T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2023/358 Esas
KARAR NO : 2025/379
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALILAR : 1- ... (T.C. ...)
2- ... (T.C. ... )
3- ... (T.C. ... )
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : İtirazın iptali
DAVA TARİHİ : 12/05/2023
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Ltd. Şti. hakkında ... E. Sayılı dosyası üzerinden görülen tasfiye davası sonucunda 17.09.2003 tarihinde şirketin tasfiyesine karar verilip tasfiye memuru atandığını, 09.01.2007 tarihinde son ve kati bilançonun şirket ortaklarına sunulduğunu, toplantı tutanağının iptaline yönelik açılan davada genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğuna karar verildiğini, bunun üzerine şirketin tasfiye dosyası olan ... esas sayılı davanın 03.12.2021 tarihli ara kararı ile ...'ın tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere tasfiye memuru olarak atandığını, tasfiye memurunca yapılan incelemelerde özetle, ... şirketinin müdürü ...'in, davacı şirket adına kayıtlı sürat tekneleri, otomobili, mobilyaları ve demirbaşları değerinden daha düşük miktarla haksız şekilde .... San. Anonim Şirketine sattığını, bu yolla şirketi zarara uğrattığı bilirkişi incelemesi sonucunda belirlediğini. bunun sonucunda .... Sayılı kararı ile ...'in şirket müdürlüğünden azline karar verildiğinin anlaşıldığını, ancak şirketten düşük değerli olarak çıkartılarak oluşan bu zararlardan şirket müdürü ...'in limited şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını ve önceki tasfiye memuru ...'nin de şirketin aktifinde yer alan ve düşük bedelle anonim şirkete geçirilen bu mallarla ilgili oluşabilecek gelir ve karları dikkate almadığının görüldüğünü, davacı şirketin uzun yıllardır tasfiye kapanışı yapılamaması şirketten düşük değerli çıkartılan bu mallar ile birlikte muhasebe ve kira giderinin olduğu görüldüğünü, ancak davalı yanın 20 yılı aşkın bir süredir devam eden bu uyuşmazlıkla ilgili anlaşma sağlamak istememesi nedeniyle tasfiyenin sonlandırılamadığının anlaşıldığını, tasfiyesi istenilen şirket mallarını düşük bedel ile şirket envanterinden çıkaran, fazladan kira parası ödeyerek şirketin aktifini azaltan şirket ortağı ...'in mirasçıları ..., ..., ... hakkında sorumlu olmaları nedeniyle gerekli yasal takip işlemlerinin yapılarak şirket envanterinden çıkarılan şirket malları bedeli ve fazladan ödenen kira bedeli toplamının bugünkü reel değerinin bu kişilerden tahsil edilip tasfiye işlemlerin yapılarak payları oranında mağdur olan tarafa ödeme yapılması gerektiğini belirterek ... esas sayılı takibe davalıların itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Sayılı kararı ile yaklaşık 20 yıl önce davacı şirketin hiçbir faaliyeti bulunmadığından, şirket ortakları arasındaki anlaşmazlık nedeniyle uzun yıllardan beri ciddi bir faaliyette bulunmaması fesih için haklı neden kabul edildiği gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, tasfiye memuru olarak yeminli mali müşavir ... tayin edildiğini, davacı şirketin %40 hissesine sahip ... ve ... tarafından davalıların murisi ve davacı şirketin %60 hissesine sahip ve müdür olan ... ve ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş.’ne karşı iş bu davaya da konu şirket mallarının düşük bedelle ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş ‘ye satıldığı iddiasıyla tazminat davaları açıldığını, .... sayılı 09.05.2001 tarihli karar ile 500.000.000TL maddi tazminata; yine ek dava olarak açılan davada .... sayılı 07.02.2002 tarihli kararı ile 28.365.000.000TL maddi tazminata hükmedildiğini, tazminat bedellerinin davalılar ... ve ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş.’den müteselsilen tahsiline karar verildiğini, kesinleşmiş mahkeme kararları ile hükmedilen bedel faiziyle ... tarafından şirkete ödendiğini, bu durum şirket kayıt, defterleri ve hesap hareketleriyle sabit olduğunu, kesinleşen mahkeme ilamı mahkeme ilamı uyarınca yapılan ödeme ve şirket kayıtları yok sayılarak davalılar hakkında icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, davacı talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine, davacının %20 kötü niyeli tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış ... esas ( ... Esas) sayılı takip dosyası örneği temin edilmiş, incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... ve ... hakkında 434.594,75 TL alacak talebi ile ilamsız takip başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirketin sicil özeti ile sicil dosyası örneği ... getirtilmiş, ... sayılı dosya aslı bu dosya kapsamına alınmış, incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve ... Şirketi hakkında açılan davanın yargılaması sonucunda davalı şirketin fesih ve tasfiyesine tasfiye memuru olarak ...'nin tayinine karar verildiği, aşamalarda 03.12.2021 tarihli ara karar ile tasfiye memuru değişikliği yapılarak Kalender Koştan'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş olduğu görülmüş, ... sayılı dosya aslı ile ...sayılı dosya aslı mahkemelerinden temin edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve davacı şirketin defter ve kayıt ve belgeleri üzerinde mali müşavir, makine mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiş bilirkişi heyeti kök raporu ile .... Noterliğinden temin edilen davacı şirkete ait ticari defterler incelenmek suretiyle ek rapor düzenlenmiştir.
Dava; yönetici sorumluluğuna dayalı tazminatın tahsili yönünde başlatılan ilamsız takibe itirazın iptali talebine ilişkindir.
TTK 644/1-a maddesi atfı nedeniyle limited şirketler yönünden de uygulanması gereken anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin TTK 553. maddesinde kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları öngörülmüştür.
TTK 555/1 maddesinde "Şirketin uğradığı zararın tazmininin şirket ve her pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler." düzenlemesi bulunmaktadır.
Tasfiye memurunun şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açabileceğine ilişkin 6102 sayılı kanunda açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan şirketin aktif ve pasifine ilişkin işlemlerin tasfiye memurlarınca yapılabileceği şirketin tüm alacaklarının tahsilinin tasfiye memurunun görevleri arasında olması, aksi halin tasfiye memurunun sorumluluğunu doğurabileceği nazara alındığında yönetici sorumluluğuna ilişkin zararın tasfiye halindeki şirkete ait olacağı gözetilerek tasfiye halindeki davacı şirketi temsilen tasfiye memurunun sorumluluk davası açabilmesi mümkündür. Ancak 6102 sayılı kanunun 479. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendindeki düzenleme karşısında şirketin önceki yöneticisi/mirasçıları hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için şirket genel kurulundan karar alınması gerekmektedir.
Yönetici hakkında TTK 553 vd. maddeleri gereğince sorumluluk davası açılabilmesi için anılan yasanın 618/3.c maddesi uyarınca yasada öngörülen nisapla alınmış bir genel kurul kararının bulunması gerektiği anılan bu hususun özel dava şartı olduğu, ... içtihatları ile benimsenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı şirketin önceki yetkili müdürün mirasçıları hakkında açılan yönetici sorumluluğuna dayalı tazminatın tahsiline ilişkin itirazın iptali davasında davalılar hakkında sorumluluk davası açılması yönünde alınmış genel kurul kararını ibraz etmek üzere ilk olarak 19.09.2024 tarihli duruşmada davacı vekiline süre verilmiş, ardından 20.03.2025 tarihli duruşmada HMK 94 maddesi kapsamında duruşma gün ve saatine kadar verilen kesin süre içerisinde yargılama sırasında tamamlanması mümkün olan dava şartı niteliğindeki eksiklik tamamlanmamış olup davacı vekili tarafından iş bu hükmün verildiği 22.05.2025 duruşma tarihine kadar davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına ilişkin alınmış genel kurul kararı ibraz edilmediğinden davanın bu nedenle usulden reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114/2, 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Koşulları bulunmadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 5.250,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.634,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan 180,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
22/05/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 30.05.2025
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...