T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/695 Esas - 2025/130
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2022/695 Esas
KARAR NO : 2025/130
BAŞKAN : .....
ÜYE :.....
ÜYE : .....
KATİP : .....
DAVACI :.....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Yöneticilerinin Sorumluluğuna Dayalı Tazminat
DAVA TARİHİ : 21/10/2022
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan yöneticilerinin sorumluluğuna dayalı tazminat
davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın konusunun davalının münferit yetkili müdür sıfatıyla şirketle ilgisi olmayan akrabalarının sigortalı göstermesi nedeniyle ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nin uğradığı zararların tespiti ile şirkete ödenmesi talebini oluşturduğunu, davacının ve davalının ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50 oranla pay sahibi ortakları olduğunu, şirketin yurt dışında ve yurt içinde inşaat yapım faaliyeti gösterdiğini, davacının çoğunlukla yurt dışı şantiyelerde davalının ise şirket merkezinde çalışmakta olduğunu, 06.08.2008 tarihli genel kurul kararı ile şirket ortakları olan davanın taraflarına 10 yıl süreyle müdür olarak münferit yetki verildiğini, 2018 yılının müdürlere 25 yıl münferit yetki veren ve davalıyı müdürler kurulu başkanı olarak belirleyen yeni bir karar alındığını, bu kararın yokluğunun tespiti için açtıkları davanın derdest olduğunu, 21.01.2022 tarihli olağan genel kuruldan sonra şirket muhasebecisi tarafından gönderilen maillerde davalının üç akrabasının şirkette sigortalı çalışan olarak gösterildiği ve bu kişilerin maaş ödemelerinin şirket tablolarında gider olarak kayıt edildiğinin öğrenildiğini, bu hususun 21.01.2022 tarihli ibra kararından sonra davacının öğrenebildiği şirket harcamaları olduğunu, alınan ibra kararının oydan yoksunluk kuralları gereğince yok hükmünde olduğunu, gerçeği yansıtmayan mali kayıtlarla finansal durum tartışılmadan soyut nitelikte ibra kararı alındığını, davacının sorumluluk davası açma hakkının devam ettiğini, 21.01.2022 tarihli toplantı tutanağının ..... nolu kararının tamamen soyut bir ibra olduğunu, dava konusu somut olayların tartışılmadığını, bilançonun onaylanması kararında örtülü ibra olarak sonuç doğurmasının mümkün olmadığını, şirketin muhasebe çalışanlarının davacıya 01.02.2022 yılında gönderdiği mail ile Aralık 2001 dönemine ait evraklar incelendiğinde işe alıma dair bilgisi ve onayı olmayan ..., ... ve ...'ın şirket çalışanı olduğunu fark ettiğini, davalının münferit yetkili müdür sıfatıyla akrabası olan bu kişileri şirkette sigortalı çalışan olarak gösterdiğini, davacıya gönderilen muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde bu kişilerin sigorta primlerinin ve muhtasar vergilerinin şirket tarafından ödendiğinin görüldüğünü, maillerden şirket muhasebe kayıtlarında bu üç kişinin brüt maaşlarının gider olarak kayıt edildiğini öğrendiğini, şirket banka hesap hareketleri incelendiğinde bu kişilere havale edilen bir maaş ödemesine rastlanılmadığını, bu maaş miktarı kadar davalının kendine şahsi menfaat sağladığı, şirkete olan borçlarının şirket mali kayıtlarında bu maaş ödemeleri ile kapattığının düşünüldüğünü belirterek şirketin uğradığı zararların haksız fiil tarihinden itibaren avans faizi ile ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 15.12.2022 tarihli dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin dava dışı ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ödenmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yasada belirtilen sorumluluk şartları gerçekleşmediğinden davanın öncelikle husumet ve hukuki menfaat yokluğu nedeni ile reddini talep ettiklerini, esas sözleşmede ve kanunda şirket müdürünün görevi olarak düzenlenmeyen bir sebeple sorumluluk davası açılamayacağını, ibranın davaya sona erdiren nedenlerden biri olup sorumluluk davasının yasada öngörülen sürede açılmadığını, davacının davalıyı ibra ettiğini, davacının şirket ortağı olarak tüm bilançoları inceleyerek onayladığını ve buna uygun olarak alınan kararlar ile kendisinin de dahil olduğu müdürleri ibra ettiğini, oy kullanma yasağının hukuka aykırı yorumunun mahkemeyi yanıltma amacı taşıdığını, ibra kararına karşı sorumluluk davası açılabilmesi için yasada öngörülen 6 aylık hak düşürücü sürenin dolduğunu, ödeme makbuzları ve işçilerin ödemeyi kabulü karşısında davacının ücret ödenmeksizin işçi çalıştırıldığı iddiasının doğru olmadığını, işe alımların tüzel kişilik adına yapıldığını, iddia edildiği gibi bir usulsüzlük var ise davacıdan beklenilen davranışın şirket müdürü olarak bu usulsüzlüğe son vermesi ve adı geçen işçilerin iş akitlerini sona erdirmesi olduğunu, davacının şirketi tek başına temsile yetkili müdür olduğunu, bu zamana kadar davacının böyle bir işlem yapmadığını, işçilerden savunma almadığını, işlerine son vermediğini, hakkını kötüye kullanarak iş bu davayı açtığını, davacının şirketin tüm işleyişi ve işlemlerinden haberdar olduğunu, kendisinin bilgisi ve onayı ile gerçekleştirildiğini, hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış, ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sicil özeti ile sicil dosyası temin edilmiş, dava konusu edilen üç işçiye ilişkin ... hizmet dökümleri ..... temin edilerek dosya kapsamına alınmış, davacı tarafından şirkete yönelik açılan bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması talebine ilişkin ..... Esas sayılı dosya örneği, davacı tarafından şirkete yönelik 15.07.2018 tarihli ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti talebi ile açılan davanın reddine dair ..... sayılı dosya örneği mahkemelerinden temin edilmiştir.
..... nolu soruşturma dosyası örneğinin celbi ile incelenmesinde; ... tarafından ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma suçlarına dayalı şikayette bulunulduğu görülmüş, ..... nolu soruşturma dosya örneğinin celbi ile incelenmesinde; ... tarafından ... hakkında resmi bir belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak, suç uydurmak ve iftira suçlarına dayalı şikayette bulunulduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ile ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nin defter kayıt ve belgeleri üzerinde mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor ve bu rapora yönelik beyan ve itirazların değerlendirilmesi bakımından düzenlenen ek raporda özetle; "dava dışı şirketin yasal defterlerinde ücret tahakkuklarından kaynaklı personel maaş ödemelerinin personele borçlar hesabında takip edildiği, maaş ödemelerinin ayrı ayrı personel bazında değil toplu olarak takip edildiği, davaya konu çalışanların çalışanlar listesinde kayıtlı olduğu, çalıştıkları dönemlerde aylık ücret bordrolarının tanzim edilerek ... hizmet listesinde ... bildirimleri yapıldığı ve ... tahakkuk fişleri ile adlarına tahakkuk eden prim ödemelerinin diğer çalışanlarla birlikte yapıldığının anlaşıldığı, ...'ın 16.12.2016-03.03.2017 tarih aralığında ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait iş yerinde inşaat (beden) işçisi olarak çalıştırıldığının anlaşıldığı, yine aynı kişinin 06.11.2018-29.09.2022 tarih aralığında ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. iş yerinde kalifiye (beden) işçisi olarak çalıştırıldığının anlaşıldığı, ...'ın ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nde 16.12.2016-03.03.2017 tarih aralığında şirkete ait iş yerinde inşaat (beden) işçisi olarak çalıştırıldığı, yine aynı kişinin 06.11.2018-29.09.2022 tarih aralığında ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. iş yerinde kalifiye (beden) işçisi olarak çalıştırıldığı, ...'ın 16.12.2016-03.03.2017 tarih aralığında ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait iş yerinde inşaat (beden) işçisi olarak çalıştırıldığı, yine aynı kişinin 06.11.2018-29.09.2022 tarih aralığında ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. iş yerinde kalifiye (beden) işçisi olarak çalıştırıldığının tespit edildiği, gönderilen ... prim belgelerinde, dava dışı şirketin şantiyeleri dışında personel sayısının 8 veya 16 kişi olarak kayden yer aldığı, bu kayıtlar içinde yukarıda isimleri yer alan şahısların da yer aldığının tespit edildiğini, davacının 2016 tarihli yukarıda yer verilen maillinde, çalışan personellerin isimlerinin yer aldığı, ... ve ... gibi hususları takip ettiğinin görüldüğü, bu tarih itibari ile yukarıda yer alan çalışanlara muttali olduğunun da anlaşıldığı, dava konusu işçilerin dava dışı şirkette çalıştığına ilişkin ... belgeleri bulunmakta olup yıllarca bu şekilde şirkette çalıştırıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı, dava dışı işçilerin şirkette çalıştığının resmi belgelerde gösterildiği, aksine ilişkin aynı nitelikte bir delil tespit edilemediği, üç işçiye ilişkin maaş ödemelerin banka aracılığı ile yapılmadığı, iş avansları hesabına virman yapılmak suretiyle adlarına tahakkuk eden maaş tutarlarının kapatıldığının tespit edildiği, şirket defterlerinde personele borçlar hesabının ekseriyetle bankalar hesabı yolu ile kapatıldığı, ancak şantiyelerde çalışan bir kısım personele şantiye şefi aracılığı ile elden maaş ödemesi yapıldığı, şantiye şefine maaş + şantiye masrafları için verilen tutarların iş avansları hesabına aktarıldığı, davaya konu şahıslar adına tahakkuk eden maaş tutarlarının iş avansları hesabı yoluyla kapatıldığının tespit edildiği, personele borçlar hesabında yer alan 436.892,65 TL'lik tutarın 159.715,05 TL'lik kısmının iş avansları ... hesabına virman işlemi ile kapatıldığı, davalı adına yapılan virman işleminin birebir dava konusu üç işçi adına tahakkuk eden maaşların davalıya iş avansı olarak aktarıldığına yönelik somut bir belge veya açıklayıcı bir kayda rastlanılmadığı, şirketin dava konusu üç işçi adına tahakkuk ettirmiş olduğu ücretlerden kaynaklı olarak zarardan ziyade bu oranlar dahilinde vergi avantajı sağladığı, mahkemece söz konusu personellerin çalışıyor gösterilmesinin kabul edilmesi halinde şirketin uğradığı zarar olarak değerlendirilmesi durumunda şirket zararının 499.500,00 TL + 114.869,25 TL = 614.369,25 TL olacağı" ifade edilmiştir.
Dava; yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat talebine ilişkindir.
TTK 644/1-a maddesi atfı nedeniyle limited şirketler yönünden de uygulanması gereken anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin TTK 553. maddesinde kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları düzenlenmiştir.
TTK 555 maddesi uyarınca davacı şirketin uğradığı zararın tazminini ancak şirket ve her bir pay sahibi isteyebilecek olup söz konusu tazminatın da şirkete ödenmesinin talep edilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta dava dışı şirketin ortağı/münferiden temsile yetkili müdürü tarafından diğer münferiden temsile yetkili müdür davalıya yönelik açmış olduğu sorumluluk davasında tazminatın şirkete verilmesi talep edilmiş olmakla bu yasal koşulun gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Davacı yan, şirketin ortağı ve aynı zamanda şirketi temsil ve ilzama yetkili müdürü olan davalının üç akrabasını şirkette sigortalı çalışan olarak göstermek suretiyle bu kişilere yapılan maaş ödemelerinin şirket tablolarında gider olarak kaydedilmesinden dolayı şirketin zarara uğratıldığını belirtilerek gerçekleşen zararın davalıdan tahsili talebinde bulunmuştur.
Davalı yan, ortaklar kurulunda davalının ibra edildiğini belirterek davanın usulden reddini talep etmiş ise de TTK’nın 424. maddesinde düzenlenen ibra, yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin ortaklığın bir yıllık hasep dönemi içindeki çalışmalarından dolayı sorumluluklarının doğmayacağı, işlem ve faaliyetlerinin yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygun bulunduğuna yönelik genel kurulun bir irade açıklaması olup geçerli bir ibranın söz konusu olabilmesi için, başka bir anlatımla ibranın geçerli şekilde sonuç doğurabilmesi için, sorumluluğa esas işlem veya faaliyetin genel kurulda ayrıca ve açıkça tartışılması, normal düzeydeki bir ortağın anlayacağı şekilde ortaya konulması veya bilançoda gösterilmesi gerektiğinden davalının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
TTK 553. maddesi kapsamında şirket yöneticisinin TTK ve şirket esas sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla yerine getirmedikleri takdirde kusurları nedeniyle oluşan zararlardan kişisel bakımdan sorumlu olacaklardır. Bu konuda davalı şirket müdürünün kusurlu olduğunun iddia eden davacının davalı yanın kusurunu ve keza zararın tutarını kanıtlaması gerekmektedir.
Yönetim kurulu üyelerinin Türk Ticaret Kanunu'na istinaden hukuki sorumluluklarına hükmedilebilmesi; zarar, hukuka aykırılık, kusur ve illiyet bağı koşullarının gerçekleşmesine bağlı olup ispat yükü de iddia eden davacı üzerindedir.
Davacı yan, davalının kusurlu olduğunu şirketin uğradığı zararın davalının kusurlu eylem ve işlemlerinden kaynaklandığını ispat etmek durumundadır. TTK 553. maddesindeki sorumluluk kusur sorumluluğu olmakla salt zararın kanıtlanması sorumluluk için yeterli olmayıp ayrıca davalının kusuru ile şirkete zarar vermiş olduğunun kanıtlanması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından zarar iddialarına esas olan ..... 'ın , ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nde 16.12.2016-03.03.2017 tarihleri arasında şirkete ait sicil numarası belirtilen iş yerinde inşaat (beden) işçisi olarak, 06.11.2018-29.09.2022 tarihleri arasında ise şirkete ait sicil numarası belirtilen iş yerinde kalifiye (beden) işçisi olarak çalıştıklarının ... hizmet dökümünden anlaşıldığı, dava konusu edilen üç çalışanın isimlerinin çalışanlar listesinde kayıtlı olduğu, çalıştıkları dönemlerde aylık ücret bordrolarının tanzim edilerek ... hizmet listesinde ... hizmet bildirimlerinin yapıldığı ve ... tahakkuk fişleri ile adlarına tahakkuk eden prim ödemelerinin diğer çalışanlarla birlikte yapıldığının tespit edildiği, ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nin defter kayıtlarında personel maaş ödemelerinin ayrı ayrı personel bazında değil toplu olarak takip edildiği ve personele borçlar hesabının ekseriyetle bankalar hesabı yolu ile kapatıldığı, ancak şantiyelerde çalışan bir kısım personele şantiye şefi aracılığı ile elden maaş ödemesi yapıldığı ve şantiye şefine maaş ve şantiye masrafları için verilen tutarların iş avansları hesabına aktarıldığı, davaya konu üç çalışanın adlarına tahakkuk eden maaş tutarlarınında iş avansları hesabı yoluyla kapatıldığı bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiş olup personele borçlar hesabında yer alan bir kısım tutarların davalının iş avansı hesabına virman işleminde ise dava konusu üç işçi adına tahakkuk eden maaşların davalıya iş avansı olarak aktarıldığına yönelik somut bir bilgi belge veyahut açıklayıcı bir kayda rastlanılmadığı tespit edilmiş olmakla dinlenen tanık beyanları da nazara alınarak tüm dosya kapsamından, davalının kusuru ile şirketin zarara uğratıldığı iddiasının kanıtlanamadığı sonuç ve kanaati ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcının mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 128,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
27/02/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 13.03.2025
Başkan .....
Üye .....
Üye .....
Katip .....