T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/104 Esas - 2024/851
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/104 Esas
KARAR NO : 2024/851
HAKİM : .......
KATİP : .......
DAVACI : .......
VEKİLİ : Av. .......
DAVALI : .......
VEKİLİ : Av. .......
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2023
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirketin davalı şirkete ... ... marka makine, kartuş, fotoğraf kağıdı, temizleme kiti, mürekkep gibi ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, teknik hizmet sağladığını, işbu satışlara ve teknik hizmetlere ilişkin de faturalar tanzim etmiş olup tanzim edilen faturaların eksiksiz olarak davalı tarafa teslim edildiğini, davalı şirketin almış olduğu malların bedelini belli aralıklarla ödemiş olsa da cari hesap hareket raporundan da görüleceği gibi bakiye 44.915,50-TL'lik borcunu ödemediğini, takibe konu edilen cari hesap hareket raporundan da görüleceği üzere taraflar arasında işbu ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye borç bedelinin tahsili amacıyla ....... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan kısmi itiraz sonucu (21.905,50 TL borçlu olduğunu kabul etmiştir) takibin durdurulduğunu, davalı şirketin, icra takibine konu edilen borcun 23.010,00-TL'sini ödediğini iddia ettiğini, ancak ödemenin hangi şekilde elden mi banka kanalıyla mı gerçekleştirildiğini hiçbir surette açıklamadığını, yine söz konusu ödemeye ilişkin herhangi bir dekont veya makbuz da sunmadığını, dolayısıyla davalı borçlunun, icra takibine konu borcun 23.010,00-TL'sini ödediği iddiasının sadece soyut iddiadan ibaret olup tamamen kötü niyetli olduğunu, davalının, icra takibine konu tutarın tamamı yönünden borçlu olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereğince dava şartı olan "arabuluculuk" çözüm yolunun da netice vermediğini ileri sürerek ....... E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazların reddine, borca yapılan kısmi itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu asıl alacağın tamamının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili davaya cevap dilekçesindeki beyanlarında özetle; Davacı şirket tarafından ....... E. Sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatmış olduğunu, taraflarınca söz konusu icra takibine kısmi itirazları sonucu takibin durdurulduğunu, söz konusu takibin durması akabinde davacı tarafın eldeki davayı açtığını, her ne kadar huzurdaki dava açılmışsa da müvekkil şirketin davacı şirkete takip tutarının tamamına ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından yapmış olduğu faaliyet kapsamında davacıdan ürün ve teknik hizmet desteği alındığını, müvekkili şirket tarafından ödemelerin düzenli olarak yapıldığını, kimi zaman ise senetler verilerek ödemelerin gerçekleştirildiğini, davacı şirket tarafından yetkilisi/ çalışanı olduğu bilinen ... ... isimli kişi müvekkili arayarak yurt dışına göndermek üzere elinde makine olmadığını emaneten müvekkiline sattığı ... ... makinalardan iki tanesine ihtiyacı olduğunu söylediğini, müvekkilinin de bir tane makinenin arızalı olduğunu söyleyerek onu iade edebileceğini söylediğini, davacı tarafça iade kabul edilerek " ....... " isimli soy ismini bilmedikleri davacı çalışanı gelip makinayı ve üzerindeki transformateri müvekkil şirket çalışanlarından alıp götürdüğünü, müvekkili şirket tarafından iade edilen ürünler sonrası bakiye borcun ödenmiş senetlerin iade edilmesi sonrasında ödeneceğinin belirtildiğini, müvekkili şirket tarafından alınan iki ürünün (... ve ... ... makine) davacıya tesliminin gerçekleşmesine rağmen ürün bedelleri bakiye borçtan düşülmediğini, müvekkili şirket yetkilisi ile davacı şirket yetkilisi/çalışanı ... isimli kişi arasında geçen 02/11/2022 tarihli Whatsapp konuşmalarında iadelere ilişkin düşüm yapılmadığının belirtildiğini, davacı tarafın kötü niyetli olarak davalının davacıya iade ettiği ürünlere ilişkin 24.114,80 TL tutarındaki iade faturasını dikkate almaksızın tüm tutar üzerinden icra takibine geçtiğini, davacı tarafça iade faturasına itiraz edilmediğini, alacak tutarından iade fatura bedelinin düşülmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuş, ....... E. sayılı İcra Takibinin İptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
TOPLANAN DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi isteğine ilişkindir.
Toplanan Deliller; Tarafların BA BS formlarının geldiği, tarafların ticari defterlerinin yerini bildirdiği, ....... nolu dosya suretinin geldiği, .......'ya yazılan talimat yoluyla davalı şirketin ticari defterlerinin incelendiği ve tanıkların dinlendiği, bilirkişi raporu aldırılarak dosyaya kazandırıldığı görülmüştür.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
....... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine 10.11.2022 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 44.915,50 TL asıl alacak istendiği, ödeme emrinin davalıya 14.11.2022'de tebliğ edildiği, davalının yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine 21.11.2022'de itiraz ettiği, davalının asıl alacağın 23.010,00 TL'sına ve faizine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 09/02/2023 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
İcra dairesinin yetkisine itirazın incelenmesinde; davacının yerleşim yeri icra dairesi yetki çevresinde kalmakta olup, İİK'nun 50/1. maddesinin atfı nedeni ile uygulanması gereken HMK'nun 10/1. maddesinin "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ve sözleşmenin ifa yerini düzenleyen TBK'nun 89. maddesinin para borçlarında borcun alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödeneceği düzenlemesi dikkate alındığında, davacı ikametgâhı icra dairesinde de takip başlatılabileceğinden, davalı borçlunun yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Mahkememizce yazılan talimat doğrultusunda 06.06.2024 tarihinde dinlenen tanık ... beyanında; " 2022 yılı Şubat ayında davalı şirkette fotokopi bölümünde işe başladım, tarihini tam hatırlayamadığım bir zamanda işyeri sahibi ... bey beni arayarak ...'den ... ... marka pronter makinesini bakım için alacaklarını söyledi, ...'den 2 kişi geldi makineyi söküp taktılar, sonra makineyi götürdüler, makine sağlam bir şekilde çalışıyordu, sadece püskürtmesinde ufak bir sorun vardı, daha sonra makineyi geri getirmediler, makinenin ödemesinin yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, şirketin maddi konularında bilgim yoktur, davacı şirketten makine dışında kartuş, fotoğraf, temizleme kiti satın alınıp alınmadığı hakkında benim bir bilgim yoktur, ürünlerin tesliminde eksiklik olup olmadığını da bilmiyorum, çalıştığım şirketin ödemelerine ilişkin de herhangi bir bilgim yoktur." demiştir.
Mahkememizce talimat yoluyla SMMM bilirkişi ...'tan aldırılan 02.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı vekilince taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan davalının davacıya olan 44.915,50 TL bakiye borç bedelinin tahsili amacıyla ....... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan kısmi itiraz sonucu (21.905,50 TL borçlu olduğunu kabul etmiştir) takibin durdurulduğu, davalının itirazının haksız olduğu, icra takibine yapılan itirazın reddine, borca yapılan kısmi itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu asıl alacağın tamamının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebiyle itirazın iptali davası açılmıştır.
Davalı vekili taraflar arasında ticari ilişkinin olduğunu, davalının davacıya iki ürün iade ettiğini, buna ilişkin 24.114,80 TL tutarındaki iade faturasını dikkate almaksızın tüm tutar üzerinden icra takibine geçildiği beyan edilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Dosya içindeki her iki tarafa ait BA, BS formlarının incelenmesinden iki tarafın birbirlerine kestiği fatura adet ve tutarlarının iki tarafta da aynı olduğu anlaşılmıştır. Ancak ... dairelerinden gönderilen BA BS formlarında davalının davacıya kestiği 01.12.2022 tarihli 24.114,48 TL lik faturanın her iki tarafın BS BA formlarında yer almadığı anlaşılmıştır.
Davalının dava konusu dönem olan 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin incelenmesinden defterlerin noter açılış tasdik bilgileri ile yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak ve yasal süresinde yaptırıldıkları anlaşılmıştır.Davalı şirket kayıtlarının incelenmesinden davada sözü edilen davalının davacıya kestiği 01.12.2022 tarihli ... nolu KDV dahil 24.114,48 TL lik iade e arşiv iade faturasının davalı şirket kayıtlarında yer aldığı anlaşılmıştır. Davalı ticari defterlerinin incelenmesinden takip tarihi itibariyle davalının davacıya 45.047,48 TL borçlu olduğu, davacı kayıtlarında olmayan davalının davacıya takip tarihinden sonra 01.12.2022 tarihinde kestiği ....... nolu 24.114,48 TL Lik iade faturasının düşülmesiyle davacının 31.12.2022 tarihi itibariyle yevmiye defterinin kapanış kaydına göre davalının davacıya 20.933,-TLborcunun olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ticari defter kayıtları incelenmediği için davacının davalıdan olan takip ve davaya konu asıl alacak tutarı ile ilgili bir tespit yapılamamıştır Sonuç olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler ile davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 45.047,48 TL asıl borcunun olduğunun anlaşıldığı, takipteki asıl alacak talebinin 44.915,50 TL olduğu, takip tarihinden sonra 01.12.2022 tarihinde davalının davacıya kestiği iade faturasındaki malın davacıya teslimine ilişkin belge sunulmayan 24.114,48 TL lik fatura tutarının davacı alacağından düşülmesinin uygun olacağının mahkemenizce uygun görülmesi halinde davacının davalıdan olan asıl alacağının 20.933.-TL olduğu, davacı kayıtları tarafımdan incelenmediği için takibe konu asıl alacak yönünden kesin bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı yönündeki görüşümü sayın mahkemenizin taktirlerine arz ederim. "bildirilmiştir.
Mahkememizce SMMM bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ...'dan aldırılan 27.12.2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "Dosyanın incelenmesi neticesinde, davacının davalı hakkında ....... sayılı dosyası ile takip yaptığı, takipte, 44.915,50 TL tutarındaki toplam alacağın tahsilini talep ettiği, davalının da, bu takipte 23.010 TL'lik kısmını ödediği gerekçesi ile itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, ihtilafın kaynağının kesilen iade faturasından kaynaklandığı görülmüştür. İade faturasının takipten sonra kesildiği tespit edilmektedir.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde; davacının alacağının 44.610,50 TL olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda taraflar arasındaki yazışmalar dikkate alındığında ise, davalının kendisine, gönderilen ekstreye itiraz ederek, geri alınan ... ploter ve hafiza kartının ekstrede düşülmediğini, çalışanın da 14.000 TL *KDV için iade faturası kesilmesini, hafiza kartının da 5.900 TL KDV dahille verildiğini, onun da yarı yarıya düşürüleceğini yazdığı tespit edilmiştir. Delillerin yorum ve takdiri Sayın Mahkemede olmakla aşağıda bu kabul çerçevesinde hesaplama yapılmaktadır.
1- Yukarda taraflar arasındaki yazışmaların delil niteliğinin tartışılması Sayın Mahkemede olmak üzere, bu yazışmaların kabul edilmesi halinde,
... makine içi; Yukardaki yazışmada, davacının ... ... makinenin iadesi için 14.000,00 TL KDV fatura düzenlenmesini belirttiği tespitinden hareketle; 14.000,00 TL *2.520,00 TL KDV — 16.520,00 TL (... ... makine için)
... içi; Yukarıda yer verim yazışmada ... için ise söz konusu kartn KDV dahil 5.900,00 TL verildiği, bunun da yarısının düşürüleceğini belirtmesi tespitinden hareketle, 5.900 TL /2 -2.950,00 TL olmak üzere; TOPLAM 19.470,00 TL için iade faturasının kabul edilmesi bu halde de davacı alacaklının Davalı borçlunun icra takibinde 23.010 TL'lık kısmma itiraz edikliği, Davalının (23.010 TL- 19.470,00 TL—) 3.540,00 TL açısından haksız itiraz ettiği,
2- Yazışmalara itibar edilmemesi halinde ise; Davacının takip talebinin 44.915,50 TL asıl alacak olduğu anlaşılmış olmakla birlikte, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalı yandan 44.610,50 TL asıl alacağının olduğu, (44.915,50 TL-44.610,50 TL) 305 TL fazla takip yaptığı,
Davalının icra takibinde 23.010,00 TL'lik kısmma itiraz edildiği, 305,00 TL'lık kısmında haklı olduğu, 22.705,00 TL için itirazın iptali gerektiği hesaplanmıştır.
Yukarda ilgili bölümlerde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; davacı ... A.Ş.'nin takip tarihi 10.11.2022 itibari
1- Yukarıda taraflar arasındaki yazışmaların iade faturası düzenlenmesine ilişkin delil olarak kabul edilmesi halinde davalının (23.010 TL- 19.470,00 TL—) 3.540,00 TL açısından haksız itiraz ettiği,
2- Aksi hakle davalının icra takibinde 23.010,00 TL'lik kısmına itiraz edildiği, 305,00 TL'lık kısmında haklı olduğu, 22.705,00 TL için itirazın iptali gerektiği, hesaplanmıştır.
Delillerin takdir ve yorumu Sayın Mahkemeye ait olmak üzere raporumuz Sayın Mahkemeye sunulur."bildirilmiştir.
Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacakla illgili olarak sonradan iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır.
Bu bilgiler ışığında deliller değerlendirilmiştir.
Somut olayda; Taraflar arasında kırtasiye malzemesi alım satımına bağlı ve cari hesaba dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacının bu cari hesaba dayalı alacağı bulunduğundan bahisle davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, cari hesap özetlerine göre takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 44.610,50-TL olduğu, davacı tarafından sunulan cari hesap ekstrelerinde görülen bakiyelerin, davacıya ait lehine delil teşkil eden usulüne uygun tutulmuş yasal defterlerde bulunan bakiyeler ile örtüştüğü, davalı tarafından yapılan tüm ödemelerin davacı tarafça davalı borç bakiyesinden düşürüldüğü, davalı tarafça iddia edilen iade faturasının icra takibinden sonra düzenlendiği ve davacı defterinde kayıtlı olmadığı, fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğinde bir ihtilaf bulunmayıp aksine davalının bu ürünlerin bir kısmının davacıya iade edildiği noktasında uyuşmazlığın toplandığı, davalının davacı tarafından kendisine teslim edilen bir kısım ürünü davacıya iade ettiğini ispatlayamadığı gibi bu ürünlere ilişkin iade faturasını 8 günlük süreden sonra icra takibi başlatıldıktan sonra kestiği ve bu iade faturasının davacı defterlerine kaydedilmediği anlaşılmakla davacının davalıdan ticari defterlerinde yer alan 44.610,50-TL kadar alacaklı olduğu ve 44.915,50-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının bu miktarın 21.905,50-TL'sına bir itirazı bulunmayıp 23.010,00-TL'lık kısmına itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafın, cari hesaptan kaynaklanan ve mahkememizce tespit olunan 44.610,50-TL toplam alacaktan davalının itiraz ettiği 22.705,00-TL asıl alacak için icra takibi yapmakta haklı olduğu, bu miktar üzerinden takibe yapılan itirazın iptaline karar verilerek takibe devam olunacağı, asıl alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmolunacağı anlaşılmış olup davanın kısmen kabulü ile kabul ve red oranında yargılama harç ve giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM:
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
....... Esas sayılı dosyada davalının takibin 23.010,00 TL'sine yaptığı itirazın 22.705,00 TL için iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Alacak likit olduğundan 4.541,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Alınması gereken 1.550,97 TL harçtan peşin alınan 542,47 TL harcın düşümü ile eksik kalan 1.008,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan toplam 722,37 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ....... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin 3.000,00 TL'sinin davalıdan, 600,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden 22.705,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden reddedilen miktar üzerinden 305,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan kabule göre hesaplanan taktiren 4.349,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosya kesinleştiğinde ve talep halinde artan avansın iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile....... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/12/2024
Katip.......
e-imzalı
Hakim .......
e-imzalı