T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/612 Esas - 2024/496
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/612 Esas
KARAR NO : 2024/496
...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/09/2023
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/05/2023 tarihinde müvekkilerini murisi ...sayılı raporundan da görüleceği üzere ölümlü trafik kazasında sigortalı araç sürücüsü asli kusurlu, müvekkillerinin murisinin ise kusursuz bulunduğunu, müvekkillerinin murisinin emekli aylığı aldığını, davacıların oğlu ... aynı evde ikamet ettiğini, emekli olması ve emekli maaşı alması sebebiyle sürekli olarak davacılara destek verdiğini, davalı araç sürücüsünün asli kusurlu şekilde sebebiyet verdiği trafik kazası nedeniyle annelerini kaybeden müvekkillerinin maddi desteklerden yoksun kaldıklarını, müvekkillerine ... tarafından da herhangi bir yetim aylığı bağlanmadığını, ayrıca müvekkillerinin annelerinin bu elem kaza neticesinde bir aylık yaşam savaşı verip vefat etmesi ile çok üzüldüğünü, telafisi imkansız acı ve elem duyduklarını, müvekkillerinin duyduğu elem ve ızdırabın bir nebze olsun telafisi ve davalının da tam kusurlu ve trafikte sürekli seyir halinde olan taksi şoförü olması sebebiyle caydırıcı olması bakımından her bir müvekkil için ayrı ayrı 200.000,00-TL'den toplamda 600.000,00-TL manevi tazminata sigorta şirketi dışındaki davalı aleyhine hükmedilmesini talep ettiklerini, bunun yanında ölümlü trafik kazası nedeniyle ilerde belirlenecek olan maddi tazminattan ileride arttırılmak üzere her bir davacı için 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının sürücü ve sigorta şirketinden olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ...'nin eşinden boşanmış olduğunu, ekli mirasçılık belgesinde görüleceği üzere davacı çocuklarının da destek yaşını geçtiklerini, kabul manasında olmamak üzere müteveffa ile davacılar arasında destek ilişkisinin müteveffanın ölüm tarihine kadar kesintisiz ve sürekli bir şekilde devam ettiğinin ispatı için davacıların iddialarının yeterli olmadığını, bu nedenle davacının işbu hususları içtihatlara uygun olarak ispat etmesi gerektiğini, aksi takdirde taleplerinin tümden reddinin gerektiğini, davayı kabul manasında olmamakla birlikte kusur oranının tespiti bakımından dosyanın .. gönderilmesi gerektiğini, cenaze ve defin masraflarının trafik sigortası teminatı kapsamına girmediğini, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması, aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffanın destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini istediği görülmüştür.
Davalı ...'a dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, yasal cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davalı sigorta şirketinden ... plakalı araca dair poliçe ve hasar dosyası, davacıların desteğine dair nüfus kayıt bilgileri dosyaya kazandırılmış, davanın taraflarına dair sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmış, varsa davacılara yapılan ödemelere ilişkin ... kayıtları getirtilmiş, ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, tanıklar dinlenmiş, kusur durumuna yönelik olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce dinlenen davacılar tanığı ... beyanında; "...davacılardan ...'ın eşi olduğunu, kendisinin de çalışmakta olduğunu ancak geçim sıkıntısı yaşadığından kayınvalidesi ...'nin eşine destek olduğunu, hatta oturdukları evi de ...'nin aldığını, diğer davacılardan ...'in ...'nin oğlu olduğunu ve ... ile yaşadığını, ...in tüm ihtiyaçlarını ...'nin karşıladığını, ...'in bekar olduğunu, asgari ücret ile çalıştığını, bu nedenle geçimini sağlayamadığından ...'nin kendisine baktığını, ...'da aynı şekilde maddi sıkıntıları sebebiyle eşi motosikletli kurye olup yeterli kazanç sağlayamadıklarından destek olduğunu, ...'nin tüm çocuklarına bu şekilde maddi sıkıntılar dolayısıyla yardım ettiğini, bir de torunu olan kendi oğlunun özgül öğrenme güçlüğü olduğundan masraflarını karşıladığını"; davacı tanıklarından ... beyanında; "...davacılar ile akrabalık bağının olduğunu, ...'in kayınbiraderi olduğunu, ...'ın eşim olduğunu,...'ın da baldızı olduğunu, ...'nin davacılara ve torunlarına her ay düzenli para gönderdiğini, ihtiyaçlarını karşıladığını, ...'nin kızlarını ve torunlarını sevdiği için ailevi sebeplerle destek olduğunu, ...'nin davacılardan...'ın oğlunun özgül öğrenme güçlüğü sebebiyle özel eğitim aldığından bu konuda da destek olduğunu, eğitim masraflarını karşıladığını..."; davacı tanıklarından ...beyanında; "......'nin halası olduğunu, davacıl ...'in ... ile birlikte yaşadığını, ...'nin davacılara ve onun çocukları olan torunlarına maddi destek sağladığını, harçlık verdiğini, pazar alışverişlerini yaptığını, ...'nin bu yardım ve destekleri ailevi sebeplerle yardımcı olmak, zaman zaman maddi sıkıntılar sebebiyle yardımcı olmak amacıyla yaptığını..." beyan etmiştir.
Trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından mahkememizce dosyanın tevdi edildiği adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 29/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davalı sürücü ve aracın moliki ve işleteni olan ...'ın, ... plakalı ticari taksisi ile olay mahalli olan tek yönlü ve bölünmüş taşıt yolunda geri geri manevranın yasak olmasına rağmen hiçbir surette geri manevrası yapmaması gerekirken, 2918 sayılı KTK'nın 67/a.b.84/f.j, 67/b.1.a, Yönetmeliğin 137. maddelerine riayetsizliği yanında geri manevrası sırasında aracının seyir hızını da aynı Kanun'un 52/1.b, Yönetmeliğin 101/b maddelerine uygun seyir hızıyla da seyretmemesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, davacıların murisi olan ...'nin hayatını kaybettiği trafik kazasının oluşumunda tamamen kusursuz olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Aynı olaya ilişkin... tarihli kusur raporu ile soruşturma aşamasında alınan 23/06/2022 tarihli kusur raporunda aynı yönde görüş belirtildiği, somut olarak davalı ...'ın asli kusurlu olduğu, müteveffa ...'nin ise kusurunun bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır. Esasen, 6100 sayılı HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konu olup eldeki teknik bulgulara göre hakim, kusur oranını kendisi belirleyebilir (...Karar sayılı ilamı). Bu açıklamalar ışığında; tüm dosya kapsamı, ceza soruşturma dosyası ile kaza tespit tutanağında yer alan tespitler ve mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında yapılan tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşumunda davalı ...'ın %100 oranda tam kusurlu olup davacıların murisinin kusurunun bulunmadığına yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine karar verilmiş, tarafların kusur durumlarının, davaya konu trafik kazasının oluşuna ve hakkaniyete uygun olduğu kabul edilen bu oran nazara alınarak hükme esas alınması uygun bulunmuştur.
Dava, aynı zamanda işleteni de olan davalı ...'ın sevk ve idaresinde olup davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olan aracın davacıların yaya olan murisine çarpması neticesinde vefatı dolayısıyla destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarında sahip oldukları sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. Anne babanın çocuklarına destekliği açısından; TMK'nın 327. maddesindeki "(1) Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. (2) Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı hâlinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarfedebilirler." ve TMK'nın 328. maddesindeki "(1)Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. (2) Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler." hükümleri ve Türk toplum yaşantısı nazara alınarak, anne babanın çocuklarının okumaması halinde erkek çocuklarına 18 yaşına kadar, kız çocuklarına ise 22 yaşına kadar, yüksek öğretim görmeleri halinde ise 25 yaşına kadar anne babanın destek olacağı ... Karar sayılı ilamında bekar kız çocuklarının destek tazminatı talebi yönünde dahi "Anneleri vefat eden davacıların Dairemiz uygulamalarıyla belirlenen (22 ve 25) yaşın üzerinde olduğu; ölen annelerinin desteğine muhtaç olmalarını gerektiren herhangi bir ağır hastalık ya da engellerinin olduğuna dair delilin bulunmadığı; anne- babanın çocuğa destekliğinin sonsuz bir ilişki olarak kabul edilemeyeceği ilkesi dikkate alındığında, davacı kızların destek tazminatı talep haklarının bulunmadığının kabulü gerekir." denilerek, destek muhtaçlığın kanıtlaması gerektiğini belirtmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacıların 17/05/2023 kaza tarihi itibariyle yukarıda belirtilen destek yaşının üzerinde oldukları, zira davacı ...'in 21/01/1977, davacı ...'ın 13/01/1976, davacı...'ın 03/03/1974 doğumlu olduğu gibi davacılar tarafından sunulan iddia ve deliller kapsamında davacıların müteveffanın desteğini gerektiren herhangi bir ağır hastalık ya da engellerinin olduğunun kanıtlanmadığı ve ailevi bağlar sebebiyle yapılan mutat yardımların da destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesini gerektirir yönünün bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davacıların koşulları oluşmayan destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddi gerekmiştir.
Davacıların manevi tazminat istemine gelince; 6098 TBK'nun 56/2. maddesi, “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı Kanun'un 51. maddesindeki “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmünü haizdir. Somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli ile kusur durumu, kaza neticesinde davacıların annelerini kaybetmesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacıların kaza sonucu müteveffanın ölümü nedeniyle çektikleri acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, mütevaffa ile yakınlık dereceleri, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak davacıların manevi tazminat talebinin kabulü ile; davacı ... yönünden 200.000,00-TL, davacı... yönünden 200.000,00-TL, davalı ... yönünden 200.000,00-TL manevi tazminatın 17/05/2022 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Temerrüt tarihi bakımından ise; günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmediğinden, 17/05/2022 kaza tarihinin esas alınması uygun bulunmuş ve hükmolunan manevi tazminata bu tarihten itibaren işletilecek, kazaya neden olan aracın kullanım amacının ticari niteliği haiz olmasına göre, avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacıların manevi tazminat talebinin kabulü ile; davacı ... yönünden 200.000,00-TL, davacı... yönünden 200.000,00-TL, davalı ... yönünden 200.000,00-TL manevi tazminatın 17/05/2022 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacılara verilmesine,
2-Davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminatı taleplerinin reddine,
3-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 40.986-TL harç ile maddi tazminat yönünden alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 2.050,33-TL harçtan mahsubu ile bakiye 39.363,27-TL harcın davalı ...’dan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’dan alınarak bu davacıya verilmesine,
5-Manevi tazminat yönünden davacı... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’dan alınarak bu davacıya verilmesine,
6-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’dan alınarak bu davacıya verilmesine,
7-Manevi tazminat yönünden davacı tarafça yatırılan 269,85-TL başvuru harcı, 2.050,33-TL peşin harç, 508,00-TL tebligat, 16,75-TL müzekkere gideri ve 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.844,93-TL yargılama giderinin davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine,
8-Maddi tazminat yönünden 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Maddi tazminat yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden 300,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
10-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
12-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
13-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
...
...