T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/400 Esas - 2025/187
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/400 Esas
KARAR NO : 2025/187
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/05/2023
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27.03.2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinden özetle;15.10.2019 tarihli ...... sözleşmesi ile davacı müvekkilinin davalının bayisi olduğunu ve taraflar arasındaki sözleşmesinin 1 yıllık dönemler halinde yenilenerek 15.10.2022 tarihine kadar uygulandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin .... . Noterliğinin 17.08.2022 tarih, .... yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmenin 8. Maddesine istinaden 15.10.2022 tarihi itibariyle geçerli olmak üzere müvekkilce feshedildiğini, sözleşme feshedilmeden önce davalı tarafından sözleşmeye aykırı ve haksız kesintiler yapıldığını, müvekkilden 43.465,40 TL haksız olarak fazla tahsil edildiğini, yine sözleşme feshedildikten sonra da davalının kesinti yapmaya devam ettiğini, sözleşme feshedildikten sonra davalıca sözleşme gereğince müvekkiline satılan yazılım ve mekanik donanımların müvekkilince makine kullanıcı haline getirilmesinin talep edildiğini, davalıca müvekkiline satışı gerçekleştirilen yazılım ve mekanik donanımların bağımsız kullanıcıya dönüştürülmediğini ve davalıca sanki sözleşme feshedilmemiş gibi %10 oranında haksız olarak kesinti yapılmaya devam edildiğini ileri sürüp şimdilik davalıca ... sözleşmesine aykırı olarak yapılan kesintilere mahsuben 100,00 TL ve yine şimdilik ... sözleşme feshedildikten sonra yapılan kesintilere mahsuben 100,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği halde cevap vermediği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, alacağın tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup aynı kanunun 115. maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir.
Eldeki davada uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı tarafından davacıdan fazla tahsil edilen bedelin iadesi istemine ilişkin olup anılan bu tür uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, davacının da tacir sıfatının bulunmadığı görülmüştür. Davanın her iki tarafının tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenler ile mahkememizin görevsizliğine, süresi içerisinde talep halinde dosyanın genel yetkili asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde ve talep halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.19/03/2025
Katip ....
e-imzalı
Hakim....
e-imzalı