T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO: 2023/644 Esas
KARAR NO: 2023/873
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ...
2- ... - ... ...
VEKİLİ:Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ:Av. ... - ...
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 18/02/2020
KARAR TARİHİ: 20/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların gayrimenkul piyasasında aracılık hizmeti verdiklerini, davalı satıcıya ait .... no'da bulunan tapunun.... parselinde kayıtlı dükkanın alıcı ...'a 890.000,00 TL bedelle satışı konusunda tarafları biraraya getirdiğini, yer gösterip, fiyat üzerinde anlaşılması sonucunda 08/02/2019 tanzim tarihli Gayrimenkul Satış Protokolünü taraflarla birlikte imzaladıklarını, protokolün imzalanması ile davacıların vazifesinin ifa ettiklerini, sair sebeplerle tapu işlemlerinin gerçekleşmemesi durumunda taraflara düşen toplam hizmet bedelinin (toplam satış bedelinin %6 + KDV'si) alım-satım işleminden vazgeçen taraftan derhal ve naklen kesinti ve başka bir ihtara gerek olmaksızın ödenecektir hükmü yer aldığını, ancak sonradan bir başka emlak komisyoncusu aracılığı ile taşınmazını sattığını ileri sürüp şimdilik 30.000,00 TL alacağın 20/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zorunlu dava şartının gerçekleştirilmediği, davacının arabulucuya başvurmadığını, zamanaşımı hak düşürücü süre, göre ve pasif sıfatlarının yokluğu, hukuki yarar yokluğunun oluştuğu, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini veya aksi takdirde davanın esastan reddedilmesi gerektiğini, davacılar tarafından sözleşmenin ifa edilmemesinde tam kusurlu olduklarını, müvekkilinin sözleşme edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, alıcının belirlenen tarihte ...'ne gelmediğini, davacıların da simsar olarak tarafları belirlenen tarih ve yerde buluşturma edimlerini yerine getirmediklerini, alıcının satış işleminin anılan tarih itibariyle gerçekleşmeyeceğini bildirdiği ve satış bedelini ödemediği, sözleşmenin uygulanabilirlik kabiliyetini kaybettiğini, davacıların ... ödevlerini yerine getirmediklerini, ayrıca satış işleminin sözleşme gereği kesin olarak belirlenen tarih itibariyle gerçekleşmemesi sebebiyle ön ödeme tutarı olan 5.000,00 TL'yi iyiniyetli olarak alıcı adına banka hesabına iade ettiğini, emlak komisyonunun istenebilir ve muaccel olabilmesi için söz konusu satış işleminin zamanında ve koşullara uygun esaslarda gerçekleşmiş olması gerektiğini, sadece taşınmazın gösterilmesinin bedel istemek için yeterli olmadığını, sözleşmenin aksi yöndeki 5 maddesinin ifa edilmemesinde müvekkilinin ne kusur izafe edilemeyeceğini, anılan taşınmazın halen satılamadığını, müvekkili ve abisi adına kayıtlı olduğunu bildirip davanın reddini talep etmiştir.
DELLİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ... sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
.... 'nin 29/12/2020 tarih, .... Sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı taraça istinaf edilmesi üzerine, .... 22/06/2023 tarih, .... : sayılı ilamı ile "davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu" gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, mahkemesine iade edilen dosyada 26/07/2023 tarih, ... Sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş, .... Mahkemeleri tevzi bürosunca mahkememize tevzi edilen dosya yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.
Davacı tarafça Tüketici Mahkemesinde dava açılırken arabuluculuk yoluna gidilmemiş, görevsizlik kararından sonra da dosya mahkememize gelene kadar yine arabulucuya başvurulmamıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinden sonra gelmek üzere 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. ile 5/A maddesi eklenmiş olup bu maddeye göre Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6325 sayılı Kanunun 18/A maddesine göre, ''(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.''
Davacı dava dilekçesi ile davalı aleyhine eldeki davayı açmış ise de; dava dilekçesinden ve ekli belgelerden davacı vekili tarafından dava açılmadan önce arabulucuya başvuru yapılmadığı, arabulucuya başvuru yapıldığına yönelik herhangi bir bilgi-belge sunulmadığı, zorunlu arabuluculuk başvuru yoluna gidilmeksizin davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.
Davanın alacak istemli olması ve davada bir miktar paranın ödenmesi talebinde bulunulması nedeniyle arabuluculuk dava şartına tabi olduğu 6201 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununa 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu hususun mahkememiz açısından özel dava şartı olduğu ve eldeki davada da bu hususun arandığı, dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden, HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL harcın ıslah dilekçesi ile yatırılan 564,00 TL harçtan mahsubu ile 274,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin ve asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. 20/12/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı