T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/457 Esas - 2024/307
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2023/457 Esas
KARAR NO : 2024/307
...
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/06/2023
KARAR TARİHİ : 29/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların .... işini
üstlendiklerini. Davacı şirketin alt yüklenici konumunda olduğunu, taraflar arasında yapılan
sözleşmeye göre işin karşılığı olarak davacı şirkete 475.000,00 TL + KDV ödeneceğini, söz konusu
ödemelerin 10/11/2022 tarihli ve 70.000,00TL bedelli çek, 10/12/2022 tarihli ve 70.000,00TL bedelli
çek, 31/12/2022 tarihli ve 100.000,00TL bedelli çek ile ş bitiminde idarenin belirttiği oranda nakit
ödeme şeklinde yapılacağının, kalan tutarın ise kesin kabulden sonra davacı şirkete ödenmesinin kararlaştırıldığını, işin tamamlanarak idareye teslim edildiğini, kesin kabulünün yapıldığını ve davalı
firmanın idareden ilgili ödemeyi de almasına rağmen davacı şirkete sadece 10/11/2022 tarihli
70.000,00TL bedelli çek ve 10/12/2022 tarihli 70.000,00TL bedelli çeki ödediğini, yapılan işe ilişkin
olarak davacı şirketin davalıya KDV dahil 560.500,00TL’lik e-fatura düzenleyerek 25/4/2023
tarihinde gönderdiğini, faturaya itiraz edilmediğini, fatura tutarından 140.000,00 TL’lik ödeme
mahsup edildikten sonra bakiye borcun ödenmesi için yapılan görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını,
alacağın tahsil için davalı aleyhine .. sayılı dosyasıyla yapılan dava şartı arabuluculuğun da
olumsuz sonuçlandığını beyanla, itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20'sinde az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki Alt Yüklenici (Taşeron) Sözleşmesi’nin
19. maddesinde Ankara mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığını, buna göre takibin
yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, davacının talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, icra
dosyasından gönderilen ödeme emrinde talep edilen alacağın ne olduğunun açıkça belirtilmediğini,
alacağın dayanağı evrakın da icra dosyasına ibraz edilmediğini, faturanın hukuki sonuç
doğurabilmesi için geçerli bir sözleşmeye dayanılarak düzenlenmesi gerektiğini, faturaya itiraz
edilmemiş olmasının tek başına alacağın varlığını göstermeyeceğini, faturaya itiraz edilmemekle
birlikte, uyuşmazlık söz konusu ise malın teslim edildiğini, işin görüldüğünü, diğer bir menfaatin
sağlandığını davacının ispat etmesi gerektiğini, dosyada böyle bir ispatın bulunmadığını, faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde yer almadığını, davacının sözleşmede üzerine düşeni yerine
getirmediğini, ancak davalının davacıya çek vererek kısmi ödeme gerçekleştirildiğini, yapılan işe
göre davalı tarafından fazla bedel ödendiğini, bu nedenle davalının davacıdan alacaklı olduğunu, tüm
bu nedenlerle takibin haksız olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 05.03.2024 tarihli raporda özetle; "Dosya kapsamından, davalı şirketin dava dışı Sağlık Bakanlığı’ndan 2022/713436 İhale Kayıt
Numaralı “... İşi”ni yüklenici olarak aldığı, işi taraflar arasında
akdedilmiş 01.09.2022 tarihli Alt Yüklenici (Taşeron) Sözleşmesiyle davacı şirkete verdiği,
taşeronluk sözleşmesinde iş bedelinin 475.000,00 TL + KDV olarak kararlaştırıldığı, işin
tamamlanarak idareye teslim edildiği ve ana sözleşmeye konu iş bedelinin idare tarafından davalıya
ödendiği anlaşılmaktadır. Dosya arasında, işin fiilen davacı tarafından yapılıp yapılmadığına ilişkin
bilgi ve belge bulunmamaktadır. Ancak, davalı şirket, davacı şirketin takibe konu ettiği faturayı BA
formunda beyan etmiştir. BA/BS formlarına ilişkin olarak Yargıtay içtihatlarında "İstinaf
Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağının, toplamı KDV hariç
270.002,16 TL, KDV dahil 318.602,55 TL olan iki faturanın olduğu, davacının usulüne uygun tutulan
ticari defterlerine kayıtlı oldukları, davalının ticari defterlerinde ise yer almadıkları, ancak
davalıların oluşturduğu iş ortaklığı Vergi Dairesine verdiği 2018/4 dönemine ait BA formu ile davacı
...'dan iki belgeye dayalı olarak KDV hariç 270.002,00 TL'lik mal ve hizmet aldığı, faturaların adedi
ve tutarlarının toplamının beyan edilen miktarla örtüştüğü, davalı tarafın resmi bir kuruma dava
konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağladığı, dava tarihinden sonra 2018/4
dönemi BA formuna yönelik düzeltme beyanı verilmesinin de sonuca etkisinin olmadığı, bu durumda
faturaya konu malların teslim edilmiş olduğu ve davalı tarafından ödeme belgesinin de sunulmadığı,
ayrıca faturadan kaynaklanan alacağın likit ve bilinebilir mahiyette olması nedeniyle mahkemece
icra inkar tazminatına hükmedilmesinde yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı gerekçesiyle
davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan
reddine karar verilmiştir .... Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi
uyarınca onanmasına... - ..." ifadelerine yer
verilmiştir. Bu nedenle, davalı şirketin takibe konu faturada kayıtlı malı/hizmeti teslim aldığı
değerlendirilmiştir. Bu durumda, davacı şirketin sözleşme ve faturaya göre alacağı 475.000,00 TL +
%18 KDV = 560.500,00 TL olup, ödenen 140.000,00 TL’nin tenzilinden sonra takip tarihi itibarıyla
alacaklı olduğu miktar 420.500,00 TL olarak hesaplanmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, Tatvan İcra
Dairesi’nin 2023/1089 E. sayılı dosyasında takip tarihi itibarıyla istenebilecek asıl alacak 420.500,00 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece hükmedilmesi halinde, asıl alacağın %20’si oranında inkar tazminatı 84.100,00 TL’dir." şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir, davacı taşeron davalı ise yüklenicidir.
Davacı, taraflar arasında ... ilişkin sözleşme akdedildiğini, iş bedelinin 475.000,00 TL +KDV olduğunu, işin idareye teslim edildiğini, kesin kabulün yapıldığını, ancak davacıya sadece toplamda 140.000,00 TL ödemenin yapıldığını beyanla itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise alacağın zamanaşımına uğradığını, takibin yetksiz icra dairesinde yapıldığını, davacının işin yapıldığını ispat ile mükellef olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 420.500,00 TL asıl alacak üzerinden faturaya dayalı olarak icra takibinde bulunduğu, davalı tarafından işlemiş faize borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığına ve dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de; davalının 10/05/2023 tarihli borca itiraz dilekçesinde asıl alacak ve borcun ferilerine itiraz edilmiş olup icra dairesinin yetkisine itiraz bulunmamaktadır. Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir(Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223). Yargıtayın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Eldeki davada ise takip talebine karşı usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmamakta olup yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı tarafından alacağın zamanaşımına uğradığı savunulmuş ise de; TBK’nun 147/6. maddelerindeki 5 yıllık sürenin dava ve ıslah tarihi itibariyle dolmadığı anlaşıldığından zamanaşımı defi yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur.
Taraflar arasında 01/09/2022 tarihli... ilişkin olarak 475.000.00 TL+KDV üzerinden götürü bedel üzerinden Alt Yüklenici Sözleşmesi akdedildiği, iş bedeli olarak 140.000,00 TL'nin ödendiği, asıl işe ilişkin olarak davalı yüklenici ile dava dışı idare arasında bir adet hakediş düzenlendiği, ve iş bedeli olarak davalıya 554.650,00 TL ödeme yapıldığı, tarafların celp edilen BA/BS kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalı tarafından 2023 yılı hesap dönemi BA formunda KDV hariç 475.000,00 TL tutarında mal ve hizmet alımında bulunulduğunun bildirildiği hususunda uyuşmazlık yoktur.
Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde; taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin mevcut olduğu, davalı yüklenici tarafından davaya konu ... tamamının davacıya taşere edildiği, davalının idare ile arasında düzenlenen hakedişe uygun olarak iş bedelini tahsil ettiği, yine dosya kapsamında davalı tarafından işin eksik ve ayıplı olarak ifa edildiğine dair iddianın da mevcut bulunmadığı anlaşılmakta olup davanın kabulüne karar verilmiştir. Talep edilen inkar tazminatı yönünden ise, davalı yanın eksik ve ayıp iddiasının mevcut bulunmadığı, davacı tarafından takibe dayalı faturanın alınan bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere davalı tarafından BA formu ile bildirildiği alacağın bu suretle likit olduğu kabul edilerek inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile ... Esas sayılı takip dosyasındaki davalı itirazının iptali ile takibin aynı şartlar altında devamına,
2-84.100,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
3-Alınması gereken 28.724,36 TL harçtan 179,90 TL peşin harç 7,165,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam alınan 7.344,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 21.379,46 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç 7,165,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.524,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 432,00 TL tebligat ve müzekkere gideri 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.432,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 64.870,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair E-duruşma sistemi üzerinden davacı vekili Av. ...ile e-duruşma sistemi üzerinden davalı vekili Av. ...yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 29/04/2024
...
e-imzalı e-imzalı
u belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.