmesinin doğrudan davacı şirketin know-how kaybı anlamına geldiğini, çalışanların ayartılması, davacı şirketin çalışanların bilgi ve tecrübe sahibi olması için büyük bir yatırım yapmış olduğu hususu da göz önüne alındığında, çalışanların bir ekip olarak ayrılmasının, bu yatırımın boşa gitmesi sonucu ile birlikte mevcutta devam eden ihalelerin, sözleşmelerin, projelerin ciddi anlamda sekteye uğramasına sebebiyet verdiğini, ayartılan çalışan sayısının fazla miktarda olmasının bu süreler zarfında davacı şirketin üretim sürecinin devamlılığında bir kesintiye de yol açtığını, zira alınan ihaleler için çalışabilecek tecrübeli çalışanın kısa sürede temininin mümkün olmadığını, bu süreçte davacı şirketin uğradığı mağduriyetin, müşterileri olan kurumlardan gelen çağrı sayıları ve verilen cezalar ile somut bir hale geldiğini, sonuç olarak davalı şirketin gerçekleştirmiş olduğu bu eylemlerin açık bir şekilde haksız rekabet içeren eylemler olup işbu haksız rekabetin zararlarının tazmini için işbu davayı açma gereği doğduğunu, davalı şirketin yukarıda sayılan ve işbu dava ile tespit edilecek olan davacı şirket çalışanları ile hizmet ilişkisini derhal sonlandırarak haksız rekabet içeren eylemlerine son vermesini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; davalının haksız rekabet içeren eylemleri sebebi ile davacı şirketin uğramış olduğu zarar sebebi ile 100.000,00-TL maddi tazminata, davalının haksız rekabet içeren eylemleri sebebi ile davacı şirketin uğramış olduğu zarar sebebi ile 50.000,00-TL manevi tazminata, davalının son dönemde işe almış olduğu davacı şirket çalışanlarına ilişkin iş akitlerinin feshi ile derhal haksız rekabet içeren eylemlerinin men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sağlık sektöründe lider ve farklılık yaratan, ... bilgisini ve tecrübesi 25 birikimini ile sağlamış, ulusal ve uluslararası yazılım geliştirme kalite süreçleriyle taçlandırmış, bir kısmı halka açık, İstanbul Borsasında işlem gören güçlü bir şirket olduğunu, geliştirdiği modüllerin/sistemlerin tamamınu davacıdan ayrılarak davalı şirkette işe başlayan personellerin işe başladıkları tarihlerden önce geliştirdiğini ve davalı şirketin yurt içi ve yurt dışında tüm sağlık tesislerinde kullanıldığını, dolayısıyla davacıdan ayrılarak davalı şirkette çalışmaya başlayan personeller nedeniyle davalı şirketin .. edinmesinin söz konusu olmadığını, davacıdan ayrılan çalışanların 6 aylık bir zaman diliminde ayrıldıkları iddiasının gerçek dışı olduğunu, dilekçede belirtilen personellerin sırası ile 22.07.2018, 18.01.2019, 01.02.2019, 28.04.2021, 07.05.2021, 20.05.2021, 11.08.2021, 20.10.2021, 08.11.2021 ve 26.11.2021 tarihlerinde davacıdan ayrıldığını, tarihlerden de açıkça görüleceği üzere davacıdan ayrılan personellerin yaklaşık 3,5 yıllık bir süreçte davalı şirkette çalışmaya başladığını, öte yandan davacının dilekçesinde ayrılan personellerin tamamının yazılım mühendisi olduğu beyanının da doğru olmadığını, davacıdan ayrılarak halen davalı şirkette çalışanların mezuniyet bilgilerinin tıp mühendisliği, bilgisayar mühendisliği, ticaret meslek lisesi, ev ekonomisi, işletme, bilişim sistemleri yönetimi şeklinde olduğunu, ayrılan çalışanlardan yalnızca dördünün ilk işe davacıda başladığını, diğerlerinin davacıdan önce sektördeki diğer firmalarda işe başladığını, adı geçen personellerin tamamının iş akitlerinin usulüne uygun bir biçimde sonlandırdığını, sektörde yer alan firmalar arasında her zaman personel geçişleri olduğunu, davalı şirkette halihazırda 40 civarında yazılım geliştirme uzmanı çalıştığını, tahminen davacıda da aynı sayıda personel yazılım geliştirme biriminde çalıştığını, davacıdan ayrılarak davalı şirkette çalışmaya devam eden yazılım uzmanı sayısının dört olduğu göz önüne alındığında toplam çalışan sayısına kıyasla davacının iş akış sürecine olumsuz bir etkisinin olduğu söyleyebilmenin mümkün olmadığını, davacı çalışanlarının ayrılması nedeniyle müşterisi olan kurumlara karşı sorumluluklarını yerine getiremediği ve bu nedenle cezai işleme maruz kaldığı iddiasını da kabul etmediklerini, çalışanlarının ayartılmasına yönelik eylemlerin ticari, üretim sırlarına, yazılım geliştirme süreçlerine ilişkin bilgi elde edebilmek amacıyla gerçekleştirilmiş olduğuna yönelik iddianın da gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı şirket tarafından davacının çalışanlarının ayartıldığı iddiasına dayalı olarak, haksız rekabetin men'i, maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, taraflara ait ... kayıtları ile ticaret sicil dosyaları celp edilmiş, nitelikli hesaplamalar uzmanı, bilgisayar mühendisi ve mali müşavir bilirkişilerden oluşan üçlü bilirkişi heyeti aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tanıklar dinlenmiştir.
Davacı tanığı Mesut Bilinmiş beyanında özetle; "...söz konusu çalışanların bir kısmının davacı şirkette üniversite mezuniyetinden itibaren işe alınıp yetiştirildiğini, davalı şirketin davacı ile aynı sektörde faaliyet göstermekte olup birebir rakip olduğunu, adı geçen personellerin doğrudan ... çalışmış, şirketin know-how bilgisine sahip kişiler olduğunu, davalının da davacı sektöründe çalışarak davacının yaptığı yapay zeka, sağlık bilgi sistemleri, görüntü işleme gibi konularda kendisini geliştirdini, davalının da bu alanda gelişmeye çalıştığından davacı şirketin personellerini istihdam ettiğini, bu personellerin kilit görevde kişiler olduğunu, mali ve idari işlerde çalıştığımdan gerek yazışmalardan gerek telefon görüşmelerinden gerekse personellerin beyanından davalının ilgili personellerin işe almaya çalıştığını bildiğini, davacı şirketin insan kaynaklarının da davalı şirketi arayarak personellerin gizlilik ve rekabet koşulları olduğundan gerekli uyarıları yazılı olarak yaptığını, aynı uyarının personele de yapıldığını, ancak herhangi bir gelişme olmadığını, bu işçi kayıplarında davacı şirketin maddi zararının doğduğunu, müşteri kaybına uğradığını, müşteri memnuniyetsizliği, yapılan işlerde arızaların artması gibi sonuçları olduğunu, ...isimli bilgisayar mühendisi olan çalışma arkadaşının davalı tarafından arandığına bizzat şahit olduğunu, ayrıca yine şirket çalışanlarından davalı şirket tarafından arandıklarına dair bilgilendirmeler taraflarına yapıldığını, davacı tarafından sorulan ... isimli şahsı duyduğunu ancak kendisi davalı şirketten ayrıldıktan sonra şirketin iş ilanlarına müracaat etmek suretiyle işe başladığını, davalıdan davacıya geçen çalışanlar mutlaka olduğunu ancak bilmediğini, ayartma şeklinde olmadığını..." ifade etmiş, davacı tanığı ... beyanında özetle; "...insan kaynakları biriminde çalıştığını, ... 2008 yılından beri davacı şirkette çalıştığını, ilgili çalışanların birçoğunun davacı tarafından işe alınıp yetiştirilmiş kişiler olduğunu ancak hatırladığı kadarıyla 2021 yılında olması gerekir, eylülden aralık ayı sürecinde bir iki ay içerisinde adı geçen kişilerin ard arda istifa dilekçesi sunarak işten ayrıldığını, çıkış mülakatlarında da hiçbir gerekçe sunmadığını, çalışanlara da bizzat gizlilik ve rekabet yasağı hatırlatılarak gerekli uyarılar yapıldığını, görevi gereği düzenli olarak kariyer.net, linkedin gibi mecraları takip ettiğinden söz konusu çalışanların davalı şirkette çalışmaya başladıklarını öğrendiğini, ... davalı şirket insan kaynaklarına rekabet kurallarına uyulması gerektiği konularında gerekli uyarıları yaptığını, ... davalı şirket çalışanlarından ... bir öğle arasında telefonunun çalması üzerine telefona cevap vermesi için uzattığında adı geçenin davalı şirket tarafından aranıp iş görüşmesine çağrıldığına birebir şahit olduğunu, hatta görüşmeyi de ... talebi üzerine kendisinin yaptığını, daha önceden davalı şirkette çalışıp da sonradan davacı şirkette çalışan olup olmadığı konusunda 2020 öncesini hatırlamadığını, ancak sonraki dönemde ...'yi bildiğini, onun da davalı şirketten ayrıldıktan takriben iki ay sonra davacı şirkette müracaat üzerine işe başladığını, hatırladığı kadarıyla kariyernetten başvuru olduğunu, kendisinin de bir iki ay çalıştıktan sonra akademik kariyer yapmak istediğinden ayrıldığını, bu olaylar sebebiyle nitelikli insan kaynağını yitirdiklerinden müşterilerden şikayetlerin arttığını, istek ve taleplere gereği gibi yanıt verilememeye başlandığını, hatta idari para cezalarına davacının maruz kaldığını bildiğini, yine bu dönemde ...ise beyanında özetle; "...şuanda davalı şirkette çalıştığını, kıdemli yazılım uzmanı olduğunu, davacı şirketten 07/11/2022 tarihinde istifa ettiğini, sonrasında davalı şirkette 10 yıldan fazladır çalıştığını, işten ayrıldıktan sonra iş arayışına başladığını, davacıda çalıştığı süreçte sıklıklı mobbinge uğradığını, defalarca odasının değiştirildiğini, davacının tarafına da haksız rekabet nedeniyle dava açtığını, kendisinin de mobbing sebebiyle kendilerine tazminat davası açtığını, kendisini davalı şirketin aramadığını, davacı şirkette yaşadığı sorunlar sebebiyle işten ayrıldığını, donanımlı birisi olduğundan dolayı da kolayca iş bulduğunu, bildiği kadarıyla davacıda çalışırken davalıda işe başlayan 4-5 kişi olduğunu, onların bir kısmının da ayrılıp başka yerlerde çalışmaya başladığını..." ifade etmiş, nihayet davalı tanığı Bayram Beyaz beyanında özetle; "... Davacı şirkette 15 yıldır çalışmakta olduğunu, 2021 yılında ayrıldığını, ayrıldıktan sonra Inova yazılım isimli bir firmada çalıştığını, oradan 6 ay çalıştıktan sonra davalı şirkette çalışmaya başladığını, davacıda çalışırken davalıda çalışmaya başlayan kişiler bakımından Manoj Rapaka davacıda çalışırken ... yazılım isimli firmada çalışmaya başladığını, sonradan davalıya geçtiğini, ... ... da davalıda çalışmaya başladığında orada çalıştığını gördüğünü, ... ne şekilde işten ayrıldığını veya ne şekilde işe başladığını bilmediğini, dava dilekçesinden tarafına okunan kişileri tanıdığını, tanışıklığının davalı şirket üzerinden olduğunu, ... ile hiç karşılaşmadığını, ... kendisi çalışmaya başladıktan iki ay sonra çalışmaya başladığını, ... Hanımın daha geç başladığını hatırladığını, ancak daavcıdan ayrılıp davalıda çalışmaya başlayana kadar adı geçenlerle bir bağlantısının olmadığını, nasıl başladıklarına ilişkin detayı bilmediğini, davacıda finans projelerinde çalışmakta olduğunu, yazılımcı olarak iyi olduğunu ancak pozisyon olarak kilit rolde olduğunu düşünmediğini, işle ilgili bütün bilgi birikiminin ... davacı tarafından görevlendirildiğini, davacının hastanelere taşeron personel hizmeti verdiğini, sonrasında da bu bilgi birikiminden faydalanılmak üzere şirket merkezinde çalışmaya başladığını, davacı şirketin kendisine de haksız rekabet nedeniyle tazminat davası açtığını, davanın devam ettiğini, ... davacı tarafından mobbinge uğradıklarını izinlerinin kullandırılmadığını, yoğun bir şekilde çalıştıklarını, bu nedenle sorunlar yaşadıklarını, davalıda çalıştığı süre boyunca hiçbir yöneticinin hiçbir çalışana bu işleri davacıda nasıl yapıyordunuz diye sorduğuna da şahit olmadığını, kendisinin davalıda 10 ay çalıştığını şuanda İş Bankasında çalıştığını, tam olarak .... firmasında çalıştığını, bu firmanın İş Bankasının yazılımlarını yaptığını, iştirakçi olarak geçtiğini, grup şirketi olduğunu..." ifade etmiştir.
Mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve bilgisayar mühendisi bilirkişilerden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından sunulan 04/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacı ve davalının hastane yazılımları hususunda onlarca yıllık tecrübesi olduğu, davacının iddia ettiği üzere knowhowlarının alındığı iddiasının yersiz olduğu, davacı tarafından sunulan sosyal medya hesabının davalı taraf personellerinden ...'nun şahsi hesabı olduğu, paylaşımlarda bulunan ilgili personelin davalı uhdesinde teknik personel olarak çalıştığı, davacının basiretli bir tacir olarak önemli projelerde çalışan personellerinin yedekliğini sağlaması gerektiği, bu sebeple davalının davacının bazı eski çalışanlarını işe alması, personel kaybı sebebi ile zarara uğradığı iddiasının yersiz olduğu, ... dava konusu olayda haksız rekabet olup olmadığının tespitinin mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde, 10/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda ise; "...eğer ortada bir üretim ya da iş sırrı yoksa ya da transfer edilen çalışan bu sırra vakıf değilse ya da çalışan bu sırra vakıf olsa da bunu transfer olduğu rakibe taşımamış ve rakip bu sırları kullanmamışsa, TTK m. 55.1.b.3 hükmünün söz konusu olmayacağı, bir rakibin çalışanlarının sadece transfer edilmiş olmasının, haksız rekabet fiili için yeterli olmadığı, bunun yanı sıra söz konusu çalışanların imalat ve üretim sırrına vakıf olduklarının, bunları hukuka aykırı şekilde ele geçirip rakibe ilettikleri hususunun da ispatlanması gerektiği, ... somut olayda bu transferlerin anılan hususun tespiti için yeterli olmadığı, ... somut olayda bir imalat ya da üretim sırrının var olduğu, varsa da üretim ya da imalat sırrının çalışanlar tarafından ifşa edildiği veya davalıya aktarıldığı, davalının da bu fiil için davacı çalışanlarını yönlendirdiği hususunun, anılan haksız rekabet fiilinin temel unsuru olduğu, bu hususu davacının ispatlaması gerektiği, ancak kök raporda da belirtildiği gibi, somut olayda üretim ve iş sırrının varlığı ve hukuka aykırı olarak davalıya aktarıldığı hususuna ilişkin yeterli veri bulunmadığı, ... kök raporu tekrarladıkları ..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekili özetle, davacı şirket çalışanlarının davalı şirket tarafından sistematik bir şekilde ayartılarak istihdam edildiği, bu çalışanların davacı şirket tarafından yetiştirilen ve kilit rolde kişiler olduğu, tecrübeli çalışanların kaybı ile birlikte davacı şirketin işlerinin sekteye uğradığı, çalışanlarına yaptığı yatırımın karşılıksız kaldığı, davalı şirket tarafından davacı şirketin know-how'unun ele geçirilmeye çalışıldığı iddia edilmiş, davalı vekili ise özetle, davalı şirketin de sektörde tecrübeli olup davacının... ihtiyacının olmadığı, ayartılma iddiasının gerçek dışı olup ilgili çalışanların tamamının doğrudan davalı şirkette çalışmadığı gibi zaman aralığının da aynı olmadığını, davacı şirkette de davalı şirketin eski çalışanlarının bulunduğunu, bunun sektörde olağan olduğunu savunmuştur.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Bu bağlamda; davacı, davalının ayartma eylemleriyle haksız rekabete neden olduğunu ispat yükü altındadır.
Kural olarak, bir müteşebbisin kendi işletmesinin performansını, başka işletmeye ait kalifiye personeli ayartarak istihdam etmesi suretiyle arttırmasında kural olarak rekabete aykırı bir durum söz konusu değildir. Ayartma yoluyla haksız rekabetin oluşumu için, üretim ve iş sırlarının ele geçirilmesi amacıyla yapılan ayartma eyleminin, üretim ve iş sırlarını bilen çalışanı hedef alması ve bu sırların hukuka aykırı davranış sonucunda elde edilmesi gerekir (TTK md. 54, 55/b.3). Ticari sır, bir ticari işletme veya şirketin faaliyet alanı ile ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve diğer görevlileri tarafından bilinen, elde edilebilen, özellikle rakipleri tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan ve üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken bilgileri ifade eder. Bununla birlikte çalışanların salt deneyim ve tecrübeler ileri sürülerek haksız rekabetin anılan özel hüküm yönüyle varlığı iddia edilemez. Bir çalışanın önceki iş yerinde edindiği, işin temel gerekliliklerine dair olan ve teknik yahut özel bir bilgiyi gerektirmeyen birikimler tecrübe olarak adlandırılmaktadır. Aksi yönde bir kabul temel bir hak olan Anayasa'nın 48. maddesi ile güvence altına alınan çalışma hürriyetini orantısız olarak kısıtlamak anlamına gelecektir (Bu hususlarda ...
Tüm dosya kapsamı, celp edilen kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının, tanık ifadelerine ve bir kısım eski çalışanının davalı şirkette çalışmaya başlamasına dayanarak, haksız rekabet iddiasında bulunduğu, dosya kapsamında anılan haksız rekabet iddiasının ispatına yönelik olarak başkaca somut bir delil sunulmadığı görülmüş olup mahkememizce dinlenen tanık ifadelerinin tetkikinden bu ifadelerin davalının haksız rekabet olarak tanımlanabilecek bir ayartma eylemini, davalının bu suretle davacının üretim ve iş sırlarını ele geçirmeyi hedef edindiğini tek başına ispatlar mahiyette olmadığı görülmüş, davacının gerek dava dilekçesinde gerek somutlaştırma yükü gereğince mahkememizce verilen süre dolayısıyla sunulan beyan dilekçelerinde ayartmaya konu olduğu belirtilen davacı işçilerinin tamamının doğrudan davalı şirkette çalışmaya başlamadığı gibi davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirkette işe başlama sürelerinin de 4 gün ila 3 yılı aşkın süreler gibi değişken mahiyette olduğu hususları, mahkememizce celp edilerek incelenen ...kayıtları ile alınan bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere tek başına davacı şirketin eski çalışanlarının istihdam edilmesinin, haksız rekabetin varlığı için yeterli olmadığı açık olup davacı, davalı tarafından eski çalışanlarının istihdam edilerek davacı şirketin üretim ve iş sırlarını ele geçirdiğini ispat edememiştir. Davacı tarafından iddia edildiği şekliyle sıfırdan eğitilip yetiştirilen çalışanın sonradan davalı şirkette çalışması ile yapılan yatırımın boşa çıktığı hususu, temel olarak davacının eski çalışanları ile kendi arasındaki hukuki ilişkiyi ilgilendirmekte olup haksız rekabetin tespitinde doğrudan sonuca etkili değildir. Kaldı ki yukarıda belirtildiği üzere salt deneyim ve tecrübeler ileri sürülerek haksız rekabetin varlığı da iddia edilemez. Bunun yanında davacı şirketten ayrılan çalışanlar nedeniyle davacının işlerinin aksadığı iddiası yönünden de, şirketin amacına ulaşması için gerekli organizasyonu kurmak ve bu organizasyonun devamlılığı için gerekli tedbirleri almak davacının yükümlülüğünde olduğu gibi (...), somut olayda tek başına bu iddianın da haksız rekabetin varlığının kabulüne imkan verir mahiyette olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak davalının davacı şirket çalışanları ayartılmak suretiyle dürüstlük kuralına aykırılık taşıyan ve iktisadi rekabetin suistimaline yol açan eylemlerinin varlığı kanıtlanamamış olmakla somut olayda haksız rekabet koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup bu nedenle davacının maddi tazminat, manevi tazminat ve haksız rekabetin men'ine dair taleplerinin kabulüne olanak bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 2.561,63-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.136,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, reddedilen manevi tazminat talebi yönünden takdiren 17.900,00-TL maktu, reddedilen maddi tazminat talebi yönünden takdiren 17.900,00-TL maktu, reddedilen diğer istemler yönünden takdiren 17.900,00-TL maktu olmak üzere, toplam 53.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
09/07/2024
...