T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/485 Esas - 2024/434
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2023/485 Esas
KARAR NO : 2024/434
...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/10/2022
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/06/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... özel güvenlik görevlisi olarak 01/11/2006-05/02/2021 tarihleri arasında Kayseri Başmüdürülüğü'nde özel güvenlik işlerini yürüten özel güvenlik şirketlerin çalıştığını ve en son çalıştığı... Güvenlik Şirketi İş Ortaklığı tarafından 05/022021 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, dava dışı işçinin müvekkil kurum bünyesinde ihale ile özel güvenlik hizmetlerinde bulunan farklı şirketlerde görev yaptığını ileri sürüp şimdilik kıdem tazminatı, kıdem tazminatı ... farkı ve ihbar tazminatı olarak ödenen 107.965,44 TL 'nin;
*1.151,16 TL 'nin..
*34.515,72 TL'nin ...
*14.005,82 TL'nin ...
*25.152,92 TL'nin...
*-1.438,95 TL'nin ...
*5.755,82 TL'nin ...
*7.002,91 TL'nin ...,
*8.729,66 TL'nin ...
*10.212,68 TL'nin ihbar tazminatı ve kıdem tazminatının...; 74.089,12 TL'nin 25/02/2021tarihinden 23.663,64 TL'nin 24/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek sözleşme faiziyi ile birlikte sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu ve kusur bilirkişisi tarafından inceleme yapılması gerektiğini bildirip davanın esastan da reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hizmet alım sözleşmelerine dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir.
... Esas sayılı dosyasında; davalılar... Güvenlik Sistemleri firmaları yönünden dava Yetkisizlik/ Görevsizlik sebebiyle tefrik edilerek Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Dava dosyamız için gerekli evraklar temin edilmiş ve bilirkişi raporu aldırılmış, arabulucuk dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
İşçilik Alacaklarından anlayan ... 22/05/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Yukarıda ayrıntılı şekilde yer alan Dava Dosyası Kapsamının incelenmesi,
taraf vekillerinin beyan ve itirazları, dosya kapsamındaki sözleşmeler, İdari ve
Teknik Şartnameler karar, bilgi ve belgelerin incelenmesi, dosyada yapılan tespit,
değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda:
-Davacı ... ile davalı şirketler arasında Personel
hizmet alımına ait sözleşmeler imzalandığı, imzalanan sözleşmelerde işçi
alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı,
davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm
bulunmadığı,
-Dava dışı işçi ... ın hizmet ilişkisinin 1475 Sayılı İş Kanunun
yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının ödenmesini gerektirecek
şekilde sona erdiği,
-Mahkemenin dava dışı işçinin Kıdem Tazminatı ve Kıdem tazminatı TİS Farkı
ödemesinden davalı şirketin kendi dönemi ile sorumlu olduğu kanaatine
varılması durumunda:
Dava dışı işçi... tarafından
* 25.02.2021 tarihinde toplam 75.076,93 TL kıdem tazminatı ödemesinin
ve 24.11.2021 tarihinde toplam 23.903,94 TL Toplu İş Sözleşmesinden
kaynaklanan kıdem fark ödemesinin aşağıda belirtilen miktarların davalılardan
rücuen tazminini talep edebileceği, ödenen ihbar tazminatından davalıların
sorumluluğun bulunmadığı, işletilecek faizin mahkemenin takdirinde olduğu,
kanaatine varılmıştır. Takdir Mahkemenindir.
Davalıların sorumluluk miktarları ödeme tarihlerine göre tablo halinde
sunulmuştur."
¸
eşeklinde rapor hazırlanmıştır.
4857 sayılı yasanın 2/6. maddesinde, işçiye karşı asıl işverenle alt işverenin müteselsilen sorumluluğu düzenlenmiş ise de, taraflar iç ilişkideki sorumluluklarını sözleşme hükümlerine göre belirlemiştir. Bu nedenle dava dışı işçilerin işçilik alacaklarından her iki işveren işçiye karşı asıl ve alt işveren olarak müteselsilen sorumlu iseler de, taraflar arasındaki sözleşmeler ve şartnameler hükümleri uyarınca işçilik alacakları yönünden, iç ilişkideki sorumluluğun davalı yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı, bu kapsamda davacı işveren kurumun işçilere yaptığı ödemeleri davalıdan rücu edebileceği anlaşılmıştır. Yine alt işverene rücu edilebilecek miktar davacı asıl işverenin ödediği miktar olmayıp, davalı alt işverenin gerçekte işçiye karşı sorumlu olduğu borç miktarı kadardır.
2.02.2019 tarihinde ...de yayımlanarak yürürlüğe giren 7166 sayılı yasanın 11. ve 12. maddeleriyle getirilen düzenlemenin 11/09/2014 tarihinden sonraki sözleşmelere uygulanacağı, dava konusu sözleşmelerin bu tarihten önce imzalandığı, yine ilgili düzenlemenin ... karar sayılı ve 19.09.2019 tarihli kararıyla iptal edildiği ve gerekçeli kararında 15.10.2019 tarihli ...de yayımlanarak yürülüğe girdiği nazara alındığında, dosyada uygulama yeri olmadığı görülmüştür.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 22/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı ile ihale yolu ile işi üstlenen davalı firmalar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde tanımlanan asıl - alt işveren (yüklenici) ilişkisi bulunduğu, ihale sonucunda taraflar arasında hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı görülmektedir.
Hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartname hükümleri, ödeme belgeleri, ... dan celp edilen bilgi ve belgeler ile hüküm vemeye elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında çalıştırılan ve iş akti fesih edilen işçilerin, davacı kurum tarafından iş mahkemesi ilamlarına dayalı olarak aleyhinde başlatılan icra takiplerinde zorunlu olarak ödenen ve bilirkişice hesap edilen değişik tarihlerde yapılan ödemeler toplamı 46.353,50-TL TL'nin sözleşme kapsamında sorumlu olan davalılardan ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte rücuan talep edilebileceği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulü yönünde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere,
1-DAVANIN KABULÜNE;
14,005,82 TL'nin davalılar ...
25.152,91 TL'nin davalılar .... müştereken ve müteselsilen olmak üzere toplam 46.353,50 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 7.375,12 TL harçtan peşin alınan 1.843,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.531,34 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.843,78 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.924,48 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.640,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 2.405,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.405,00 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dai, davacı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. 05/06/2024
...