T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/179 Esas - 2025/944
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2023/179 Esas
KARAR NO : 2025/944
DAVA : Alacak Yönetici Sorumluluğa Dayalı Tazminat
DAVA TARİHİ : 08/03/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak Yönetici Sorumluluğa Dayalı Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 22.01.1982 tarihinde ..., ..., ..., ..., ... tarafından kurulduğunu, davacının babası ...'ın vefatından sonra ortaklık yapısı değişerek geldiğini ve aile şirketi olarak kardeş ... ve ...'ın hissedar olduklarını, yönetim kurulunda davacının da bulunmakta olup, yönetim kurulu başkanını ... göründüğü hisse oranlarının eşit olduğunu, ... ve ... arasında yapılan 22.03.2021 tarihli protokole göre şirkette haklarının eşit olduğu, kar payının bu oranda eşit olacağı, ortaklardan her birine alınan taşınmaz veya taşınır malın eşit bedellerde olacağı ve ortaklar üzerine alınacağının kararlaştırıldığını, şirket işleyişi ile tüm işlemlerin yönetim kurulu başkanı olan ... tarafından yürütüldüğünü, davalı ...'ın davacıya şirketin zarar ettiğini ve tasfiye sürecine girdiğini söylediğini, davacının davalı kardeş tarafından şirket zararına ve şirketi borçlandırmaya yönelik davranışları nedeniyle kendisine olan güveni bittiğini, usulsüz işlemleri ortaya çıkartmak için şirketin defter ve belgelerini istediğini, 13.03.2021 tarihli protokol gereğince haklarını talep ettiğini, ancak davalının defter ve belgeleri vermediğini, davalı şirketin uzun yıllar parakende satış yaptığını satışların bir kısmı kredi kartı bir kısmı nakit bir kısmının da elden taksitli olarak yapılmakta olduğunu, davacı tarafından şirketin ürün satışında elde edilen gelirin birçoğunun şirket kayıtlarına yansıtılmadığı, ...'ın elden taksit ve nakit tahsil edilen kısmını kendi menfaatine kullandığını öğrendiğini, davalının şirketin gelirlerini usulsuz ve hileli yöntemlerle kendi uhdesine geçirdiği ayrıca şirket kasasında nakit bulunmasına rağmen bankalardan kredi çekerek şirketi zarara uğrattığı, kasadaki nakit değerleri hileli yöntemlerle uhdesine geçirdiği sonucuna vardığını, ... ve eşi ...'ın şirket hissedarlığı dışında başka gelirlerinin bulunmadığını, mal varlıkları incelendiklerinde kar payı ile edinilemeyecek servetlerinin bulunulduğu sonucuna varıldığı, davalı ... tarafından şirkete ait bağımsız bölümlerde kayıtlı mağazaların değerinin çok altında bir değer ile tapuda satış gösterdiğini, kendisine menfaat sağlamak adına satış bedellerini düşük göstererek şirketi zarara uğrattığını, eşi ve şirket ortağı olan ... ile birlikte hareket ederek ve protokole aykırı davranarak davacıyı zarara uğrattığını, protokole göre ortakların eşit bir şekilde mal alımı yapması gerekirken veya alınan malın şirket adına tescil edilmesi gerekirken ...'ın üzerine birçok taşınmaz aldığı, bir kısım taşınmazları eşi ... üzerine tescil edildiği ve davacıyı zarara uğrattıklarını belirterek davalılar tarafından şirketin uğratılmış olduğu zararın tespit edilerek şimdilik 50.000,00 TL tazminatın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesine, 12.03.2021 tarihli protokole davalı tarafından uyulmadığından şimdilik 50.000,00 TL tazminatın ticari faizi ile birlikte davalı ... tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 22.03.2021 tarihli protokol ile ilgili zaman aşımı süresinin 5 (beş) yıl ile sınırlı olduğundan zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacı ve davalı ...'ın vefat eden kardeşleri ...'ın ortaklıktan ayrılması sonrası 2021 yılından bu yana ortak olarak şirketi yönettiklerini ...'ın şirket payı 12.745 iken davacının şirket payının 8.325 olduğunu, yıllar içerisinde her iki tarafın eşleri veya çocuklarının küçük hissedarlar olarak ortaklıkta yer aldıklarını davacının tüm bu süre zarfında yönetim kurulu üyesi olup tüm mal alımlarından sorumlu firmalarla ticari faaliyet yürüttüğünü, pandemi ve sonrasında şirketin ciddi ekonomik sıkıntıya girmekte olduğunu, yönetim kurulu olarak bu konuda aldıkları kararlar ve varolan borçların şirket adına olan gayrimenkullerin satışı suretiyle giderilmesine ilişkin karar aldıklarını, bu dönem personel azaltma yoluna gidilince personelin tazminat ödemeleri ile üçüncü şahıs firmaların borçları nedeniyle sıkıntılı bir sürece girildiğini, bu süre zarfında davacı ile davalı ...'ın şirket adına olan mal varlıklarının teker teker satışa sunduklarını, emlakçılar ve alıcılar ile olan görüşmelerde davacının bizzat hazır bulunduğunu, kendi hissesine düşen bedelleri derhal tahsil ettiğini, şirkete ait bağımsız bölümlerinin tamamının davacının da hazır bulunduğu pazarlıklar sonucu ve değerinde satıldığını, bu gayrimenkullerin bir kısmında davacı da hissedar olduğu için kendi hissesine düşen bedeli aldığını, davalının ise hissesine düşen bedeli mağaza personeli için ödenecek tazminatlarda kullandığını, ...'ın şirkette hissedar olmasına rağmen şirket işleyişine hiçbir şekilde karışmadığını, mağazadan gelir elde etmediğini, şirketin üretici firma olmadığını, sadece hazır giyim satan bir mağaza olarak faaliyette bulunduğunu, genel kurul toplantılarında yönetim kurulunun ibra edildiğini, davacının şirketten düzenli olarak aldığı kar payı ve maaş ödemeleri haricinde her hafta nakit ödemeler de aldığını, davalıların usulsüz kar elde ettiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı eşi ve çocuklarının mal varlıkları araştırıldığında yönetim kurulu üyeliğinin kötüye kullandığının anlaşılabileceğini, şirketin yeminli mali müşavir denetimine tabi olduğunu, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış. ... Tic. ve San Aş'nin sicil özeti ile sicil dosyasından bir örnek temin edilmiş, ...'nün cevabi yazıları dosya kapsamına alınmış, davacı ve davalı tanıkları talimat ve mahkememizce duruşmalarda dinlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı ile ... Tic. ve San Aş'nin ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde ve davacı iddialarına esas olan taşınmazlarda keşfen bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, mali müşavir, nitelikli hesaplamalar, inşaat mühendisi ve gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlarda özetle;" Davalı şirket yasal defterlerinde yönetim kurulu üyelerine yapılan Huzur hakkı
ve kâr payı ödemelerinin Ortaklara Borçlara hesabında izlendiği,
kâr dağıtımının genel kurul toplantılarında alınan karara
istinaden ortaklık hissesi oranında yapıldığı, genel kurul toplantı
tutanaklarında ... ve ... imzalarının yer aldığı , huzur hakkı ödemelerinin genel kurul toplantılarında alınan
kararda belirtilen tutarlar üzerinden yapıldığı, genel kurul toplantı tutanaklarında ... ve ... imzalarının yer aldığı, ka payı ve huzur hakkı ödemelerinin 2020 yılı sonuna düzenli bir şekilde
yapıldığı, 2021 yılında kısmi ödeme yapıldığı, 2022 yılı ve 2023 yıllarında kâr
payı ve huzur hakkı ödemesi yapılmadığı,
davalı şirketin 31.12.2023 tarihinde ...’a 2.112.965,80 TL borçlu
olduğu bahse konu tutarın 1.881.884,01 TL’lik kısmının şirket borç ve masraf
ödemelerinden, 231.080,79 TL’lik kısmının ise ödenmeyen huzur haklarından
kaynaklandığı
davalı şirketin 31.12.2023 tarihinde ...’a 191.397,82 TL borçlu
olduğu, bahse konu tutarın ödenmeyen huzur haklarından kaynaklandığı.
şirketin 2020 yılı satışları önceki yıllara kıyasen %50 oranında azalış
gösterirken, dönemi önceki yıllara kıyasen yaklaşık 6 kat fazla kâr ile kapattığı
gözlemenmiş olup, şirket kârlılığının ilgili dönem gayrimenkul satışından
kaynaklanan kârdan kaynaklandığı, şirketin 2022 yılında gayrimenkul satış karı elde ettiği, buna rağmen dönemi
-6.385.707,67 TL zararla kapattığı,
şirketin 2023 yılı itibariyle faaliyeti (satış) bulunmamakla birlikle zorunlu
giderlere katlandığı, bahse konu giderler sonrası dönemin -1.327.713,02 TL
zararla kapatıldığı, şirketin 2022 ve 2023 yılı faaliyet giderlerinin satışlardan elde edilen gelir ile
karşılanamadığı, şirket giderlerinin Gayrimenkul satışları ile ...
tarafından finanse edildiği ,
şirket mali durumun 2017 yılı itibariyle sıkıntılı olduğu, likidite sorunu yaşadığı, şirketin sermaye artırımına gitmeden mevcut varlıkları (kaydi değerler üzerinden) ile oto finansmanını dengelemeye çalışmış ise de şirketin 31.12.2023 tarihi itibariyle borca batık olduğu,
şirket satışlarının satış elamanları tarafından yapıldığı, satış elamanlarının yapmış olduğu satıştan ayrıca prim kazandığı,
kasiyerlerin her akşam mesai bitiminde kasa sayımı yaparak, kasadaki mevcut tutarı
belgeleri ile muhasebe bölümüne devrettiği, kontrol sonrası muhasebe birimi tarafından
tutarın şirket banka hesaplarına yatırdığı, bu süreçte şirket
ortak/yetkili/yöneticilerinin dahlinin bulunmadığı,
şirket aktifinde 285.663,22 TL değer üzerinden kayıtlı (kaydi değer) ... no.lu taşınmazın 2.666.667,00 TL’sına satıldığı, satış gelirinin şirket
borçlarına aktarıldığı kayıtlı olduğu, şirket aktifinde 1.689.573,23 değer üzerinden kayıtlı (kaydi değer) ... no.lu taşınmazın 2.666.667,00 TL’sına satıldığı, satış gelirinin şirket borçlarına
aktarıldığı kayıtlı olduğu, şirket aktifinde 112.493,60 TL değer üzerinden kayıtlı (kaydi değer) ... parsel nolu arsanın 450.000,00 TL’sına satıldığı, satış gelirinin şirket borçlarına aktarıldığı kayıtlı olduğu, şirket aktifinde 4.020.820,80 TL değer üzerinden kayıtlı ( kaydi değer) ön mine/ mağazasının 4.766.666,00 TL’sına satıldığı, satış gelirinin şirket borçlarına aktarıldığı kayıtlı olduğu, davalı Şirket yasal defter kayıtlarında nakit geçişleriyle/aktarımları arasında uyumsuzluğa rastlanılmamış olup, huzur hakkı ödemeleri ile kar payı dağıtımlarının genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda yapıldığı tespit edildiği,
... Parselde kayıtlı, ... nolu bağımsız bölümler ile ... Parselde kayıtlı, ... nolu bağımsız bölümlerin:
... nolu bağımsız bölümün 31.12.2020 devir tarihindeki değeri 1.470.000 TL, ... nolu bağımsız bölümün 31.12.2020 devir tarihindeki değeri 1.490.000 TL , ...nolu bağımsız bölümün 12.01.2022 devir tarihindeki değeri
5.375.000 TL , ...nolu bağımsız bölümün 28.01.2022 devir tarihindeki değeri 5.375.000 TL ,...nolu bağımsız bölümün 02.03.2022 devir tarihindeki değeri 8.790.000 TL , ve devir tarihlerindeki taşınmazların toplam değerinin 22.500.000 TL
olduğu,
... ve ... arasında 22.03.2001 tarihinde imzalanan protokol, “pay sahipleri
sözleşmesi” niteliğinde olduğu, bu protokol ile taraflar bazı hususlar bakımından pay oranlarını dikkate
almaksızın aralarında bir çeşit gizli imtiyaz oluşturdukları, protokolün 1inci maddesinde belirtilen harcamalarla ilgili olarak şirket defterlerinde herhangi bir kayda rastlanmadığı, benzer şekilde 3üncü maddede belirtilen haftalık ücretlerle ilgili olarak da kayıtlar
şirket defterlerinde yer almadığı.
dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanlarını da dikkate aldığımızda her iki tarafın da diğerinin
bilgisi olmadan elden yapılan satışlar vb. karşılığını kasadan aldıkları anlaşıldığı, bu durum , söz
konusu protokolün imzalandığı 2001 yılından sonra (periyotlarına ilişkin net bir kayıt olmamakla
birlikte) devamlılık gösteren bir durum olarak gözlemlediğini, ayrıca gayrimenkul satış tutarlarının birlikte belirlendiği yönündeki tanık beyanları ve/veya satış
işlemlerindeki birlikte imzalar da dikkate alındığında; protokolün imzalanmasından sonra tarafların
kendi iç ilişkilerindeki eşitlik temelindeki anlaşmanın (başka bir ifadeyle protokole ilişkin iradelerinin)
ortadan kalktığı düşünüldüğü,.
gayrimenkul devirlerinin gerçekleştirilmesinden çok daha önce taraflar arasındaki Pay Sahipleri Sözleşmesi'nden fiili davranışlar nedeniyle dönülmüş olduğu, bunu tanık beyanları, ticari defterlerdeki huzur hakkı kayıtlarından anlaşıldığı, protokolde kararlaştırılan eşitlik ilkesinin fiili davranışlar ve bunlara sessiz kalınması ile ortadan kaldırıldığı, satış işlemlerinde davacının bizzat hareket ettiği dikkate alındığında satış tutarlarında haberdar olmamasının hayatın gerçekleri ile bağdaşmayacağı, taşınmaz satışlarının 12.432.333,32 TL'lik kısmının şirket geliri olacağı, bu kapsamda 01.12.2020-30.04.2021 tarih aralığında taşınmaz satış gelirleri ile 12.515.631,36 TL'lik ödeme yapıldığının beyan edildiği ve bahse konu ödemelerin davalı yasal defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, dosya eki 4(dört) klasör evrakın yasal defter kayıtları ile mukayese edilerek klasör içeriğinde yer alan ödeme belgesi ve banka ekstrelerinden ödemeler tutarının 15.495.789,29 TL hesaplandığı, taşınmaz satış gelirlerinin davalı şirket kayıtlarına borç ödemesi olarak intikal ettirildiği, bu kapsamda yasal defterler ile banka ekstrelerinde yer alan tutar aktarımları arasında uyumsuzluk bulunmadığı, satış gelirlerinin
şirket kredi borçları, personel maaş, kıdem ihbar tazminatı ödemleri, vergi, ... prim ödemleri,
ve şirketin 3. Şahıs borçları vb. diğer borç ödemelerinde kullanıldığı anlaşıldığı, şirketin genel kurul karar defterinin incelenmesinde; huzur hakkı ve kar payı ödemelerinin genel kurulda alınan karar doğrultusunda yapıldığı, anılan kararlar doğrultusunda yapılan ödemelerin şirket nakit geçişleri ile/ aktarımları ile uyumlu olduğu tespit edildiği,
şirketin 2020-2021-2022 ve 2023 yılları faaliyet giderlerinin Satışlardan elde edilen gelir ile karşılanamadığı, şirket giderlerinin Gayrimenkul satışları ile ... tarafından finanse
edildiğinin anlaşıldığı, " ifade edilmiştir.
Dava; yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat talebi ile şirket ortakları arasında imzalanan protokole dayalı alacak talebine ilişkindir.
Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin TTK 553. maddesinde kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları düzenlenmiştir.
Ortaklar ve alacaklıların doğrudan doğruya zararları yönetim kurulu üyelerinin fiilleri sonucunda şirketin zararından bağımsız olarak uğradıkları zararı ifade eder. Bu nedenle dava hakkı her bir ortağı ve alacaklıya kişisel olarak tanınmıştır. Dolayısı ile zarar ile kastedilen ise yönetim kurulu üyelerinin ortaklık mal varlığını kötüleştiren davranışlardan şirketin zarara uğraması neticesinde şirket ortağı ve alacaklılar yönünden uğranılan yansıma zarardır. Burada doğrudan zarar gören şirket olmakla birlikte onun mal varlığından azalma meydana getiren bütün işlemler ortaklar ve alacaklılar bakımından dolayısı ile zarar teşkil etmektedir, çünkü bu zarar nedeniyle şirketin ödeme gücünde meydana gelen azalma alacaklıların ve ortakların taleplerinde bir kayba yol açmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta öncelikle davacının iddia edilen zararının niteliğinin tespiti gerekmektedir. Davacı yan ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu şirketi münferiden temsile yetkili davalı ...'ın ve aynı zamanda şirket ortağı olan eşi ...'ın şirkete ait mağazada yapılan satışlara ilişkin nakdi gelirleri usulsüz bir şekilde kendi uhdelerine geçirerek mal varlığı edindiklerini, şirkete ait taşınmazların değerinin altında satılması suretiyle şirket zararına sebep olduklarını ileri sürdüğünden davacı şirket ortağının zarar iddiası dolaylı zarar niteliğindedir. TTK 555 maddesi uyarınca ortak yönünden yansıma zarar niteliğindeki şirketin uğradığı zararın tazminini ancak şirket ve her bir pay sahibi isteyebilecek olup söz konusu tazminatın da şirkete ödenmesinin talep edilmesi gerekmektedir. Eldeki uyuşmazlıkta şirket ortağı tarafından iddia edilen yansıma zararın şirkete ödenmesi talep edilmiş olmakla bu yönü ile talep dinlenebilir bulunmuştur.
TTK 553. maddesi kapsamında şirket yöneticisinin TTK ve şirket esas sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla yerine getirmedikleri takdirde kusurları nedeniyle oluşan zararlardan kişisel bakımdan sorumlu olacaklardır. Bu konuda davalı şirket müdürünün kusurlu olduğunun iddia eden davacının davalı yanın kusurunu ve keza zararın tutarını kanıtlaması gerekmektedir.
Toplanan deliller keşfen yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen kök ve ek rapor içerikleri ile tüm dosya kapsamı uyarınca: davacı müteveffa ...'ın ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu ... Tic. ve San AŞ'nin 31.05.2022 tarihli genel kurul kararı ile davalı yönetim kurulu üyesi ...'ın münferiden temsile yetkili kılındığı, davalı ...'ın ise davalı ...'ın eşi ve aynı zamanda şirket ortağı olduğu, aile şirketi olduğu anlaşılan ... Tic. ve San Aş'nin ticari defter kayıtlarının tetkikinde; şirketin 2017 yılı itibariyle likidite sorunu yaşadığı, 2020 yılı satışlarının önceki yıllara kıyasen %50 oranında azaldığı bilirkişilerce şirkete ait mağazada satış elemanları tarafından yapılan satış işlemi sonrası faturanın anında tanzim edildiği taksitli satışlarda fatura üzerinde müşteri ad ve soyadı yazılarak imzalandığı, ödeme planı dahilinde kasiyere ödeme yapıldığı, kasiyerin her akşam mesai bitiminde kasa sayımı yaparak, mevcut tutarı belgeleri ile muhasebe bölümüne devrettiği, muhasebe birimi tarafından tutarın şirket banka hesaplarına yatırıldığı, bu süreçte şirket ortak/ yetkililerinin herhangi bir dahlinin bulunmadığının tespit edildiği, şirket defter kayıtlarında nakit geçişleri ile aktarımları arasında uyumsuzluğa rastlanılmadığı huzur hakkı ödemeleri ile kar payı dağıtımlarının genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda yapıldığının tespit edildiği, şirkete ait taşınmazların / taşınmaz hisselerinin tapu kaydında gösterilen satış tutarlarının taşınmaz değerinin altında olduğu anlaşılmakla birlikte bilirkişi heyetince bu taşınmaz / taşınmaz hissesi satışlarından 12.483.333,32 TL şirket geliri olacağı ve 01.12.2020 -30.04.2021 tarih aralığında taşınmaz satış gelirleri ile 15.495.789,29 TL tutarında şirket kredi borçları, personel maaş, kıdem ihbar tazminatı ödemeleri, vergi ... pirim ödemeleri ve şirketin üçüncü şahıslara olan diğer borçlarının ödemelerinde kullanıldığının şirket yasal defterleri ile tespit edildiği, defter kayıtları ile banka ekstrelerinde yer alan tutar aktarımları arasında uyumsuzluk bulunmadığı tespit edilmiş olmakla bu tarihlerde davacı müteveffa ...'ın yönetim kurulu üyesi olması ve şirkete ait bir kısım taşınmaz hissesinin satıldığı tarihte davacının da aynı kişiye kendisine ait hissenin satımını yapmış olması hususları ve yeminli dinlenen tanık beyanları nazara alındığında davalının kusuru ile şirketin zarara uğratıldığı iddiasının kanıtlanamadığı keza davalı şirket yetkilisinin şirketin kasasında bulunan nakit değerleri uhdesine geçirerek eşi ve şirket ortağı ... adına mal varlığı edindiği iddiasının da somut delillerle kanıtlanamamış olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı yanın bir diğer talebi davalı ... ile aralarında düzenlenen 22.03.2021 tarihli protokol kapsamında davalı ...'ın protokol hükümlerine uymaması nedeniyle alacaklarının davalı ...'dan tahsiline ilişkindir.
22.03.20021 tarihli ... ve ... isim ve imzalarına içeren Protokol başlıklı adi yazılı sözleşmenin tetkikinde; her iki ortağın şirkette eşit hak ve yükümlülüklere sahip olacağı, yapılan harcamalar menkul, gayrimenkul mal alımlarında eşitliğe uyulacağı, 01.04.2001 tarihinden itibaren haftalık ücret tutarı belirtilerek taraflardan birinin protokol koşullarına uymaması halinde kendisine yapılacak ihbar tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sözleşmeye uymadığı takdirde, karşı yana 200.000,00 USD cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, zaman aşımı def'inde bulunmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 147/4 hükmü uyarınca, bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davalı tarafça süresinde zamanaşımı defii ileri sürüldüğünden zamanaşımı defiinin temel ilişkiye göre belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda şirket ortakları davacı müteveffa ... ile davalı ... arasında düzenlenen 22.03.2001 tarihli protokole dayalı alacak talebinin 08.03.2023 dava tarihinden geriye doğru 5 yılı aşan döneme ilişkin protokole dayalı alacak talebinin zaman aşımına uğradığı anlaşılmış, son 5 yıl yönünden ise yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 13.01.2025 tarihli raporda ifade edildiği üzere protokolün 1. maddesinde belirtilen harcamalar ile ilgili şirket defterlerinde herhangi bir kayda rastlanılmadığı, yine protokolün 3. maddesinde belirtilen haftalık ücretler ile ilgili olarak şirket defterlerinde bir kayıt bulunmadığı, protokolün menkul ve gayrimenkul mal alımlarında eşitliğe uyulacağını belirten 2. maddesinde ilişkin dinlenen taraf tanıkları beyanları, hisseli taşınmaz satış işlemlerinde her iki tarafında imzalarının bulunması, şirket ticari defterlerinde protokol hükümlerinin uygulandığına yönelik herhangi bir kayda rastlanılmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde pay sahipleri sözleşmesinin yürürlük kazanmadığının anlaşıldığı, zira 22.03.2001 tarihinde düzenlenen protokolden 21 yıl sonra ... tarafından keşide edilen 27.06.2022 tarihli ihtarname ile protokol hükümlerine uyulması talep edilerek 08.03.2023 tarihinde işbu davanın açıldığı, şirket işleyişinde kâr dağıtımının genel kurul toplantılarında alınan karara istinaden ortaklık hissesi oranında yapıldığı ve genel kurul toplantı
tutanaklarında ... ve ... imzalarının yer aldığı anlaşılmakla bu güne kadar kar payı ve huzur hakkı ödemelerinde tarafların pay defterine kayıtlı hisse oranlarına uyulmaksızın protokol gereğince eşit hissedarlık esas alınarak işlem yapıldığına ilişkin somut bir veriye rastlanılmadığından 22.03.2001 tarihli protokole uyulmadığı iddiası ile alacak talebinde bulunulmasının TMK 2. maddesi kapsamında dürüstlük kuralına da uygun düşmediği mahkememizce kabul edilerek davacı yanın davalıdan protokole dayalı alacak talebi yerinde görülmemiştir
Davacı yanın yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat talebinde husumetin davalı şirket yetkilisi ...'a yine şirket zararının tahsiline yönelik talepte husumetin şirket ortağı ...'a ve son olarak ortaklar arasında düzenlenen protokole dayalı alacak talebinde husumetin davalı ...'a yönlendirilmiş olması nedeniyle dava konusu edilen tazminat ve alacak taleplerinde davalı şirkete husumet düşmeyeceğinden davalı ... A.Ş'ne yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... A.Ş'ne yönelik davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine,
2-Davalı ... ve ...'a yönelik davanın reddine,
3-Davalı ... ve ...'a yönelik tazminat talebi yönünden alınması gereken 615,40 TL, davalı ...'a yönelik alacak talebi yönünden alınması gereken 615,40 TL ve davalı ... A.Ş'ne yönelik davanın reddi yönünden alınması gereken 615,40 TL haçların peşin alınan harçlar toplamı olan 2.135,35 TL harçtan mahsubu ile bakiye 289,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı ... ve ...'a yönelik tazminat talebi yönünden davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine,
6-Davalı ...'a yönelik alacak talebi yönünden davalı kendilerini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,
7-... A.Ş'ne yönelik davanın reddi yönünden davalı kendilerini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalılar tarafından yapılan 950,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekilinin ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
11/12/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 12.01.2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...