T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/621 Esas - 2024/422
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/621 Esas
KARAR NO : 2024/422
HAKİM : ...
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/09/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/08/2018 tarihinde, müvekkili şirket ile davalı ... San. Tic. A.Ş. arasında, ''....'' konulu bir sözleşme akdedildiğini ve müvekkili şirketin sözleşme ile üstlendiği işi eksiksiz şekilde bitirerek davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin işini 31/12/2018 tarihinde bitirdiğini, kesin kabulün ise 25/06/2020 tarihinde gerçekleştiğini, davalının ise müvekkili adına bazı ödemeler yaptığından bahisle müvekkiline yapması gereken ödemeden kesinti yaptığını, bu minvalde davalı tarafından 14/05/2019 tarihli, ''... Ödemesi'' açıklamalı, 1.689,28-TL tutarlı, 26/06/2019 tarihli, "Malzeme Faturası" açıklamalı, 12.000,00-TL tutarlı, 26/08/2019 tarihli, ".... Ödemesi'' açıklamalı, 258,48-TL tutarlı, 22/11/2019 tarihli, "...." açıklamalı, 4.100,00-TL tutarlı miktarlı kesintiler yapılmış ise de bunlara dair bir bilgi ve belge sunulmadığından kabul edilmediğini, bu kapsamda davalıya karşı başlatılan icra takibinde söz konusu 4 rakamın toplamı olan 18.047,76-TL'nin kesin kabul tarihi olan 25/06/2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş ise de davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini bildirerek, davalı borçlunun .... sayılı dosyasına vaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, takibe itirazında haksız olan borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette bir alacağı olmamakla beraber zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkinin yalnızca ''....” konulu sözleşmeden ibaret olduğunu, dolayısıyla davacının iddia ettiği tutarların işbu sözleşmenin ifası amacı ile ödendiğini, bu kapsamda taraflar arasında tek bir borç ilişkisi bulunuyorken davalı müvekkili şirket tarafından davacıya yapılan ödemelerin mevcut ticari ilişkiye yönelik olduğunun apaçık ortada olduğunu, TBK madde 102 gereğince davacının yapılan ödemelerin taraflar arasındaki başka bir ticari ilişki yahut muaccel başka bir alacağa ilişkin olduğu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, sözleşme konusu edimin davacı tarafından ifasından sonra müvekkili şirket tarafından yapılan kontroller esnasında davacının ... adlı malzemenin zarar gördüğünün tespit edildiğini, işbu zararın tespitinden sonra müvekkili şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin 16. maddesi kapsamında davacıya fatura düzenlendiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmede de açıkça belirtildiği üzere davacının hakedişlerinden kesinti yapılması zorunluluğunun doğduğunu, açıklanan nedenlerle davacının itirazına konu 12.000,00-TL’lik tutarın, taraflarca karşılıklı mutabakata varılarak imzalanan sözleşme hükümlerine uygun şekilde mahsup edilerek davacıya fatura edildiğini, davacının fatura tarihi olan 26/06/2019 tarihinden yaklaşık 4 sene sonra faturaya ilişkin bilgisinin olmadığını ileri sürerek takip başlatmasının, akabinde itirazın iptalini talep etmesinin haksız kazanç elde etme çabasından ibaret olduğunu, davacının talep ettiği faiz miktarı ile faiz başlangıç tarihinin kabul edilebilir olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin de kabul edilebilir olmadığını, davacının itirazın iptali istemine konu takipte dayandığı belgeler dışındaki belgelere davada dayanamayacağını, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup dava, davacının hakedişinden yapılan kesintilerin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak icra takip dosyası, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, hakediş ve tutanaklar ile uyuşmazlık konusu döneme dair BA/BS formları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya dayanak .... sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 25/06/2020 tarihli kesin kabul tutanağından kaynaklı cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle 18.047,76-TL asıl alacak, 7.577,12-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.624,97-TL üzerinden 22/03/2023 tarihinde başlatılan icra takibinin davalının süresinde itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın tevdi edildiği inşaat mühendisi, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve mali müşavir bilirkişilerden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "uyuşmazlığa
konu 18.047,76-TL’nin 1.689,28-TL’lik kısmının ve 258,48-TL’lik kısmının davacı şirket tarafından davalı aleyhine
.... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan 10.000,00-TL’lik takip için davalı şirket tarafından 10.000,00 TL ana para üzerine icra dosyasına masraf
olarak yatırılan tutar olduğu ve tutarın davacıya yapılacak nakit teminat kesinti ödemelerinden düşüldüğü,
davacı .... sayılı icra dosyasında davalı tarafından
yapılan 10.000,00-TL asıl alacak ile 1.689,28-TL ve 258,48-TL faiz, harç ve giderlerden oluşan
ödemenin, 10.000,00-TL’lik asıl alacak kısmının hesap çizelgesinin 10. sırasında gösterildiği şekilde alacağından mahsup edilmesini kabul etmiş olduğu, bu nedenle hesap çizelgesinin 11. ve 13. sıralarında yer alan 1.689,28-TL ve 258,48-TL miktarlarındaki asıl alacağın fer’ilerinin sözleşme uyarınca doğan alacağından mahsup edilmesine yönelik itirazının haklı olmadığı, davalının yaptığı bu kesintilerin haklı olduğunun değerlendirildiği, 4.100,00-TL’lik kısmının davacı şirket tarafından davalı aleyhine .... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan 4.100,98-TL’lik takip için davalı şirket
tarafından icra dosyasına yatırılan tutar olduğu ve tutarın davacıya yapılacak nakit
teminat kesinti ödemelerinden düşüldüğü, taraflar arasındaki dava dilekçesinde sözü edilen arabuluculuk görüşmelerine ilişkin
arabuluculuk tutanağı dosya kapsamında bulunmadığı, davalının arabuluculuk görüşmeleri sırasında icra takibine konu edilen bu bedeli ödediği dikkate alındığında, bu konuda arabuluculuk anlaşma tutanağını imzaladığı ve 4.100,98-TL ödemeyi de bu nedenle
davacıya yaptığı esas alınırsa, davalının ödemeyi yaptıktan sonra düzenlediği hesap çizelgesinde, ödediği bu miktarı davacının alacağından mahsup etmesinin dava dosyasının
mevcut durumu ile haklı olmadığının değerlendirildiği, 12.000,00-TL’lik kısmının davalı şirket tarafından davacı şirket adına 26.06.2019 tarih ve ... no.lu şantiyede verilen .... 42 ADET açıklaması ile tanzim edilen fatura olduğu, bahse konu
faturanın davacı şirket yasal defter kayıtlarında yer almadığı görülmüş olup, tutarın davacıya
yapılacak nakit teminat kesinti ödemelerinden düşüldüğü ve bahse konu faturanın davacı
şirket yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu tutar ile ilgili davalı cevap dilekçesinde,
26/06/2019 tarihli, 'Malzeme Faturası' açıklamalı, 12.000,00-TL tutarlı faturanın taraflar
arasındaki sözleşmenin ifası sırasında inşaat sahasında kullanılan malzemelere verilen zarara
ilişkin tanzim edilen fatura olduğunu beyan ettiği, dava dosyası incelendiğinde, dosya
kapsamında davacının davalının iddiası uyarınca vermiş olduğu zarara yönelik herhangi bir evrak bulunmamakta olduğu görülmüş olup, bu kesintinin dava dosyasının mevcut durumu ile haklı olmadığının değerlendirildiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülmekle hükme esas alınması uygun bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki hukuki ilişkiye esas "...." konulu 28/08/2018 tarihli eser sözleşmesi kapsamında işin tamamlanarak kesin kabulünün 25/06/2020 tarihinde yapıldığı, eldeki davaya konu icra takibinin ise davacının bu bağlamda düzenlenen hakedişinden yapılan dört ayrı kalemden mürekkep toplam 18.047,76-TL miktarlı kesintinin tahsili amacıyla ikame edildiği görülmüş olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere bu kesintilerden 1.689,28-TL ve 258,48-TL'lik kısmının davacının kabulünde olan 10.000,00-TL'lik kesintinin ferileri mahiyetinde olmakla davacının bu kısımlara yönelik talebinin yerinde olmadığı, 12.000,00-TL'lik kısım yönünden ise davalı yanca bu kesintinin davacı tarafından inşaat sahasında kullanılan malzemelere verilen zarar bedeli olduğu açıklanmış ise de bu minvalde ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından bu hususu ispatlar mahiyette bir delil sunulmadığı gibi bu hususun davacının kabulünde de olmadığı, 4.100,00-TL miktarlı "...." açıklamalı kesinti bakımından ise davalının arabuluculuk kapsamında ödeme yaptıktan sonra düzenlediği hesap çizelgesinde söz konusu miktarı davacının alacağından düşmesinin yerinde olmadığı, kezalik davalı tarafından bu kesintiden davacının sorumluluğunun dayanağının usulüne uygun delillerle de somutlaştırılamadığı anlaşılmakla sonuç olarak davalının .... sayılı takibe itirazının 16.100,00-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilince her ne kadar zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de uyuşmazlığın niteliğine göre dava tarihi itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 147. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı görüldüğünden davalının zamanaşımı definin kabulüne olanak bulunmamıştır. Davacı vekili tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ise de 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince sözleşmeden doğan davalarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi zorunlu olup somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından, takipten önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İcra İflas Kanunu'nun 67/II maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 3.220,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davalı tarafından kötüniyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de reddolunan kısım yönünden icra takibine itirazın haklı olmadığı görülmekle beraber davacının kötüniyetinin varlığı kanıtlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının ... sayılı takibe itirazının 16.100,00-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına,
2-Fazlaya dair istemin reddine,
3-Hükmolunan alacağın %20’si olan 3.220,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
5-Alınması gereken 1.099,79-TL harcın peşin alınan 309,50-TL harçtan mahsubu ile bakiye 790,29-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 1.960,27-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 1.159,73-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 16.100,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 9.524,97-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 309,50-TL peşin harç, 269,85-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 579,35-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
10-Davacı tarafından yapılan 80,00-TL tebligat gideri, 15,00-TL müzekkere gideri, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.595,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 3.515,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı tarafından yapılan 300,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 188,48-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
12-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.