T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/770 Esas - 2024/484
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2022/770 Esas
KARAR NO : 2024/484
...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/11/2022
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.10.2021 tarihinde saat 10:45 sıralarında davacı ...'un yolcu koltuğunda bulunduğu, davalılardan ...'un sevk ve idaresindeki, ... plakalı ... markalı araç ... ili istikametine seyir ederken sürücü ...'un dikkatsizliği nedeniyle direksiyon kontrolünü kaybetmesi sonucu ... mevkiinde yoldan çıkmış ve tepelik alandaki kayalara çarparak ve yaralanmalı kaza meydana geldiğini, kaza sonucu davacının yaralandığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan yasal faiz ile birlikte tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...tahsiline, davaya karışan ... plakalı araca ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iyileşme süresinin tamamlanmasının ardından rapor alınması gerektiğini, hatır taşıması indirmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Maluliyet durumunun tespitinin ardından sigorta genel şartları ekine uygun olarak ve 7327 sayılı kanunun 18 . maddesi ile değişen 2918 sayılı kanunun 90. Maddesi uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini, Geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri var ise, 01.06.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları gereği teminat dışı olduğunu, Üçüncü kişinin sürekli sakatlığı dolayısıyla ileride ekonomik olarak uğrayacağı maddi zararları karşılamak üzere, bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek teminat olduğunu, Kaza nedeniyle mağdurun tedavisinin tamamlanması sonrasında yetkili bir hastaneden alınacak özürlü sağlık kurulu raporu ile sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan bakıcı giderleri bu teminat limitleri ile sınırlı olmak koşuluyla sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kaza esnasında araçta ... ve davacı ... bulunduğunu, evlilik amacıyla hareket ettiklerini, Yargıtay ictihatlarında nişanlılık durumunda gerçekleştirilen taşımanın, hatır taşıması olarak değil, tıpkı aile bireylerinden birinin taşınmasında olduğu gibi ahlaki bir görevin ifası niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladığını, Kaza sonrasında alınan 24.12.2021 tarihli davacının kolluk ifade tutanağında, "seyir halinde iken karşıdan gelen güneşin müvekkilin gözünü alması neticesinde kazanın gerçekleştiğini, sağlık durumunda sıkıntı olmadığını, müvekkilden davacı ve şikayetçi olmadığını" açıkça beyan ettiğini, evliliğin davacının alkol kullanmaya devam etmekteki ısrarı nedeni ile gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizce ... alınan 29.05.2023 tarihli raporda özetle; "...'un dosyasının incelenmesi, tarafımızca yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 08/10/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen yaralanmalar dikkate alınarak; 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında; 08/10/2021 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının “%16 (yüzde on altı) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavisi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 2 (iki) ay olduğu, Tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği kanaatinde olduğumuzu bildirir Adli Tıp Kurulu raporudur." şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce kusur ve aktüer bilirkişi heyetinden alınan 22.06.2023 tarihli raporda özetle; "kusur yönünden ...'un olayda %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Aktüer hesap yönünden Kaza tarihinin 19.06.2021 tarihinden sonra "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar"ın yayınlandığı 04.12.2021 tarihinden önce olması sebebiyle ( Kaza :08.10.2021 ) aktüer hesap raporu ZMMS özel şartları gereği 1,65 teknik faiz ve progresif rant yöntemi (her yıl için ayrı ayrı %10 artırım (kn formülü) ve %10 iskonto (1/kn) formülü) oranı kullanılarak alternatifli aktüer hesap yapılmış olup, bu konuda ki son karar Sayın Mahkemenizin takdirlerine bırakılmıştır. Davacının memur kadrosunda görev yaptığı ve kaza sebebiyle mahrum kaldığı herhangi bir gelir bulunmadığından dolayı geçici iş göremezlik maddi zararı bulunmamakta olup, tarafımca hesaplanmamıştır. Sürekli iş göremezlik maddi tazminatı davacının %16 engel oranı üzerinden hesaplanmıştır. ... raporu ve davacının talebine istinaden 2 aylık bakım gideri hesaplanmıştır. Davacının bakım gideri; ZMSS Genel şartlarının dikkate alınması halinde 6.032,47 TL ZMSS Genel şartlarının dikkate alınmaması halinde ise 7.535,40 TL'dir. Davacının kusuru bulunmadığından hesaplanan maddi tazminatından ve bakım giderinden kusur tenzili yapılmamıştır. Davacı ile sigorta şirketi arasında 16.01.2023 tarihinde ibraname, feragatname imzalanmış olup, davacı vekili 24.01.2023 tarihli dilekçe ile davadan ...yönünden poliçe limiti dahilinde feragat ettiklerine dair beyanda bulunmuştur. Sigorta şirketi davacıya maddi tazminatın ana parasına ilişkin 350.000 TL ödeme yapmış olup, davacı poliçe limitinden kalan tutar olan 430.000 - 350.000 =80.000 TL'den vazgeçmiştir. Dosya kapsamı evraka göre sigorta şirketinin 16.01.2023 ibraname - feragatname tarihi itibariyle davacı Abide TOPSOY'nın gerçek zararı bakım gideri dahil; ZMSS Genel şartlarının dikkate alınıp 1,65 teknik faiz kullanılması halinde 537.254,58 + 6.03247 = 543.287,05 TL olup, sigorta şirketi ibraname - feragatname tarihi itibariyle maddi tazminata ilişkin ana para olarak 350.000 TL ödeme yapmıştır. Yapılan ödeme sonrası davacının 193.287,05 TL bakiye alacağı bulunmaktadır. Yani, ödeme zararı karşılamamıştır. ZMSS Genel şartlarının dikkate alınmadan Progresif Rant yönteminin kullanılması halinde 656.053,35 + 7.535,40 = 663.588,75 TL olup, sigorta şirketi ibraname - feragatname tarihi itibariyle maddi tazminata ilişkin ana para olarak 350.000 TL ödeme yapmıştır. Yapılan ödeme sonrası davacının 313.588,75 TL bakiye alacağı bulunmaktadır. Yani, ödeme zararı karşılamamıştır. Sigorta şirketinin maddi tazminata ilişkin 350.000,00-TL ana para ödemesi 16.01.2023 ibraname - feragatname tarihinden 23.06.2023 rapor tarihine kadar %9 yasal faiz ile güncellenerek 2023 yılı ikinci dönem asgari ücretini dikkate alınarak hesaplanan tazminattan düşülmüştür. Ayrıca, davacının sigorta şirketini yönünde feragat ettiği 80.000 TL kalan poliçe limiti 2023/2 dönem asgari ücreti dikkate alınarak hesaplanan tazminatlardan düşülmüştür. Sonuç olarak hesaplanan tazminattan hem sigorta şirketi ödemesinin hesap raporu tarihine kadar kanuni faiz ile güncellemiş tutarı hemde sigorta şirketi sorumluluğundaki 80.000 TL kalan poliçe limiti düşülmüştür. Delillerin ve hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dosya kapsamı evraka göre davacının, davalı ... yönünden; ZMSS genel şartlarının dikkate alınması halinde (1,65 Teknik Faiz) Maddi zararı 243.392,04-TL Bakım gideri ise 6,032,47-TL'dir. ZMSS genel şartlarının dikkate alınmaması halinde (Progresif Rant) Maddi zararı 397.008,73-TL Bakım gideri ise 7,535,40-TL'dir." şeklinde görüş bildirmiştir.
Aktüer Bilirkişiden alınan 10/11/2023 tarihli ek raporda özetle; "04.02.2023 tarih 32104 sayılı resmi gazete ... sayılı kararı ile KTK'un 90. maddesinin; birinci fıkrasına 7327 SK. 18. Maddesi ile eklenen ikinci cümle ile ek Fıkra yürürlükten kaldırıldığından dolayı progresif rant yöntemi (her yıl için ayrı ayrı %10 artırım (kn formülü) ve %10 iskonto (1/kn) formülü) ve TRH 2010 yaşam tablosu ve 2023 yılı ikinci dönem güncel net asgari ücreti (11.402,32 TL) kullanılarak aktüer hesap raporu düzenlenmiştir. Davacının memur kadrosunda görev yaptığı ve kaza sebebiyle mahrum kaldığı herhangi bir gelir bulunmadığından dolayı geçici iş göremezlik maddi zararı bulunmamakta olup, tarafımca hesaplanmamıştır. ...07.11.2023 tarih ... sayılı yazısının ekindeki aylık maaş bordroları dikkate alınarak davacının maddi tazminatı hesaplanmıştır. Sürekli iş göremezlik maddi tazminatı davacının %16 engel oranı üzerinden hesaplanmıştır... raporu ve davacının talebine istinaden 2 aylık bakım gideri 7.535,40 TL'dir. Davacının kusuru bulunmadığından hesaplanan maddi tazminatından ve bakım giderinden kusur tenzili yapılmamıştır. Davacı ile sigorta şirketi arasında 16.01.2023 tarihinde ibraname, feragatname imzalanmış olup, davacı vekili 24.01.2023 tarihli dilekçe ile davadan ... A.Ş yönünden poliçe limiti dahilinde (yani 430.000 TL) feragat ettiklerine dair beyanda bulunmuştur. Sigorta şirketi tarafından davacıya maddi tazminatın ana parasına ilişkin 350.000 TL ödeme yapılmıştır. Davacı, sigorta şirketinin poliçe limitinden kalan sorumluluk tutarı olan 430.000 - 350.000 = 80.000 TL'den vazgeçmiştir. Dosya kapsamı evraka göre sigorta şirketinin 16.01.2023 ibraname - feragatname tarihi itibariyle davacı davacı ...'nın gerçek zararı bakım gideri dahil 590.807,28 + 7.535,40 (Bakım Gideri) = 598.342,68 TL olup, sigorta şirketi ibraname - feragatname tarihi itibariyle maddi tazminata ilişkin ana para olarak 350.000 TL ödeme yapmıştır. Yapılan ödeme sonrası davacının 598.342,68 - 350.000,00 = 233.271,88 TL bakiye alacağı bulunmaktadır. Yani, sigorta şirketi ödeme davacının zararı karşılamamıştır. Sigorta şirketinin maddi tazminata ilişkin 350.000,00-TL ana para ödemesi 16.01.2023 ibraname - feragatname tarihinden 10.11.2023 rapor tarihine kadar %9 yasal faiz ile güncellenerek 2023 yılı ikinci dönem asgari ücretini dikkate alınarak hesaplanan tazminattan düşülmüştür. Ayrıca, davacının sigorta şirketini yönünde feragat ettiği 80.000 TL kalan poliçe limiti, hesaplanan tazminatlardan düşülerek davalı ...'un sorumluluğundaki davacının zarar miktarı hesaplanmıştır. Delillerin ve hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dosya kapsamı evraka göre davacının, davalı ... sorumluluğundaki; Maddi zararı 521.777,19-TL Bakım gideri ise 7,535,40-TL'dir. Ayrıca Davacı vekilinin, Sayın Mahkemenizin 29.09.2023 tarih 3 numarası celsede 22.06.2023 tarihli hesap raporu hakkında "Davacı vekilinden soruldu; rapora karşı bir itirazımız bulunmamaktadır ıslah için süre talep ediyoruz" yönünde beyanı bulunmaktadır. (22.06.2023 tarihli hesap raporunda davalı ... Progresif Rant yöntemine göre sorumluluğu maddi tazminat yönünden 397.008,73 TL, bakım gideri yönünde ise 7.535,40 TL olarak hesaplanmıştır.)" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan 08/10/2021 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda "...sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobiliyle ... İli istikametinden ... geldiğinde bir anlık dikkatsizliğinden yoldan çıkarak yolun sağındaki tepelik alandaki kaya parçasına aracının ön kısımlarıyla çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir...." şeklindedir.
... yazı cevabında davacının 08/10/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle rücu dosyasının bulunmadığına dair yanıt verilmiştir.
... plakalı aracın 17/03/2021-2022 vadesinde davalı ... AŞ tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı yargılama öncesinde ödeme yapılmadığı,
... soruşturma sayılı dosyasında davalı ... hakkında meydana gelen kaza nedeniyle taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı davacının şikayet yokluğu nedeniyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, karara karşı itiraz edilmemesi üzerine takipsizlik kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalı ... lehine davadan feragat edilmekle yargılamaya poliçe limitleri ile karşılanmayan maddi tazminat talebi ve poliçe kapsamında olmayan manevi tazminat talepleri yönünden devam edilmiştir.
... üzerinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketince ZMMS poliçeli, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin davalının aracının sevk ve idaresini kaybetmesi nedeniyle tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği kaza anında davacının da araç içerisinde yolcu konumunda olduğu anlaşılmıştır.
Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede;... hazırlanan 29/05/2024 tarihli raporda davacının meydana gelen kaza nedeniyle kaza tarihinde geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri gereğince 08/10/2021 tarihli trafik kazasına bağlı olarak sürekli engellilik oranının %16 olduğu, kaza nedeniyle 2 ay bakıcıya muhtaç kaldığı, tıbbi iyileşme süresinin ise 6 aya kadar uzayabileceği kanaatiyle rapor tanzim edildiği anlaşılmakla rapor hükme esas alınmıştır,
Yargılama sırasında müteselsil borçlu ...yönünden davadan feragat edilmiştir. Trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararlardan dolayı zarara sebebiyet veren sürücüler, işleten ve işletenin sorumluluğunu ZMMS ile üstlenen sigorta şirketi KTK'nın 85, 91 ve 88. maddeleri gereğince müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri TBK'nın 162/2 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Müteselsil borçlularda borcun sona ermesini düzenleyen TBK'nın 166. maddesinde; "(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." düzenlemesine yer verilmiş olup davalı sigorta şirketince dava açıldıktan sonra 350.000,00 TL ödeme yapılmıştır, davacı bakiye poliçe limiti olan 80.000,00 TL yönünden vazgeçmiştir, bu nedenle bu vazgeçemeden müteselsil borçlu diğer davalı da yararlanacağından yargılama sırasında toplamda 430.000,00 TL ödeme yapıldığının kabul edilmiş, alınan 22/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda progresif rant ve 1/kn yöntemi ile yapılan hesaplamada davacı zararının 397.008,73 TL ve bakım gideri zararının ise 7.535,40 TL olduğu belirtilmiş davacı tarafından rapora itiraz edilmeksizin 29/09/2023 tarihli celsede rapora karşı itirazlarının olmadığına dair beyanda bulunulması nedeniyle bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. ,
Meydana gelen kazada yolcu konumunda olan davacın emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasına neden olduğu iddia edilmiş ise de, incelenen deliller soruşturma aşamasında alınan taraf ifadelerinden davacının kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığına dair bir delile ulaşılamaması nedeniyle mütererafık kusura dair davalı savunmasına itibar edilmemiştir. Hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğine dair savunmada bulunulmuş ise de, kaza esnasında tarafların nişanlı olduğu dosya kapsamından anlaşılmış olup, maddi ve manevi menfaatin bulunduğu nişanlılar arasındaki ücretsiz taşıma ahlaki bir ödev niteliğinde olduğundan, belirlenen tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılamamıştır.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede Mahkememizce kabul edilen olay örgüsü içerisinde davacı talebinin değerlendirmesinde, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "...6098 sayılı TBK.nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
... tarih ve... Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hakim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, yaralanma halinde yaralanmanın kaza sonucu meydana gelmiş olması, maluliyet varsa oranı, iyileşme süresi, tedavi süresi ve tedavi süresince yapılan işlemler, varsa ameliyatlar, ölüm halinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacılar için zenginleşme, davalılar için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir...." şeklinde olup, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği bir arada değerlendirildiğinde manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmekle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... AŞ yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 08/10/2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
Manevi tazminat istemi yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Davacını sürekli iş göremezlik tazminat talebi ve bakıcı gideri tazminat talebinin kısmen kabulü ile 397.008,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.535,40 TL bakıcı gideri tazminatı toplamı 404.544,13 TL’nin davalı ...’dan tahsiline, alacağa 08/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına,
4-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
5-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 27.634,40 TL harçtan peşin alınan 870,96 TL, 1.808,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 2.678,96 TL'nin mahsubu ile bakiye 24.955,44 TL harcın davalı ...'tan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.707,75 TL harcın davalı ...'tan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ret oranına göre 924,00 TL'sinin davalı ...'tan, 396,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 870,96 TL peşin harç, 1.808,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.759,66 TL'nin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 649,25 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.649,25 TL'nin davanın kabul ret oranına göre 1.627,67 TL'sinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden 62.636,18 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
10-Maddi tazminat yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 19.962,95 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Manevi tazminat yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerilerinde bırkılmasına
12-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28/06/2024
...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.