T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/661 Esas - 2024/313
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/661 Esas
KARAR NO : 2024/313
....
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/10/2022
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili idare arasında imzalanan hizmet alımı işi kapsamında çalıştırılan personellerden ...'ın işten çıkartılması sonucunda hem müvekkili idare hem de yüklenici şirket aleyhine 4857 sayılı Kanun'dan kaynaklı alacaklar için dava açıldığını, bu bağlamda ...Karar sayılı ilamı ile hükme bağlanan alacak kalemlerinin (ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, yargılama gideri, vekalet ücreti) İstanbul...sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, takip sonrasında da müvekkili idare tarafından icra dosyasına 19.110,03-TL ödeme yapıldığını, yine aynı şirket ile müvekkili idare arasında imzalanan hizmet alım işi kapsamında çalıştırılan personellerden ...'ün işten çıkartılması sonucunda, hem müvekkili idare hem de yüklenici şirket aleyhine 4857 sayılı Kanun'dan kaynaklı alacaklar için dava açıldığını, bu bağlamda ... Karar sayılı ilamı ile hükme bağlanan alacak kalemlerinin (ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, yargılama gideri, vekalet ücreti) İstanbul ... sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, takip sonrasında da müvekkili idare tarafından icra dosyasına 19.271,25-TL ödeme yapıldığını, yine aynı şirket ile müvekkili idare arasında imzalanan hizmet alımı işi kapsamında çalıştırılan personellerden...un işten çıkartılması sonucunda, hem müvekkili idare hem de yüklenici şirket aleyhine 4857 sayılı Kanun'dan kaynaklı alacaklar için dava açıldığını, bu bağlamda .... Karar sayılı ilamı ile hükme bağlanan alacak kalemlerinin (ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, yargılama gideri, vekalet ücreti) ... sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, takip sonrasında da müvekkili idare tarafından icra dosyasına 19.727,14-TL ödeme yapıldığını, yine aynı şirket ile müvekkili idare arasında imzalanan hizmet alım işi kapsamında çalıştırılan personellerden ...'nin işten çıkartılması sonucunda hem müvekkili idare hem de yüklenici şirket aleyhine 4857 sayılı Kanun'dan kaynaklı alacaklar için dava açıldığını, bu bağlamda .... Karar sayılı ilamı ile hükme bağlanan alacak kalemlerinin (ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, yargılama gideri, vekalet ücreti) ...sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, takip sonrasında da müvekkili idare tarafından icra dosyasına 15.155,77-TL ödeme yapıldığını, bunun dışında müvekkili idare tarafından ilamlar ve icra vekalet ücretlerine dair vergi kesintileri de hesap edilerek işbu tutarların davacı vekili adına vergi dairesine yatırıldığını, taraflar arasındaki sözleşme ve eki Teknik Şartname'nin 14.6. maddesine göre işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğunu belirterek, işçilik alacağından kaynaklanan ve müvekkili idare tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam 79.144,57 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı idare arasında dava dışı işçilerin tabi olduğu ... ihale kayıt numaralı "...." sözleşmesi imzalandığını, ancak söz konusu hizmet alım ihalelerinin feshinin ... tarafından müvekkili şirketin iradesi dışında gerçekleştirilmiş olduğunu, bu hususta "asgari ücret artışı" neden gösterilerek fesih işlemi yapıldığını, davacı kurum tarafından dava dışı işçilere ödenen kalemlerden müvekkili şirketin mevzuat gereği herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, zira müvekkili şirketin hizmet alım sözleşmesinin feshine sebebiyet vermediğini, müvekkili şirketin ihalenin feshinde hiçbir kusurunun bulunmadığını, ayrıca davacı kurum tarafından müvekkili şirkete hakedişlerinin ödenmediği gibi açılan işçilik alacakları davalarında davacı kurumun müvekkili şirkete ödemesi gereken hakedişlerin içerisinden işçilerin alacaklarını ödediğini düşündüklerini, davacı kurumun kendi sebep olduğu fesihler neticesinde hükmedilen alacak kalemlerini kötü niyetli olarak zarara uğramış olan müvekkili şirketten tahsil amacında olduğunu, davacı kurumun mahkeme kararıyla hükmedilen alacak kalemlerinin tahsilini hem müvekkili şirketin kurumdan alması gereken hakedişlerden hem de huzurdaki davayı açarak tekrar tahsilini amaçlamakta olduğunu, açılan davanın TMK md. 2 gereğince dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: ... sayılı takip dosyaları celp edilmiş, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, ödeme dekontları, dava dışı işçiye ait ... kayıtları, davalının davacı tarafından hakedişinden işçilik alacaklarına dayalı olarak kesinti yapıldığı savunması kapsamında davacı...'den buna dair kayıtlar celp edilmiş; mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden teşekkül bilirkişi heyeti aracılığıyla yerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 12/06/2023 tarihli kök, 28/09/2023 tarihli ek bilirkişi raporunu takiben düzenlenen 28/02/2024 tarihli ikinci ek bilirkişi raporunda özetle; "...dosyaya kazandırılan
...kayıtları ile bağlantılı dosyalar kapsamında alınan mali incelemelere dair dosyaya mübrez bilirkişi raporları da nazara alınarak özellikle davacının davalıya ilişkin 330.01.02 nolu teminatlar cari hesabı ve mali
yönden bağlantılı görülen diğer kayıtlar da denetlenerek özellikle davalının davaya konu alacaklara dair
kesinti yapılarak ödeme yapıldığı iddiası dahil rapora yönelik itirazları da göz önünde bulundurulmak
suretiyle tüm dosya kapsamında yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 28/09/2023
tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalarda herhangi bir değişikliğe gidilmediği, 28/09/2023 tarihli ek raporda belirtildiği hali ile, taraflar arasında imzalanan hizmet alım ihaleleri kapsamında davalı nezdinde çalışan dava dışı işçilere davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarından davalının alt işveren sıfatıyla sorumlu olup
olmadığı, ödenen işçilik alacaklarının davalıdan tahsil edilip edilemeyeceği hususunda nihai takdir
ve hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu,
dava dışı işçilerin işçilik alacaklarına esas hizmet sürelerinin tamamının davalı bünyesinde geçtiği gözönünde bulundurularak davalının sorumluluğunda bulunan miktarların, dava dışı işçilerin sorumluluğunun %100 olduğunun kabulü halinde ... için 20.604,44-TL, ... için 20.761,91-TL, ... için 8.274,20-TL olarak toplam 39.572,27-TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava, davacı işveren tarafından dava dışı işçilere yapılan işçilik alacaklarına dair ödemenin davalı yükleniciden taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; özellikle celp olunan... kayıtlarından da sabit olduğu üzere işçilik alacakları davacı işveren tarafından ödenen işçilerin davalı yüklenicinin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair davalı ile imzalanan sözleşmelerde bir hüküm bulunduğunun iddia ve ispat olunmaması, aksine sorumluluğun ilgili yükleniciye ait olduğunun kararlaştırılmış olduğu gözetilerek, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının tamamını davalı yüklenicinin işçileri çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olmak üzere davalı yükleniciden talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Somut olarak; işçilere ödenen kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Bu ilkeler ışığından bilirkişilerce yapılan hesaplamalar sonucunda davacının davalıya ... için 20.604,44-TL, ... için 20.761,91-TL, ... için 21.229,80-TL, ... için 16.548,39-TL olarak toplam 79.144,54-TL için davalıya rücu edebileceği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı tarafından davacının hakedişlerden yapılan kesintilerle davaya konu işçilik alacaklarını tahsil ettiği savunulmuş ise de mahkememizce celp edilen kayıtlar ile yapılan bilirkişi incelemesinden davalının bir kısım işçilik alacakları için hakedişinden kesintiler yapılmış olduğu görülmekle beraber eldeki davaya konu işçilik alacakları bakımından bir kesinti yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda davalının ödeme olgusuna dair savunmasına itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Temerrüt tarihi bakımından ise; davalının davaya konu işçilik alacaklarına dair ... Esas sayılı dosyalarında taraf olduğundan davalı şirketin ayrıca temerrüde düşürülmesinin gerekmediği; bu sebeple, davacının eldeki rücu davasında davalıdan ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesinin mümkün olduğu değerlendirilmiştir. Sonuç olarak açıklanan gerekçelerle; davanın kabulü ile 79.144,54-TL’nin, 41.366,35-TL’sine 10/09/2021 ödeme tarihinden, 37.778,19-TL’sine 06/10/2021 ödeme tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; 79.144,54-TL’nin, 41.366,35-TL’sine 10/09/2021 ödeme tarihinden, 37.778,19-TL’sine 06/10/2021 ödeme tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 5.406,36-TL harçtan peşin alınan 1.351,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.054,76 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvuru harcı, 1.351,60-TL peşin harç, 163,00-TL tebligat, 1,25-TL müzekkere gideri ve 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.596,55-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024
...