T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/135 Esas - 2025/555
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2023/135 Esas
KARAR NO : 2025/555
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/02/2023
KARAR TARİHİ : 16/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında müvekkili şirkete ait bir takım makine ve ekipmanın satışı hususunda 02.06.2014 tarihli "Makine Satış Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 2 maddesinde gösterilen makine ve ekipmanını parça parça teslim edilerek, teslim tutanakları düzenlenmek suretiyle davalı şirkete teslim edildiğini ve faturaların keşide edilerek davalı şirkete gönderildiğini, buna karşılık davalı şirketin sözleşmenini 2 maddesi çerçevesinde satış bedelini müvekkili şirkete ödemediğini, davacı tarafından keşide edilen ..... . Noterliği'nin 13.12.2022 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının ..... . Noterliğini 12.01.2023 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile herhangi bir ödeme yapmayacağını bildirdiğini, sözleşmenin 3 maddesi gereğince tüm alacaklarının kesin vade olarak belirlenen 02.06.2021 tarihi itibariyle muaccel hale geldiğini ileri sürüp fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000.00 USD satış bedelinin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden 02.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek %12 oranında akdi temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, olmazsa şimdilik 15.000,00 TL satış bedelinin 02.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, şimdilik her iki araç ve makine bakımından fatura tarihinden 02.06.2021 tarihine kadar hesaplanacak %6 oranında vade farkı alacağına esas olmak üzere 500.00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden 02.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, olmazsa şimdilik her bir araç ve makine bakımından fatura tarihinden 02.06.2021 tarihinde kadar hesaplanacak %6 oranında vade farkı alacağına esas olmak üzere 15.000 TL'nin 02.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Taraflar arasında akdedilmiş bir makine satış sözleşmesi bulunmadığını," Makine Satış Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin sahte olduğunu, bahse konu sözleşmenin müvekkili şirketin eski temsilcisi ... ile davacı şirket yetkilileri arasında çıkar sağlamak amacıyla hileli işlemlerle geriye dönük tarih atılmak suretiyle sonradan hazırlanan sahte bir sözleşme olduğunu, müvekkili şirketin ortağı ve yetkilisi ... ile daha önce ticari iş ve ortaklıklarının bulunduğu, davacı şirket yetkilileri olan akrabaları arasında ticari faaliyetler nedeniyle husumet çıktığını, bu nedenle sahte sözleşmeler ile müvekkili aleyhine davalar açıldığını, müvekkili şirketin eski ortağı ve yetkilisi ...'ın da onlarla birlikte hareket ettiğini, ayrıca sözleşmenin noterde düzenlenme şeklinde hazırlanması geçerlilik şartı iken bu şartın da sağlanmadığını, sözleşmeni kesin hükümsüz olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki ticari işlere ilişkin en son 2022 yılı Haziran ve Ekim ayında hesap mutabakatı yapılmış olup, müvekkilinin davacıya bir borcu bulunmadığını, mutabakatlar sırasında davacının böyle bir sözleşmeye davalı talepte bulunmadığını, faturaların döviz kuru üzerinden düzenlenmediğini, cari hesaplarına intikal ederken defter kayıtlarında dövizli hesap bakiyeleri tutulmadığını, ilerisi için de döviz hesapları ile ilgili mutabakatlar yapılmadığını, davacının 2014 yılı sonunda iflas erteleme talebi ile ... Esas sayılı dosyada açtığı konkordato tasdiki davasının da reddedildiğini, konkordato projelerini incelenmesi halinde davacının araç satımlarından kaynaklı olarak hiçbir alacağının kalmadığını tasdik edileceğini, bu niteliklet bir alacağın yıllarca ertelenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirketten 5.5 milyon alacağı bulunduğunu, takas def'i hakkının da bulunduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:
Dava, mal ve hizmet alımından kaynaklanan ticari ilişkiye dayanarak alacak istemine ilişkindir.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış; Tarafların BA-BS formalarını içeren evraklar getirtilmiş, ... Esas sayılı dosyasının, ..... Esas sayılı soruşturma sayılı dosyasının, ..... Esas sayılı dosyasının, ... Esas sayılı dosyanın,.....Esas sayılı dosyanın, ..... Esas sayılı dosyanın, .....Esas sayılı dosyanın, ..... Esas sayılı dosyalarının UYAP sistemi üzerinden geldiği görülmüş,, ...... Noterliği'nin 12.01.2023 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamenin dosyaya kazandırıldığı anlaşılmış, gerekli evraklar toplandıktan sonra imza incelemesi ve bilirkişi incelemesine geçilerek bilirkişi raporları aldırılmıştır.
..... Talimat sayılı dosyasında Adli Bilimler Uzmanı, Bilirkişi ..., Adli Bilimler Uzmanı Bilirkşi ..... ve Adli Bilimler Uzmanı ...'den aldırılan 27 /02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Yapılan incelemeler sonucunda;
1-) Belge üzerinde yapılan incelemede imzanın tükenmez kalemle oluşturulduğu,
2-) Belge üzerinde kullanılan mürekkebin çözücüsünün tükenmez kalem mürekkeplerinde kullanılan fenoksietanol olduğu,
3-) Belge üzerinde imzadan alınan örnekler üzerinde yapılan ve zamana bağlı olarak kağıtta kalan fenoksietanol miktar analizinden elde edilen ve net alan ..... birim organik çözüntüsü kalıntısı tespit edilmiştir. Bu değerler yazının mürekkebinin tam kurumamış olduğunu göstermektedir. Değerler dikkate alındığında belgenin mutlak yaşının analizin yapıldığı (14.02.2023) tarihinden geri giden 10-16 ay içerisinde oluşturulduğu 16 aydan daha eski olamayacağının delilleri ve kanaatini oluşturmuştur. Bilgilerinize ve karar yüce yargınızda olmak üzere arzederiz." şeklinde bilirkişi heyet raporu sunulmuştur.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş, bilirkişi raporuna karşı ayrı ayrı itiraz ve beyan dilekçeleri verilmiş ve tarafların isteği üzerine dosya kül halinde imza incelemesi .....'na gönderildiği anlaşılmıştır.
.....Dairesi'nin 16/10/2024 tarihli Adli Tıp Raporu'nda özetle;" yapılan inceleme sonucunda;
- İnceleme konusu sözleşmenin son sayfasında basılı bulunan ''.... SAN. VE TİC. A.Ş'' içerikli kaşe izi ile dosya kapsamında mevcut mukayese belgelerde söz konusu şirkete ait kaşe izleri arasında; içerik, tasarım, font ve punto özellikleri bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu kaşe izinin mevcut mukayese belgelerdeki kaşe izlerinin oluşturulmasında kullanılan kaşeler ile oluşturulmamış olduğu,
- İnceleme konusu sözleşmenin 7. Sayfasında ''.... SAN. VE TİC. A.Ş'' kaşe izi üzerinde atılı imzanın sözleşmenin diğer sayfalarında sağ altta atılı imzalardan biçimsel olarak farklıklar gösterdiği
- İnceleme konusu belgede kullanılan kalem mürekkeplerinde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, söz konusu belgede yer alan yazıların ve imzaların yaşı hakkında zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği,
- Sorulan diğer hususlarda inceleme yapılmak üzere inceleme konusu ve mukayese materyalleri içerir Adli dosyanın .....(.....) ..... gönderildiği hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde rapor sunulmuştur.
..... Dairesi'nin 30/10/2024 tarihli raporunda özetle; ..... laboratuvarlarında mürekkep yaşının tespiti analizinin yapılmadığı bildirildiği görüldü.
Mahkememizin SMMS Bilirkişi ..., Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ... ve Makine Mühendisi ...'den aldırılan 19/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacı şirkete ait ticari
defterlerde davalı şirketten alacak miktarının 26.02.2022 tarihi sonrasında oluştuğu, yukarıda
kayıtları listeli davalı nam ve hesabına sigorta primi ve poliçe ödemeleri, sözleşmeye istinaden uygulanan borçlandırma kaydı, kur değerleme kaydı ve ... nolu satış
faturasından kaynaklandığı, bu satış faturasının da, “SATIŞ FATURASI” açıklaması ile
1.044.300,00 TL olarak gösterildiği, 01/12/2022 tarihli “SÖZLEŞ. İST. 3155975,14 USD”
açıklaması ile 58.762.363,52 TL olarak hesaplarına işlendiği, davacının ..... kayıtlarına ilişkin
toplam 60.065.186,86 TL davalı aleyhine alacak kaydı oluşturulduğu,
Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, Davalı şirkete ait ticari
defterlerde davacı şirketle dava konusu işlemler dışında başkaca ticari işlem kayıtlarının da
bulunduğu, 02.06.2014 – 31.12.2014 tarihleri arasında davacı şirkete borcunun kalmadığı,
davacı şirketten 5.649.455,79.-TL tutarında bakiye alacağının bulunduğu, 02.06.2019 tarihinde
kadar 155 adet toplam 21.495.192,72.-TL tutarında alış faturası ve diğer davacı kesintilerinin
ödenmiş olduğu, 02.06.2019 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete borç miktarının
bulunmadığı, davalı şirketin 02.06.2019 tarihi sonrasında da davacı şirket ile ticari ilişkisinin
devam ettiği ve 31.12.2023 tarihi itibariyle davacı şirkete borç kaydının bulunmadığı
tespitlerinin yapıldığı,
Sözleşmenin sıhhatine ilişkin olarak, davaya konu sözleşmenin, dava dışı ...’ un
yetkilerinin sona ermesinden sonra imzalandığına ilişkin iddianın teknik incelemeler
neticesinde doğrulanmadığı, takdirin Sayın Mahkemede olduğu,
Taraflar arasında yapılmış bulunan 02/06/2014 tarihli "Makine Satış Sözleşmesi" sözleşmesi
imzalanmış ise de, sözleşmenin uygulanmadığı, tarafların davaya konu edilen yazılı sözleşmeden ayrıldıkları, sözleşme kapsamındaki araç bedellerinin davalı tarafından davacıya
ödendiği, davacının da bu ödemeleri kabul ettiği, davalının davacıya borcu bulunmadığının tespit edildiği," şeklinde bilirkişi heyet raporu sunulmuştur.
Taraflara bilirkişi heyet raporunun usulüne uygun tebliğ edildiği ve tarafların bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunduğu, mahkememizce itirazları değerlendirilip aynı bilirkişi heyetine ek rapora gönderildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin SMMS Bilirkişi ..., Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ... ve Makine Mühendisi ...'den aldırılan 12/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Davacının davaya dayanak yaptığı sözleşme kapsamında, sözleşmeye konu edilen makinelere ilişkin faturaları ticari defter ve kayıtlarına aldığı, cari
hesapta gösterdiği, ödemelerin bu cari hesaptan 2019 öncesi mahsup ettiği, dolayısı ile
sözleşme kapsamında bir borçtan söz edilemeyeceği kanaatine varılmış olup, tarafların itirazları kök raporu değiştirecek mahiyette bulunmamış, takdir Sayın Mahkemeye bırakılmıştır." şeklinde bilirkişi ek raporu sunulmuştur.
Uyuşmazlığın, taraflar arasındaki “Makine ve Araç Satış Sözleşmesi" den kaynaklandığı, davacının bu sözleşmeye dayanarak davalıya mal sattığını, malların bedeline ilişkin davalıdan bakiye alacağı bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı, davalının ise öncelikle sözleşmenin sıhhatine itiraz ederek sözleşmenin davalıya zarar vermek için düzenlendiği iddia edilen zamandan çok sonra eski yetkili tarafından düzenlediğini, teslim edilen malların bedelinin ödendiğini, taraflar arasındaki mutabakat metinlerinde davacının alacağında söz edilmediğini, tarafların sunduğu yasal ticari defterler üzerinde inceleme yapılmıştır,
Deliller değerlendirilmiştir.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle davacı taraf bakiye alacağının varlığını kanıtlama yükümü altındadır.
Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin, dava dışı ...’un yetkilerinin sona
ermesinden sonra imzalandığına ilişkin iddianın doğrulanmadığı tespit edilmiş, kaşenin değişik karakter taşımasının sözleşmenin sıhhatini bozamayacağı, netice olarak davalı söz konusu sözleşmenin sahte olduğunu iddia etmiş ise de, sözleşmenin
yapıldığı tarih itibari ile dava dışı ...’un şirketi temsil ve ilzamda tek yetkili
olduğu da ticaret sicil bilgilerinden tespit edilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu,
davacı şirkete ait ticari defterlerde davalı şirketten alacak miktarının 26.02.2022 tarihi
sonrasında oluştuğu, davalı tarafın nam ve hesabına sigorta primi ve
poliçe ödemeleri, sözleşmeye istinaden uygulandığı iddia olunan borçlandırma kaydı, kur
değerleme kaydı ve ... nolu satış faturasından doğan işlemlerden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında ihtilaf konusu edilen araç satış sözleşmesinin incelenmesinde; davaya konu edilen satış sözleşmesindeki tüm araçların noter satış
sözleşmesinin bulunduğu tespit edilmiş toplam makine bedellerinin 6.636.700,00 TL olarak belirlenmiş, söz konusu araçlara ilişkin olarak davalı yana
noter satış belgeleri tarihleri ile uyumlu fatura kesilmiş, araçların teslim tutanaklarının da
bulunduğu dosya kapsamında tespit edilmiş ise de; davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi
neticesinde, davacı şirketin davalı şirkete 02.06.2014 olan sözleşme tarihinden tahsilatının
tamamlamış olması gereken 02.06.2019 tarihinde kadar 155 adet toplam 21.495.192,72.-TL
tutarında satış faturası düzenlediği, ayrıca davalı şirkete ödeme, kesinti, senet iade, virman,
düzeltme kaydı vs. şekilde işlemler uygulayarak satış faturaları dışında aşağıdaki kayıtları
uygulayarak 10.830.359.45.-TL daha borçlandırma işlemi yapılmış olduğu ve davalı şirketin
sözleşme gereği tahsilatını tamamlamış olması gereken 02.06.2019 tarihi itibariyle;
32.325.552,17.-TL (21.495.192,72.-TL fatura + 10.830.359,45.-TL diğer işlemler) alacak
toplamına karşılık davalı şirketten 02.06.2019 tarihine kadar 36.193.899,84.-TL tahsilat
kaydının bulunduğu tespit edilmiş olup, 02.06.2019 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı
şirketten alacak miktarının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dolayısı ile davacının kesmiş olduğu faturaların davalının kayıtlarında yer aldığı, 2014 yılı
hesap dönemi incelemelerinde davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında, bu araç
satışlarına ilişkin faturaların da yer aldığı, bunun dışında da taraflar arasında ticari ilişki
bulunduğu, bu dönem zarfında söz konusu ticari kayıtların birbiri ile uyuştuğu, taraflar arasında
ara ara mutabakat sağlandığı, davacı ve davalının hesaplarındaki kayıtlarda bu araçların yer
almış olması sebebi ile ödenmiş olduğu tespit edilmiştir. Dolayısı ile taraflar arasındaki 02/06/2014 tarihli "Makine Satış Sözleşmesi"’nin taraflarca
uygulanmadığı, satış sözleşmesinin yapılmasından sonra, satış bedellerinin davacıya ödendiği,
davacının satış bedellerini kabul ettiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının bu anlamda uyumlu
olduğu dikkate alındığında, davacının alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Mevcut hukuki durum karşısında haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere,
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 130,92 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 28.369,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/07/2025
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı