T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/614 Esas - 2024/553
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/614 Esas
KARAR NO : 2024/553
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1-....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALILAR : 2- ....
3- ...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/09/2023
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin faaliyet alanı ile ilgili aldığı ihalelere konu işlerin bir kısmını taşeron şirketler aracılığı ile yaptırdığını, davalıların taşeron olarak çalıştığı dönemlerde davalı şirketlerde çalışan işçilerden ...'in .... Esas sayılı dosyada açtığı işçilik alacakları talebinin kabul edildiğini, dava dışı işçi tarafından ... Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibinde davacı kurum tarafından 24.03.2023 tarihinde toplam 21.413,70 TL ödeme yapıldığını, Hizmet alım Sözleşmesinin ilgili maddeleri ile Eki Teknik Şartnameler uyarınca dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından davalı şirketlerin sorumlu olduğunu ileri sürüp şimdilik 21.413,70 TL'nin ödeme tarihi olan 24.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıların sorumlu oldukları payları oranında davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında eksik yatırılan harç tamamlatılmıştır.
CEVAP: Davalı ... ( Yeni Ünvanı ... Haf. Ltd. Şt.) vekili cevap dilekçesinden özetle; Harcın eksik yatırıldığını, dava dışı işçinin sadece müvekkili şirkette değil, davalı şirketler dışında 2 ayrı şirkette daha çalıştığını, dava dışı işçinin ihbar tazminat ve yıllık izin ücretinden son alt işverenin sorumlu olduğunu, dava dışı işçinin 22.05.2018-11.12.2018 tarihleri arasında sadece 204 gün müvekkil şirket de istihdam edildiğini, davacının ödediği miktarın sadece yarısı için rücu talebinde bulunabileceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında takas-mahsup defi talepleri olduğunu, müvekkil şirketin davacıdan yüklü miktarda alacağı bulunduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılara yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalılar cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık : Dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından davalıların sorumlu olup olmadığı, varsa sorumluluk miktarı noktasındadır.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, .... Esas sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden geldiği, dava dışı işçinin hizmet döküm cetvelinin geldiği, .... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden geldiği görülmüş olup, dosya içerisine alınmıştır.
Dava dilekçesi ekindeki mahkeme ilamı, icra dosyası, sözleşme ve şartnameler incelenmiş bilirkişiden hesaplama konusunda rapor alınmıştır.
Dava dilekçesinde, davacının dayandığı ilgili sözleşme hükümleri:
"Yüklenicinin çalıştıracağı işçilerin iş yasasından ve sair yasalardan kaynaklanan her türlü hak ve alacaklarından, ücret, fazla mesai, yıllık ücretli izin alacağı, ulusal ve genel tatil günlerinde yapacağı çalışmalardan doğacak her türlü alacağı, şartların oluşması halinde ihbar tazminatıı, kıdem tazminatı, kötü niyet tazminatı, diğer her türlü tazminat, vergi, ... primi, işsizlik primi, işçilik noksanları, bunların gecikme faizleri, iş güvencesi kapsamında iş kazaları, ve sair sebeplerden dolayı belirlenecek tazminat ve ücretler, işçilerin sağlık giderleri, yüklenici hatasından kaynaklanan sebeplerden dolayı ... kurumunun talep edeceği her türlü zarar ve tazminatlar gibi tüm giderler yüklenici tarafından karşılanacak olup, hiçbir şekilde ...'ya rücu edilemez." (8/6. paragraf) hükmü yer almaktadır.
.... sayılı kesin olarak verilen kararın .... E. Sayılı dosyası ile icra takibine konu ediliği, icra dosyasına davacı tarafından 06/04/2022 tarihinde toplam 18.504,80-TL ödendiği görülmüştür.
Davacı ile davalı firma arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde tanımlanan asıl - alt işveren (yüklenici) ilişkisi bulunduğu, taraflar arasında ".... parkları, refüjleri, piknik alanları, mezarlıkları, bitkisel yapısal, tesisat, elektrik bakım ve onarımı" sözleşmeleri imzalandığı görülmektedir.
Davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçisine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlükler nedeniyle, dış ilişkide dava dışı işçiye karşı alt işverenlerle birlikte müteselsil sorumludur. Ancak asıl işverenle alt işverenler arasındaki iç ilişkide ise İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku ile Sözleşmeler Hukuku birlikte esas alınacağından, uyuşmazlığın (iç ilişkideki rücu) taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ve Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) ilgili maddeleri uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir.
6098 sayılı TBK'nun 167. maddesinde “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.” hükmü yer almaktadır. Buna göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklı kişiye yapılan ifadan birbirine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılarak borçlulardan biri borçtan tümüyle sorumlu tutulabilecektir. Diğer bir ifadeyle, asıl işverenle alt işveren arasında akdedilen sözleşmelerde işçilik alacaklarından alt işverenin sorumlu olduğuna dair birmadde bulunması halinde alt işveren tüm miktardan sorumlu bulunacak; aksine olarak sözleşmelerde bir düzenleme yoksa asıl işveren ve alt işveren yarı yarıya (9650 oranında-1/2 oranında) sorumlu bulunacaktır. Nitekim, ... sayılı 22.06.2015 tarihli emsal kararında “Dava konusu olayda da, davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davalı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, diış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Nitekim dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesinde düzenlenen, “Aksi karşılaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.” şeklindeki hükümde de, müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.” yönünde karar verilmiştir.
21.02.2019 tarihli ve 7166 sayılı Kanunun 11 ve 12. maddeleriyle yasa değişikliği yapılarak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine altıncı fıkra olarak bir fıkra ve Geçici 9. madde olarak da bir madde ile getirilen “kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” yönündeki yasal düzenleme, 15.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 19.09.2019 tarihli ... Sayılı ... Mahkemesi kararıyla “21/02/2019 tarihli ve 7166 sayılı Kanunun A, 11. maddesiyle 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen altıncı fıkranın, B. 12. maddesiyle 4857 sayılı Kanuna eklenen geçici 9. maddenin birinci cümlesinin ...'ya aykırı olduklarına ve iptallerine" karar verilmiştir.
Mahkememizce tüm kanıtlar toplanmış ve yanların kabulünde olan sözleşme dosyaya eklenerek konusunda uzman işçilik alacaklarından uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.
Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ...'ün 04.04.2024 havale tarihli Raporunda özetle; " Yukarıda yapılan inceleme, tespit ve hesaplamalar sebebiyle; davalı alt işverenlerde çalışması bulunan işçi ...'in 09.05.2015-14.07.2017 tarihleri arasındaki hizmet süresine karşılık olarak iş mahkemesinde dava açtığı, açılan davada bütün davalıların taraf olduğu, davacı kurum tarafından 24.03.2023 tarihinde yapılan 21.413,70 TL ödeme içerisindeki davalı işverenlerin sorumluluk tutarının;
Taraflar arasındaki imzalanmış sözleşmeleri eki ihale dökümanında işçilerin iş sözleşmelerinin son ermesi nedeniyle doğacak işçilik alacaklarından,davalı yüklenicinin sorumlu olduğuna dair açık hüküm bulunduğunun kabulü halinde,davalı alt yüklenicilerin hizmet dönemine tekabül eden tutarın tamamının rücu edebileceğine kanaat getirilmesi halinde;" bildirilmiştir.
İŞVEREN
ÇALIŞMA SÜRESİ (GÜN)
.... PAZ. KOZM. ÇATI VE CEPHE KAPL. İNŞ. TAAH. PEYZAJ VE ÇEVRE DÜZ. TAŞ. İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ(DAVA DIŞI)
5.448,40
... İNŞ. LTD. ŞTİ
7.455,86
... ŞİRKETİ(DAVA DIŞI)
8.509,44
Taraflar arasındaki imzalanmış sözleşmeleri eki ihale dökümanında işçilerin iş sözleşmelerinin son ermesi nedeniyle doğacak işçilik alacaklarından,davalı yüklenicinin sorumlu olduğuna dair açık hüküm bulunduğunun kabulü halinde,davalı alt yüklenicilerin hizmet dönemine tekabül eden tutarın yarısının rücu edebileceğine kanaat getirilmesi halinde;
İŞVEREN
SORUMLULUK MİKTARI(TL)
.... PAZ. KOZM. ÇATI VE CEPHE KAPL. İNŞ. TAAH. PEYZAJ VE ÇEVRE DÜZ. TAŞ. İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ(DAVA DIŞI)
2.724,20
... İNŞ. LTD. ŞTİ
3.727,93
... ŞİRKETİ(DAVA DIŞI)
4.254,72
Olabileceği hesaplanmıştır." bildirilmiştir.
.... Dairesi'nin, 21/12/2021 tarihli, ... ; 06/12/2021 tarihli .... sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararlarında da belirtildiği üzere; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş, yüklenicinin işçisi tarafından yerine getirilmektedir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Asıl işveren ile alt işverenin (yüklenicinin), İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işverenin (yüklenicinin) işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunmaması durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir.
Somut olayda; davacının dava dışı işçiye yaptığı ödemelerden kıdem tazminatı , agi ve ubgt den kendi dönemleri ile sorumlu olacakları kabul edilmiş, yıllık izin ve ihbar tazminatından son işveren sorumlu olacağı, sözleşmelerde de bu konuda hükümlerin bulunduğu (8/6 paragraf) kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edilerek, ayrıca bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davalılar ... ve ... şirketlerinin dava dışı işçinin işçilik alacaklarından sorumlu olmadığı anlaşıldığından bu davalılar hakkında açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, davalı ... şirketi yönünden ise, dava dilekçesinde dava değeri olarak talep edilen 21.413,70-TL'nın 7.455,86-TLsından davalı .....Ltd.Şt.'nin sorumlu olduğu gözetilerek bu miktarın bu davalıdan rücuen tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davalılar ... ( Yeni Ünvanı : ...).... Ltd. Şti. Ve .... Ltd. Şti. Hakkında açılan davanın REDDİNE,
-Alınması gereken 427,60 TL peşin harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Davacı tarafından yatırılan harçların üzerinde bırakılmasına,
-Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-Davacı tarafından ... ( Yeni Ünvanı : ...).... Ltd. Şti. Ve .... Ltd. Şti. yönünden yapılan masrafların üzerinden bırakılmasına,
-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
2-Davalı .... Ltd. Şti. Hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE,
-7.455,86 TL'nin 24.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 509,31-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 126,54-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 7.455,86-TL vekalet ücretinin davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 509,31 TL Harcın davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan; 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.287,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.287,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.492,66-TL lik kısmının davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı .... Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde ve taraflar hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/07/2024
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı