T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/408 Esas - 2024/412
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2023/408 Esas
KARAR NO : 2024/412
...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/05/2023
KARAR TARİHİ : 31/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/06/2015 tarihinde davalı ..., ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken; A... üzerinde otobüs durağında yolcu indirmek/bindirmek üzere duran otobüsün kalkışını beklemek yerine, kesintisiz çift zemin çizgisine rağmen otobüsü sollayarak yolun diğer yönden gelen araçlara ayrılan bölümüne hızla geçtiği esnada, otobüsten henüz inen ve karşıya geçmekte olan Müvekkil yayaya, karşı yönden gelen araçlara ayrılan yolda kaldırıma bir adım kala mesafede çarparak yaraladığını, kaza nedeniyle davacının yaralandığını, Davalı ... sahibi ve sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç, diğer davalı ... AŞ tarafından ... nolu Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi ve ... nolu Kasko Poliçeleri ile kaza tarihi itibariyle sigorta teminatı kapsamında olduğunu, Bu nedenle kaza nedeniyle davacının uğradığı maddi zararların ve kasko sigorta poliçesinde manevi tazminat teminatı bulunmakla manevi zararların tazmininden poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın 02/06/2015 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketi yönünden azami poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 4.000,00 TL geçici iş göremezlik, 10,00 TL sürekli iş göremezlik, 10,00 TL bakıcı gideri ve 10,00 TL belgelendirilemeyen tedavi yol gideri olmak üzere 4.030,00 TL'nin, 02/06/2015 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketi yönünden azami poliçe limiti ile sınırlı olarak, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava öncesi başvuru usule uygun olarak yapılmadığından davanın reddi gerektiğini, davalı Şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan doğan maddi tazminat sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde teminat limit dahilinde söz konusu olduğunu, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, tazminat hesabının Aktüerler Yönetmeliği uyarınca aktüer sıfatına sahip bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek yapılması gerektiğini, maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporu 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği’ne uygun alınması gerektiğini, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş görmezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1.8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, ilgili evraklar celb edilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulamayacağını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalıya usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizce ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında, hastadaki mevcut sekelleri karşılayacak madde bulunmadığı için Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun düzenlenme usulü, 5.madde; “Bireyin engellilik durumu, Ek-2'de hastalığın adı yer almasa bile, vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek belirlenir.” uyarınca kişide angulasyon bırakarak iyileşen humerus fraktürü olduğu ancak yönetmelik cetvellerinde bu sekele ait bir madde bulunmadığı dikkate alınarak en yakın madde kullanıldığında; 02/06/2015 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının "%altı (yüzdealtı)olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, 30 Mart 2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında, kişide angulasyon birakarak iyileşen humerus fraktürü olduğu ancak yönetmelik cetvellerinde bu sekele ait bir madde bulunmadığı dikkate alınarak en yakın madde kullanıldığında; 02/06/2015 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının “%altı (yüzdealtı)olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla ve meslek grup numarası bildirilmediğinden düz işçi alınarak iş gücü kaybı oranı hesaplandığında, hastadaki mevcut sekelleri karşılayacak madde bulunmadığı için angulasyon birakan hümerüs fraktürü olduğu ancak yönetmelik cetvellerinde bu sekele ait bir madde bulunmadığı dikkate alınarak cn yakın madde kullanıldığında; 02/06/2015 tarihli olaya bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının “%15 (on beş) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne göre (22.maddesi dikkate alındığında) 11/10/2008 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ve ekindeki cetveller esas alınarak değerlendirildiğinde, hastadaki mevcut sekelleri karşılayacak madde bulunmadığı için angulasyon bırakan humerus fraktürü olduğu ancak yönetmelik cetvellerinde bu sekele ait bir madde bulunmadığı dikkate alınarak en yakın madde kullanıldığında; 02/06/2015 tarihli olaya bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %15 (on beş) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 2 (iki) av olduğu, Tibbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği kanaatinde olduğumuzu bildirir Adlı Tıp Kurulu raporudur.
" şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 15.03.2024 tarihli raporda özetle; "... Plakalı aracın davalı sürücüsü Metin DUYAR’ın, olayın meydana
gelmesinde tamamen, % 100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu;
Davacı yaya...’ın, olayın meydana gelmesinde, kural ihlali ve kusuru bulunmadığı; Davacının Geçici İş görmezlik Zararının 5.955,20-TL, Sürekli İş görmezlik Zararının
Maluliyet Oranının %15 kabulü halinde 1.808.600,74-TL; %6 olduğunun kabulü halinde
ise 723.440,30-TL, geçici bakıcı gideri zararının 2.479,80-TL olarak hesaplandığı, Tedavi giderlerine yönelik talebi hakkında, hem uzmanlık alanımızda olmaması hem
de dosyada hesaplamayı gerektirir bir belge bulunmaması nedeniyle bir değerlendirme
yapılamadığı,
Her iki maluliyet oranına göre de, toplam zararın poliçe limitlerini aştığı" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsiline ilişkindir.
... Karar sayılı ilamında, davalı ... aleyhine taksirle bir kişinin yaralamasına neden olma suçundan dolayı mahkemece netice olarak 6.000,00 TL asli para cezasına hükmolunduğu, hükmün temyiz edilmesi üzerine ... Esas, ...Karar sayılı ilamı ile hükmün onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalı sigorta şirketince düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçesi ve Kasko poliçesine dayanılmış olup, hasar dosyaları celp edilmiş, davalı sigorta şirketince 1... tarihlerini kapsar şekilde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve ... tarihlerini kapsar şekilde Bireysel Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlenmiş, dava öncesinde herhangi bir ödeme yapılmadığı, KASKO Sigorta Poliçesinde manevi tazminat yönünden poliçe limitinin 60.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, kaza tarihi olan 02/06/2015 günü ... çift devamlı çizgi ile bölünmüş yol haline getirilmiş yolda yolun karşısına geçiş yapmakta olan davacı yaya... bölünmüş yolun karşı yönden gelen araçlara ayrılan bölümünde sol şerit üzerindeyken solundan geçerek önündeki yolcu indiren otobüsü sollayıp bölünmüş yolun karşı yönden gelen araçlara ayrılan bölümüne ters yöne giren davalı sürücü Metin Duyar'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracının sağ ön tampon, kaput ve cam kısmıyla çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, yapılan kusur değerlendirmesinde, davalı ...'ın gece vakti aydınlatma bulunan yerleşim yeri içerisinde iki şerit gidiş dönüş olarak çalıştırılan bölünmüş yolda trafiğin sıkışık olduğu sırada yolun açılmasını beklemeden bölünmüş yolun karşı yönden gelen araçlara ayrılan bölümüne ters yola giriş yaptığı ve yolun karşısına geçmekte olan davacıya çarptığı anlaşılmakla KTK 84/d maddesini ihlal ettiğinden dolayı asli kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Yargılama sırasında davacı vekilince maddi tazminat talepleri yönünden sigorta şirketi tarafından alacağın karşılandığı bu yönüyle davanın konusuz kaldığı, manevi tazminat talepleri yönünden ise davaya devam ettikleri beyan edilmiştir.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede Mahkememizce kabul edilen olay örgüsü içerisinde davacı talebinin değerlendirmesinde, .... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "...6098 sayılı TBK.nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
... Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hakim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, yaralanma halinde yaralanmanın kaza sonucu meydana gelmiş olması, maluliyet varsa oranı, iyileşme süresi, tedavi süresi ve tedavi süresince yapılan işlemler, varsa ameliyatlar, ölüm halinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacılar için zenginleşme, davalılar için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir...." şeklinde olup, ... Başkanlığı tarafından düzenlenen 22/11/2023 tarihli raporda davacının kaza tarihinde geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri gereğince %6 oranında sürekli malul kaldığı ve yine 2 ay bakıcıya ihtiyaç duyduğu ve iyileşme sürecinin 6 aya kadar varabileceği anlaşılmakla davacının çektiği ızdırap, davalının kusur durumu, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü nazara alındığında manevi tazminat talebi yönünden davanın 20.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, davalı ...yönünden kaza tarihinden diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise davacının başvurusunun davalı sigorta şirketine 28/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla 8 iş günü sonrasında temerrüt meydana geldiği anlaşıldığından bu tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat talebi yönünden (geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi ve yol gideri) dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına,
2-Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, alacağa davalı Metin Duyar yönünden 02.06.2015 tarihinden davalı sigorta şirketi yönünden 10.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına,
3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 1.366,20 TL harçtan peşin alınan 922,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 443,50 TL harcın davalı ...dan alınarak hazineye gelir kaydına,
Maddi Tazminat talebi yönünden alınması 427,60 TL harç davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 922,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.102,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 266,00 TL tebligat ve müzekkeri 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.266,00 TL masrafın davanın kabulü ret oranına göre 1.949,48 TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı ... AŞ kendisini vekil ile temsil ettirmiş olmakla karar tarihinde geçerli AAÜT gereğince 17.9000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... AŞ'ye verilmesine,
9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı ... yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 31/05/2024
...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.