T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2023/469 Esas
KARAR NO : 2024/459
...
DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/07/2023
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... Yevmiye Numaralı 05/08/2016 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile ... nolu üyeliği devraldığını, davacıya düşen bağımsız bölümün ...olduğunu, davalı tarafından üyelik talebinin kabul edilmemesi üzerine.... sayılı kararı ile Üyeliğin Tespitine Karar verildiği, devir tarihi olan 05/08/2016 dan itibaren hissesine düşen bağımsız bölümün davacıya teslim edilmediğini, Kooperatif ortaklarının çoğunluğuna taşınmazlarının devir sağlandığını, ikamet ederek ya da kiraya vererek yararlanmakta olduklarını, davacıya taşınmazının inşaası ve devrinin davalı tarafından sağlanmamasının Kooperatifler Kanunu kapsamında eşitlik ilkesinin ihlali olduğunu, davacı ile aynı konumda olan diğer bir kısım Kooperatif ortaklarının kendilerine tahsis edilen taşınmazları teslim aldıklarının Kooperatif kayıtlarında sabit olduğunu, yine davacı ile aynı durumda olarak bazı ortaklar tarafından Kooperatif'e karşı kira kaybı alacağı davaları açıldığını, davalı kooperatifin inşaatı tamamlanan bir kısım bağımsız bölümlerden elde ettiği kira gelirinin beş yıldan fazla süredir mevcut olduğunu, 2017 yılı ve sonraki Genel Kurul Toplantı tutanaklarında sabit olduğunu, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olduklarından davalı kooperatifin imal ettiği bağımsız bölümleri diğer ortaklara teslim ettiği tarih belirlenerek ve ortaklar arası eşitlik hali, edimlerini yerine getiren diğer ortaklara karşı kooperatifin uygulaması da nazara alarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir şeklinde olduğunu belirterek şimdilik 1.000,00 TL tazminatın gecikme doğduğu 05.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı kooperatif villalarını teslim alamayan ortaklar aleyhine oluşan eşitsizliğin giderilmesi noktasında 31.05.2015 tarihli genel kurula kadar bir karar alındığını toplam 3.000.000,00 TL ödenmesine karar verildiğini, davalı kooperatif tarafından teslim edilmeyen ortaklar yönünden oluşan nispi eşitsizliğin giderilmesi için genel kurulda karar alındığını, işbu genel kurul kararı aleyhine bir dava açılmadığını, ayrıca takip eden genel kurullarda da, evi teslim edilen villa ortakları ve teslim edilemeyen villa ortakları için farklı aidat miktarları belirlendiğini, eşitsizlik bu suretle de giderilmeye çalışıldığını, 31/05/2015, 15/05/2015 ve 21/05/2017 tarihli genel kurullarda konutları teslim edilmeyen ortaklar yönünden eşitsizliğin giderilmesi için karar alındığını, davacı tarafın hisse devrinden önce eşitsizliğin giderildiği ve eşitsizliğe neden olan tarafın arsa sahibi kooperatif değil yüklenici şirket olduğunu, Yüklenici şirketin, sözleşmeye konu parsellere... yerine sadece... konut yapılabileceği, başkaca da bir yapı yapılamayacağı iddiaları ile davalar açarak kooperatife düşen konut sayısını azalmak suretiyle kendisine sözleşmede kararlaştırılandan çok daha fazla inşaat alanı oluşturmaya çalıştığını, Yüklenici ile davalı arasında 1998 yılında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde, yapılacak inşaatdaki 559 konutdan 174'ünün davalıya geriye kalan 385 konutun, ticari alanların, imarda akaryakıt olan parselin yükleniciye ait olması kararlaştırıldığını, buna rağmen yüklenicinin, davalıya ait konutları tamamlayıp teslim etmek yerine kendisine ait inşaatları öncelikle bitirip, biten konutları ve ticari alanları satıp, kiraya vermeyi tercih ettiğini, böyle olunca da davalı kooperatife düşen dairelerin tamamı teslim edilemediğin belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 02.02.2024 tarihli raporda özetle; "Davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu ve kooperatifçe kendisine teslim edilmeyen B tipi villa no 9 evin bulunduğu yerin niteliği, kapsamı, konumu ve emsallerinin de dikkate alınarak aylık kira gelirinden az olmamak koşulu ile gecikme tazminatının hesaplanması talebi ile ilgili olarak, dosya kapsamı ve ayrıca kooperatif kayıt ve belgelerinin incelenmesi sonucunda; Davalı kooperatifin 221 nolu ortağı olan davacının; kooperatife karşı aidat borcu olduğu yönünde herhangi bir kayıt bulunmadığı halde, ortaklığına ait ...nolu villanın kendisine teslim edildiğine dair herhangi bir kayıt ya da belgenin mevcut olmadığı, Davacının ortaklığı devir aldığı 05.08.2016 tarihi itibariyle, söz konusu... villasının kendisine teslim edilmemesi nedeniyle, kira gelirinden mahrum kalmış olması nedeniyle, davalı kooperatiften tazminat talep etme hakkının bulunduğu, Kooperatif üyeliği devam ettiği müddetçe, üyelikten kaynaklanan hak ve alacakların zamanaşımına uğramayacağına dair Yargıtay uygulamasının mevcut olduğu, Davalı kooperatifin 31.05.2015 tarihli Genel Kurulunda, davacı gibi konutunu teslim alamayan ortakların zararlarının telafi edilmesi ve mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik karar alınmış olup, bu kapsamda nispi eşitsizliğin ne şekilde ve hangi miktarlarda giderileceği hususunun inşaatların tamamının tamamlanmasını takiben hesaplanmasına ve ödeme şekli ve takviminin belirlenmesi için yönetim kuruluna yetki verildiği, itiraza uğradığı ya da iptal edildiğine dair herhangi bir kayıt ya da belge bulunmayan söz konusu Genel Kurul Kararının halihazırda geçerli ve tüm ortaklar için bağlayıcı olduğu, Konu ile ilgili hukuki değerlendirme ve nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacının teslim alamadığı konutuna ilişkin olarak mahrum kalmış olduğu kira gelirinin hesaplanabilmesi için heyetimize bir Gayrimenkul Değerleme Uzmanının dahil edilmesi," şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 14.03.2024 tarihli ek raporda özetle; "Davaya konu teşkil eden taşınmaz; lokasyonu, yer aldığı bölgenin toplu taşıma, elektrik, su,
kanalizasyon, doğalgaz vb. alt ve üst yapı hizmetlerinden faydalanma durumu, bölgenin gelişim
seviyesi ve sosyo ekonomik düzeyi, taşınmazın inşai tarzı, iç donanımları, mimari plan ve alanı, bulunduğu kat ve cephe, arsa payı, binanın yapım yılı, gayrimenkul piyasasındaki arz-talep dengesi,
taşınmazın getirebileceği kira bedeli, binanın alışveriş merkezleri, hastaneler, eğitim ve öğretim
kurumlarına olan mesafesi, emsal taşınmazların kira getirileri vb. gibi değerlendirmede etken
olumlu/olumsuz bütün parametreler doğrultusunda değerlendirilmiş, bu çerçevede, yukarıdaki
tablolarda da görüleceği gibi davaya konu taşınmazın davacıya teslim edilmemesi sebebiyle açılan
davada, tablolarda endeks hesaplamaları yer almakla birlikte, emsal karşılaştırma yöntemi ile dava
konusu yerin metrekare kira geliri tespit edilmiştir. Ancak dava dosyası içerisinde davacı hissesine ait
metrekare bilgisine rastlanamadığından ötürü kira geliri tespiti yapılamamıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 29.03.2024 tarihli ek raporda özetle; "Davaya konu teşkil eden taşınmaz; bbkasyonu, yer aldığı bölgenin toplu taşıma, elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz vb. alt ve üst yapı hizmetlerinden faydalanma durumu, bölgenin gelişim seviyesi ve sosyo ekonomik düzeyi, taşınmazın inşai tarzı, iç donanımları, mimari plan ve alanı, bulunduğu kat ye cephe, arsa payı, binanın yapım yılı, gayrimenkul piyasasındaki arz-talep dengesi, taşınmazın getirebileceği kira bedeli, binanın alışveriş merkezleri, hastaneler, eğitim ve öğretim kurumlarına olan mesafesi, emsal taşınmazların kira getirileri vb. gibi değerlendirmede etken olumlu/olumsuz bütün parametreler doğrultusunda değerlendirilmiş, bu çerçavede, yukarıdaki lablolarda da görüleceği gibi davaya konu taşınmazın davacıya teslim edilmemesi sebebiyle açılan davada, tablolarda endeks hesaplamaları yer almakla birlikte, amsal karşılaştırma yöntemi ile dava konusu yerin metrekare kira geliri tespit edilmiştir. Yerinde incelememiz sonucunda davacıya ait metrekare bilgisine erişim sağlanmıştır. Kök Raporumuzda yer alan emsaller ve tablolarımızı tekrar ederek, metre bilgisine ulaşılması sonucu aşağıdaki hesaplamalar doğrultusunda 05.08.2016 tarihinden itibaran ortalama alt limit kira bedelinden hesaplanarak toplam kira bedeli 58.839,84 TL olduğu anlaşılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 07.05.2024 tarihli ek raporda özetle; "Davalı ve davacı vekilinin bilirkişi kurulumuzca düzenlenen kök ve ek raporumuzu değiştirecek nitelikte bir objektif bilgi ve belge, dava dosyasına ibraz edilmediğinden, kök rapordaki görüşlerimizde herhangi bir değişiklik meydana gelmemiştir. Raporumuza ve görüşümüze EK olarak aylık kira tespiti ve kanuni faizi hesaplanmış olup yukarıdaki tablolalarda yer almaktadır. Davalı kooperatifin 31.05.2015 tarihli Genel Kurulunda, konutunu teslim alamayan ortakların zararlarının telafi edilmesi ve mağduriyatlarinin giderilmesine yönelik kararlar alınmış olması ve bu kapsamda adımlar atılarak, üyelik aidatlarının da farklı belirlenmiş olması nedeniyle, davacının kira kaybı alacağına ilişkin talebinin ancak 31.05.2015 tarihli genel kurul tarihine kadar karşılanabileceği, davacının davalı kooperatiften talep etmiş olduğu kira kaybı alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığına dalr takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kira kaybı alacağına ilişkin talebin zamanaşımna uğramayacağının kabul edilmesi halinde davalı kooperatif tarafından davacıya konutunun teslim edilmesi gereken tarih olan 31.07.2009 tarihinden 31.05.2015 Genel Kurul tarihine kadar 493.039,44 TL kira kaybı, 3.699,69 TL Yasal Faizi olmak üzere toplam 498.739,13 TL hesaplanmıştır. Ancak Yargıtay 6.HD'nin 2021/4934 E., 2022/3621 K. Sayılı İlamının Sayın Mahkeme tarafından benimsenerek, davacının davalı kooperatiften olan kira kaybı alacağının 5S yıllık zamanaşımına tabi olduğunun kabul edilmesi halinde; Dava tarihinin 03.07.2023 olması nedeniyle, davacının herhangi bir kira kaybı alacağı talep edip edemeyeceği" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava kooperatif üyesine tahsis edilen konutun teslim edilmemesine dayalı kira kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı davasında,...Karar sayılı ilamı ile üyeliğinin tespitine karar verildiğini, devir tarihi olan 05/08/2016 tarihinden itibaren bağımsız bölümün tesliminin yapılmadığını, kooperatif ortaklarından çoğunluğuna devrin yapıldığını, eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini beyanla mahrum kalınan kira bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı ise alacağın zamanaşımına uğradığını, davalı kooperatifin villalarını teslim alamayan ortakalar aleyhine oluşan eşitsizliğin giderilmesi amacıyla 31/05/2015 ve 21/05/2017 tarihli Genel Kurulda karar aldığını, 31/05/2015 tarihli Genel Kurul Kararının aleyhine dava açılmadığını, evi teslim edilen villa ortakları ile teslim edilmeyen ortaklar arasında farklı aidat miktarları belirlendiğini, yine 2011 yılında inşaat faliyetlerinin durduğunu, yüklenici firma ile onlarca davanın derdest olduğunu, bu süreçlerin davacı yan tarafından bilindiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
...Karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, temyiz yasa yoluna başvurulması sonrasında ise ...Karar sayılı ilamı ile temyiz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde; davacının davalıya ait üye kayıt defterinde 221 üyelik numarası ile ... ortağı olarak kayıtlı olduğu, davacının bu üyeliği ... yevmiye sayılı işlem ile dava dışı ...'dan devir aldığı, ... Karar nolu ilamı ile davacının üye olduğunun ayrıca tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında, davalı kooperatif ile dava dışı yüklenici arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre 559 adet konut ve iş yerinin imalatı amacıyla yapı ruhsatı alındığı, ek protokol ile arsa sahibi davalıya düşecek bağımsız bölüm sayısının ise 174 adet olacağının kararlaştırıldığı, daha sonra ...adet olan bağımsız bölüm sayısının 484 adete düştüğü, Belediye tarafından inşaatların durdurulduğu, yüklenici tarafından ruhsatların yenilenmediği, davalı kooperatife 101 adet konutun teslim edildiği, 73 konutun teslim edilmediği, yüklenici ile arsa sahibi davalı arasındaki uyuşmazlığa ilişkin yargı sürecinin de halen devam ettiği, davalı kooperatifin üyesi olan davacıya konut teslim etme yükümünün bulunduğu ve dava tarihine kadar teslimin yapılmadığı, davacının ise davalı kooperatife aidat vs borcunun bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmayıp uyuşmazlık teslim edilmen bağımsız bölüm için davalının kira tazminatı ile sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
... Karar sayılı içtihadında "... Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 12.11.2006 tarihinde yapılan kura çekiminde kooperatif tarafından yapılan 43586 ada 2 sayılı parselde bulunan A 1 villa tipi konutun adına isabet ettiğini, davalı kooperatif tarafından çok katlı ve villa şeklinde yapılan konutların 2007 yılında tahsis edilen üyelere teslim edildiğini, hatta bir kısmının iskan belgelerini dahi aldıklarını, buna karşın davalı kooperatifin müvekkiline ait villa tipi konutu teslim etmediğini ileri sürerek, kira kaybının şimdilik 1.000,00 TL'sinin konutun teslim edilmesi gereken 31.05.2009 tarihinden itibaren talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 114.653,00 TL’ye arttırmıştır.
Birleşen davada davacı vekili, asıl davadaki gerekçelerle asıl dava tarihinden itibaren şimdilik 1.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 39.162,00 TL’ye arttırmıştır.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, yüklenici ile sözleşmenin feshi için dava açıldığını, geç teslimin nedeni müvekkili olmadığından sorumlu tutulamayacakları gibi tahsis işleminin genel kurul kararı ile yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, ..., yeniden esas hakkında karar verilerek, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin (kapatılan .... sayılı ilamıyla ...kooperatifin teslim tarihi konusunda bir taahhüdünün bulunmadığı, davacıya genel kurul kararlarına dayanmadan gönderilen yazıların bağlayıcı olmadığı, aynı durumda olan ortaklar arasında nisbi eşitliğin sağlandığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin eşitliğe ilişkin tesbitleri dışındaki tesbitlerinde isabet bulunmadığı, kooperatifin tüm ortaklarına eşit davranmasının Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinin bir gereği olduğu, kooperatif tarafından yapılacak inşaatların farklı parsellerde bulunmasının bu eşitliğin bozulmasına gerekçe olamayacağı nisbi eşitliğin de somut olayda uygulanamayacağı, hal böyle olunca aynı parselde olmasa bile davalı kooperatifin aynı statüdeki üyeleri arasında aynı kur’a da çekilen villaların bazı ortaklara teslim edildiği sabit olduğuna göre Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin nisbi eşitlik ilkesi gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı görüldüğü, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvuran asıl ve birleşen davada davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin incelenerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
... bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı kooperatifin aynı statüdeki üyeleri arasında aynı kurada çekilen villaların bazı ortaklara teslim edildiği, ortağın aidat borcunun bulunmasının kira kaybı istenmesine engel olmadığı, aynı konumda bulunan bir kısım üyenin konutunun tamamlanıp teslim edilmesi halinde eşitlik ilkesi uyarınca konutu teslim edilmeyen üyenin teslim tarihine kadar kira bedeli isteyebileceği, davacı hak ve borçları ile kooperatif hissesini devraldığından önceki dönem içinde kira isteyebileceği, somut olayda talep üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili olmayıp tahsis hakkına dayalı olduğundan zamanaşımı süresinin işlemeyeceği,davalı kooperatif 31.05.2015 tarihli genel kurulda eşitsizliğin giderilmesi konusunda karar aldığından bu tarihe kadar kira isteyebileceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili ile katılma yoluyla asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün olmamasına göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm; asıl ve birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Asıl ve birleşen dava, kooperatif üyesine tahsis edilen konutun teslim edilmemesine dayalı kira kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
TBK’nın 149 maddesi “Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.
Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin doğurduğu günden işlemeye başlar “ hükmünü içermektedir. Asıl ve birleşen dava da davacı taraf kendisine kur’a da isabet eden konutun teslimini beklediğini bu süre zarfında oluşan kira kaybını istediğini ileri sürerek 2014 yılında asıl davayı açmakla teslim edilmeme nedeniyle isteyebileceği kira alacağını muaccel hale getirmiştir. Kira alacağı doğduğu aydan itibaren muaccel hale gelir, muacceliyetin başlangıç tarihi zamanaşımı süresinin de başlangıcıdır. Kooperatif ile üyesi arasındaki kira alacağı 5 yıllık zamanaşımına tabidir.
Bu durumda, davalı vekilinin zamanaşımı def’inin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ... Mahkemesince tahsis hakkına dayalı olan davada zamanşımının işlemeyeceği gerekçesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür..." şeklinde olup, davalı kooperatifin 31/05/2015 tarihli Genel Kurul toplantısının 6. Gündem maddesinde kooperatiften konutunu teslim almayan ortakların mağduriyetinin giderilmesi amacıyla asgari 500.000,00 TL giriş aidatıyla üye kaydedilmelerine karar verilmesi hususunda yönetim kuruluna yetki verildiği, yine kooperatif zararının tahsili amacıyla dava açılması amacıyla da yetkilendirmenin yapıldığı, buna göre konutunu teslim alamayan üyelerin zararının telafi edilebilmesi amacıyla alınan bu kararın iptal edildiğinin de iddia ve ispatlanamamasına göre davacının kira tazminatı alacağını ancak 31/05/2015 tarihinden öncesine yönelik talep edebileceği kabul edilmiş, davacı alacağının 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde talep edilmemesi ve süresi içerisinde davalı yan tarafından zamanaşımı definin ileri sürülmesi hususu nazara alınarak davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Zamanaşımı defi ile davanın reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.200,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 14/06/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.