T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2022/776 Esas - 2024/649
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2022/776 Esas
KARAR NO : 2024/649
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/11/2022
KARAR TARİHİ : 25/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların ticari faaliyetlerini yürütürken karışıklı hizmet mal alım- satım gibi ilişkiler kurduğunu, davalı ile müvekkili arasında tanzim edilen söz konusu bononun vade tarihinin 02/09/2022 tarihinde olup vade tarihi geçmiş olmasına rağmen herhangi bir ödememe protestosu çekilmediğini, bunun nedeninin ise, senedin tedavüle çıkarılmamış olması olduğunu, lehdarın hamil olup senedin sadece iki tarafı bulunduğunu, senedin sadece alt ilişkiden kaynaklı bir alacağı güvence altına almak için düzenlendiğini ispatlar nitelikte olduğunu, senede konu borcun alacaklıya ödendiğini, bu ödemelere alacaklı tarafça herhangi bir itirazda bulunmadığını, iç ilişkiden kaynaklı ifa ile temelde yatan borcun ortadan kalktığını, fakat davalının ifaya rağmen kambiyo senedini halen teslimden kaçındığını ileri sürüp davacının davalıya herhangi bir borcunun olmaması nedeniyle anılı senedin bedelsizliğinini tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İspat külfetinin davacıda olduğunu, kambiyo senedinin doğmalarına neden olan hukuki işlemle bağlı olmayan senetler olduğunu, davacının yaptığını iddia ettiği ödemeyi kabul etmediklerini, bahse konu makbuzların dava konusu senede ilişkin olmadığı gibi senet tutarını karşılamadığını, dava konusu senede ilişkin ödeme olmadığının sabit olduğunu, iddianın genişletilmesine ve tanık dinletilmesine muvafakatları bulunmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında düzenlenen kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla İİK md. 72 uyarınca açılan menfi tespit davası iken, yargılama sırasında davacının senede dayalı olarak ödeme yapması sonucu alacak istemine dönüşmüştür.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış; ... Esas ( ... Esas) sayılı dosyası getirtilmiş, ...'ne yazılan müzekkere cevapları gelmiş, dava konusu senet fotokopisi, senet tahsilat makbuzları, tarafların ticari defterleri ve getirtilmesi gerekli tüm evraklar dosyaya celp edilmiş, bilirkişi ön raporu, kök ve ek raporları dosyamız arasına alınmıştır.
... Esas sayılı dosyanın incelenmesinde; ... ....Ltd.Şt tarafından borçlular .....Ltd.Şt. Ve ... aleyhine 07/12/2022 tarihinde başlıtılan kambiyo senedine özgü haciz yoluyla takipte 192.000,00-TL bono bedeli, 7.870,68-TL işlemiş faiz ve 576,00-TL komisyon olmak üzere toplam 200.446,68-TL için takip başlatıldığı, takibin dayanağının 192.000,00-TL bedeli 11/08/2022 tanzim tarihli, 02/09/2022 vade tarihli senet olduğu, dosyada toplam 275.100,84-TL harici tahsilat beyanında bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere bedelsizlik iddiası, TTK'nun 599. maddesi anlamında bir doğrudan doğruya defi, kişisel defi niteliğindedir. Nitekim ... tarafından da verilen kararlar bu doğrultudadır. ( ... sayılı 18/03/2004 tarihli, ....'nin ... sayılı, 19/06/2003 tarihli ilamları) Burada, kambiyo senedinden doğan kambiyo ilişkisi dışındaki nedenlere dayanılmaktadır. Bedelsizlik, kişisel defi niteliğinde olduğundan keşideci tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Çünkü, keşidecinin sadece lehtarla arasında bir temel borç ilişkisi vardır. Dolayısıyla kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, bu taahhüd bedelsiz, karşılıksız demektir. Temel ilişkiden kaynaklanan irade sakatlıkları da temel ilişkiyi etkileyeceğinden senedin bedelsizliği sonucu beraberinde getirmektedir.
Her alacak hakkının varlığı, bunu sağlayan bir hukuk ilişkisine ve bunun sebebine dayanır. Bu sebebi göstermeden, yalnız borçlu olduğunu açıklayan kişinin, iki taraf arasındaki ilişkinin nedenini göstermeden, bir hakkın veya borcun varlığını, ödeneceği iradesini açıklamasını kanun yeterli görmüştür. Borcu doğuran irade açıklaması, yazılı bir belgede tesbit olunmuş ise, bu gibi durumlarda, borcu yükümlenen kişi, yükümlendiği borcun saikinin ve amacının kapsadığı yönü kural olarak, tanıkla ispatlayamaz. İradenin bu yolda açıklanmasını sağlayan nedenler, iradenin doğup gerçekleşmesini sağlayan ön nedenler, genellikle doğan hukuki sonuca etkili olmadıklarından daha çok bu açıklamanın amacı olan neden üzerinde durulmak gerekir. 12.04.1933 gün ve 30/6 sayılı ... İçtihadı Birleştirme Kararına göre, borç ikrarını içeren beyyine aleyhine delil ileri sürülebilir, ancak ikrarda borcun sebebi açıklanmış ise, davalı bu sebebin gerçekleşmediğini kanıtlayabilir. Eğer borcun sebebi belirlenmemiş ise, davalı önce ikrarın belli bir sebebi bulunduğunu, sonra bu sebebin gerçekleşmediğini kanıtlamak hakkına sahiptir. Görüldüğü üzere, 6100 sayılı HMK’nun 200.maddesi ile 12.04.1933 gün ve 30/6 sayılı ... İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bedelsizlik iddiası ispat edilebilecektir (Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2015 gün ve ... sayılı ilamı). Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bononun zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden ya da malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konulabilir. Bedel kaydı keşidecinin, senedin lehdarından karşı edayı aldığını ispata yarar. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır, bononun geçerliliğini etkilemez. Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin ta'lili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi ta'lil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise, hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacı tarafa aittir. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer ( ....
HMK 200. Maddesi senetle ispat zorunluluğunu düzenlemiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, m.201'deki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet ( kesin delil) ile ispat edilebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı senetteki imzayı inkar etmemiş; takibe konu yapılan bono nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığını iddia ederek, borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı takibe konulan bononun bedelsiz olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerekir. Davacının delil olarak tarafların ticari defter ve kayıtları, banka kayıtları, icra dosyasına yapılan ödemeler ve harici yapılan ödemelere ilişkin ödeme dekontlarını sunduğu, alacaklı vekilinin tahsilat beyanlarında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce Mali Müşavir Bilirkişi ..., Banka Mevzuatından Kaynaklanan Hesap Bilirkişisi ...'ya aldırılan 06/09/2023 tarihli bilirkişi ön raporunda özetle; "Dosyanın incelenmesi neticesinde davanın18/11/2022 tarihinde bedelsiz senet iddiası ile açıldığı anlaşılmaktadır. Dava tarihinden sonra 06/12/2022 tarihinde takibe geçilmiş, takip aşamasında da, dosyanın sona erdiği anlaşılmış ise de bu yönde dosya aslı dava dosyasının içeriğinde olmadığından, kesin bir inceleme yapılamamıştır. (Örneğin, dosya kapak hesabı yapılmasına karar verilmiş ise de dosyada bu hesap bulunamadığı gibi, dosyanın infaz ile kapanıp, kapanmadığı da anlaşılamamıştır)
Diğer taraftan davacı, senedin bedelsizliği iddiası ile bazı ödemelere ilişkin dokümanlar sunmuş ise de öncelikle belirtmek gerekir ki, davacının yaptığı ödemelerin doğrudan doğruya takibe konu edilen senede karşı yaptığı anlaşılamamaktadır. Davacı senede karşı kısmi ödemelerde bulunduğu beyan edilmiş ise de senet miktar ve tarihi dekontlarda belirtilmemiştir.
Dolayısı ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ticari defter ve kayıtları üzerinden incelenmesi ile tarafların başkaca ticari alışverişlerinin olup olmadığı, senetlerin kaydının her iki taraf için yapılıp yapılmadığı, takibe konu edilen senetten başka senet tanzim edilip, edilmediğinin te tespiti zorunluluk taşımaktadır.
Diğer taraftan davacının ödeme dekontları ile ...'ndan gönderilen liste de birbiri ile tutmamaktadır. Davacının sunmuş olduğu dekonttaki, 14/09/2022 tarihli, 35.000,00 TL.'lık, EFT Sorgu No:... EFT'nin bankadan bu bilgilerle sorulması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda ilgili bölümlerde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Tarafların adreslerinden birinin ... birinin ... olması sebebi ile ticari defter ve kayıtlarının dijital ortamda sunulması,
2- ... Şubesine müzekkere yazılarak 14/09/2022 tarihli, 35.000,00 TL.'lık, EFT Sorgu No:... EFT'nin bu bilgilerle sorularak, davacı tarafından davalıya ödemenin yapılıp yapılmadığının sorulması,
3-Menfi Tespitteki senede ilişkin ... sayılı dosyasından (beyan edilenler dahil) takibin kapak hesabının yaptırılarak, dosyanın kapanıp kapanmadığının icra dairesinden sorulması,
Dosyadaki bu eksikliklerin giderilmesi halinde sağlıklı inceleme yapılabileceği," şeklinde bilirkişi heyet ön raporlarını sunmuşlardır.
Mahkememizce Mali Müşavir Bilirkişi ..., Banka Mevzuatından Kaynaklanan Hesap Bilirkişisi ...'ya aldırılan 28/03/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle;
TAKİP ÖNCESİ ÖDEMELERİNİN KABUL EDİLMESİ HALİNDE:
Davacının dosyaya sunduğu dekontların tarihi itibari ile bu senede düzenlendiğinin kabul edilmesi halinde aşağıdaki hesaplama yapılmıştır.
anapara tarihi ödeme tarihi gün sayısı faiz oranı faizi ödeme bakiye
192.000,00 2.09.2022 15.09.2022 13 10,75 745,33 40.000,00 152.745,33
152.745,33 2.09.2022 19.09.2022 17 10,75 775,39 35.000,00 118.520,73
118.520,73 2.09.2022 20.09.2022 18 10,75 637,05 20.000,00 99.157,78
99.157,78 2.09.2022 22.09.2022 20 10,75 592,19 15.000,00 84.749,97
84.749,97 2.09.2022 23.09.2022 21 10,75 531,45 20.000,00 65.281,42
65.281,42 2.09.2022 28.09.2022 26 10,75 506,84 15.000,00 50.788,26
50.788,26 2.09.2022 6.12.2022 95 10,75 1.440,76 52.229,02
Davacı borçlunun, yaptığı kısmi tahsilatların öncelikle faizden mahsubu ile davalı alacaklının
50.788,26 TL anapara
.440,76 TL işlemiş faizi
+152,36 TL % 0,3 komisyonu
52.381,39 TL toplam alacak için takip yapabileceği,
Bunun icra dosyasına yansımasının da;
anapara tarihi ödeme tarihi gün sayısı faiz oranı faizi ödeme bakiye
54.940,71 6.12.2022 31.12.2022 25 15,75 600,91 55.541,62
55.541,62 1.01.2023 25.01.2023 24 10,75 398,05 70.000,00
Olduğu hesaplanmıştır.
DOSYA KAPAK HESABI
TAKİPTE KESİNLEŞEN MİKTAR 54.782,92
HARÇ MİKTARI % 4,55-9,01 2.492,62
TOPLAM FAİZ 998,96
VEKALET ÜCRETİ NİSBİ 8.126,12
MASRAF 1.575,30
TOPLAM 67.975,92
ÖDEME 70.000,00
BAKİYE (-) - 2.024,08
Yukarıdaki tabloların açıklanması; Davacının banka dekontları ile göstermiş olduğu ödeme ve tarihlerinin kabul edilmesi halinde takip tarihi itibari ile davacının takipte kesinleşen miktarının 52.381,39 TL takipte kesinleşen miktarının bulunduğu, davalının alacak miktarının takipte 200.446,68 TL olduğu, dolayısı ile davacı borçlunun takip tarihi itibari ile 145.663,76 TL borçlu bulunmadığı, tüm tahsilat dikkate alındığında, davacının 117.407,83 TL fazla ödemesinin olduğu,
Daha sonraki ödemeleri de dikkate alındığında, yukarıda da belirtildiği üzere davalı alacaklının icra dosyasına toplam 322.600,84 TL tahsilat beyanında bulunduğu,
tahsilat beyanı 322.600,84 TL
davacının borcu 192.000,00 TL
icra dosyası masraf v.ü. 13.193,01 TL
bakiye davacının fazla ödemesi 117.407,83 TL
Bulunduğu hesaplanmıştır.
TAKİP ÖNCESİ ÖDEMELERİN KABUL EDİLMEMESİ HALİNDE:
Davacının takip öncesi yapılan ödemelerin hiç kabul görmemesi halinde de takdire bırakmak açısından hesaplama yapılmıştır. Bu halde davacının bu davada, dava tarihi itibari ile borçlu bulunduğu ve menfi tespite konu borç ya da alacağının bulunmadığı tespit edilmektedir.
İCRA TAHSİLAT BEYANLARI
anapara tarihi tarihi (ödeme) gün sayısı faiz oranı faizi ödeme t. tahsilat bakiye
192.000,00 2.09.2022 6.12.2022 95 15,75 7.980,00 199.980,00
192.000,00 7.12.2022 31.12.2022 24 15,75 2.016,00 201.996,00
192.000,00 1.01.2023 25.01.2023 24 10,75 1.376,00 25.01.2023 70.000,00 133.372,00
133.372,00 26.01.2023 2.03.2023 35 10,75 1.393,92 2.03.2023 33.000,00 101.765,92
101.765,92 3.03.2023 6.03.2023 3 10,75 91,17 6.03.2023 15.000,00 86.857,09
86.857,09 7.03.2023 8.03.2023 1 10,75 5,94 8.03.2023 12.000,00 74.883,02
74.883,02 9.03.2023 31.03.2023 22 10,75 491,94 31.03.2023 60.100,84 15.274,12
15.274,12 1.04.2023 3.04.2023 2 10,75 9,12 3.04.2023 20.000,00 -4.716,75
İcra tahsilat beyanları dikkate alınarak davalı alacaklının kısmi ödemelerini öncelikle faizden mahsubu ile 03/04/2023 tarihi itibari ile borcu sona erdirdirdiği, ancak icra dosyasına davacı borçlunun ödemeye devam ettiği,
tarih ödeme
3.04.2023 4.716,75
4.04.2023 25.000,00
24.04.2023 15.000,00
26.04.2024 15.000,00
27.04.2023 10.000,00
11.05.2023 7.500,00
12.05.2023 7.500,00
5.06.2023 15.000,00
21.06.2023 5.000,00
3.07.2023 7.500,00
10.07.2023 5.000,00
toplam 117.216,75
icra masraf - 13.193,01
104.023,74
İcra masraflarının da mahsubu ile davacının 104.023,74 TL fazla ödemesinin bulunduğu, tespit edilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda ilgili bölümlerde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; davacının takibe konu bonoya ilişkin açmış olduğu menfi tespit davasında,
1-Davacının takip öncesi yapmış olduğu ve dekontları sunduğu ödemelerin kabul edilmesi halinde; 52.381,39 TL toplam alacak için takip yapabileceği, davacının dava tarihi itibari ile 145.663,76 TL borçlu bulunmadığı, davacı borçlunun 117.407,83 TL fazla ödemesinin olduğu,
2-Davacının takip öncesi yaptığı ödemelerin kabul edilmemesi halinde; Davacının takip tarihi itibari ile borçlu bulunduğu, ancak davalı alacaklının harici tahsilat beyanları dikkate alındığında, davacının 104.023,74 TL fazla ödemesinin bulunduğu, tespit ve hesaplanmış olup, sayın Mahkemenin takdirlerine sunulur." şeklinde kök raporlarını sunmuşlardır.
Tarafların bilirkişi kök raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri sunduğu ve tarafların taleplerinin tek tek karşılanması için yeniden bilirkişi heyetine tevdii edildiği görülmüştür.
Mahkememizce Mali Müşavir Bilirkişi ..., Banka Mevzuatından Kaynaklanan Hesap Bilirkişisi ...'ya aldırılan 07/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Yukarıda ilgili bölümlerde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere tarafların itirazı raporu değiştirecek mahiyette olmamakla birlikte birden fazla ve ihtimalli hesap yapılması nedeni hesaplamaları biraz daha anlaşılır kılmak adına düzenlenerek sonuç olarak;
1-TAKİP ÖNCESİ ÖDEMELERİN KABUL EDİLMESİ HALİNDE VE DAVA TARİHİ İTİBARİ İLE; Davacının senet bedelsizlik iddiası ile takipten önce dava açtığı kabul edilerek, takip ve dava öncesi tahsilatlara ilişkin olarak başka bir senet varlığı gösterilmediğinden Banka Dekontlarının kabul edilerek 155.000,00 TL'nın dava konusu edilen icra takibindeki senede mahsuben yapıldığının kabul edilmesi halinde; davalı alacaklının takipte ancak 50.788,26 tl talep edebileceği, eldeki davada da bu miktarın dışındaki (192.000,00 tl- 50.788,26 tl =) 141.211,74 tl için bedelsizlik iddiasında bulunabileceği
2-TAKİP ÖNCESİ ÖDEMELERİN KABUL EDİLMESİ HALİNDE VE TAKİP TARİHİ İTİBARİ İLE Davalı alacaklının banka kanalı ile yapılan ödemelerin bu senede karşılık yapıldığı kabul edilmesi halinde, davacı borçlunun, yaptığı kısmi tahsilatların öncelikle faizden mahsubu ile davalı alacaklının 50.788,26 TL anapara, 1.440,76 TL işlemiş faizi, 152,36 TL % 0,3 komisyonu olmak üzere toplam 52.381,39 TL alacak için takip yapabileceği,
3-TAKİP ÖNCESİ ÖDEMELERİN KABUL EDİLMESİ VE İCRA TAKİBİNDE BEYAN EDİLEN TAHSİLATLARIN DAHİL EDİLMESİ HALİNDE: Takip öncesi tahsilatlar ve icra takibinde davalı alacaklının haricen tahsilat beyanlarının dikkate alınması halinde, (322.600,84 TL - 67.975,92=) 254.624,92 TL iadesini talep edebileceği,
4-DAVACININ BANKA ÖDEMELERİNİN KABUL EDİLMEMESİ HALİNDE; Davacının icra takibi öncesi ödemelerinin takdiren kabul edilmemesi halinde, davacının bu davada, dava tarihi itibari ile borçlu bulunduğu Ancak takip aşamasında ve davadan sonra davalı alacaklının icra dosyasına toplam 322.600,84 TL tahsilat beyanında bulunduğu, tüm hesaplamalar ile birlikte davacının 104.023,74 TL fazla ödemesinin bulunduğu, tespit ve hesaplanmış olup, sayın Mahkemenin takdirlerine sunulur. " şeklinde bilirkişi ek raporlarını sunmuşlardır.
Ek rapor hüküm vermeye yeterli ve elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller ve Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalıya hitaben dava konusu senedin düzenlenerek verildiği, davalının senedi kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibine konu ettiği, davalının gerek icra dosyasına gerekse ödeme dekontları ile sabit olduğu üzere haricen senet bedeline karşılık davalının da kabulünde olduğu üzere davalıya 322.600,84-TL ödeme yaptığı, bilirkişilerin icra takibinden önceki ödemeleri ekleyip eklememesine göre ikili hesaplama yaptıkları, mahkememizce ikili hesaplamadan icra takibinden sonra yapılan ödemelerin senet bedeli için yapıldığı kabul edilerek ve davacı tarafça yapılan fazla ödemenin 104.023,74-TL olduğu benimsenerek bu miktar ödemenin davacıya iadesine olacak şekilde 104.023,74TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. Eldeki davada davalının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği kanaatiyle davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davacının ... Esas sayılı dosya da takip konusu edilen borcun 104.023,74 TL'sinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Davacı tarafça İcra dosyasına fazladan yatırılan 104.023,74 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2- Dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 7.105,86-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.278,88-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.826,98-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 3.278,88-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 3.359,58TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
4-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 179,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.179,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.806,34-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/09/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı