T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/482 Esas
KARAR NO: 2023/793
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI : 1- ... - ...
DAVALI : 2- ... - ... ...
VEKİLLERİ: Av. ... -....
Av. ... -....
Av. ... - ....
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/12/2015
KARAR TARİHİ: 28/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile borçlu davalı şirket arasındaki ticari ilişkide muhtelif mal alım satımlarının yapıldığını, doğan borca karşı borçlu diğer davalı ... ... ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini ve borçlu davalı şirkete takip dayanağı faturaların düzenlendiğini, bildirerek borçlu şirketin söz konusu faturalarının bedelini ödemediğini, yapılan .... sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe itirazın kötü niyetli ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu bildirmiş, davanın kabulüne, borca itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağıya olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; mal alım satımının 2014 yılından sonra sıkıntılı bir döneme girdiğini, güvensizliğin aşılması için davalı ...'in taşınması üzerine 35.000,00 TL tutarlı ipotek tesis edilip sonrasında bu ipotek miktarının 150.000,00TL 'ye çıkartıldığını, bundan ayrı 2014 yılında şirkete ait başka bir taşınmaza da 500.000,00 TL güvence ipoteğinin oluşturulduğunu, davacı yanın kısa süreli ödeme gecikmelerinde oranı bilinmeyen bir uygulama ile vade farkı uygulamaları içine girdiğini, borç doğurucu işlemler yaptığını ve dolara endeksli borç kalemi yarattığını, sonrasında vadeli ürün satışını durdurduğunu, cari satışların %70'ini peşin para ile yapma isteğine olumsuz yanıt verip ticari sıkınta yarattığını, kendisine TL üzerinden fatura kesmesine rağmen takibi ve hesapları dolar üzerinden hesaplamasının ve talep etmesinin abartılı tahsil istemlerine neden olduğunu, bu nedenle takibe itiraz edildiğini, yapılan takibin haksız olduğunu, yaratılan borçların hem mükerrer hem de haksız bulunması nedeniyle davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkememizce davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen 21/05/2019 tarih ve .... sayılı kararın davacının istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine ... .'nin 05/06/2023 tarih ve .... sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine dosya yeniden mahkememiz esasına kaydedilerek ele alınmıştır.
Kaldırma ilamı sonrasında yapılan 28/11/2023 tarihli ilk duruşmada davacı vekili tarafından, davaya konu alacağın davalı şirket tarafından ödendiği, ipoteğin fek edilerek dosyanın kapandığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığı bildirilmiş olup UYAP sisteminden dosyamız arasına alınan davaya konu ... nin ... sayılı takip dosyasının tetkikinden de dosyanın, alacaklı vekilinin takibin işlemden kaldırılması talebi üzerine kapandığı anlaşılmıştır.
Mevcut hukuki durum karşısında; eldeki davanın görülmesi, derdest bir icra takibinin varlığına bağlı olup davacı vekilinin ödeme olgusuna dair açık beyanı ile birlikte takibin de derdest olmadığı görülmekle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, konusu kalmayan davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderleri bakımından ise; 6100 sayılı HMK md. 331 gereğince dava tarihindeki haklılık durumuna ve özellikle, davaya konu takibe dayalı ipoteğin "TL" üzerinden kurulmuş limit ipoteği niteliğinde olduğuna, alacaklının dayandığı faturalara konu alacağın ise yabancı para alacağı cinsinden olduğuna, alacağın muayyenlik ilkesine göre ana paranın tür ve miktarının değiştirilemeyeceğine, bu nedenle yabancı para alacağı üzerinden dayanılarak aktin muayyenlik ilkesi gözetilmeksizin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamayacağına, "TL" cinsinden talep edilen kısım yönünden de ipotekli taşınmaz malikine ihbar yapıldığına yönelik olarak davacının bir iddiasının olmamasına ve gerek dava gerek takip dosyasında buna dair bir kaydın da yer almadığının anlaşılmasına göre, yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Konusu kalmayan davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığı,
2-Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan toplam 2.701,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye artan 2.431,15 TL 'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... Tekn. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan 83,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
28/11/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı